Eğer Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene (Kur'an'a) inanıyor olsalardı, onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu fasık kimselerdir.

وَلَوْ كَانُوا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالنَّبِيِّ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَا اتَّخَذُوهُمْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنَّ كَثِيرًا مِنْهُمْ فَاسِقُونَ

ve lev kānū yu'minūne bi(a)llahi ve n-nebiyyi ve mā unzile ileyhi mā tteḣaƶūhum evliyā'e ve lākinne keṧīran minhum fāsiḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve leveğer
2كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolsalardı
3يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanıyor
4بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
5وَالنَّبِيِّve n-nebiyyiن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberve kastedilen/bilinen bir nebiye
6وَمَاve māve şeye
7اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilen
8اِلَيْهِileyhiona
9مَا
10اتَّخَذُوهُمْtteḣaƶūhumا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekonları edinmezlerdi
11اَوْلِيَٓاءَevliyā'eو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakveli
12وَلٰكِنَّve lākinneama
13كَثِيرًاkeṧīranك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çoğu
14مِنْهُمْminhumonlardan
15فَاسِقُونَfāsiḳūneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.yoldan çıkmışlardır

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'a, Peygambere ve ona indirilene inansalardı onları dost edinmezlerdi. Fakat onlardan çoğu, buyruktan çıkmış kötü kişilerdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼa, Peygambere ve ona indirilene inansalardı onları dost edinmezlerdi. Fakat onlardan çoğu, buyruktan çıkmış kötü kişilerdir.

Adem Uğur

Eğer onlar Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene iman etmiş olsalardı onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi; fakat onların çoğu yoldan çıkmışlardır.

Ahmed Hulusi

Eğer, varlıklarını El Esma'sından yaratan Allah'a, En Nebi'ye (Hz. Muhammed'e) ve O'na inzal olunana iman etmiş olsalardı, onları (inkarcıları) evliya edinmezlerdi. . . Fakat onlardan birçoğu fasıklardır (inancı bozuk olanlar).

Ahmet Tekin

Keşke onlar Allah’a, peygambere ve ona indirilene, Kur’ân’a iman etmiş olsalardı, ötekileri candan dost, müttefik, veli edinmezler, onları kamu görevlerini icraya yetkili kılmazlardı. Fakat onlardan çoğudoğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkmış fâsıktır, âsidir, bozguncudur.

Ahmet Varol

Eğer Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene iman etmiş olsalardı onları dost edinmezlerdi. Ancak onların çoğu fasıktır.

Ali Bulaç

Eğer Allah'a, peygambere ve ona indirilene iman etselerdi, onları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan çoğu fasık olanlardır.

Ali Fikri Yavuz

Eğer onlar, Allah’a Peygambere ve ona indirilene iman etmiş olsalardı, kâfirleri dost edinmezlerdi. Fakat onların çoğu imandan çıkmış kimslerdir.

Ali Rıza Safa

Allah'a ve hem peygambere hem de Ona indirilene inansalardı, onları dost edinmezlerdi. Fakat onların çoğu zaten yoldan çıkmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Eğer onlar Allah'a, peygambere ve ona indirilene iman etmiş olsalardı, kafirleri dost edinmezlerdi; fakat onların çoğu fasıktır.

Bekir Sadak

Eger Allah'a, Peygambere ve ona indirilen Kur'an'a inanmis olsalardi, onlari dost edinmezlerdi, fakat onlarin cogu fasiktir.

Celal Yıldırım

Eğer Allah'a, Peygamber'e ve Peygamber'e indirilene imân etmiş olsalardı, elbette o kâfirleri dost edinmezlerdi; ne var ki, onların çoğu fâsık (ilâhî yol ve sınırı aşmış)dırlar.

Diyanet İşleri

Eğer Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene (Kur'an'a) inanıyor olsalardı, onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu fasık kimselerdir.

Diyanet İşleri (eski)

Eğer Allah'a, Peygambere ve ona indirilen Kuran'a inanmış olsalardı, onları dost edinmezlerdi, fakat onların çoğu fasıktır.

