Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.

مَا اُرِيدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَا اُرِيدُ اَنْ يُطْعِمُونِ

mā urīdu minhum min rizḳin ve mā urīdu en yuT'ǐmūni

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1مَا
2اُرِيدُurīduر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).ben istemiyorum
3مِنْهُمْminhumonlardan
4مِنْminhiçbir
5رِزْقٍrizḳinر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızık
6وَمَاve māve
7اُرِيدُurīduر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).istemiyorum
8اَنْen
9يُطْعِمُونِyuT'ǐmūniط ع مYemek yemek/tatmak/yutmak, lezzetlendirmek/tadını çıkarmak, iştah/arzu, beslemek/tedarik etmek, yeme şekli, yiyecek/öğün, yetiştirmek, olgunlaşmış meyve, bir erkekte takdir edilebilir nitelik (örneğin zeka/ihtiyat/sağduyu), yiyecek bakımından iyi durum/hal, çok yiyen kimse, yeme yeribeni beslemelerini

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlardan ne bir rızık istiyorum ve ne beni doyurmalarını istiyorum.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlardan ne bir rızık istiyorum ve ne beni doyurmalarını istiyorum.

Adem Uğur

Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.

Ahmed Hulusi

Ben onlardan yaşam gıdası istemiyorum; Beni beslemelerini de istemiyorum.

Ahmet Tekin

Onlardan rızık, ekmek, aş ve servet istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.

Ahmet Varol

Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve beni beslemelerini de istemiyorum.

Ali Bulaç

Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup beslemelerini de istemiyorum.

Ali Fikri Yavuz

Ben, onlardan bir rızk istemiyorum, (ben onları kendilerine yahud başka bir kimseye rızık versinler diye yaratmadım); bana (kullarıma) yemek yedirmelerini de istemiyorum.

Ali Rıza Safa

Onlardan geçimlik istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.

Bayraktar Bayraklı

Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.

Bekir Sadak

Onlardan bir rizik istemem; Beni doyurmalarini da istemem.

Celal Yıldırım

Onlardan hiçbir rızık istemiyorum ve beni yedirip içirmelerini de dilemiyorum.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istiyor değilim.

Diyanet İşleri

Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.

Diyanet İşleri (eski)

Onlardan bir rızık istemem; Beni doyurmalarını da istemem.

Diyanet Vakfi

Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ben onlardan herhangi bir rızık istemiyorum. Beni yedirmelerini de istemiyorum.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ben onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yemek yedirmelerini de istemiyorum.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ben onlardan bir rızk istemiyorum, bana yemek yedirmelerini de istemiyorum

Erhan Aktaş

Onlardan bir rızık da istemiyorum, Beni doyurmalarını da istemiyorum.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan bir rızık da istemiyorum, Beni doyurmalarını da istemiyorum.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan bir rızık da istemiyorum, Beni doyurmalarını da istemiyorum.

Fizilal-il Kuran

Ben onlardan rızık istemiyorum, beni beslemelerini de istemiyorum.

Gültekin Onan

Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup beslemelerini de istemiyorum.

Hamdi Döndüren

Ben, onlardan rızık istemiyorum; beni doyurmalarını da istemiyorum.

Hasan Basri Çantay

Ben onlardan bir rızık istemiyorum. Bana (yemek) yedirmelerini de istemiyorum!

Hasib Asutay

Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.

Hayrat Neşriyat

(Ben) onlardan bir rızık istemiyorum; beni doyurmalarını da istemiyorum.

İbni Kesir

Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.

Mehmet Okuyan

Ben onlardan hiçbir rızık istemiyorum; beni doyurmalarını da istemiyorum.

Muhammed Esed

(Ama dikkat edin,) Ben onlardan ne bir rızık istiyorum ne de Beni gözetip beslemelerini.

Mustafa İslamoğlu

Onlardan ne bir rızık bekliyorum ne de beni beslemelerini:

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve ben onlardan bir rızık istemiyorum ve bana yemek yedirmelerini de istemiyorum.

Ömer Öngüt

Ben onlardan rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.

Suat Yıldırım

(57-58) Onlardan nafaka istemiyorum, beni yedirip beslemelerini de istemiyorum. Asıl bütün mahlûkların rızıklarını veren, kâmil kuvvet ve tam iktidar sahibi olan Allah Teâlâ'dır.

Süleyman Ateş

Ben onlardan rızık istemiyorum, beni beslemelerini de istemiyorum.

