خ ر ص (ḢRṦ) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Tahmin yoluyla bir miktar hesaplamak, emin olunmayan bir şey hakkında fikir yürütmek veya görüş oluşturmak, görüş veya tahmin yoluyla konuşmak ve böylece yalan söylemek ve gerçek olmayan şeyler söylemek, yalan uydurmak, aç ve üşümüş olmak.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (5)

Bu kök Kur'an boyunca 5 kez, 3 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

يَخْرُصُونَ3 kez

En'am 6:116يَخْرُصُونَyeḣruSūnesaçmalıyorlar

وَاِنْ تُطِعْ اَكْثَرَ مَنْ فِي الْاَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَبِيلِ اللّٰهِ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ

ve in tuTiǎ' ekṧera men fī l-erDi yuDillūke ǎn sebīli (a)llahi in yettebiǔne illā Z-Zenne ve in hum illā yeḣruSūne

Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.

Yunus 10:66يَخْرُصُونَyeḣruSūnesaçmalıyorlar

اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَتَّبِعُ الَّذِينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُرَكَاءَ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ

elā inne li (a)llahi men fī s-semāvāti ve men fī l-erDi ve mā yettebiǔ (e)lleƶīne yed'ǔne min dūni (a)llahi şurakā'e in yettebiǔne illā Z-Zenne ve in hum illā yeḣruSūne

Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah'a koştukları ortaklara tabi olmuyorlar. Şüphesiz onlar ancak zanna uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.

Zuhruf 43:20يَخْرُصُونَyeḣruSūnesaçmalıyorlar

وَقَالُوا لَوْ شَاءَ الرَّحْمٰنُ مَا عَبَدْنَاهُمْ مَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ اِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ

ve ḳālū lev şā'e r-raHmānu mā ǎbednāhum mā lehum bi ƶālike min ǐlmin in hum illā yeḣruSūne

"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik" dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

تَخْرُصُونَ1 kez

En'am 6:148تَخْرُصُونَteḣruSūnesaçmalıyorsunuz

سَيَقُولُ الَّذِينَ اَشْرَكُوا لَوْ شَاءَ اللّٰهُ مَا اَشْرَكْنَا وَلَا اٰبَٓاؤُ۬نَا وَلَا حَرَّمْنَا مِنْ شَيْءٍ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ حَتّٰى ذَاقُوا بَأْسَنَا قُلْ هَلْ عِنْدَكُمْ مِنْ عِلْمٍ فَتُخْرِجُوهُ لَنَا اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَخْرُصُونَ

se yeḳūlu (e)lleƶīne eşrakū lev şā'e (a)llahu mā eşraknā ve lā ābā'unā ve lā Harramnā min şey'in ke ƶālike keƶƶebe (e)lleƶīne min ḳablihim Hattā ƶāḳū be'senā ḳul hel ǐndekum min ǐlmin fe tuḣricūhu lenā in tettebiǔne illā Z-Zenne ve in entum illā teḣruSūne

Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz."

الْخَرَّاصُونَ1 kez

Zariyat 51:10الْخَرَّاصُونَl-ḣarrāSūneyalancılar

قُتِلَ الْخَرَّاصُونَ

ḳutile l-ḣarrāSūne

(10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!