Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!" (Ey Muhammed!) De ki: "Şüphesiz Allah'ın, bir mucize indirmeğe gücü yeter. Fakat onların çoğu bilmiyor."

وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّهِ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يُنَزِّلَ اٰيَةً وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

ve ḳālū levlā nuzzile ǎleyhi āyetun min rabbihi ḳul inne (a)llahe ḳādirun ǎlā en yunezzile āyeten ve lākinne ekṧerahum lā yeǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2لَوْلَاlevlādeğil miydi?
3نُزِّلَnuzzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilmeli
4عَلَيْهِǎleyhiona
5اٰيَةٌāyetunا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.bir mu'cize
6مِنْmin-nden
7رَبِّهِrabbihiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi-
8قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
9اِنَّinneşüphesiz
10اللّٰهَ(a)llaheAllah
11قَادِرٌḳādirunق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışkadirdir
12عَلٰٓىǎlāüzerine
13اَنْen
14يُنَزِّلَyunezzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirmeğe
15اٰيَةًāyetenا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.bir mu'cize
16وَلٰكِنَّve lākinnefakat
17اَكْثَرَهُمْekṧerahumك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çokları
18لَا
19يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmezler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbinden ona bir delil indirilse derler. De ki: Allah'ın delil indirmiye gücü yeter ama onların çoğu bilmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbinden ona bir delil indirilse derler. De ki: Allahʼın delil indirmiye gücü yeter ama onların çoğu bilmez.

Adem Uğur

O'na Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! dediler. De ki: Şüphesiz Allah mucize indirmeye kadirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "O'na (Rasulullah'a), Rabbinden bir mucize inzal etse ya!". . . De ki: "Muhakkak ki Allah bir mucize inzal etmeye Kaadir'dir. . . Fakat onların çoğunluğu bilmezler. "

Ahmet Tekin

Onlar: 'Ona, doğruluğunu tasdik eden Rabbinden bir mûcize indirilseydi ya' dediler. Sen de: 'Şüphesiz Allah bir âyet, bir mûcize indirmeye kadirdir' de. Fakat onların çoğu mucize geldikten sonra iman etmedikleri zaman başlarına gelecek felâketi bilemezler.

Ahmet Varol

'Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!' dediler. De ki: 'Şüphesiz Allah bir mucize indirmeye güç yetirir ancak onların çoğu bilmezler.'

Ali Bulaç

"Ona Rabbinden bir ayet indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: Şüphesiz Allah, ayet indirmeye güç yetirendir." Ama onların çoğu bilmezler.

Ali Fikri Yavuz

(Mekke kâfirleri) şöyle dediler: “- O Peygambere, Rabbinden bir başka mûcize indirilse ya!” De ki: “- Allah, onların istediği şekilde bir mûcize indirmeğe kadirdir; fakat onların çoğu, böyle bir mûcize geldiği zaman başlarına felâket geleceğini bilmezler.

Ali Rıza Safa

Üstelik dediler ki: "Efendisinden, Ona, bir mucize indirilmeliydi; öyle değil mi?" De ki: "Kuşkusuz, Allah, mucize indirmeye Gücü Yetendir!" Fakat onların çoğu bilmez.

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz, Allah bir mucize indirmeye kadirdir. Fakat onların çoğu bilmiyorlar."

Bekir Sadak

«ORabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya» dediler. De ki: «Dogrusu Allah bir belge indirmege Kadir'dir, fakat cogu bilmezler.»

Celal Yıldırım

Ve O'na (Muhammed'e) Rabbinden bir başka âyet (herkesi inandırıcı mu'cize) indirilseydi ya, derler. De ki: Allah'ın bir âyet indirmeğe mutlaka gücü yeter. Ne var ki onların çoğu (bu yüce kudreti, ilâhî sünneti) bilmezler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Ona rabbinden bir mûcize indirilseydi ya!” dediler. De ki: Şüphesiz Allah mûcize indirmeye kādirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!" (Ey Muhammed!) De ki: "Şüphesiz Allah'ın, bir mucize indirmeğe gücü yeter. Fakat onların çoğu bilmiyor."

Diyanet İşleri (eski)

'Rabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya' dediler. De ki: 'Doğrusu Allah bir belge indirmeye Kadir'dir, fakat çoğu bilmezler.'

