Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti, ne de başkasından yardım görebildiler.
فَمَا اسْتَطَاعُوا مِنْ قِيَامٍ وَمَا كَانُوا مُنْتَصِرِينَ
fe mā steTāǔ min ḳiyāmin ve mā kānū munteSirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken ne ayakta durmıya güçleri kalmıştı, ne de bir yardım görmüşlerdi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken ne ayakta durmıya güçleri kalmıştı, ne de bir yardım görmüşlerdi.
Adem Uğur
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
Ahmed Hulusi
Ne ayakta kalmaya güçleri yetti ve ne de yardım gördüler!
Ahmet Tekin
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
Ahmet Varol
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler ne de yardım bulabildiler.
Ali Bulaç
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne yardım bulabildiler.
Ali Fikri Yavuz
O vakit (bu azabdan kurtulub) kalkmağa güç yetiremediler, bir yardım da görmediler.
Ali Rıza Safa
Ne ayağa kalkmaya güçleri yetti ne de yardım eden oldu.
Bayraktar Bayraklı
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
Bekir Sadak
Ayaga kalkacak gucleri kalmadi, yardim da gormediler.
Celal Yıldırım
Artık ayağa kalkmaya güç getiremediler, yardım da göremediler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Yerlerinden bile kalkamadılar ve kimseden yardım da alamadılar.
Diyanet İşleri
Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti, ne de başkasından yardım görebildiler.
Diyanet İşleri (eski)
Ayağa kalkacak güçleri kalmadı, yardım da görmediler.
Diyanet Vakfi
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Artık onlar, ne kendi kendilerine ayağa kalkabildiler, ne de yardım gördüler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O vakit bir kalkınmaya da güç yetiremediler bir yardım da görmediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
O vaktı bir kalkınmaya da güç yetiremediler, bir yardım da görmediler
Erhan Aktaş
Ayağa kalkmaya güçleri yetmedi. Yardım görenler de olmadılar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ayağa kalkmaya güçleri yetmedi. Yardım görenler de olmadılar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ayağa kalkmaya güçleri yetmedi. Yardım görenler de olmadılar.
Fizilal-il Kuran
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
Gültekin Onan
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne yardım bulabildiler.
Hamdi Döndüren
Öyle ki, ne kendileri ayağa kalkabildiler, ne de başkaları onlara yardıma gelebildi!
Hasan Basri Çantay
İşte (bu sebeble) ayakda durmıya güç yetiremediler, yardım edenleri de olmadı.
Hasib Asutay
Artık ayağa kalkacak güçleri kalmamış ve yardım edenleri de olmamıştır.
Hayrat Neşriyat
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne de (kendilerine) yardım edilen kimseler oldular.
İbni Kesir
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım da görmemişlerdi.
Mehmet Okuyan
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
Muhammed Esed
çünkü yerlerinden kalkacak durumda bile değillerdi ve kendilerini savunamazlardı.
Mustafa İslamoğlu
ne yerlerinden doğrulmaya, ne de kendilerini savunmaya mecal bulabildiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
(45-47) Artık bir kalkınmaya da güç yetiremediler ve yardım görücüler de olmadılar. Nûh kavmini de evvelce (helâk ettik). Şüphe yok ki, onlar fâsıklar olan bir kavim olmuşlardı. Ve göğü bir kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki, biz elbette kâdirleriz.
Ömer Öngüt
Ayağa kalkacak güçleri kalmadı, yardım edenleri de olmamıştı.
Suat Yıldırım
Oldukları yerde çöke kaldılar, ne doğrulabildiler, ne de yardım gördüler.
Süleyman Ateş
(Yurtlarında çöküverdiler) Ne kalkabildiler, ne de (bu duruma) engel olabildiler.
Süleymaniye Vakfı
Artık yerlerinden kalkamadılar, bir yardım da görmediler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yerlerinden kalkamadılar, kimseden de yardım görmediler.
Şaban Piriş
Ne ayakta durmaya güçleri yetmiş, ne de yardım edilenler olmuşlardı.
Tefhim-ul Kuran
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne de yardım bulabildiler.
Ümit Şimşek
Ne ayağa kalkabildiler, ne de kimseden yardım gördüler.
Yaşar Nuri Öztürk
Ne kalkıp kaçabildiler ne de kendilerine yardım eden oldu.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar ayağa qalxa bilmədilər və onlara kömək edən də olmadı.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onların nə (yıxıldıqları yerdən) qalxmağa gücləri çatmış, nə də (bir kimsədən özlərinə) kömək istəyə bilmişdilər (yaxud nə də özlərinə cəza verəndən intiqam ala bilmişdilər).
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Weder konnten sie sich aufrichten, noch die vernichtende Strafe abwenden.
Almanca — Der Edle Quran
so konnten sie nicht (mehr) aufstehen und es wurde ihnen keine Hilfe zuteil.
Almanca — M. A. Rassoul
Und sie vermöchten nicht (wieder) aufzustehen, noch fanden sie Hilfe.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And so they could not assume an erect attitude on their own feet nor were they able to protect or defend themselves.
Abdul Haleem
they could not even remain standing, let alone defend themselves.
Abdullah Yusuf Ali
Then they could not even stand (on their feet), nor could they help themselves.
Abul A'la Maududi
They were unable even to stand up or protect themselves.
Aisha Bewley
They could not stand upright and they were not helped.
Al-Hilali & Khan
Then they were unable to rise up, nor could they help themselves.
Ali Quli Qarai
So they were neither able to rise up, nor to come to one another’s aid.
Amatul Rahman Omar
And they were not able (even) to get up on their feet nor could they get anybody's help to defend themselves.
Arthur John Arberry
and they were not able to stand upright, and were not helped.
Bijan Moeinian
They did not even have time to stand up and run.
E. Henry Palmer
And they could not stand upright, and they were not helped!
Edip-Layth
They were unable to rise up, nor could they win.
George Sale
and they were not able to stand on their feet, neither did they save themselves from destruction.
Hamid S. Aziz
And they were not able to rise up, nor could they defend themselves.
Mahmoud Ghali
So in no way were they able to be upright, and in no way were they vindicators.
Marmaduke Pickthall
And they were unable to rise up, nor could they help themselves.
Mohamed Ahmed - Samira
And neither stand up nor defend themselves.
Muhammad Asad
for they were unable even to rise, and could not defend themselves.
Mustafa Khattab
Then they were not able to rise up, nor were they helped.
Progressive Muslims
They were unable to rise up, nor could they win.
Sahih International
And they were unable to arise, nor could they defend themselves.
Sam Gerrans
And they were unable to rise up, nor could they help themselves.
Shabbir Ahmed
And they were unable even to rise up and could not help themselves a bit.
Syed Vickar Ahamed
Then they could not even stand (on their feet), nor could they help themselves.
Taqi Usmani
Then they were neither able to stand (before the punishment), nor could they defend themselves.
The Monotheist Group
They were unable to rise up, nor could they win.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils ne purent ni se mettre debout ni être secourus.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Wan ne dikariya rabin (ser xwe ku ji ber ezab birevin) ne jî arîkariya wan dihat kirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen konden zij niet meer opstaan en konden niet meer geholpen worden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij waren niet in staat op hunne voeten te staan, evenmin als zij zich van de verdediging konden redden.
Hollandaca — Siregar
Toen konden zij niet meer opstaan en zij konden zichzelf niet helpen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И не могли они (ни) встать (когда их постигло наказание) и ни помочь самим себе.
Rusça — Osmanov
Они не смогли даже подняться [на ноги], и некому было помочь им.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
De kunde inte resa sig på nytt och ingen fanns som kunde hjälpa dem.