(10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!
قُتِلَ الْخَرَّاصُونَ اَلَّذِينَ هُمْ فِي غَمْرَةٍ سَاهُونَ
ḳutile l-ḣarrāSūne / (e)lleƶīne hum fī ğamratin sāhūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ki onlar, daldıkları gaflette habersiz bir halde bocalayıp dururlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ki onlar, daldıkları gaflette habersiz bir halde bocalayıp dururlar.
Adem Uğur
Onlar koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.
Ahmed Hulusi
Onlar ki cehalet ve körlük içinde ne yaptığını bilmeyenlerdir!
Ahmet Tekin
Cehalet içinde olanlar şuursuzca davranıyorlar.
Ahmet Varol
Onlar bilgisizlik içinde kalmış gafil kimselerdirler.
Ali Bulaç
Ki onlar, 'bilgisizliğin kuşatması' içinde habersizdirler.
Ali Fikri Yavuz
Onlar, bir cehalet içinde bulunan gâfil kimselerdir.
Ali Rıza Safa
Şapşallıklarıyla bilgisizliğe gömülenler!
Bayraktar Bayraklı
Onlar cehalet bataklığında ne yaptıklarından habersizdirler.
Bekir Sadak
(10-11) Yalanciligi itiyat edinenlerin, bilgisizlige saplanip kalanlarin canlari ciksin!
Celal Yıldırım
bilgisizliğin sarhoşluğu ve mahmurluğu içinde kalmış gafillerdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(10-11-12) Kahrolası yalancılar, o gaflet içinde yüzen kendini bilmezler, “Hani son yargılama günü ne zaman?” diye sorarlar.
Diyanet İşleri
(10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!
Diyanet İşleri (eski)
(10-11) Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın!
Diyanet Vakfi
Onlar koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar bir sarhoşluk ve cehalet içinde şuursuzdurlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O sarhoşluk içinde yaptığını bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
O serhoşluk içinde yaptığını bilmezler
Erhan Aktaş
Onlar, cehalet içinde ne yaptığını bilmeyenlerdir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, cehalet içinde ne yaptığını bilmeyenlerdir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, cehalet içinde ne yaptığını bilmeyenlerdir.
Fizilal-il Kuran
Onlar aptallık içinde ne yaptıklarını bilmezler.
Gültekin Onan
Ki onlar, 'bilgisizliğin kuşatması' içinde habersizdirler.
Hamdi Döndüren
Ki onlar koyu bir cehalet içinde kalmış gafillerdir.
Hasan Basri Çantay
ki onlar koyu bir cehalet içinde kalmış gaafil kimselerdir.
Hasib Asutay
Ki onlar koyu bir bilgisizlik içinde kalmış gafillerdir.
Hayrat Neşriyat
O kimseler ki, onlar cehâlet içinde bulunan gafillerdir.
İbni Kesir
Ki onlar; koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.
Mehmet Okuyan
Onlar, koyu bir şaşkınlıkta ne yaptığını bilmeyenlerdir.
Muhammed Esed
aptallıklarıyla cehalete gömülenler;
Mustafa İslamoğlu
Onlar daldıkları gafletin derin karanlığında kendi varlığını unutanlardır;
Ömer Nasuhi Bilmen
O kimseler ki onlar cehalet içinde gâfil kimselerdir.
Ömer Öngüt
Onlar koyu bir cehalet içinde kalmış gafillerdir.
Suat Yıldırım
(10-12) O kahrolası yalancılar sarhoşluk ve cehalet içinde ne yaptıklarını bilmeden atıp tutarlar. Bir de alay ederek: "Ne zaman o hesap günü?" diye sorarlar.
Süleyman Ateş
Onlar aptallık içinde yanılıp durmaktadırlar.
Süleymaniye Vakfı
Onlar daldıkları şey içinde kalıp doğruları önemsemeyenlerdir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlar bir beklentiyle hoş görünenlerdir.
Şaban Piriş
Ki onlar, gafilce sapıklık içinde yüzmektedirler.
Tefhim-ul Kuran
Ki onlar, 'bilgisizliğin kuşatması' içinde habersizdirler.
Ümit Şimşek
Onlar ki cehalete bürünmüş gafillerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ki onlar bir sersemlik içinde ne yaptıklarından habersizdirler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O kəslər ki, cəhalət içində olan qafillərdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O kəslər ki, cəhalət girdabına düşüb (haqdan) qafil olmuşlar!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
die in Irrtum versunken sind und die Wahrheit übersehen.
Almanca — Der Edle Quran
die in Versenkung zerstreut sind.
Almanca — M. A. Rassoul
die in ihrer Verblendung achtlos sind.
Almanca — Muhammad Zaidan
die in den Tiefen (der Unwissenheit) achtlos bleiben.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Who are sunk in pleasure with brains swimming with the thought of disbelief, immersed in strong delusion that they should believe a lie and disbelieve the truth.
Abdul Haleem
those steeped in error and unaware!
Abdullah Yusuf Ali
Those who (flounder) heedless in a flood of confusion:
Abul A'la Maududi
who are steeped in ignorance and heedlessness.
Aisha Bewley
those who flounder in a glut of ignorance,
Al-Hilali & Khan
Who are under a cover of heedlessness (think not about the gravity of the Hereafter),
Ali Quli Qarai
who are heedless in a stupor!
Amatul Rahman Omar
Who are in the depths of obstinacy and confusion (due to false-beliefs) and give no heed (to the truth).
Arthur John Arberry
who are dazed in perplexity
Bijan Moeinian
Who are deeply ignorant and careless about their religion.
E. Henry Palmer
who are heedless in a flood (of ignorance).
Edip-Layth
Who are in mischief, unaware.
George Sale
who wade in deep waters of ignorance, neglecting their salvation.
Hamid S. Aziz
Who flounder heedless in an abyss (of ignorance and confusion).
Mahmoud Ghali
They who are unmindful and in perplexity (about the Hereafter),
Marmaduke Pickthall
Who are careless in an abyss!
Mohamed Ahmed - Samira
Who are lost in deception.
Muhammad Asad
they who blunder along, in ignorance lost –
Mustafa Khattab
those who are ˹steeped˺ in ignorance, totally heedless.
Progressive Muslims
Who are in mischief, unaware.
Sahih International
Who are within a flood [of confusion] and heedless.
Sam Gerrans
Those who in a flood of ignorance are heedless!
Shabbir Ahmed
They know not that they know not.
Syed Vickar Ahamed
Those who (are) carelessly (blundering) in a state of confusion (about the Faith of Islam):
Taqi Usmani
- those who are drowned in ignorance, forgetful!
The Monotheist Group
Who are in mischief, unaware.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
qui sont plongés dans lʹinsouciance.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew ên ku di nav tarîtiya nezanînê de bêhay mane.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
die in een waan blijven.
Hollandaca — Siregar
Degenen die in achteloosheid verkeren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
которые (пребывают) в пучине (неверия и заблуждения) (будучи) беспечными.
Rusça — Osmanov
которые пребывают в пучине невежества.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
de som (vadar) i förvirring och självbedrägeri