Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar.
اَلَّذِينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْ اَلَّذِينَ خَسِرُوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
(e)lleƶīne āteynāhumu l-kitābe yeǎ'rifūnehu ke mā yeǎ'rifūne ebnā'ehumu (e)lleƶīne ḣasirū enfusehum fe hum lā yu'minūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kendilerine kitap verdiklerimiz, Peygamberi, oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar, fakat kendilerine zarar verenlerdir inanmayanlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Kendilerine kitap verdiklerimiz, Peygamberi, oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar, fakat kendilerine zarar verenlerdir inanmayanlar.
Adem Uğur
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Resûlullah'ı) kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyan edenler var ya, işte onlar inanmazlar.
Ahmed Hulusi
O kendilerine hakikat bilgisi verdiklerimiz var ya, O'nu (Hz. Rasulullah'ı), kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. . . Nefslerini hüsrana uğratanlar, işte onlar, iman etmezler.
Ahmet Tekin
Kendilerine kutsal kitaplar verdiğimiz kimseler, peygamberi, Muhammed’i, öz oğullarını bildikleri gibi, kitaplarında zikredilen özellikleri sebebiyle bilirler, tanırlar. Kendilerini, birbirlerini hüsrana uğratanlar, işte onlar iman etmeyecekler.
Ahmet Varol
Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onu (Peygamberi) kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanımaktadırlar. Kendilerini zarara sokanlar işte onlar iman etmezler.
Ali Bulaç
Bizim kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu, çocuklarını tanır gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlar; işte onlar inanmayanlardır.
Ali Fikri Yavuz
Kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin bilginleri, o Peygamberi (Hazreti Muhammed Aleyhisselâmı), oğullarını tanıdıkları gibi bilir ve tanırlar. Küfre varmakla nefislerine ziyan edenler, işte onlar iman etmezler...
Ali Rıza Safa
Kitap verdiklerimiz, kendi oğullarını tanıdıkları gibi Onu tanırlar. Kendilerini yitime uğratanlar; onlar, artık inanmazlar.
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine kitap verdiklerimiz,Peygamberi kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyan edenler var ya, işte onlar inanmazlar.
Bekir Sadak
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi) cocuklarini tanidiklari gibi tanirlar; fakat kendilerine yazik ettiler, cunku onlar inanmazlar. *
Celal Yıldırım
Kendilerine kitap verdiğimiz (ümmetler), Onu (Peygamber Muhammed'i) öz çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerine yazık edenler (var ya) onlardır ki inanmazlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyan edenlere gelince, işte onlar inanmazlar.
Diyanet İşleri
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar.
Diyanet İşleri (eski)
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi) çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; fakat kendilerine yazık ettiler, çünkü onlar inanmazlar.
Diyanet Vakfi
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Resûlullah'ı) kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyan edenler var ya, işte onlar inanmazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, Peygamber'i, kendi oğullarını bildikleri gibi, bilirler. Kendilerine yazık edenler var ya! İşte onlar iman etmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kendilerine kitap verdiğimiz milletlerin bilginleri, Peygamber'i kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerine yazık edenler ancak iman getirmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendilerine kitab verdiğimiz ümmetlerin uleması o Peygamberi kendi oğullarını bilir gibi bilirler, kendilerine yazık edenlerdir ki ancak iyman getirmezler
Erhan Aktaş
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu çocuklarını tanır gibi tanırlar. O kimseler, kendi nefislerine hüsran ettiler, işte onlar iman etmezler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu çocuklarını tanır gibi tanırlar. O kimseler, kendi nefislerine hüsran ettiler, işte onlar iman etmezler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu çocuklarını tanır gibi tanırlar. O kimseler, kendi nefislerine hüsran ettiler, işte onlar iman etmezler.
Fizilal-il Kuran
Kendilerine kitap verdiklerimiz, Peygamberi ve Kur'an'ı tıpkı çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Fakat kendilerine kıyanlar var ya, onlar asla inanmazlar.
Gültekin Onan
Bizim kendilerine kitap verdiklerimiz, onu çocuklarını tanır gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlar; işte onlar inanmayanlardır.
Hamdi Döndüren
Kendilerine kitap verdiklerimiz o peygamberi, kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. (Ortak koşarak) kendilerini ziyana sokanlar ise iman etmezler.
Hasan Basri Çantay
Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler onu (o hak peygamberi) öz oğullarını nasıl tanıyorlarsa öyle tanırlar. Nefislerini hüsrana uğratanlar (yok mu?) işte onlardır ki (peygambere) inanmazlar.
Hasib Asutay
Kendilerine kitap verdiklerimiz, oğullarını tanıdıkları gibi onu (peygamberi) tanırlar. (8) Kendilerine yazık edenler var ya, işte onlar inanmazlar. (8. Çünkü asıl Tevrat ve İncil'de Peygamber (a.s.) hakkında tanıtıcı bilgiler vardır.)
