Artık o, hoşnut bir hayat içindedir.
فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَاضِيَةٍ
fe huve fī ǐyşetin rāDiyetin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık o, razı olduğu bir yaşayış, bir zevk içindedir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Artık o, razı olduğu bir yaşayış, bir zevk içindedir.
Adem Uğur
Artık o, hoşnut kalacağı bir hayat içindedir,
Ahmed Hulusi
Artık o, mutlu bir seyir içindedir;
Ahmet Tekin
Artık o beğendiği bir hayattadır.
Ahmet Varol
Artık o hoşnut(luk verici) bir hayat içindedir.
Ali Bulaç
Artık o, hoşnut bir yaşama içindedir.
Ali Fikri Yavuz
Artık, hoşnud (ve razı olduğu) hayatta,
Ali Rıza Safa
Artık, hoşnutluk veren bir yaşam içindedir.
Bayraktar Bayraklı
- O, hoş bir hayat içinde,meyveleri sarkmış,yüksek bir cennette olacak. Onlara şöyle denilecek: "Geçmiş günlerde yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyiniz, içiniz!"
Bekir Sadak
(21-23) Artik o, meyveleri sarkmis, yuksek bir bahcede, hos bir yasayis icindedir.
Celal Yıldırım
Bu kimse hoşnut olacağı bir hayat içindedir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir;
Diyanet İşleri
Artık o, hoşnut bir hayat içindedir.
Diyanet İşleri (eski)
(21-23) Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.
Diyanet Vakfi
(21-23) Artık o, meyveleri sarkmış yüce bir cennette hoşnut kalacağı bir hayat içindedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Artık o hoşnut bir hayattadır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Artık o hoşnut bir hayattadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık o, hoşnud bir hayatta
Erhan Aktaş
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat yaşayacak.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat yaşayacak.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat yaşayacak.
Fizilal-il Kuran
Artık o memnun edici bir hayat içindedir.
Gültekin Onan
Artık o, hoşnut bir yaşama içindedir.
Hamdi Döndüren
Artık o hoşnut bir hayatta,
Hasan Basri Çantay
İşte o, hoşnud bir hayat içindedir,
Hasib Asutay
Artık o hoşnut (olacağı) bir yaşam içindedir.
Hayrat Neşriyat
Artık o, hoşnud bir hayat içindedir!
İbni Kesir
İşte o, hoş bir hayat içindedir.
Mehmet Okuyan
Artık o (kişi), meyveleri sarkmış hâlde olan yüksek bir cennette memnun olacağı bir hayat içinde olacaktır.
Muhammed Esed
Ve o, kendini böylece mutlu bir hayatın içinde bulacak,
Mustafa İslamoğlu
O kendini mesut ve bahtiyar eden bir hayatın içinde bulacak;
Ömer Nasuhi Bilmen
(20-21) «Şüphe yok, ben zannetmiştim ki, ben muhakkak hesabıma uğrayacağım.» İmdi o, hoşnut olduğu bir yaşayıştadır.
Ömer Öngüt
Artık o safalı bir hayat içindedir.
Suat Yıldırım
O artık mutluluk veren bir yaşam içindedir.
Süleyman Ateş
Artık o, memmun eden bir yaşam içindedir.
Süleymaniye Vakfı
Artık o, bütün beklentileri karşılayan bir yaşayış içindedir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O, mutlu bir hayat sürecek
Şaban Piriş
Artık O, hoşnut edici bir hayat içinde.
Tefhim-ul Kuran
Artık o, hoşnut bir yaşama içindedir.
Ümit Şimşek
Artık o hoşnut olacağı bir hayattadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Artık o, hoşnutluk veren bir yaşayış içindedir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O, xoşbəxt həyat sürəcəkdir –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bundan belə o, xoş güzəran içində,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
So lebt er in höchster Zufriedenheit
Almanca — Der Edle Quran
So wird er in einem zufriedenen Leben sein,
Almanca — M. A. Rassoul
So wird er ein Wohlleben
Almanca — Muhammad Zaidan
So ist er in einem wohlgefälligen Leben,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Such persons whose deeds were imprinted with wisdom and piety shall live in comfort and delight.
Abdul Haleem
and so he will have a pleasant life
Abdullah Yusuf Ali
And he will be in a life of Bliss,
Abul A'la Maududi
Then he shall find himself in a life of bliss;
Aisha Bewley
He will have a very pleasant life
Al-Hilali & Khan
So he shall be in a life, well-pleasing.
Ali Quli Qarai
So he will have a pleasant life,
Amatul Rahman Omar
So he shall lead an (everlasting) life of blissful happiness,
Arthur John Arberry
So he shall be in a pleasing life
Bijan Moeinian
He will be the happiest ever in the best of gardens…
E. Henry Palmer
and he shall be in a pleasing life,
Edip-Layth
So he shall be in a life, well-pleasing.
George Sale
He shall lead a pleasing life,
Hamid S. Aziz
So he shall be in a life of Bliss,
Mahmoud Ghali
So he will be in a satisfied livelihood,
Marmaduke Pickthall
Then he will be in blissful state
Mohamed Ahmed - Samira
So he shall have an agreeable life
Muhammad Asad
And so he will find himself in a happy state of life,
Mustafa Khattab
They will be in a life of bliss,
Progressive Muslims
So he shall be in a life, well-pleasing.
Sahih International
So he will be in a pleasant life -
Sam Gerrans
Then is he in a pleasing life,
Shabbir Ahmed
Then he will be in a state of Bliss.
Syed Vickar Ahamed
So, he will be in a life of (ultimate) joy,
Taqi Usmani
So he will be in a well-pleasing life
The Monotheist Group
So he shall be in a life, well-pleasing.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il jouira dʹune vie agréable:
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca ew di jiyaneke xweş de ye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij zal dan een tevreden leven leiden,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hij zal een genoegelijk leven leiden.
Hollandaca — Siregar
Hij zal dan een leven van welbehagen leiden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И он (окажется) в жизни довольной,
Rusça — Osmanov
Он - в жизни, которая радует,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Han skall leva, salig,