Diyanet Vakfi

Eğer onlar Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene iman etmiş olsalardı onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi; fakat onların çoğu yoldan çıkmışlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer onlar, Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilen Kur'ân'a inanmış olsalardı, kâfirleri dost tutmazlardı. Fakat onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer Allah'a, peygambere ve ona indirilene inansalardı, o kafirleri dost edinmezlerdi. Fakat onların çoğu imandan uzak fasıklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer Allah ve Peygambere ve ona indirilene iymanları olsa idi o kafirleri yar tutmazlardı, lakin onların çoğu iymandan uzak fasıklardır

Erhan Aktaş

Eğer onlar, Allah'a, Nebi'ye ve ona indirilene iman etselerdi, onları evliya edinmezlerdi. Fakat onlardan pek çoğu fasıktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer onlar, Allah'a, Nebi'ye ve ona indirilene iman etselerdi, onları evliya edinmezlerdi. Fakat onlardan pek çoğu fasıktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer onlar, Allah'a, Nebi'ye ve ona indirilene iman etselerdi, onları evliya edinmezlerdi. Fakat onlardan pek çoğu fasıktır.

Fizilal-il Kuran

Eğer onlar Allah'a, peygambere ve O'na indirilen Kur'an'a inansalardı, kâfirleri dost edinmezlerdi. Onların çoğu fasık, yoldan çıkmış kimselerdir.

Gültekin Onan

Eğer Tanrı'ya, peygambere ve ona indirilene inansalardı, onları dostlar edinmezlerdi. Fakat onların çoğu fasıktır.

Hamdi Döndüren

Onlar Allah’a, Peygamber’e ve ona indirilen (kitaba) iman etmiş olsalardı, o inkârcıları dost edinmezlerdi. Ama onların birçoğu fâsıktırlar.

Hasan Basri Çantay

Eğer Allaha, peygambere ve ona indirilene iman etmiş olsalardı onları (kafirleri) dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan bir çoğu faasık kimselerdir.

Hasib Asutay

Eğer onlar Allah'a, peygambere ve ona indirilene iman etmiş olsalardı (41) onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi. Fakat onların çoğu yoldan çıkmışlardır. (41. Yahudiler yahut münafıklar.)

Hayrat Neşriyat

Hem Allah’a, peygambere ve ona indirilen (Kur’ân)a îmân ediyor olsalardı, onları(o kâfirleri) dostlar edinmezlerdi; fakat onlardan birçoğu (dinden çıkmış) fâsık kimselerdir.

İbni Kesir

Şayet Allah'a, Peygambere ve ona indirilene iman etmiş olsalardı; onları dost edinmezlerdi. Ne var ki, onların çoğu fasıklardır.

Mehmet Okuyan

Onlar Allah’a, Peygamber’e ve ona indirilene iman etmiş olsalardı onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi; fakat çoğu yoldan çıkmışlardır.

Muhammed Esed

Çünkü, eğer onlar Allaha, kendilerine gönderilen Peygambere ve ona indirilen her şeye (gerçekten) inansalardı, bu (hakikat inkarcı)larını dost edinmezlerdi: Ama onların çoğu sapkındır.

Mustafa İslamoğlu

Eğer bu (Yahudiler) Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene inanmış olsalardı, o (Müşrikleri) müttefik edinmezlerdi. Ne ki, bunlardan çoğu yoldan sapmıştır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer onlar Allah Teâlâ'ya ve peygamberlere ve O'na indirilmiş olana imân etmiş olsalar idi, o kâfirleri dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan birçokları fâsık kimselerdir.

Ömer Öngüt

Eğer onlar Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene (Kur'an'a) inanmış olsalardı, onları dost edinmezlerdi. Fakat onların çoğu yoldan çıkmış fâsıklardır.

Suat Yıldırım

Eğer Allah’a, Peygamber’e ve ona indirilen vahye imanları olsaydı, kâfirleri velî edinmezlerdi. Fakat onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.

Süleyman Ateş

Eğer Allah'a, Peygambere ve ona indirilene inansalardı, o(inkar ede)nleri veli yapmazlardı. Ama onlardan çoğu yoldan çıkmış insanlardır.

