Allah'ın, peygamberleri toplayıp "siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da, "Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyecekleri günü hatırlayın.

يَوْمَ يَجْمَعُ اللّٰهُ الرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَا اُجِبْتُمْ قَالُوا لَا عِلْمَ لَنَا اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ

yevme yecmeǔ (a)llahu r-rusule fe yeḳūlu māƶā ucibtum ḳālū lā ǐlme lenā inneke ente ǎllāmu l-ğuyūbi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigün
2يَجْمَعُyecmeǔج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.toplayacağı
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4الرُّسُلَr-rusuleر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalekastedilen/bilinen resuller
5فَيَقُولُfe yeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederler
6مَاذَاmāƶāne?
7اُجِبْتُمْucibtumج و بBir şeyde delik açmak, bir şeyi yırtmak veya parçalamak, delmek/delmek/oymak, bir şeyi kesmek, bir şeyi içini boşaltmak, geçmek veya çaprazlamak, yolculuk ederek geçmek, nüfuz etmek, cevap vermek veya yanıtlamak, aydınlatmak ve netleştirmek, korumak.size cevap verildi
8قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederler
9لَا
10عِلْمَǐlmeع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilgimiz yok
11لَنَاlenābizim
12اِنَّكَinnekeyalnız sensin
13اَنْتَentesen
14عَلَّامُǎllāmuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilen
15الْغُيُوبِl-ğuyūbiغ ي بuzak/ulaşılamaz/gizli/saklı, algıların veya zihinsel algının kapsamı dışında veya ötesinde, görünmez, karalama, gizli gerçek, kayıp olan kişigizlileri

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün Allah, bütün peygamberleri toplayacak da ne cevap verildi size diyecek. Diyecekler ki: Bilgimiz yok bizim, şüphe yok ki sensin gizli şeyleri hakkıyla bilen.

Abdulkadir Gölpınarlı

O gün Allah, bütün peygamberleri toplayacak da ne cevap verildi size diyecek. Diyecekler ki: Bilgimiz yok bizim, şüphe yok ki sensin gizli şeyleri hakkıyla bilen.

Adem Uğur

Allah'ın peygamberleri toplayıp da "Size ne cevap verildi" dediği gün, "Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz gizlilikleri hakkıyle bilen ancak sensin" diyeceklerdir.

Ahmed Hulusi

Allah, Rasulleri cem edeceği süreçte (Onlara sorar): "Size nasıl icabet edildi?", "Hiçbir bilgimiz yok! Kesinlikle gaybları bilen yalnız sensin" derler.

Ahmet Tekin

Allah Rasulleri toplayıp: 'Kendilerine görevle gönderildiğiniz kavimler, milletler tarafından, davetlerinize nasıl icabet edildiği konusunda ne diyorsunuz?' buyurduğu gün, 'Bizim hiçbir bilgimiz yok. Şüphesiz duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini bilen ancak Sensin, Sen' diyeceklerdir.

Ahmet Varol

Allah peygamberlerini topladığı gün: 'Size ne cevap verildi?' der. Onlar da: 'Bizim bir bildiğimiz yok. Gizlilikleri bilen ancak sensin' derler.

Ali Bulaç

Allah, elçileri toplayacağı gün, şöyle diyecek: "Size verilen cevap nedir?" Onlar da: "Bizim bilgimiz yoktur; şüphesiz görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen'sin Sen."

Ali Fikri Yavuz

Allah kıyamet gününde peygamberleri toplayıp şöyle buyurur: “- Ümmetinizi dâvet ettiğinizde, size ne cevap verildi?” Onlar da: “- Bizde hiç bir bilgi yok. Şüphesiz ki, sen bütün gaybları kemal üzere bilensin.” derler.

Ali Rıza Safa

Allah, elçileri topladığı gün, şöyle diyecek: "Size, ne yanıt verildi?" "Bizim bilgimiz yok. Kuşkusuz, gizli gerçekleri bilen, yalnızca Sensin, Sen!"

Bayraktar Bayraklı

Allah, peygamberleri bir araya getirip de, "Size ne cevap verildi?" dediği gün, "Bizim hiçbir bilgimiz yok; gizlilikleri hakkı ile bilen ancak sensin" diyeceklerdir.