Süleymaniye Vakfı

Onlardan hiçbir rızık istemiyorum, bana bir şey yedirmelerini de istemiyorum.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlardan ne bir nimet beklerim ne de beni doyurmalarını isterim.

Şaban Piriş

Onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.

Tefhim-ul Kuran

Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve ben, onların beni doyurup beslemelerini de istemiyorum.

Ümit Şimşek

Ben onlardan bir rızık istemiyorum; Beni doyurmalarını da istemiyorum.

Yaşar Nuri Öztürk

Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni yedirip doyurmalarını da istemiyorum.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mən onlardan ruzi istəmirəm. Mən onlardan Məni yedirtmələrini də istəmirəm.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mən onlardan ruzi istəmirəm. Mən onlardan Məni (ehtiyacı olan bəndələrimi) yedirtmələrini də istəmirəm!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ich will von ihnen keine Versorgung und will nicht, daß sie Mich ernähren.

Almanca — Der Edle Quran

Ich will weder von ihnen irgendeine Versorgung, noch will Ich, daß sie Mir zu essen geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Ich will keine Versorgung von ihnen haben, noch will Ich, daß sie Mir Speise geben.

Almanca — Muhammad Zaidan

ICH will von ihnen keinerlei Rizq, und ICH will nicht, daß sie Mich speisen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

No livelihood or maintenance do I require from them nor do I expect them to feed Me.

Abdul Haleem

I want no provision from them, nor do I want them to feed Me-

Abdullah Yusuf Ali

No Sustenance do I require of them, nor do I require that they should feed Me.

Abul A'la Maududi

I desire from them no provision, nor do I want them to feed Me.

Aisha Bewley

I do not require any provision from them and I do not require them to nourish Me.

Al-Hilali & Khan

I seek not any provision from them (i.e. provision for themselves or for My creatures) nor do I ask that they should feed Me (i.e. feed themselves or My creatures).

Ali Quli Qarai

I desire no provision from them, nor do I desire that they should feed Me.

Amatul Rahman Omar

(Prophet! tell them that) no provision do I require from them, nor do I require that they should feed Me.

Arthur John Arberry

I desire of them no provision, neither do I desire that they should feed Me.

Bijan Moeinian

I (God) do not need any provision from them, nor do I ask them to feed Me.

E. Henry Palmer

I do not desire any provision from them, and I do not wish them to feed me.

Edip-Layth

I need no provisions from them, nor do I need them to give food.

George Sale

I require not any sustenance from them; neither will I that they feed Me.

Hamid S. Aziz

No sustenance do I require from them, nor do I require that they should feed Me.

Mahmoud Ghali

In no way would I have from them any provision; and in no way would I have them to feed Me.

Marmaduke Pickthall

I seek no livelihood from them, nor do I ask that they should feed Me.

Mohamed Ahmed - Samira

I want no sustenance from them nor do I want them to feed Me.

Muhammad Asad

[But withal, ] no sustenance do I ever demand of them, nor do I demand that they feed Me:

Mustafa Khattab

I seek no provision from them, nor do I need them to feed Me.

Progressive Muslims

I need no provisions from them, nor do I need them to give food.

Sahih International

I do not want from them any provision, nor do I want them to feed Me.

Sam Gerrans

I desire no provision from them, nor do I desire that they should feed Me.

Shabbir Ahmed

No sustenance do I ever require of them, nor do I ask that they feed Me.

Syed Vickar Ahamed

No sustenance do I require from them, nor do I require that they should feed Me.

Taqi Usmani

I do not want any sustenance from them, nor do I want them to feed Me.

The Monotheist Group

I need no provisions from them, nor do I need them to give food.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Je ne cherche pas dʹeux une subsistance; et Je ne veux pas quʹils me nourrissent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ez ji wan tu risqekî naxwazim û Ez ji wan naxwazim ku ew xwarinê jî bidin min.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Ik eisch geenerlei onderhoud van hen; evenmin verlang ik, dat zij mij zullen voeden.

Hollandaca — Siregar

Ik wens geen voorzieningen van hen, en ik wens niet dat zij Mij voeden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Я не желаю от них никого удела и не желаю, чтобы они Меня кормили. [Мне не нужно что-либо от них, как нуждаются в пользе от своих невольников хозяева рабов.]

Rusça — Osmanov

Мне не надобно от них никакого удела и не надобно, чтобы они кормили Меня.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Jag begär ingen försörjning och ingen föda av dem.