Diyanet Vakfi

O'na Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! dediler. De ki: Şüphesiz Allah mucize indirmeye kadirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dediler ki: «Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?» De ki: «Şüphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çokları bilmezler».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Durmuşlar: "Ona bambaşka bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Şüphesiz Allah'ın öyle bir mucize indirmeye gücü yeter, fakat çokları bilmezler!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Durmuşlar da ona bambaşka bir ayet indirilse ya diyorlar, de ki: şüphesiz Allah öyle bir mu'cizeyi indirib durmağa kadirdir ve lakin ekserisi bilmezler

Erhan Aktaş

Ona, "Rabb'inden bir ayet indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: "Elbette ki Allah, bir ayet indirmeye kadirdir. Ancak onların çoğu bunu bilmezler."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona, "Rabb'inden bir ayet indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: "Elbette ki Allah, bir ayet indirmeye kadirdir. Ancak onların çoğu bunu bilmezler."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona, "Rabb'inden bir ayet indirilmeli değil miydi" dediler. De ki: "Elbette ki Allah, bir ayet indirmeye kadirdir. Ancak onların çoğu bunu bilmezler.

Fizilal-il Kuran

Muhammed'e, Rabbinden bir mucize indirilseydi ya dediler. De ki; «Allah'ın böyle bir mucize indirmeye gücü yeterlidir, fakat onların çoğu bilgiden yoksundur.

Gültekin Onan

"Ona rabbinden bir ayet indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: "Kuşkusuz Tanrı, ayet indirmeye güç yetirendir." Ama onların çoğu bilmezler.

Hamdi Döndüren

Onlar, “Ona, Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” dediler. De ki: “Allah’ın, bir mucize indirmeye, elbette ki gücü yeter; ancak onların çoğu bunu bilmez.”

Hasan Basri Çantay

(Şöyle) dediler: "Ona Rabbinden bir ayet (mu'cize) indirilmeli değil miydi?". De ki: "Şübhesiz Allah ayet (mu'cize) indirmiye kaadirdir". Fakat onların çoğu bilmezler.

Hasib Asutay

(Müşrikler) dediler ki: 'Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?' De ki: Şüphesiz Allah bir mucize indirmeye kâdirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.

Hayrat Neşriyat

Bir de (o müşrikler): 'Ona Rabbinden (bizim istediğimiz) bir mu'cize indirilmeli değil miydi?' dediler. De ki: 'Şübhesiz Allah, bir mu'cize indirmeye kadirdir; fakat onların çoğu bilmezler.'

İbni Kesir

Ve dediler ki: Ona Rabbından bir ayet indirilmeli değil miydi? De ki: Şüphesiz Allah, ayet indirmeye kadirdir. Ne var ki, onların çoğu bilmezler.

Mehmet Okuyan

(İnkârcılar) “O’na Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!” demişlerdi. De ki: “Şüphesiz ki ayet (mucize) indirmeye gücü yeten Allah’tır. Fakat onların çoğu bilmezler.”

Muhammed Esed

Ve onlar: "Neden ona Rabbi tarafından hiçbir mucizevi işaret bahşedilmedi?" diye sorarlar. De ki: "Allah, katından her türlü işareti indirmeye kadirdir". Ama insanların çoğu bundan habersizdir,

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Ona Rabbinden mucizevi bir belge indirilmesi gerekmez miydi?" derler. De ki: "Allah her tür mucizevi belgeyi indirmeye kadirdir." Fakat onların çoğu bunun bilincinde değildir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Onun üzerine Rabbinden bir âyet indirilmeli değil mi idi?» De ki: «Şüphe yok Allah Teâlâ âyet indirmeğe kâdirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.»

Ömer Öngüt

“Ona Rabbinden bir âyet (mucize) indirilmeli değil miydi?” dediler. De ki: “Şüphesiz ki Allah âyet indirmeye kâdirdir, fakat onların çoğu bilmezler. ”

Suat Yıldırım

"Ona bizim ısrarla istediğimiz bambaşka bir mûcize indirilse ya!" deyip duruyorlar. De ki: "Şüphesiz Allah öyle bir mûcize göndermeye kadirdir, fakat onların çoğu bunu bilmezler."

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mu'cize indirilmeli değil miydi?" De ki: "Şüphesiz Allah, bir mu'cize indirmeğe kadirdir, fakat çokları bilmezler."

Süleymaniye Vakfı

"Rabbinden ona bir mucize indirilse olmaz mı?" dediler. De ki: "Allah mucize indirmenin ölçüsünü belirlemiştir. Ama onların çoğu bunu bilmezler."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Rabbinden ona bir mucize indirilseydi olmaz mıydı?" dediler. De ki "Allah'ın mucize indirmeye gücü yeter." Ama onların çoğu bunu bilmezler.

Şaban Piriş

Peygambere: -Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? dediler. De ki: -Allah, bir mucize indirmeye elbette kadirdir. Fakat onların çoğu bilmezler.