Bekir Sadak

Allah peygamberleri topladigi gun, «Size ne cevap verildi?» der; onlar, «Bizim bir bildigimiz yoktur, dogrusu gorulmeyenleri bilen ancak Sen'sin» derler.

Celal Yıldırım

Allah, peygamberleri biraraya getireceği günde, «size ne cevap verildi ?» diyecek. Onlar da «bizim hiç bir bilgimiz yok, gayıbları bilen şüphesiz ki sensin sen!» diyecekler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın peygamberleri toplayıp da onlara “Size ne cevap verildi?” diye soracağı gün onlar “Bizim bir bilgimiz yok. Bütün gizlileri tam olarak bilen yalnız sensin” diyecekler.

Diyanet İşleri

Allah'ın, peygamberleri toplayıp "siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da, "Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyecekleri günü hatırlayın.

Diyanet İşleri (eski)

Allah peygamberleri topladığı gün, 'Size ne cevap verildi?' der; onlar, 'Bizim bir bildiğimiz yoktur, doğrusu görülmeyenleri bilen ancak Sen'sin' derler.

Diyanet Vakfi

Allah'ın peygamberleri toplayıp da «Size ne cevap verildi» dediği gün, «Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz gizlilikleri hakkıyle bilen ancak sensin» diyeceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah, Resulleri topladığı gün: «Size ne cevap verildi?» der. «Bizim bilgimiz yok» derler, «gizlileri bilen yalnız sensin, sen!».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah bütün Resulleri toplayacağı o günde: "Size ne cevap verildi." diye soracak. Onlar da: "Bizim bir bilgimiz yok, gizli olanları bilen ancak Sensin Sen!" diyecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki Allah bütün Resulleri toplayacak da "size ne cevab verildi?" buyuracak; "bizde ilim yok, sensin allamülguyub sen" diyecekler

Erhan Aktaş

Allah, Resulleri topladığı gün, "Nasıl karşılandınız der?" "Bizim bir bilgimiz yok, doğrusu gaybleri bilen ancak Sen'sin." derler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, resulleri topladığı gün, "Nasıl karşılandınız der?" "Bizim bir bilgimiz yok, doğrusu gaybleri bilen ancak Sen'sin." derler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, rasulleri topladığı gün, "Nasıl karşılandınız der?" "Bizim bir bilgimiz yok, doğrusu gayibleri bilen ancak Sen'sin." derler.

Fizilal-il Kuran

Allah, bütün peygamberleri bir araya getireceği gün insanlar çağrılarınıza ne cevap verdi? diye sorar, Peygamberler de; bizim birşey bildiğimiz yok. Hiç şüphesiz sen gaybleri bilensin derler.

Gültekin Onan

Tanrı, elçileri toplayacağı gün şöyle diyecek: "Size verilen cevap nedir?" Onlar da: "Bizim bilgimiz yoktur; şüphesiz gaybleri bilen sensin, sen" derler.

Hamdi Döndüren

Allah, peygamberleri bir araya toplayacağı gün (onlara), “Size ne cevap verildi?” diyecek. Onlar da, “Bizim bir bilgimiz yoktur. Çünkü, gaybleri en iyi bilen yalnız sensin!” diyecekler.

Hasan Basri Çantay

O günde ki Allah bütün peygamberleri toplayıb da: "Size verilen o cevab nedir?" diyecek, onlar da: "Bizim hiç bir bilgimiz yok. Şübhesiz ğaybları hakkıyle bilen Sensin Sen" diyeceklerdir.

Hasib Asutay

Allah, peygamberleri toplayacağı gün, 'Size (tebliğ ettiğiniz insanlardan) ne cevap verildi?' (53), diyecektir. (Onlar da) 'Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz gizlilikleri hakkıyla bilen ancak sensin, sen' diyecekler. (53. Yani ümmetlerinizi tevhide dâvet ettiğiniz zaman.)

Hayrat Neşriyat

Allah, o gün (kıyâmet günü) peygamberleri toplayacak da: '(Ümmetinizi da'vet ettiğiniz zaman) size ne cevab verildi?' buyuracak! (Onlar:) 'Bizim için (bu hususta) bir ilim yoktur. Şübhesiz ki gizlilikleri hakkıyla bilen, ancak sensin!' diyecekler.

