Casiye — Dil Profiliالجاثية
488 kelime, 37 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- د ه ر(D̃HR)2×Olmak, meydana gelmek, vuku bulmak
- ج ث و(CS̃W)3×Dizlerin üzerine oturmak, diz çökmek, dizlerinin üzerine düşmek, ayak parmaklarının uçlarında durmak, biriyle diz dize oturmak.
Nadir çekim formları
- شَرِيعَةٍ(şerīǎtin)yalnızca bu surede
- مَحْيَاهُمْ(meHyāhum)yalnızca bu surede
- وَمَمَاتُهُمْ(ve memātuhum)yalnızca bu surede
- بَصَرِهِ(beSarihi)yalnızca bu surede
- جَاثِيَةً(cāṧiyeten)yalnızca bu surede
- كِتَابِهَا(kitābihā)yalnızca bu surede
- كِتَابُنَا(kitābunā)yalnızca bu surede
- بِمُسْتَيْقِنِينَ(bi musteyḳinīne)yalnızca bu surede
- نَسْتَنْسِخُ(nestensiḣu)yalnızca bu surede
- اتَّخَذَهَا(tteḣaƶehā)yalnızca bu surede
- يُصِرُّ(yuSirru)yalnızca bu surede
- وَاَضَلَّهُ(ve eDellehu)yalnızca bu surede
- يَخْسَرُ(yeḣseru)yalnızca bu surede
- فَيُدْخِلُهُمْ(fe yudḣiluhum)yalnızca bu surede
- يَبُثُّ(yebuṧṧu)yalnızca bu surede
- اجْتَرَحُوا(cteraHū)yalnızca bu surede
- نَظُنُّ(neZunnu)yalnızca bu surede
- فَاتَّبِعْهَا(fe ttebiǎ'hā)yalnızca bu surede
- نَنْسٰيكُمْ(nensākum)yalnızca bu surede
- تُدْعٰٓى(tud'ǎā)yalnızca bu surede
- يَغْفِرُوا(yeğfirū)yalnızca bu surede
- يُهْلِكُنَا(yuhlikunā)yalnızca bu surede
- وَلِتُجْزٰى(ve li tuczā)yalnızca bu surede
- غِشَاوَةً(ğişāveten)2×
- الْكِبْرِيَاءُ(l-kibriyā'u)2×
- نَمُوتُ(nemūtu)2×
- اِلٰهَهُ(ilāhehu)2×
- اَفَّاكٍ(effākin)2×
- مُسْتَكْبِرًا(mustekbiran)2×
- نَسِيتُمْ(nesītum)2×
- اَسَٓاءَ(esā'e)2×
- وَتَصْرِيفِ(ve teSrīfi)2×
- سَمِعَهُ(semiǎhu)2×
- الدَّهْرِ(d-dehri)2×
- حُجَّتُهُمْ(Huccetuhum)2×
- وَغَرَّتْكُمُ(ve ğarratkumu)2×
- يَجْمَعُكُمْ(yecmeǔkum)2×
- نَدْرِي(nedrī)2×
- ائْتُوا('tū)2×
- يَسْمَعْهَا(yesmeǎ'hā)2×
- وَنَحْيَا(ve neHyā)2×
- وَفَضَّلْنَاهُمْ(ve feDDelnāhum)2×
- ظَنًّا(Zennen)3×
- حَيَاتُنَا(Hayātunā)3×
- خَتَمَ(ḣateme)3×
- جَعَلْنَاكَ(ceǎlnāke)3×
- اَهْوَٓاءَ(ehvā'e)3×
- رِجْزٍ(riczin)3×
- يُسْتَعْتَبُونَ(yusteǎ'tebūne)3×
- يَهْدِيهِ(yehdīhi)3×
- يَنْطِقُ(yenTiḳu)3×
- وَرَائِهِمْ(verāihim)3×
- مَأْوٰيكُمُ(me'vākumu)3×
- فَبَشِّرْهُ(fe beşşirhu)3×
- حَسِبَ(Hasibe)3×
- اسْتَكْبَرْتُمْ(stekbertum)3×
- نَتْلُوهَا(netlūhā)3×
- نَجْعَلَهُمْ(nec'ǎlehum)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 55 (%47)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 58 (%49)
- Emir (buyurgan)
- 5 (%4)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 14 (%12)
- Muhatap (2. şahıs)
- 23 (%19)
- Gaib (3. şahıs)
- 81 (%69)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-13 | 9/14/1 | 1/3/20 |
| Orta | 14-26 | 28/26/4 | 8/9/41 |
| Son | 27-37 | 18/18/0 | 5/11/20 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- ي ق ن(YGN)kesinlik, elbette, kesinlikle, emin olmak/olmak/açık olmak, saptamak, kesin olan kişi3 ayet · beklenen 0.2 · z=6.99
- ه ز ا(HZÊ)aşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)3 ayet · beklenen 0.2 · z=6.48
- ا ي ي(ÊYY)İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.11 ayet · beklenen 2.1 · z=6.35
- ت ل و(TLW)Takip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.4 ayet · beklenen 0.4 · z=6.09
- ك س ب(KSB)Kazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.3 ayet · beklenen 0.4 · z=4.47
- ح ي ي(ḪYY)Yaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmek5 ayet · beklenen 1.0 · z=4.21
- س خ ر(SḢR)Alay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmek2 ayet · beklenen 0.2 · z=3.96
- ر ي ب(RYB)belirsizliğe düşürmek, şüpheye düşürmek, felaket, şüphe, rahatsız etmek, şüphe uyandırmak, zihinsel huzursuzluk yaratmak, sıkıntı vermek, kötü bir kanı oluşturmak, yalan isnat etmek2 ayet · beklenen 0.2 · z=3.96
- ه و ي(HWY)Kuş gibi avına doğru dik inmek, yok olmak, mahvolmak, yıkmak, yok etmek, ortadan kaybolmak, özlem duymak, hayal etmek, kandırmak, baştan çıkarmak, savrulmak, düşük tutkuyla ilham vermek, arzular/hayaller2 ayet · beklenen 0.2 · z=3.82
- س م و(SMW)yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)7 ayet · beklenen 2.1 · z=3.51