Hayrat Neşriyat
Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu (kitablarında alâmetlerini gördükleri o âhir zaman peygamberini) kendi oğullarını tanımakta oldukları gibi tanırlar. Kendilerini hüsrâna uğratan o kimseler yok mu, işte onlar îmân etmezler.
İbni Kesir
Kendilerine kitab verdiklerimiz; onu, öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Nefislerini ziyana uğratanlar, işte onlar inanmazlar.
Mehmet Okuyan
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerine yazık edenler var ya işte onlar inanmazlar.
Muhammed Esed
Daha önce vahiy verdiklerimiz, bunu, kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; ama (onlar arasından) kendilerine yazık edenler (var ya), işte onlardır inanmayı reddedenler.
Mustafa İslamoğlu
Daha önce vahye muhatap kıldıklarımıza gelince: onlar onu kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini kaybeden kimseler var ya: işte onlardır inanmaya yanaşmayanlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Kendilerine kitap vermiş olduğumuz kimseler, O'nu kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanır bilirler. O kimseler ki nefislerini hüsrâna uğratmışlardır, işte onlar imân etmezler.
Ömer Öngüt
Kendilerine kitap verdiklerimiz (Peygamber'i), kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlara gelince, onlar iman etmezler.
Suat Yıldırım
Kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin bilginleri o Peygamberi, kendi öz evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar. Ama kendilerine acımayıp kendi kendilerini en büyük hüsrana uğratanlardır ki iman etmezler.
Süleyman Ateş
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, oğullarını tanıdıkları gibi onu tanırlar (onun Allah tarafından vahyedildiğini bilirler), ama kendilerini ziyana sokanlar inanmazlar.
Süleymaniye Vakfı
Kitap verdiğimiz kimseler onu kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlar, ona inanmayanlardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kitap verdiğimiz kimseler onu, kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerine yazık edenler, ona inanıp güvenecek değillerdir.
Şaban Piriş
Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler Resulü, oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana atanlar, işte onlar iman etmezler.
Tefhim-ul Kuran
Bizim kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu, çocuklarını tanır gibi tanırlar kendilerini hüsrana uğratanlar işte onlar inanmayanlardır.
Ümit Şimşek
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu, oğullarını tanır gibi tanıyorlar. Kendilerini hüsrana sokanlar ise iman etmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
O kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, onu, öz oğullarını tanıdıkları gibi tanıyıp bilirler. Ama öz benliklerini hüsrana uğratan bunlar, iman etmezler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Özlərinə Kitab verdiyimiz kəslər onu (Muhəmmədi) öz oğullarını tanıdıqları kimi tanıyırlar. Özlərini ziyana uğradanlar iman gətirməzlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Kitab verilmiş şəxslər onu (Muhəmməd peyğəmbəri) öz oğullarını tanıdıqları kimi tanıyırlar. Özlərinə zərər edənlər, əlbəttə, iman gətirməzlər!
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Diejenigen, denen Wir die Schrift gegeben haben, kennen ihn, wie sie ihre Söhne kennen. (Es sind) diejenigen, die sich selbst verloren haben, denn sie glauben nicht.
Almanca — M. A. Rassoul
Sie, denen wir das Buch gaben, erkennen es, wie sie ihre Söhne erkennen. Jene aber, die ihrer selbst verlustig gegangen sind, glauben es nicht.
Almanca — Muhammad Zaidan
Diejenigen, denen WIR die Schrift zuteil werden ließen, kennen ihn (den Gesandten), wie sie ihre eigenen Kinder kennen. Diejenigen, die sich selbst zum Scheitern brachten, diese werden den Iman nicht verinnerlichen
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Those who were recipients of Our Word -Jews and Christians- to whom We gave the Book -AL-Tawrah and AL-Injil (Torah and Bible) do recognize this Book -the Quran- as well as the Messenger to whom it is sent. They assert the existence of this reality as much as they are able to assert the identity of their sons, but those who are cheaply vicious to the perdition of their own souls refuse to recognize the truth.
Abdul Haleem
Those to whom We have given the Scripture know this as well as they know their own sons. Those who have lost their souls will not believe.
Abdullah Yusuf Ali
Those to whom We have given the Book know this as they know their own sons. Those who have lost their own souls refuse therefore to believe.
Abul A'la Maududi
Those whom We have given the Book will recognize this just as they recognize their own ofspring; but those who have courted their own ruin will not believe.
Aisha Bewley
Those We have given the Book recognise it as they recognise their own children. As for those who have lost their own selves, they have no iman.
