Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

اِنَّ الَّذِينَ عِنْدَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ

inne (e)lleƶīne ǐnde rabbike lā yestekbirūne ǎn ǐbādetihi ve yusebbiHūnehu ve le hu yescudūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīneolanlar
3عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.yanında
4رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
5لَا
6يَسْتَكْبِرُونَyestekbirūneك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyüklenmezler
7عَنْǎn-tan
8عِبَادَتِهِǐbādetihiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekO'na kulluk-
9وَيُسَبِّحُونَهُve yusebbiHūnehuس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmekve O'nu tesbih ederler
10وَلَهُve le huve Onların
11يَسْجُدُونَyescudūneس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmeksecde ederler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki Rabbinin katında bulunanlar, ona kulluk etmekten çekinmezler ve onu noksan sıfatlardan tenzîh ederler ve yalnız ona secde ederler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki Rabbinin katında bulunanlar, ona kulluk etmekten çekinmezler ve onu noksan sıfatlardan tenzîh ederler ve yalnız ona secde ederler.

Adem Uğur

Kuşkusuz Rabbin katındakiler O'na kulluk etmekten kibirlenmezler, O'nu tesbih eder ve yalnız O'na secde ederler.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki senin Rabbinin indindekiler, asla O'na kulluktan büyüklenerek kaçınmazlar. . . O'nu tesbih ederler ve O'na (azameti indinde kendi hiçliklerini hissederek) secde ederler. (206. ayet secde ayetidir. )

Ahmet Tekin

Rabbinin katında olanlar, büyüklük taslayıp serkeşlik etmezler, O’na kulluk ve ibadet etmekten geri durmazlar. O’nu tesbih ve tenzih ederler. O’na, sadece O’na secde ederek namazlarını kılarlar.

Ahmet Varol

Rabbinin katında olanlar O'na ibadet etmekte büyüklük taslamazlar, O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.

Ali Bulaç

Şüphesiz Rabbinin katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler; O'nu tesbih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten Rabbinin katında olanlar (rahmetine yakın melekler), Allah’a kulluk etmekten asla kibirlenmezler. Onu tenzih eder yüceltirler ve yalnız ona ibadet için secde ederler. (*) (*) Dikkat! Secde âyetidir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Efendinin katındakiler, büyüklük taslayarak, O'na hizmet etmekten kaçınmazlar. O'nu yüceltirler ve O'na secde ederler.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz, Rabbine yakın olanlar, O'na kulluk yapmaktan asla kibre kapılmazlar; O'nu noksan sıfatlardan uzak tutar ve sadece O'na secde ederler.

Bekir Sadak

SÙ Dogrusu Rabbinin katinda olanlar, O'na kulluk etmekten buyuklenmezler, O'nu tenzih ederler ve yalniz O'na secde ederler. *

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki, Rabbin katında olanlar (melekler) O'na kulluk edip tapmaktan asla (küçüklük duyup) büyüklük taslamazlar; O'nu hep tesbîh ve tenzîh ederler ve ancak O'na secde ederler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Rabbinin katında bulunanlar bile O’na kulluk etmek hususunda kibre kapılmazlar, O’nu tesbih ederler ve yalnız O’na secde ederler.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu Rabbinin katında olanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmezler, O'nu tenzih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

Diyanet Vakfi

Kuşkusuz Rabbin katındakiler O'na kulluk etmekten kibirlenmezler, O'nu tesbih eder ve yalnız O'na secde ederler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Zira Rabbinin katında olanlar, Allah'a kulluk etmekten asla kibirlenmezler, O'nu tenzih eder, şanını ulularlar ve yalnızca O'na secde ederler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Zira Rabbinin yanında olanlar, O'na ibadet etmekten asla kibirlenmezler. Hep O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler!

Elmalılı Hamdi Yazır

Zira rabbının yakınında olanlar ıbadetinden istikbar eylemezler, onu hep tesbih ederler, hem yalnız ona secde ederler

Erhan Aktaş

Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.

Fizilal-il Kuran

Rabbinin yanındakiler, burun kıvırıp O'na kulluk etmekten geri durmazlar, O'nu noksanlıklardan tenzih ederler ve O'na secde ederler.

Gültekin Onan

Kuşkusuz rabbinin katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler. O'nu tesbih ederler ve yalnızca O'na secde ederler.

Hamdi Döndüren

Rabbinin katındakiler yok mu, onlar büyüklük taslayıp, O’na ibadet etmekten geri durmazlar, O’nu tesbih eder ve yalnız O’na secde ederler.

Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki Rabbinin katındaklier ona kulluk etmekden asla kibirlenmezler, onu tesbih ve yalınız ona secde ederler.