Süleymaniye Vakfı

Eğer Allah'a, nebisine ve ona indirilmiş olana (Kur'an'a) inanıp güvenselerdi kafirleri veli /yakın dost edinmezlerdi. Ama onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer Allah'a, Nebi'ye ve ona indirilmiş olana inanıp güvenmiş olsalardı onları dost (veli) edinmezlerdi. Ama onların çoğu yoldan çıkmış fasıklardır.

Şaban Piriş

Eğer Allah'a, Peygambere ve ona indirilenlere iman etmiş olsalardı, küfredenleri veli edinmezlerdi. Fakat onların çoğu fasıktır.

Tefhim-ul Kuran

Eğer Allah'a, peygambere ve ona indirilene iman etselerdi, onları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan çoğu fasık olanlardır.

Ümit Şimşek

Eğer onlar Allah'a, Peygambere ve ona indirilene iman etmiş olsalardı, kâfirleri veli edinmezlerdi; lâkin onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer Allah'a, peygambere ve ona indirilene inanmış olsalardı, küfre sapanları dostlar edinmezlerdi. Ama onların çokları yoldan sapmışlardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər onlar Allaha, Peyğəmbərə və ona nazil olana iman gətirsəydilər, müşrikləri özlərinə dost tutmazdılar. Lakin onların çoxu günahkarlardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər onlar Allaha, Peyğəmbərə və ona nazil olana inansaydılar, onları (kafirləri) özlərinə dost tutmazdılar. Lakin onların çoxu itaətdən çıxmış fasiqdirlər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie an Gott, den Propheten und die ihm herabgesandte Offenbarung geglaubt hätten, hätten sie sie nicht zu Vertrauten genommen. Aber die meisten von ihnen sind Übeltäter.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn sie an Allah und den Propheten und das, was zu ihm (als Offenbarung) herabgesandt worden ist, glauben würden, hätten sie sie nicht zu Schutzherren genommen. Aber viele von ihnen sind Frevler.

Almanca — M. A. Rassoul

Und hätten sie an Allah geglaubt und an den Propheten und an das, was zu ihm herabgesandt wurde, hätten sie sich jene nicht zu Beschützern genommen; aber viele von ihnen sind Frevler.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und hätten sie den Iman verinnerlicht an ALLAH, an den Propheten und an das, was ihm hinabgesandt wurde, würden sie diese (die Kafir) nicht als Wali nehmen. Doch viele von ihnen sind Fasiq.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

If they were indeed faithful to Allah and to the Prophet Muhammad and gave credence to the Quran sent to him, they would not have sought the infidels’ tutelage, but many of them are indeed wicked.

Abdul Haleem

If they had believed in God, in the Prophet, and in what was sent down to him, they would never have allied themselves with the disbelievers, but most of them are rebels.

Abdullah Yusuf Ali

If only they had believed in Allah, in the Prophet, and in what hath been revealed to him, never would they have taken them for friends and protectors, but most of them are rebellious wrong-doers.

Abul A'la Maududi

For had they truly believed in Allah and the Messenger and what was sent down to him, they would not have taken unbelievers (instead of believers) for their allies. But many of them have rebelled against Allah altogether.

Aisha Bewley

If they had had iman in Allah and the Prophet and what has been sent down to him, they would not have taken them as friends. But most of them are deviators.

Al-Hilali & Khan

And had they believed in Allâh, and in the Prophet (Muhammad صلى الله عليه وسلم) and in what has been revealed to him, never would they have taken them (the disbelievers) as Auliyâ’ (protectors and helpers); but many of them are the Fâsiqûn (rebellious, disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

Had they believed in Allah and the Prophet and what has been sent down to him, they would not have taken them for allies. But most of them are transgressors.

Amatul Rahman Omar

And if they had believed in Allâh and this perfect Prophet and (in) what has been revealed to him, they would not have taken them for allies; but (they do so for) many of them are disobedient.

Arthur John Arberry

Yet had they believed in God and the Prophet and what has been sent down to him, they would not have taken them as friends; but many of them are ungodly.