Tefhim-ul Kuran

«Ona Rabbinden bir ayet indirilmeli değil miydi?» dediler. De ki: «Şüphesiz Allah, ayet indirmeye güç yetirendir.» Ama onların çoğu bilmezler.

Ümit Şimşek

'Rabbinden ona bir âyet indirilse ya' dediler. De ki: Allah elbette âyet indirmeye kadirdir. Lâkin onların çoğu bunu bilmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Kuşkusuz, Allah bir mucize indirmeye Kaadir'dir. Fakat çokları bilmiyorlar."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafirlər dedilər: “Niyə ona Rəbbindən bir möcüzə endirilməyib?” De: “Şübhəsiz ki, Allah möcüzə endirməyə qadirdir. Lakin onların çoxu bunu bilmir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Məkkə müşrikləri) dedilər: ″Məgər ona (Peyğəmbərə) Rəbbindən bir möʼcüzə endirilməli deyildimi?″ De: ″Allah möʼcüzə endirməyə qadirdir. Lakin onların çoxu (belə bir möʼcüzə göndərildikdə onu inkar edəcəkləri təqdirdə başlarına gələcək müsibət və fəlakəti) bilməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagen: ʺIhm müßte ein (konkretes) Zeichen von seinem Herrn herabgesandt werden!ʺ Sprich: ʺGott kann sicherlich ein (konkretes) Zeichen herabsenden. ʺ Doch die meisten unter ihnen wissen nicht, wie es darum steht.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagen: ʺWenn ihm doch ein Zeichen von seinem Herrn offenbart worden wäre!ʺ Sag: Gewiß, Allah hat die Macht, ein Zeichen zu offenbaren. Aber die meisten von ihnen wissen nicht.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagen: ʺWäre ihm von seinem Herrn ein Zeichen niedergesandt worden!ʺ Sprich: ʺAllah hat die Macht, ein Zeichen herabzusenden, doch die meisten von ihnen wissen es nicht!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagten: ʺWürde ihm doch eine Aya von seinem HERRN nach und nach hinabgesandt!ʺ Sag: ʺGewiß, ALLAH ist immer im Stande, eine Aya nach und nach hinabzusenden.ʺ Doch die meisten von ihnen wissen es nicht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And the infidels say: "If only a convincing divine sign be bestowed on him, a sign we perceive mentally or by sight! Say to them O Muhammad: "Allah is Omnipotent enough to send down any specific sign, but most of them are so ignorant to know the truth".

Abdul Haleem

They also say, ‘Why has no sign been sent down to him from his Lord?’ Say, ‘God certainly has the power to send down a sign,’ though most of them do not know:

Abdullah Yusuf Ali

They say: "Why is not a sign sent down to him from his Lord?" Say: "Allah hath certainly power to send down a sign: but most of them understand not.

Abul A'la Maududi

And they say: 'Why has no miraculous sign been sent down to him from his Lord?' Say: 'Surely Allah has the power to send down a sign, but most of them do not know.

Aisha Bewley

They ask, ‘Why has no Sign been sent down to him from his Lord?’ Say, ‘Allah has the power to send down a Sign. ’ But most of them do not know it.

Al-Hilali & Khan

And they said: "Why is not a sign sent down to him from his Lord?" Say: "Allâh is certainly Able to send down a sign, but most of them know not."

Ali Quli Qarai

They say, ‘Why has not a sign been sent down to him from his Lord?’ Say, ‘Allah is indeed able to send down a sign,’ but most of them do not know.

Amatul Rahman Omar

And they say, `Why has not a sign (asked for) been revealed to him by his Lord?' Say, `Surely, Allâh has power and is Appraiser (as to how and when) to send down a sign, but most of them know (it) not. '

Arthur John Arberry

They also say, 'Why has no sign been sent down upon him from his Lord?' Say: 'Surely God is able to send down a sign, but most of them know not. '

Bijan Moeinian

They say: "How come God does not send a sing (a great miracle) to announce his prophet hood?" Say : "God is certainly capable of sending such a sign [and Hi has done so by sending this Qur'an which is the utmost miracle] but the majority of them do not get it [that the miracle does not change the people's mind as they did not in the case of the past prophets. ]

E. Henry Palmer

They say, 'Unless there be sent down some sign from his Lord' - say, 'Verily, God is able to send down a sign, but most of them do not know. '

Edip-Layth

They said, "If only a sign was sent to him from his Lord!" Say, "God is able to send a sign, but most of them would not know."