Hasib Asutay

Şüphesiz Rabbinin katındakiler, O'na kulluk etmekten kibirlenmezler, O'nu tesbih eder ve yalnız O'na secde ederler. (66) (66. İlk secde âyetidir. Kur'an'da 14 secde âyeti vardır. Bunlardan birini okuyan ya da dinleyen kimsenin secde yapması Hanefi'ye göre vacip, Şafiî'ye göre sünnettir. Bu secdeye tilavet secdesi denir. Tilavet secdesi şöyle yapılır: Abdestli ve kıbleye yönelik olarak tekbir getirilip secdeye varılır. Üç sefer 'Sübhane Rabbiye'l-a'la' denilerek secdeden kalkılır. Bu secdeye ayakta iken veya otururken varılabilirse de ayakta gidilmesi daha uygundur.)

Hayrat Neşriyat

Muhakkak ki Rabbinin katındakiler (melekler), O’na ibâdet etmektenkibirlenmezler. O’nu tesbîh ederler ve yalnız O’na secde ederler!

İbni Kesir

Muhakkak ki Rabbının katındakiler, O'na kulluk etmekten asla büyüklenmezler. O'na tesbih ederler ve O'na secde ederler.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Rabbinin katındakiler (melekler), O’na (Allah’a) kulluk etmekten kibirlenmez; O’nu tesbih eder (yüceltir)ler ve yalnızca O’nun için secde ederler.

Muhammed Esed

Bil ki, Rabbine yakın olanlar Ona kulluk yapmaktan asla kibre kapılmazlar; ve Onun sınırsız yüceliğini övgüyle anar ve (yalnızca) Onun önünde yere kapanırlar.

Mustafa İslamoğlu

Unutma ki, Rabbinin tarafında olanlar O'na kullukta kibre kapılmazlar; ve O'nun adına/aşkına hareket ederler ve yalnız O'nun önünde secdeye kapanırlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, Rabbin indinde bulunanlar, O'nun ibadetinden tekebbürde bulunmazlar. Ve O'nu tesbih ederler ve ancak O'nun için secdeye kapanırlar.

Ömer Öngüt

Doğrusu Rabbinin katında olanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmezler. O'nu tesbih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

Suat Yıldırım

Rab’bine yakın melekler O’na kulluk ve ibadet etmekten asla kibirlenmez, hep O’nu tenzih eder ve yalnız O’na secde ederler.

Süleyman Ateş

Rabbinin yanında olanlar, büyüklük taslayıp O'na kulluktan geri kalmazlar, (daima) O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.

Süleymaniye Vakfı

Rabbinin yanında olanlar, kibirlenip de ona kulluktan geri durmazlar. Ona boyun eğer, secde ederler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbin katında olanlar, O'na kulluk etmeyi küçümsemezler; ibadetlerini O'na yapar ve O'na secde ederler.

Şaban Piriş

Rabbinin yanındakiler de O'na kulluk etmekten büyüklenmezler. O'nu tesbih ederler. O'na secde ederler.

Tefhim-ul Kuran

Hiç şüphesiz Rabbinin katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler; O'nu tesbih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

Ümit Şimşek

Rabbinin katındakiler Ona kulluk etmekten yüksünmezler; Onu tesbih eder, Ona secde ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinin katında olanlar, büyüklük taslayıp O'na kulluktan yüz çevirmezler; O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Rəbbinin hüzurunda olan mələklər Ona ibadət etməkdə təkəbbürlük göstərmir, Onu tərifləyir və yalnız Ona səcdə edirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Rəbbinin yanında olanlar (Allaha yaxın olan mələklər) Ona ibadət etməyi özlərinə ar bilməzlər. Onu pak, müqəddəs tutub şəʼninə təʼriflər deyər və ancaq Ona səcdəyə qapanarlar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die ihrem Herrn Nahestehenden wähnen sich nicht zu erhaben, um Ihm zu dienen, sondern lobpreisen Ihn und werfen sich vor Ihm nieder.

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die bei deinem Herrn sind, sind nicht zu hochmütig dazu, Ihm zu dienen; sie preisen Ihn und werfen sich vor Ihm nieder.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, diejenigen, die bei deinem Herrn sind, sind nicht zu hochmütig dazu, Ihm zu dienen; sie lobpreisen Ihn und werfen sich vor Ihm nieder.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen bei deinem HERRN erheben sich nicht in Arroganz Seinem Dienen gegenüber, lobpreisen Ihn und vollziehen Ihm Sudschud .

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, those in heaven's realm who are in the August presence of Allah, your Creator, are not too proud to adore Him with appropriate acts and rites; they praise Him and extoll His glorious attributes and prostrate themselves to Him in veneration.

Abdul Haleem

[even] those who live in the presence of your Lord are not too proud to worship Him: they glorify Him and bow down before Him.

