(İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sur'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.

وَنُفِخَ فِي الصُّورِ ذٰلِكَ يَوْمُ الْوَعِيدِ

ve nufiḣa fī S-Sūri ƶālike yevmu l-veǐydi

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve üfürülür sûr'a, işte bu gündür azap günü.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve üfürülür sûrʼa, işte bu gündür azap günü.

Adem Uğur

Sûr'a üfürülür; işte bu, geleceği vâdedilen gündür.

Ahmed Hulusi

Sur'a (bedene) üflenmiştir (üflenme içten dışadır; ruh, bedenden çıkmıştır)! İşte bu uyarıldığınız süreçtir!

Ahmet Tekin

Sûra üfürülür. İşte bu, tehdidin gerçekleşme günüdür.

Ahmet Varol

Sur'a da üflenmiştir. İşte bu tehdid(in gerçekleşmesi) günüdür.

Ali Bulaç

Sur'a da üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin (gerçekleştiği) gündür.

Ali Fikri Yavuz

(İnsanlar öldükten sonra dirilmeleri için) Sûr’a da üfürülmüş olacaktır. İşte bu vakit, azap günüdür.

Ali Rıza Safa

Çünkü boruya üflenmiştir. İşte bu, sözü verilen gündür.

Bayraktar Bayraklı

Sur'a üfürülür, işte bu, geleceği vaad edilen gündür.

Bekir Sadak

Sura ufurulur. Iste bu gelecegi soz verilen gundur.

Celal Yıldırım

Sûr'a üfürülecek. Bu, va'dedilen gündür.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Derken sûra üfürülür; işte bu, ceza uyarısı yapılmış olan gündür.

Diyanet İşleri

(İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sur'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.

Diyanet İşleri (eski)

Sura üfürülür. İşte bu geleceği söz verilen gündür.

Diyanet Vakfi

Sûr'a üfürülür; işte bu, geleceği vâdedilen gündür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sur'a üfürülür, işte bu, tehdid(in gerçekleşme) günüdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve Sur üfürüldüğünde ki, işte o tehdit günüdür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Sur üfürüldükte: ki işte o veid günüdür

Erhan Aktaş

Ve Sur'a üfürülür. "İşte bu, vaktiyle uyarıldığınız gündür."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve Sur'a üfürülür. " İşte bu, vaktiyle uyarıldığınız gündür."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve Sur'a üfürülür. " İşte bu, vaktiyle uyarıldığınız gündür."

Fizilal-il Kuran

Sur'a üfürülür. İşte bu geleceği söz verilen gündür.

Gültekin Onan

Sura da üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin (gerçekleştiği) gündür.

Hamdi Döndüren

Sur’a üflendi. İşte bu, geleceği vaat edilen gündür!

Hasan Basri Çantay

Suur'a da üfürülmüşdür. İşte bu, tehdidin (tehakkuk etmiş) günüdür.

Hasib Asutay

Sûr'a üfürülür, işte bu, geleceği va'dedilen gündür.

Hayrat Neşriyat

Sûra da üfürülmüştür. İşte bu, tehdid günüdür!

İbni Kesir

Sur'a üfürülmüştür. İşte bu; geleceği vaadedilen gündür.

Mehmet Okuyan

Sûr’a üflenecektir. İşte bu, vadedilen gündür.

Muhammed Esed

ve (yeniden diriliş) suru, (sonunda) üflenecektir. İşte o, bir uyarının gerçek olacağı Gün'dür.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet (diriliş için) sura üflenir: işte bu da (ey insan), kendisine karşı uyarıl(dığın) gündür.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Sûr'a da üfürülmüştür. İşte bu, tehdid günüdür.

Ömer Öngüt

Sûra üfürülür. İşte bu geleceği vâdedilen gündür.

Suat Yıldırım

Sûra üfürülür kalk borusu çalar. İşte bu da tehdit edilen azabın günüdür.

Süleyman Ateş

Sur'a üflendi. İşte bu, kendisine karşı uyarılan gündür.

Süleymaniye Vakfı

(Mezardan kalkış günü) Sura üflenir; "işte bu da tehdit edildiğin gündür."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sura üflenir; işte bu tehdit edildiğin gündür.