Al-Hilali & Khan
Those to whom We have given the Scripture (Jews and Christians) recognize him (i.e. Muhammad صلى الله عليه وسلم as a Messenger of Allâh, and they also know that there is no Ilâh (God) but Allâh and Islâm is Allâh’s Religion), as they recognize their own sons. Those who have lost (destroyed) themselves will not believe.[1] (Tafsir At-Tabarî).
Ali Quli Qarai
Those whom We have given the Book recognize him just as they recognize their sons. Those who have ruined their souls will not have faith.
Amatul Rahman Omar
Those whom We have given this perfect Book recognise him (-the Prophet Muhammad) as they recognise their own sons. Yet those who have lost their souls will not believe.
Arthur John Arberry
Those to whom We have given the Book recognize it as they recognize their sons. Those who have lost their own souls, they do not believe.
Bijan Moeinian
Those who have received the Scriptures (Jews & Christians) recognize this [that Qur'an is the word of God] as clearly as they recognize their own children. Only those [among them] choose to disagree that have lost their souls.
E. Henry Palmer
Those to whom we have brought the Book know him as they know their sons;- those who lose their souls do not believe.
Edip-Layth
Those to whom We have given the book know it as they know their children. Those who lost themselves, they do not acknowledge.
George Sale
Those to whom We gave the Book recognize him as they recognize their sons. But those who ruin their souls -- they will not believe.
Hamid S. Aziz
Those to whom We have brought the Book know this (revelation) as they know their own sons - those who ruin their souls do not believe.
Mahmoud Ghali
The ones to whom We have brought the Book recognize it (just) as they recognize their sons. The ones who lost their (own) selves, so they do not believe.
Marmaduke Pickthall
Those unto whom We gave the Scripture recognise (this revelation) as they recognise their sons. Those who ruin their own souls will not believe.
Mohamed Ahmed - Samira
Those to whom We have given the Book know it distinctly as they know their sons; but those who are lost of soul do not believe.
Muhammad Asad
They unto whom we have vouchsafed revelation aforetime know this as they know their own children; yet those [of them] who have squandered their own selves -it is they who refuse to believe.
Mustafa Khattab
Those to whom We gave the Scripture recognize him ˹to be a true prophet˺ as they recognize their own children. Those who have ruined themselves will never believe.
Progressive Muslims
Those to whom We have given the Scripture know it as they know their children. Those who lost their souls, they do not believe.
Sahih International
Those to whom We have given the Scripture recognize it as they recognize their [own] sons. Those who will lose themselves [in the Hereafter] do not believe.
Sam Gerrans
Those to whom We gave the Writ recognise it as they recognise their sons. Those who lose their souls, they do not believe.
Shabbir Ahmed
Those who have been given the Scripture, recognize this fact as they recognize their sons (the fact of God's Transcendental Uniqueness and Oneness). Yet those who have squandered their own "Self" fail to accept such undeniable Truth.
Syed Vickar Ahamed
Those to whom We have given the Book (Scripture) know this as they know their own sons. Those who have lost their own souls (and they) therefore refuse to believe.
Taqi Usmani
Those to whom We have given the Book recognize him (the Messenger) as (certainly as) they would recognize their sons. Those who have brought loss to themselves, they are not going to believe.
The Monotheist Group
Those to whom We have given the Book know it as they know their children. Those who lost their souls, they do not believe.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ceux à qui Nous avons donné le Livre reconnaissent (le Messager Muhammad) comme ils reconnaissent leurs propres enfants. Ceux qui font leur propre perte sont ceux qui ne croient pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew ên ku me kitêb daye wan, wekî ku ew kurên xwe nas dikin, eynî wisa jî wê nas dikin. Ewên ku li nefsa xwe xisaret kirin, vêca ew baweriyê nayînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij aan wie Wij het boek gegeven hebben kennen hem zoals zij hun zonen kennen. Zij die zichzelf verloren hebben geloven dus niet.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij, wie wij de schrift hebben gegeven, kennen onzen apostel zooals zij hunne eigene kinderen kennen: maar zij, die hunne eigene zielen verwoesten, zullen niet gelooven.
Hollandaca — Siregar
Degenen aan wie Wij de Schrift gegeven hebben, kennen hem (Moehmmad) zoals zij hun zonen kennen; degenen die zichzelf verloren hebben geloven niet.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Те, которым Мы даровали Писание [иудеи и христиане], узнают его [пророка Мухаммада] (по признакам, которые они читают в своих писаниях), как узнают своих сынов [описания ожидаемого пророка полностью соответствуют Мухаммаду]. Те, которые нанесли убыток самим себе [стали неверующими, не признав Мухаммада пророком], – они не уверуют!
Rusça — Osmanov
Те, кому Мы даровали Писание, знают его, как знают своих сыновей. Те, которые обделили сами себя, - они-то и есть неверующие.