Göklerde ve yerde ululuk O'na aittir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

وَلَهُ الْكِبْرِيَاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

ve le hu l-kibriyā'u fī s-semāvāti ve l-erDi ve huve l-ǎzīzu l-Hakīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَهُve le huve onlar
2الْكِبْرِيَاءُl-kibriyā'uك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.ululuk
3فِي
4السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerde
5وَالْاَرْضِۖve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerde
6وَهُوَve huveve O
7الْعَزِيزُl-ǎzīzuع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertazizdir
8الْحَكِيمُl-Hakīmuح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hakimdir

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onundur ululuk göklerde ve yeryüzünde ve odur üstün, hüküm ve hikmet sâhibi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onundur ululuk göklerde ve yeryüzünde ve odur üstün, hüküm ve hikmet sâhibi.

Adem Uğur

Göklerde ve yerde azamet yalnız O'nundur. O, azîzdir, hakîmdir.

Ahmed Hulusi

Kibriya (benlik); semalarda ve arzda O'na aittir! O, Aziyz'dir, Hakiym'dir.

Ahmet Tekin

Göklerde ve yerde büyüklük, azamet O’na mahsustur. Kudret ve hikmet sahibi, hükümran olan O’dur.

Ahmet Varol

Göklerde ve yerde ululuk O'nundur. O güçlüdür, hikmet sahibidir.

Ali Bulaç

Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Fikri Yavuz

Göklerde ve yerde azamet O’nundur. O, Azîz’dir = her şeye galibdir. Hakîm’dir = hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Göklerde ve yeryüzünde tüm büyüklükler, O'na özgüdür. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Göklerde ve yerde bütün ululuk O'nundur. Yalnız O, kudretlidir; hikmet sahibidir.

Bekir Sadak

Goklerde ve yerde azamet O'nundur, O, gucludur, Hakim'dir.

Celal Yıldırım

Göklerde ve yerde gerçek büyüklük ve ululuk O'nundur. O, çok güçlüdür, çok üstündür, hikmet sahibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Göklerde ve yerde ululuk O’na aittir. O sonsu"z güç, sınırsız hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri

Göklerde ve yerde ululuk O'na aittir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Göklerde ve yerde azamet O'nundur, O, güçlüdür, Hakim'dir.

Diyanet Vakfi

Göklerde ve yerde azamet yalnız O'nundur. O, azîzdir, hakîmdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Göklerde ve yerde büyüklük ve hâkimiyet O'nundur. O, Aziz'dir (herşeye galiptir); Hakîm'dir (hüküm ve hikmet sahibidir).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Göklerde ve yerde büyüklük O'na aittir. O, öyle güçlüdür. Öyle hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Göklerde, Yerde büyüklük onun, o öyle aziz, öyle hakim

Erhan Aktaş

Göklerde ve yerde erişilmez büyüklük ve egemenlik yalnızca O'nundur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerde ve yerde erişilmez büyüklük ve egemenlik yalnızca O'nundur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde erişilmez büyüklük ve egemenlik yalnızca O'nundur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Fizilal-il Kuran

Göklerde yerde ululuk, yalnız O'na aittir. O, üstün iradelidir, her yaptığını bir hikmete göre yapar.

Gültekin Onan

Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hamdi Döndüren

Göklerde ve yerde büyüklük, yalnız O’na aittir. O çok güçlü, tam hüküm ve hikmet sahibi olandır.

Hasan Basri Çantay

Göklerde de, yerde de büyüklük ancak Ona mahsusdur. O, mutlak kaadirdir, yegane hukum ve hikmet saahibidir.

Hasib Asutay

Göklerde ve yerde büyüklük yalnız O'na aittir. O, mutlak üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hayrat Neşriyat

Hem göklerde ve yerde büyüklük, yalnız O’na mahsustur; ve O, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

İbni Kesir

Göklerde de, yerde de büyüklük O'nundur. O'dur Aziz, Hakim.

Mehmet Okuyan

Göklerde ve yerde büyüklük yalnızca O’na aittir. O güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Muhammed Esed

Göklerde ve yerde bütün azamet yalnız O'nundur; ve yalnız O, kudret ve hikmet sahibidir!

Mustafa İslamoğlu

Göklerde ve yerde erişilmez büyüklük O'na mahsustur: zira O'dur mutlak üstün ve yüce olan, her hükmünde tam isabet kaydeden sadece O'dur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve göklerde ve yerde büyüklük O'na mahsustur ve azîz, hakîm olan da O'dur.