Bijan Moeinian

Had they believed in God and the Prophet (Mohammad) and in what was revealed to him (Qur’an), they would have never allied themselves with the disbelievers [after all, what kind of believer in God allies himself with the disbelievers against the Muslims who believe in God?] The fact of the matter is, many of them have become corrupt.

E. Henry Palmer

But had they believed in God and the prophet, and what was revealed to him, they had not taken these for their patrons; but many of them are evildoers.

Edip-Layth

If they had only acknowledged God and the prophet, and what was sent down to him, then they would not have taken them as allies; but many of them are corrupt.

George Sale

But, if they had believed in God, and the prophet, and that which hath been revealed unto him, they had not taken them for their friends; but many of them are evil doers.

Hamid S. Aziz

But had they believed in Allah and the Prophet, and what was revealed to him, they would not have taken these for friends. But many of them are evildoers.

Mahmoud Ghali

And if they had believed in Allah and the Prophet and what has been sent down to him, in no way would they have taken them to themselves as patrons; but many of them are immoral.

Marmaduke Pickthall

If they believed in Allah and the Prophet and that which is revealed unto him, they would not choose them for their friends. But many of them are of evil conduct.

Mohamed Ahmed - Samira

If they had believed in God and the Prophet and what had been revealed to him, they would never have held them as allies; and many among them are transgressors.

Muhammad Asad

For, if they [truly] believed in God and their Prophet and all that was bestowed upon him from on high, they would not take those [deniers of the truth] for their allies: but most of them are iniquitous.

Mustafa Khattab

Had they believed in Allah, the Prophet, and what has been revealed to him, they would have never taken those ˹pagans˺ as allies. But most of them are rebellious.

Progressive Muslims

And if they had only believed in God and the prophet, and what was sent down to him, then they would not have taken them as allies; but many of them are corrupt.

Sahih International

And if they had believed in Allah and the Prophet and in what was revealed to him, they would not have taken them as allies; but many of them are defiantly disobedient.

Sam Gerrans

And had they believed in God and the Prophet and what has been sent down to him, they would not have taken them as allies; but many among them are perfidious.

Shabbir Ahmed

If they had believed in Allah and the Prophet, and that which is revealed to him, they (the People of the Scripture) would not ally themselves with the rejecters. But a great many of them are drifting away from the Truth.

Syed Vickar Ahamed

If they had only believed in Allah, in the Prophet, and in what has been sent down to him, they (the believers) would have never taken them (the disbelievers) for friends and protectors, but most of them are rebellious, wrongdoers.

Taqi Usmani

If they believed in Allah, in the prophet, and in what had been sent down to him, they would have not taken them (the pagans) for friends, but many of them are sinners.

The Monotheist Group

And if they had believed in God and the prophet, and what was sent down to him, then they would not have taken them as allies; but many of them are wicked.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Sʹils croyaient en Allah, au Prophète et à ce qui lui a été descendu, ils ne prendraient pas ces mécréants pour alliés. Mais beaucoup dʹentre eux sont pervers.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als zij geloofd hadden in God en de profeet en in wat naar hem is neergezonden, dan hadden zij hen niet als medestanders genomen, maar velen van hen zijn verdorvenen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar indien zij in God hadden geloofd, in den profeet en hetgeen hem werd geopenbaard, hadden zij hem niet als vrienden genomen; maar velen hunner zijn boosdoeners.

Hollandaca — Siregar

Indien zij maar in Allah geloofd hadden en in de Profeet en in wat aan hem neergezonden was, dan hadden zij hen niet tot beschermers genomen, maar velen van hen zijn zware zondaren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если они [иудеи] веровали бы в Аллаха, Пророка [Мухаммада], и (в) то, что было низведено ему [в Коран], (то) они не стали бы брать их [многобожников] (себе) сторонниками [помощниками и друзьями], но многие из них (являются) непокорными!

Rusça — Osmanov

Если бы они уверовали в Аллаха, Пророка и в то, что ниспослано ему, то не стали бы водить дружбу с многобожниками. Однако многие из них - нечестивцы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om de trodde på Gud och på sin Profet och på vad som har uppenbarats för honom skulle de inte ha tagit dessa (avgudadyrkare) till bundsförvanter; men många av dem är förhärdade i trots och synd.