George Sale

And they say, 'Why has not a Sign been sent down to him from his Lord?' Say, 'Surely Allah has the power to send down a Sign, but most of them do not know. '

Hamid S. Aziz

They say, "Why has not a sign been sent down from his Lord" Say, "Verily, Allah has power to send down a sign, but most of them do not understand. "

Mahmoud Ghali

And they have said, "If (only) a sign had been sent down upon him from his Lord!" Say, "Surely Allah is Determiner over sending down a sign, but most of them do not know. "

Marmaduke Pickthall

They say: Why hath no portent been sent down upon him from his Lord? Say: Lo! Allah is Able to send down a portent. But most of them know not.

Mohamed Ahmed - Samira

They say: "How is it no miracle was sent down to him from his Lord?" Say: "God certainly has power to send down a miracle; but most men cannot understand. "

Muhammad Asad

And they say, "Why has no miraculous sign been bestowed on him from on high by his Sustainer?" Say: "Behold, God has the power to bestow any sign from on high. " Yet most human beings are unaware of this

Mustafa Khattab

They ask, "Why has no ˹other˺ sign been sent down to him from his Lord?" Say, ˹O Prophet,˺ “Allah certainly has the power to send down a sign”—though most of them do not know.

Progressive Muslims

And they said: "If only a sign was sent to him from his Lord!" Say: "God is able to send a sign, but most of them would not know. "

Sahih International

And they say, "Why has a sign not been sent down to him from his Lord?" Say, "Indeed, Allah is Able to send down a sign, but most of them do not know. "

Sam Gerrans

And they say: “Oh, that a proof had but been sent down upon him from his Lord!” Say thou: “God is able to send down a proof.” But most of them know not:

Shabbir Ahmed

They say, "If only a miracle could come down to him from his Lord!" Say, "Allah surely has the Power to send down a miracle, but most of them do not use their knowledge. " (He does not wish to stun the human intellect with supernatural phenomena. He wants people to reflect and use reason (12:108)).

Syed Vickar Ahamed

And they say: "Why is a Sign not sent down to him (the Prophet) from his Lord?" Say: "Allah certainly has the Power to send down a Sign: But most of them do not understand. "

Taqi Usmani

They say, "Why is it that no sign (of our choice) has been sent down to him from his Lord?" Say, “Allah is surely powerful enough to send down a sign.” But most of them do not know.

The Monotheist Group

And they said: "If only a sign was sent to him from his Lord!" Say: "God is able to send a sign, but most of them would not know."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils disent: ʺPourquoi nʹa-t-on pas fait descendre sur lui (Muhammad) un miracle de la part de son Seigneur?ʺ Dis: ʺCertes Allah est capable de faire descendre un miracle. Mais la plupart dʹentre eux ne savent pasʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gotin: Ma çima mucîzeyek ji cem Perwerdegarê wî jê re nehatiye hinartin? Bibêje: Teqez Xwedê li ser şandina mucîzeyekê qadir e, lê belê pirên wan nizanin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeiden: ʺHad er dan geen teken van zijn Heer tot hem neergezonden kunnen worden?ʺ Zeg: ʺGod heeft de macht om een teken neer te zenden, maar de meesten van hen weten het nietʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

De ongeloovigen zeggen, dat, zoo lang hun geen wonder van den Heer zal worden geopenbaard, zij niet zullen gelooven. Antwoordt: Waarlijk, God is in staat een wonder te doen; maar het grootste deel hunner weet het niet.

Hollandaca — Siregar

En zij zeiden: ʺWaarom wordt er geen Teken (wonder) van zijn Heer tot hem gezonden?ʺ Zeg (O Moehammad): ʺAllah is bij machte om een Teken neer te zenden, maar de meesten van hen begrijpen het niet.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказали они [многобожники] (высокомерно): «О, если бы было ниспослано ему [Мухаммаду] (некое) знамение [чудо] от его Господа (как верблюдица Салиха, посох Мусы или трапеза Иисы) (что послужило бы доказательством его правдивости)!» Скажи (им) (о, Посланник): «Поистине, Аллах могущ, (чтобы) ниспослать знамение, но однако большая часть их не знает (что знамения ниспосылаются лишь по мудрости Аллаха)!»

Rusça — Osmanov

[Неверные мекканцы] говорят: ʺПочему не ниспослано ему знамение от его Господа?ʺ Отвечай: ʺВоистину, Аллах может низвести знамениеʺ. Но ведь большая часть людей не ведает об этом.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de säger: ʺVarför har han inte fått ett tecken från sin Herre?ʺ Säg: ʺGud har makt att ge tecken (och Han ger ständiga tecken) men de flesta människor är inte medvetna om detta.ʺ