İbni Kesir

Allah, Rasulleri topladığı gün şöyle buyurur; Size ne cevab verildi? Onlar da: Bizim bir bildiğimiz yoktur, doğrusu gaybları bilen Sensin Sen, derler.

Mehmet Okuyan

Allah’ın elçileri toplayıp da “Size ne cevap verildi?” dediği gün “Bizim hiçbir bilgimiz yok; şüphesiz ki gizlilikleri bilen ancak sensin sen” demiş (olacaklar)dır.

Muhammed Esed

Allah'ın bütün peygamberleri toplayıp onlara, "Size ne cevap verildi?" diye soracağı gün onlar, "Bizim bir bilgimiz yok: Yalnız Sensin yaratılmışların idrakini aşan her şeyi tümüyle bilen!" diyecekler.

Mustafa İslamoğlu

Allah bütün peygamberleri topladığı gün, onlara "Size ne cevap verildi?" deye soracak. Onlar, "Bizim bir bilgimiz yok, yaratılmışların idrakini aşan her şeyi tümüyle bilen yalnız Sensin!" diyecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

O günü ki, Allah Teâlâ peygamberleri toplayacak da «Size verilen cevap ne idi?» diyecek, onlar da «Bizim için bilgi yoktur, şüphe yok ki, gaybleri hakkıyla bilen ancak Sen'sin, Sen» diyeceklerdir.

Ömer Öngüt

Allah'ın, peygamberleri toplayıp da: “Size ne cevap verildi?” dediği gün onlar: “Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz ki gizlilikleri hakkıyla bilen ancak sensin!” diyeceklerdir.

Suat Yıldırım

Gün gelecek, Allah peygamberleri bir araya toplayıp: "Sizin tebliğleriniz ümmetleriniz tarafından nasıl karşılandı, nasıl bir cevap aldınız?" buyuracak. Onlar da: "Senin, her şeyi hakkiyle bilen ilminin yanında bizim bilgimiz yok. Zira gayblara vakıf olan, yalnız Sen’sin" diyecekler.

Süleyman Ateş

Allah, Elçileri toplayacağı gün: "Size ne cevap verildi?" der. "Bizim bilgimiz yok, derler, gizlileri bilen yalnız sensin, sen!"

Süleymaniye Vakfı

Allah, elçilerini topladığı günde onlara "Size ne cevap verildi?" diye soracak, onlar da "Bizim bu konuda bir bilgimiz yok. Bütün gaybı /her şeyin iç yüzünü bilen sensin!" diyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, elçilerini bir araya toplayacağı gün onlara: "Nasıl karşılandınız?" diye soracak, onlar da "Bizde bir bilgi olmaz; bütün gaybı (her şeyin içyüzünü) sen bilirsin" diyeceklerdir.

Şaban Piriş

Bir gün Allah, Resulleri bir araya getirir ve Onlara: -Size ne cevap verildi der. Onlar da derler ki: -Bizim bir bilgimiz yoktur, gaybları en iyi bilen sadece sensin!

Tefhim-ul Kuran

Allah, peygamberleri toplayacağı gün, şöyle diyecek: «Size verilen cevap nedir?» Onlar da: «Bizim bilgimiz yoktur; şüphesiz görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen'sin Sen.»

Ümit Şimşek

Peygamberleri huzurunda topladığı gün, Allah onlara 'Ne cevap aldınız?' diye sorar. Onlar 'Biz bilmiyoruz,' derler. 'Görünmeyenleri ve gizlilikleri bilen ancak Sensin.'

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, resulleri bir araya getireceği gün şöyle der: "Size ne cevap verildi?" Şöyle derler: "Hiçbir bilgimiz yok. Gaybları en iyi biçimde bilen sensin, sen!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah elçilərini toplayacağı gün deyəcəkdir: “Sizə nə cavab verildi?” Onlar isə: “Bizim elmimiz yoxdur. Şübhəsiz ki, qeybləri bilən Sənsən!”– deyəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah peyğəmbərləri toplayacağı gün (qiyamət günü) belə buyuracaq: ″(Ümmətlərinizi Mənim əmrimə tabe olmağa dəʼvət etdiyiniz zaman) sizə nə cavab verildi?″ Onlar isə (təvazökarlıq edib): ″Biz heç bir şey bilmirik. Həqiqətən, qeybləri (görünməyənləri) bilən ancaq Sənsən! – deyə cavab verəcəklər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Denkt an den Tag, den Jüngsten Tag, an dem Gott Seine Gesandten zusammenholt und sie fragen wird: ʺWelche Antworten habt ihr von euren Völkern bekommen?ʺ Sie werden sagen: ʺWir wissen nicht, was sich nach uns ereignete. Du allein kennst alles Verborgene.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