Abdullah Yusuf Ali

Those who are near to thy Lord, disdain not to do Him worship: They celebrate His praises, and prostrate before Him.

Abul A'la Maududi

[The angels] who are near to Your Lord, never turn away from His service out of arrogance; they rather glorify Him and prostrate themselves before Him.

Aisha Bewley

Those who are in the presence of your Lord do not consider themselves too great to worship Him. They glorify His praise and they prostrate to Him.

Al-Hilali & Khan

Surely, those who are with your Lord (angels) are never too proud to perform acts of worship to Him, but they glorify His Praise and prostrate themselves before Him.

Ali Quli Qarai

Indeed those who are [stationed] near your Lord do not disdain to worship Him. They glorify Him and prostrate to Him.

Amatul Rahman Omar

Verily, those who are near to your Lord (and feel His presence with them) do not wax too proud to worship Him but they glorify Him and prostrate themselves in obedience to Him.

Arthur John Arberry

Surely those who are with thy Lord wax not too proud to serve Him; they chant His praise, and to Him they bow.

Bijan Moeinian

Those who are close to your Lord do not consider it below their dignity to worship Him, glorify Him and fall prostrate before Him.

E. Henry Palmer

Verily, they who are with my Lord are not too big with pride for His service, but they do celebrate His praise, and Him they do adore.

Edip-Layth

Those who are at your Lord, they are never too proud to serve Him, and they glorify Him, and to Him they prostrate.

George Sale

Truly those who are near to thy Lord, turn not away with pride from His worship, but they glorify Him and prostrate themselves before Him.

Hamid S. Aziz

Verily, they who are with your Lord are not too big with pride (arrogant) for His service, but they praise and bow before Him in adoration.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who are in the Providence of your Lord do not wax too proud to (do) Him worship, and they extol Him, and to Him they prostrate themselves (A prostration is to be performed after this verse)

Marmaduke Pickthall

Lo! those who are with thy Lord are not too proud to do Him service, but they praise Him and prostrate before Him.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily those who are in the presence of your Lord are never too proud to worship and celebrate His praises, and bow in homage to Him'.

Muhammad Asad

Behold, those who are near unto thy Sustainer are never too proud to worship Him; and they extol His limitless glory, and prostrate themselves before Him [alone].

Mustafa Khattab

Surely those ˹angels˺ nearest to your Lord are not too proud to worship Him. They glorify Him. And to Him they prostrate.

Progressive Muslims

Those who are at your Lord, they are never too proud to serve Him, and they glorify Him, and to Him they submit.

Sahih International

Indeed, those who are near your Lord are not prevented by arrogance from His worship, and they exalt Him, and to Him they prostrate.

Sam Gerrans

Those who are in the presence of thy Lord are not too proud for His service; and they glorify Him, and they submit to Him.

Shabbir Ahmed

Those who are with your Lord (truly God conscious), are never too proud to serve Him. They strive to establish His Glory on earth by adoring Him and submitting to His Commands.

Syed Vickar Ahamed

Indeed, those who are with your Lord (the angels), do not stop (or hesitate) to worship Him: They recite His Praises, and bow down before Him.

Taqi Usmani

Surely, those who are with your Lord (i.e. the angels) are not arrogant against His worship, and they proclaim His purity, and before Him they prostrate themselves.

The Monotheist Group

Those who are at your Lord, they are never too proud to serve Him, and they glorify Him, and to Him they yield.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui sont auprès de ton Seigneur (les anges) ne dédaignent pas de Lʹadorer. Ils Le glorifient et se prosternent devant Lui.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew ên li cem Xwedayê te (ku melayîket in) li ser kirina îbadetê wî xwe qure nakin û Xwedê (ji hemû kêmasiyan) pak didêrin û her jê re secde dibin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die bij jouw Heer zijn zijn niet te trots om Hem te dienen; zij prijzen Hem en buigen zich eerbiedig voor Hem neer.?

Hollandaca — Salomo Keyzer

De engelen, die met mijn Heer zijn, versmaden zijnen dienst niet trotsch, maar zij vieren zijn lof en bidden hem aan.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen die bij jouw Heer zijn (de Engelen), zijn niet te hoogmoedig voor de aanbidding van Hem, en zij prijzen Zijn Glorie en voor Hem werpen zij zich neer.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те, которые у твоего Господа [ангелы], они (никогда) не превозносятся (высокомерно) над служением Ему и восславляют Его (непрестанно) и пред Ним преклоняются ниц!

Rusça — Osmanov

Воистину, и ангелы, которые служат твоему Господу, не отказываются в гордыне от служения Ему, - [напротив], славят Его и бьют Ему челом.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som är i din Herres närhet finner det inte vara under sin värdighet att tjäna Honom. De lovprisar Honom och faller ned på sina ansikten (i tillbedjan).