Seherlerde bağışlama dilerlerdi.

وَبِالْاَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

ve bi l-esHāri hum yesteğfirūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve seher çağları, yarlıganma dilerlerdi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve seher çağları, yarlıganma dilerlerdi.

Adem Uğur

Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.

Ahmed Hulusi

Seherlerde istiğfar ederlerdi.

Ahmet Tekin

Seher vakitlerinde, derûnî kalp ile namaz kılıp dua ederler, Allah’tan bağışlanma, koruma kalkanına alınma dilerlerdi.

Ahmet Varol

Onlar seher vakitlerinde de bağışlanma dilerlerdi.

Ali Bulaç

Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.

Ali Fikri Yavuz

Sabahın erken vakitlerinde de hep istiğfar ederlerdi.

Ali Rıza Safa

Güneşin doğmasına yakın zamanlarda da bağışlanma dilerlerdi.

Bayraktar Bayraklı

Seher vakitlerinde de Allah'tan af dilerlerdi.

Bekir Sadak

Seher vakitlerinde bagislanma dilerlerdi.

Celal Yıldırım

Seher vakitleri hep Allah'tan bağışlanma dilerlerdi.

Diyanet İşleri

Seherlerde bağışlama dilerlerdi.

Diyanet İşleri (eski)

Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.

Diyanet Vakfi

Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar seher vakitlerinde Allah'tan bağışlanma dilerlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Seher vakitlerinde hep bağışlanma dilerlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve seher vakıtları hep istiğfar ederlerdi

Erhan Aktaş

Onlar seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.

Fizilal-il Kuran

Seher vaktinde de istiğfar ederlerdi.

Gültekin Onan

Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.

Hamdi Döndüren

Seherler vakitlerinde de istiğfar ederlerdi,

Hasan Basri Çantay

Sehar vakıflarında da onlar istiğfar ederlerdi.

Hasib Asutay

Seher vakitlerinde (3) de bağışlanma dilerlerdi. (3. Gecenin altıda birinin son vakti.)

Hayrat Neşriyat

(17-18) Gecenin az bir kısmında uyurlardı. Seherlerde de onlar istiğfâr ederler (mağfiret dilerler)di.

İbni Kesir

Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.

Mehmet Okuyan

Seher vakitlerinde de bağışlanma dilerler(di).

Muhammed Esed

bağışlanmak için kalplerinin derinliğinden gelerek yalvarırlardı;

Mustafa İslamoğlu

ve seher vakitlerinde ta yürekten Allah'a yalvarırlardı,

Ömer Nasuhi Bilmen

(17-18) Geceden pek az uyur olmuşlardı. Ve seher vakitlerinde de onlar istiğfarda bulunurlardı.

Ömer Öngüt

Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.

Suat Yıldırım

Seher vakitleri istiğfar ederlerdi.

Süleyman Ateş

Seherlerde onlar istiğfar ederlerdi,

Süleymaniye Vakfı

seher vakitlerinde de bağışlanma dilerlerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Seher vakitlerinde bağışlanma dilerler.

Şaban Piriş

Seherleri de onlar mağfiret diliyorlardı.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.

Ümit Şimşek

Seher vakitlerinde Allah'tan af dilerlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Seher vakitlerinde af dilemekteydi onlar.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Səhərlər isə (Allahdan) bağışlanmalarını diləyirdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und in der Morgendämmerung baten sie Gott um Vergebung.

Almanca — Der Edle Quran

und im letzten Teil der Nacht pflegten sie um Vergebung zu bitten,

Almanca — M. A. Rassoul

und vor Tagesanbruch suchten sie stets Vergebung

Almanca — Muhammad Zaidan

und vor der Morgendämmerung baten sie um Vergebung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they entreated Allah humbly when the stars became invisible at the gleam of dawn: "O Allah they prayed, to err is human, to forgive is divine. We beseech your forgiveness of our errors and our iniquities if we had inadvertently done any".

Abdul Haleem

praying at dawn for God’s forgiveness,

Abdullah Yusuf Ali

And in the hour of early dawn, they (were found) praying for Forgiveness;

Abul A'la Maududi

and would ask for forgiveness at dawn,

Aisha Bewley

and they would seek forgiveness before the dawn.

Al-Hilali & Khan

And in the hours before dawn, they were (found) asking (Allâh) for forgiveness.

Ali Quli Qarai

and at dawns they would plead for forgiveness,.

Amatul Rahman Omar

Also in the hours of the early dawn as well they were (found) praying for His protection.

Arthur John Arberry

and in the mornings they would ask for forgiveness;

Bijan Moeinian

And around dawn ask their Lord for forgiveness.

E. Henry Palmer

and at the dawn they asked forgiveness.

Edip-Layth

Before dawn, they would seek forgiveness.

George Sale

and early in the morning they asked pardon of God:

Hamid S. Aziz

And in the morning they prayed for forgiveness.

Mahmoud Ghali

And before dawn, it is they (who) would seek forgiveness.

Marmaduke Pickthall

And ere the dawning of each day would seek forgiveness,

Mohamed Ahmed - Samira

And every morning asked forgiveness,

Muhammad Asad

and would pray for forgiveness from their innermost hearts;

Mustafa Khattab

and pray for forgiveness before dawn.[1]

Progressive Muslims

And before dawn, they would seek forgiveness.

Sahih International

And in the hours before dawn they would ask forgiveness,

Sam Gerrans

And before the break of day they would ask forgiveness,

Shabbir Ahmed

And heartily sought to be guarded against their imperfections. ('Sahr' = Morning = Core of the heart (Lisanal Arab). 'Ghafarah' = Helmet = Guarding).

Syed Vickar Ahamed

And in the hours of early dawn, they (were found) praying for Forgiveness;

Taqi Usmani

and in the hours before dawn they used to pray for forgiveness,

The Monotheist Group

And before dawn, they would seek forgiveness.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et aux dernières heures de la nuit ils imploraient le pardon (dʹAllah);

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Di çaxê spêdê de jî îstixfar dikirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en in de morgenschemering vroegen zij om vergeving

Hollandaca — Salomo Keyzer

En vroeg in den ochtend vragen zij vergiffenis van God.

Hollandaca — Siregar

En in de laatste uren van de nacht smeekten zij om vergeving.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

и перед зарей [в конце ночи] они просили прощения (у Аллаха) (своим грехам),

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och i den tidiga gryningen bad de om Guds förlåtelse för sina synder.