(1-2) Kaf. Şerefli Kur'an'a andolsun ki kafirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu tuhaf bir şeydir!"

ق وَالْقُرْاٰنِ الْمَجِيدِ بَلْ عَجِبُوا اَنْ جَاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَجِيبٌ

ḳ ve l-ḳurāni l-mecīdi / bel ǎcibū en cā'ehum munƶirun minhum fe ḳāle l-kāfirūne hāƶā şey'un ǎcībun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قKaf
2وَالْقُرْاٰنِve l-ḳurāniق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathaneKur'an'a andolsun
3الْمَجِيدِl-mecīdiم ج دŞan veya onur veya haysiyet veya asalet ile karakterize olmak ya da bunlara sahip olmak, muhteşem/yüceltilmiş olmak, büyük/bol/çok olmak, yüce veya ulvi olmak.uyarıcı şerefli
1بَلْbeldoğrusu
2عَجِبُواǎcibūع ج بHayret etmek, şaşırmak, hayran kalmak, şaşırmak, mutlu etmek, memnun etmek, hayranlık duymak, çarpıcı, hayret vericişaştılar
3اَنْen
4جَاءَهُمْcā'ehumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgelmesine
5مُنْذِرٌmunƶirunن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.bir uyarıcı
6مِنْهُمْminhumiçlerinden
7فَقَالَfe ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
8الْكَافِرُونَl-kāfirūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafirler
9هٰذَاhāƶābu
10شَيْءٌşey'unش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişbir şeydir
11عَجِيبٌǎcībunع ج بHayret etmek, şaşırmak, hayran kalmak, şaşırmak, mutlu etmek, memnun etmek, hayranlık duymak, çarpıcı, hayret vericituhaf

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hayır, onlar, içlerinden bir korkutucunun gelmesine şaşıp kaldılar da kâfirler, gerçekten de dediler, bu şaşılacak bir şey.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hayır, onlar, içlerinden bir korkutucunun gelmesine şaşıp kaldılar da kâfirler, gerçekten de dediler, bu şaşılacak bir şey.

Adem Uğur

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, kâfirler şöyle dediler: "Bu şaşılacak bir şeydir."

Ahmed Hulusi

Bilakis aralarından bir uyarıcı onlara geldi diye hayret ettiler de, o hakikat bilgisini inkar edenler şöyle dedi: "Bu çok acayip bir şey. . . "

Ahmet Tekin

İçlerinden, kendilerine, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı, bir peygamber geldiğine doğrusu şaşırdılar. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler: 'Bu şaşılacak bir şeydir.'dediler.

Ahmet Varol

Hayır, kendilerine içlerinden bir uyarıcı gelmesine hayret ettiler de o inkar edenler: 'Bu şaşılacak bir şeydir' dediler.

Ali Bulaç

Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu şaşılacak bir şey" dediler.

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu (o Kureyşli) kâfirler, kendilerine içlerinden korkutucu bir peygamber geldiğine şaştılar da şöyle dediler: “- Bu, tuhaf bir şey!...

Ali Rıza Safa

Hayır! Nankörlük edenler, kendi aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Ardından, şöyle dediler: "Anlaşılmaz bir şey bu!"

Bayraktar Bayraklı

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, kafirler şöyle dediler: "Bu şaşılacak bir şeydir."

Bekir Sadak

(2-3) Kafirler, aralarindan bir uyaricinin gelmesine sastilar da: «Bu sasilacak bir sey; oldugumuz ve toprak oldugumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir donustur» dediler.

Celal Yıldırım

(2-3) Hayır, içlerinden kendilerine uyarıcı bir peygamberin gelmesine şaştılar da, kâfirler: «Bu şaşılacak şey!» dediler. «Biz öldüğümüz ve toprağa dönüştüğümüz zaman (tekrar dirilecek miyiz) ? Bu, uzak çok uzak bir dönüş!.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(2-3) Kâfirler, içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, “Bu tuhaf bir şey, öldükten ve toprak olduktan sonra mı (dirileceğiz)? Bu olmayacak bir dönüş!” dediler.

Diyanet İşleri

(1-2) Kaf. Şerefli Kur'an'a andolsun ki kafirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu tuhaf bir şeydir!"

Diyanet İşleri (eski)

(2-3) Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: 'Bu şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür' dediler.

Diyanet Vakfi

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, kâfirler şöyle dediler: «Bu şaşılacak bir şeydir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Doğrusu kâfirler kendi içlerinden uyarıcı bir peygamber geldiğine şaşırdılar da dediler ki: «Bu şaşılacak bir şeydir!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu kendilerine içlerinden korkutucu bir peygamber geldiğine şaştılar da kafirler dediler ki: "Bu şaşılacak şey!

Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu şaştılar da kendilerine içlerinden korkutucu bir Peygamber geldiğine dediler ki kafirler bu acib bir şey

Erhan Aktaş

Ama kendilerinden bir uyarıcının onlara gelmesine şaşırdılar. Kafirler: "Bu şaşılacak bir şey." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ama kendilerinden bir uyarıcının onlara gelmesine şaşırdılar. Kafirler: "Bu şaşılacak bir şey." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ama kendilerinden bir uyarıcının onlara gelmesine şaşırdılar. Gerçeği yalanlayan nankörler: "Bu şaşılacak bir şey." dediler.

Fizilal-il Kuran

Kafirler aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da «Bu şaşılacak bir şeydir» dediler.

Gültekin Onan

Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu şaşılacak bir şey" dediler.

Hamdi Döndüren

İçlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kâfirler şöyle dediler: “Bu tuhaf bir şeydir!”

Hasan Basri Çantay

Bil'akis o kafirler, kendilerine içlerinden inzar edici (bir peygamber) geldi diye, hayrete düşdüler de "Bu, dediler, şaşılacak bir şey".

Hasib Asutay

Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, o kâfirler 'Bu (2) tuhaf bir şeydir' dediler; (2. Yeniden dirilme ve hesaba çekilme.)

Hayrat Neşriyat

Bil'akis kendilerine içlerinden bir korkutucu gelmesine hayret ettiler de, o kâfirler dedi ki: 'Bu, şaşılacak bir şeydir!'

İbni Kesir

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da o kafirler: Bu, şaşılacak bir şey, dediler.

Mehmet Okuyan

Doğrusu kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve kâfirler şöyle dediler: “Bu, şaşılacak bir şeydir!

Muhammed Esed

Onlar içlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar; ve bu hakikat inkarcıları: "Ne tuhaf bir şey bu!" diyorlar,

Mustafa İslamoğlu

Ama nerde! Onlar içlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar ve işte bu kafirler dediler ki: "Bu ne acayip bir iş!

Ömer Nasuhi Bilmen

(1-2) Kâf. Ve bereketi pek ziyâde olan Kur'an hakkı için. Habibim! O kâfirler, seni tasdik etmediler. Belki kendilerinden bir korkutucu gelmesinden teaccüb ettiler. O kâfirler dedi ki: «Bu şaşılacak bir şey.»

Ömer Öngüt

Aralarından bir uyarıcının gelmiş olmasına şaştılar da, kâfirler şöyle dediler: "Bu şaşılacak bir şey!"

Suat Yıldırım

(2-3) Doğrusu, onlar, kendilerinden birinin, uyarıp irşad etmek için gelmesine şaşırdılar da kâfirler: "Bu, ne tuhaf şey!" dediler, "Biz ölüp de toprak olduktan sonra mı dirileceğiz? Bu, aklın alamayacağı kadar uzak bir ihtimal!"

Süleyman Ateş

İçlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu tuhaf bir şeydir" dediler.

Süleymaniye Vakfı

Doğrusu kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar da o kafirler şöyle dediler: "Bu, çok acayip bir şey!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunları asıl şaşırtan içlerinden bir uyarıcının gelmesidir. Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler): "Bu şaşılacak bir şey" dediler.

Şaban Piriş

Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar da, kafirler: Bu, acayip bir şey, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı korkutucunun gelmesine şaştılar da, o kâfirler: «Bu şaşılacak bir şey» dediler.

Ümit Şimşek

Kâfirler içlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar da 'Bu ne acaip şey!' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

İş sanıldığı gibi değil! Kendilerine içlerinden bir uyarıcı geldi diye şaştılar da şöyle dediler o küfre batanlar: "Acayip şey bu!"

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bəli! Özlərindən (Onları Allahın əzabı ilə) qorxudan bir peyğəmbər gəldiyinə təəccüb etdilər. Kafirlər dedilər:″ Bu əcaba bir şeydir! (İnsandan da peyğəmbər olarmı?! Ancaq mələk peyğəmbər ola bilər!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie wundern sich, daß ein Warner aus ihren Reihen zu ihnen kommt. Die Ungläubigen sagen: ʺDas ist seltsam!

Almanca — Der Edle Quran

Aber nein! Sie wundern sich darüber, daß ein Überbringer von Warnungen von ihnen selbst zu ihnen gekommen ist. Da sagen die Ungläubigen: ʺDas ist eine verwunderliche Sache.

Almanca — M. A. Rassoul

Aber sie staunen, daß zu ihnen ein Warner aus ihrer Mitte gekommen ist. Und die Ungläubigen sagen: ʺDas ist eine merkwürdige Sache.

Almanca — Muhammad Zaidan

Nein, sondern sie staunten, daß zu ihnen ein Warner von ihnen kam, so sagten die Kafir: ʺDies ist etwas Erstaunliches!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There is no reason to marvel at the recognition of a man who came to you people from your midst as a spectacle and a warning to you all and you refuse to accept him in his capacity and the infidels say: " It is indeed strange".

Abdul Haleem

But the disbelievers are amazed that a warner has come from among them and they say, ‘How strange!