An dem Tag, da Allah die Gesandten versammelt und dann sagt: ʺWas wurde euch geantwortet?ʹʺ, werden sie sagen: ʺWir haben kein Wissen (darüber). Du bist ja der Allwisser der verborgenen Dinge.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Am Tage, an dem Allah die Gesandten versammelt und spricht: ʺWelche Antwort empfingt ihr?ʺ sagen sie: ʺWir haben kein Wissen, Du allein bist der Allwissende des Verborgenen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

(Erwähne) den Tag, an dem ALLAH die Gesandten versammelt, dann sagt: ʺWelche Antwort wurde euch gegeben?!ʺ Sie sagten: ʺWir verfügen über kein Wissen darüber, DU bist doch Der Allwissende über das Verborgene.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

One day shall Allah gather the Messengers and ask them, thus: "What response did you get from the people to whom you were sent and how did it accord with their deeds!" And they shall say: "Glory be to You, but You are the Omniscient of all the unknown and of all the invisible and of all private thoughts and feelings".

Abdul Haleem

On the Day when God assembles all the messengers and asks, ‘What response did you receive?’ they will say, ‘We do not have that knowledge: You alone know things that cannot be seen.’

Abdullah Yusuf Ali

One day will Allah gather the messengers together, and ask: "What was the response ye received (from men to your teaching)?" They will say: "We have no knowledge: it is Thou Who knowest in full all that is hidden."

Abul A'la Maududi

The Day when Allah will gather together the Messengers and say: 'What answer were you given?' They will reply: 'We have no real knowledge of it. You alone fully know all that lies beyond the reach of human perception.

Aisha Bewley

On the day Allah gathers the Messengers together and says, ‘What response did you receive?’ they will say, ‘We do not know. You are the Knower of unseen things.’

Al-Hilali & Khan

On the Day when Allâh will gather the Messengers together and say to them: "What was the response you received (from men to your teaching)?" They will say: "We have no knowledge, verily, only You are the All-Knower of all that is hidden (or unseen)."

Ali Quli Qarai

The day Allah will gather the apostles and say, ‘What was the response to you?’ They will say, ‘We have no knowledge. Indeed You are knower of all that is Unseen.’

Amatul Rahman Omar

(Imagine) the day when Allâh will gather together all the Messengers and asks, `What response did you receive?' They will say, `We have no real knowledge (about the minds of the people), surely it is You alone Who have true and perfect knowledge of all things unseen. '

Arthur John Arberry

The day when God shall gather the Messengers, and say, 'What answer were you given?' They shall say, 'We have no knowledge; Thou art the Knower of the things unseen.

Bijan Moeinian

The Day will come when God will ask His Prophets: "What kind of response did you receive?" They will reply: “We do not know [what was in the heart of the believers]; only You have the full knowledge of all secrets. ”

E. Henry Palmer

On the day when God shall assemble the apostles and shall say, 'How were ye answered?' they will say, 'We have no knowledge; verily, thou art He who knoweth the unseen. '

Edip-Layth

The day God will gather the messengers and He will say, "What was the response you received?"; they said, "We have no knowledge, you are the Knower of all the unseen."

George Sale

Think of the day when Allah will assemble the Messengers and say, 'What was the reply made to you?' They will say, 'We have no knowledge, it is only Thou Who art the Knower of hidden things.

Hamid S. Aziz

On the day when Allah will assemble the Messengers and say, "What was your response from mankind. " they will say, "We have no knowledge; verily, Thou art He who knows in full the hidden."