Şaban Piriş

Sur'a da üfürülecektir. - İşte azap günü!

Tefhim-ul Kuran

Sur'a da üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin (gerçekleştiği) gündür.

Ümit Şimşek

Ve sûra üfürülür. Bu da vaad edilen gündür.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve sura üflendi. İşte bu, geleceği vaat edilen gündür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sur üfürüləcəkdir. Bu, vəd olunmuş təhdid günüdür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Öləndən sonra yenidən dirilmək üçün) sur çalınacaqdır. Bu vəʼd olunmuş gündür (əzab günüdür)!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dann wird ins Horn geblasen. Das ist der Tag der angedrohten Strafe.

Almanca — Der Edle Quran

Und es wird ins Horn geblasen; das ist der angedrohte Tag.

Almanca — M. A. Rassoul

Und es wird in den Sur gestoßen: ʺDies ist der Tag der Drohung.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und es wurde in As-sur gestoßen. Dies ist der Tag der Androhung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Then, comes the moment when the trumpet is sounded; this is the Day against which a cautious notice has been given

Abdul Haleem

The Trumpet will be sounded: ‘This is the Day [you were] warned of.’

Abdullah Yusuf Ali

And the Trumpet shall be blown: that will be the Day whereof Warning (had been given).

Abul A'la Maududi

And then the Trumpet was blown. This is the day of the promised chastisement.

Aisha Bewley

The Trumpet will be blown. That is the Day of the Threat.

Al-Hilali & Khan

And the Trumpet will be blown - that will be the Day whereof warning (had been given) (i.e. the Day of Resurrection).

Ali Quli Qarai

Then the Trumpet will be blown: ‘This is the promised day. ’

Amatul Rahman Omar

And the trumpet shall be sounded. That will be the Day, the warning of which has (already) been given.

Arthur John Arberry

And the Trumpet shall be blown; that is the Day of the Threat.

Bijan Moeinian

When the horn is blown, it will be the Day that you have been promised.

E. Henry Palmer

And the trumpet shall be blown!- that is the threatened day!

Edip-Layth

The horn is blown on the promised day.

George Sale

And the trumpet shall sound: This will be the day which hath been threatened.

Hamid S. Aziz

And the Trumpet shall be blown; that is the day about which warning had been given.

Mahmoud Ghali

And the Trumpet is blown; that is the Day of the Threat.

Marmaduke Pickthall

And the trumpet is blown. This is the threatened Day.

Mohamed Ahmed - Samira

And the trumpet blast will sound: It would be the Day of Doom.

Muhammad Asad

and [in the end] the trumpet [of resurrection] will be blown: that will be the Day of a warning fulfilled.

Mustafa Khattab

And the Trumpet will be blown.[1] This is the Day ˹you were˺ warned of.

Progressive Muslims

And the horn is blown on the promised Day.

Sahih International

And the Horn will be blown. That is the Day of [carrying out] the threat.

Sam Gerrans

And the Trumpet will be blown; that is the Day of Warning!

Shabbir Ahmed

(Then a long slumber) - And - the Trumpet is blown - This is the Day Promised.

Syed Vickar Ahamed

And the Trumpet shall be blown:— That will be the Day (of Resurrection) about which warning (had been given).

Taqi Usmani

And the Horn will be blown. That will be the day of (which) threat (was given).

The Monotheist Group

And the horn is blown on the promised Day.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et lʹon soufflera dans la Trompe: Voilà le jour de la Menace.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Di sûrê de hate pifkirin, ha ev e roja ku soza wê hatiye dayîn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En er wordt op de bazuin geblazen; dat is de dag van de aanzegging.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de trompet zal klinken: dit zal de dag zijn, waarmede gedreigd werd.

Hollandaca — Siregar

En er zal op de bazuin geblazen worden. Dat is de Dag waarvoor gewaarschuwd is.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И будет дунуто в Рог [ангел Исрафил подует в Рог] (во второй раз – на воскрешение): это [дуновение] – день обещанного (неверующим) наказания!

Rusça — Osmanov

И вострубят в трубу: ʺЭто и есть обещанный день!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och (när) det blåses i basunen, är den Dag inne som Vi har varnat er för.