Abdullah Yusuf Ali

But they wonder that there has come to them a Warner from among themselves. So the Unbelievers say: "This is a wonderful thing!

Abul A'la Maududi

Nay; they wondered that a warner should have come to them from among themselves. The unbelievers said: "This indeed is a strange thing.

Aisha Bewley

Nonetheless they are amazed that a warner should have come to them from among themselves and those who are kafir say, ‘What an extraordinary thing!

Al-Hilali & Khan

Nay, they wonder that there has come to them a warner (Muhammad صلى الله عليه وسلم) from among themselves. So the disbelievers say: "This is a strange thing!

Ali Quli Qarai

Rather they consider it odd that a warner should have come to them from among themselves. So the faithless say, ‘This is an odd thing.

Amatul Rahman Omar

Behold! these (disbelievers) wonder that there has come to them a Warner who hails from among themselves. And the disbelievers say, `This is a strange thing,

Arthur John Arberry

Nay, but they marvel that a warner has come to them from among them; and the unbelievers say, 'This is a marvellous thing!

Bijan Moeinian

Why should disbelievers consider it weird that God, out of mercy, has chosen a person from among themselves to relay His message to them?

E. Henry Palmer

nay, they wonder that there has come to them a warner from amongst themselves; and the misbelievers say, 'This is a wondrous thing!

Edip-Layth

Are they surprised that a warner has come to them from amongst them, so the ingrates said, "This is something strange!"

George Sale

Verily they wonder that a preacher from among themselves is come unto them; and the unbelievers say, this is a wonderful thing:

Hamid S. Aziz

Nay! They wonder that there has come to them a Warner from among themselves, so the unbelievers say, " This is a wonderful thing.

Mahmoud Ghali

No indeed, (but) they wonder that a warner has come to them from among them; then, the disbelievers say, "This is a wondrous thing!

Marmaduke Pickthall

Nay, but they marvel that a warner of their own hath come unto them; and the disbelievers say: This is a strange thing:

Mohamed Ahmed - Samira

They are rather surprised that a warner from among themselves has come to them. So the unbelievers say: "This is astonishing:

Muhammad Asad

But nay - they deem it strange that a warner should have come unto them from their own midst; and so these deniers of the truth are saying, "A strange thing is this!

Mustafa Khattab

˹All will be resurrected,˺ yet the deniers are astonished that a warner has come to them from among themselves ˹warning of resurrection˺. So the disbelievers say, "This is an astonishing thing!

Progressive Muslims

Are they surprised that a warner has come to them from amongst them, so the rejecters said: "This is something strange!"

Sahih International

But they wonder that there has come to them a warner from among themselves, and the disbelievers say, "This is an amazing thing.

Sam Gerrans

The truth is, they marvel that a warner has come to them from among them. And the false claimers of guidance say: “This is an amazing thing:

Shabbir Ahmed

But, nay, they marvel that a Warner from among their own has come unto them! And so these deniers are saying, "This is a weird thing!

Syed Vickar Ahamed

But they wonder that a Warner (the Prophet, ) has come to them from among themselves. So the unbelievers say: "This is a strange thing!

Taqi Usmani

But they wonder that a warner has come to them from among themselves; so the disbelievers said, "This is something strange.

The Monotheist Group

Are they surprised that a warner has come to them from amongst them, so the rejecters said: "This is something strange!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Mais ils sʹétonnent que lʹun des leurs leur vint comme avertisseur; et les mécréants dirent: ʺCeci est une chose étonnante.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bi rastî (xelkê Mekkeyê) şaş maye ku ji nav wan bi xwe, ji bo wan pêxemberekî hişyarker were, vêca kafiran got: Ev, tiştekî ecêb û sosret e…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Ja zeker, zij verbazen zich dat er tot hen een waarschuwer uit hun midden gekomen is en dus zeggen de ongelovigen: ʺDit is wel iets wonderlijks.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, gij verwondert u, dat een prediker uit hun midden, tot hen is gekomen, en de ongeloovigen zeggen: Dit is eene wonderlijke zaak.

Hollandaca — Siregar

Zij zijn zelfs verbaasd dat er uit hun midden een waarschuwer tot hen is gekomen, zodat de ongelovigen zeggen: ʺDat is een verbazingwekkende zaak!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Да! Удивились они [многобожники Мекки], что пришел к ним (предостерегающий о наказании Аллаха) увещатель [пророк Мухаммад] из них [из их же народа], и сказали неверующие: «Это – нечто удивительное!

Rusça — Osmanov

Да, они (т. е. мекканские многобожники) удивлены тем, что к ним явился провозвестник из их среды, и неверные сказали: ʺЭто -чудное дело.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men (om denna gåva som de borde ta emot med tacksamhet säger de att) de finner det märkligt att en varnare kommer till dem ur deras egna led; och de som förnekar sanningen säger: ʺDetta är besynnerligt!