Mahmoud Ghali

The Day when Allah will gather the Messengers, so He will say, "What answer were you given?" They will say, "We have no knowledge; surely You, Ever You, are The Superb Knower of the (Things) Unseen. "

Marmaduke Pickthall

In the day when Allah gathereth together the messengers, and saith: What was your response (from mankind)? they say: We have no knowledge. Lo! Thou, only Thou art the Knower of Things Hidden,

Mohamed Ahmed - Samira

The day God will gather the apostles and ask: "What answer was made to you?" They will say: "We know not. You alone know the secrets unknown."

Muhammad Asad

ON THE DAY when God shall assemble all the apostles and shall ask, "What response did you receive?" -they will answer, "We have no knowledge; verily, it is Thou alone who fully knowest all the things that are beyond the reach of a created being's perception. "

Mustafa Khattab

˹Consider˺ the Day Allah will gather the messengers and say, "What response did you receive?" They will reply, “We have no knowledge ˹compared to You˺! You ˹alone˺ are indeed the Knower of all unseen.”

Progressive Muslims

The Day God will gather the messengers and He will Say: "What was the response you received"; they said: "We have no knowledge, you are the Knower of all the unseen. "

Sahih International

[Be warned of] the Day when Allah will assemble the messengers and say, "What was the response you received?" They will say, "We have no knowledge. Indeed, it is You who is Knower of the unseen"

Sam Gerrans

The day God gathers the messengers, He will say: “What was the response to you?” They will say: “We have no knowledge; Thou art the Knower of the Unseen Realms.”

Shabbir Ahmed

On the Day when Allah will assemble all Messengers and ask them, "What was the long term response to your teachings?" They will say, "We have no knowledge. You, only You are the Knower of the Unseen."

Syed Vickar Ahamed

On the Day, when Allah will gather the messengers together, and asks them: "What was the response you received (from men to your teaching)?" They will say: "We have no knowledge: (It is) only You are All Knowing of all that is Hidden (Aalim-Al-Ghaib). "

Taqi Usmani

(Be mindful of) the day when Allah will assemble the messengers and will say to them, "How were you responded to?" They will say, “We have no knowledge. Surely You alone have the full knowledge of all that is unseen.”

The Monotheist Group

The Day God will gather the messengers and He will say: "What was the response you received?" They said: "We have no knowledge, you are the Knower of all the unseen."

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî mirovan! Hişyar bin.) Roja Xwedê pêxemberan kom dike, vêca ji wan re dibêje: Bersiva we (ji aliyê miletê we ve) çawa hate dayîn? Dibêjin: Em nizanin, bêguman her Tu yî zanayê bi nependiyan.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Op de dag dat God de gezanten bijeenbrengt en zegt: ʺWat heeft men jullie geantwoord?ʺ Dan zeggen zij: ʺWij hebben er geen weet van; U bent de kenner van de verborgenheden.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Op zekeren dag zal God de apostels vereenigen en tot hen zeggen: Welk een antwoord werd u gegeven, toen gij voor het volk hebt gepredikt, naar hetwelk gij werd afgezonden? Zij zullen antwoorden: Wij hebben geene kennis, maar gij kent de geheimen.

Hollandaca — Siregar

Op de Dag dat Allah de Boodschappers zal verzamelen en lien dan zal zeggen: ʺWat was het antwoord (opjullie Boodschap)?ʺ Zij zeggen: ʺWij hebben er geen kennis van, voorwaar, U bent de Kenner van het verborgene.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И помните, о, люди, о) том дне [Дне Суда], когда Аллах соберет посланников и скажет: «Что же вам было отвечено (вашими общинами) (когда вы призывали их к Единобожию)?», – они скажут: «Нет у нас знания (об этом) (так как мы не знаем, что в душах людей и не знаем, что произошло после нас), поистине, Ты (о, Аллах) – Знающий (все) Сокровенное».

Rusça — Osmanov

[Помни] о том дне, когда Аллах созовет [всех] посланников и спросит их: ʺЧто вам ответили [те, кого вы звали к новой вере]?ʺ Посланники ответят: ʺНеведомо нам [это]. Воистину, Ты один знаешь сокровенные тайныʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

DEN DAG då Gud samlar sändebuden och frågar: ʺVilket gensvar fick ni?ʺ - kommer de att svara: ʺ(Om det) vet Vi ingenting; Du (ensam) känner det som är dolt för människor.ʺ