Ömer Öngüt

Göklerde de yerde de azamet O'nundur. O Azîz'dir, hükmünde hikmet sahibidir.

Suat Yıldırım

Dolayısıyla göklerde ve yerde ululuk yalnız O'na aittir. Aziz ve Hakîm O'dur: Üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde ululuk, yalnız O'na aittir. O, azizdir, hakimdir.

Süleymaniye Vakfı

Göklerde ve yerde büyüklük de ona özgüdür. O daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerde de yerde de büyüklenme hakkı sadece O'ndadır. Üstün olan ve doğru kararlar veren O'dur.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur. Aziz ve hakim O'dur.

Tefhim-ul Kuran

Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ümit Şimşek

Göklerde ve yerde büyüklük Onundur. Onun kudreti herşeye üstündür, hikmeti ise herşeyi kuşatmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerde ve yerde ululuk/büyüklük O'nundur! Aziz'dir O, Hakim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Göylərdə və yerdə böyüklük yalnız Ona məxsusdur. O, Qüdrətlidir, Müdrikdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Göylərdə və yerdə böyüklük (ululuq yalnız) Ona məxsusdur. O, yenilməz qüvvət sahibi, hikmət sahibidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihm allein gebührt die Erhabenheit in den Himmeln und auf Erden, und Er ist der Allmächtige, der Allweise.

Almanca — Der Edle Quran

Ihm gehört die Oberhoheit in den Himmeln und auf der Erde, und Er ist der Allmächtige und Allweise.

Almanca — M. A. Rassoul

Sein ist die Erhabenheit in den Himmeln und auf der Erde; und Er ist der Erhabene, der Allweise.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und Ihm gehört die Herrlichkeit in den Himmeln und auf Erden. Und ER ist Der Allwürdige, Der Allweise.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It Him befits the unique attribute of " Proper Pride " as well as the glory, majesty and splendour attendant upon the manifestation of His Supreme Being in the heavens and on earth And He is AL-Aziz (the Almighty) and AL-Hakim (the Wise).

Abdul Haleem

True greatness in the heavens and the earth is rightfully His: He is the Mighty, the Wise.

Abdullah Yusuf Ali

To Him be glory throughout the heavens and the earth: and He is Exalted in Power, Full of Wisdom!

Abul A'la Maududi

His is the glory in the heavens and the earth. He is the Most Mighty, the Most Wise.

Aisha Bewley

All greatness belongs to Him in the heavens and earth He is the Almighty, the All-Wise.

Al-Hilali & Khan

And His (Alone) is the Majesty in the heavens and the earth, and He is the All-Mighty, the All-Wise.

Ali Quli Qarai

To Him belongs all supremacy in the heavens and the earth, and He is the All-mighty, the All-wise.

Amatul Rahman Omar

And all the majesty in the heavens and the earth belongs to Him alone. And He alone is the All-Mighty, the All- Wise.

Arthur John Arberry

His is the Domination an the heavens and the earth; He is the All-mighty, the All-wise.

Bijan Moeinian

To Lord is Glory throughout the heavens and the earth. God is Almighty, the Most Wise.

E. Henry Palmer

His is the grandeur in the heavens and the earth, and He is the mighty and the wise!

Edip-Layth

To Him belongs all majesty in the heavens and the earth. He is the Noble, the Wise.

George Sale

And unto Him be glory in heaven and earth; for He is the mighty, the wise God!

Hamid S. Aziz

And unto Him alone belongs Majesty in the heavens and the earth, and He is the Mighty, the Wise.

Mahmoud Ghali

And to Him (belongs) the Supreme Grandeur in the heavens and the earth; and He is The Ever-Mighty, The Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

And unto Him (alone) belongeth Majesty in the heavens and the earth, and He is the Mighty, the Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

His is the supremacy in the heavens and the earth; and He is the all-mighty and all-wise.

Muhammad Asad

And His alone is all majesty in the heavens and on earth; and He alone is almighty, truly wise!

Mustafa Khattab

To Him belongs ˹all˺ Majesty in the heavens and the earth. And He is the Almighty, All-Wise.

Progressive Muslims

And to Him belongs all majesty in the heavens and the Earth. He is the Noble, the Wise.

Sahih International

And to Him belongs [all] grandeur within the heavens and the earth, and He is the Exalted in Might, the Wise.

Sam Gerrans

And to Him belongs the majesty in the heavens and the earth; and He is the Exalted in Might, the Wise.

Shabbir Ahmed

And His alone is all Majesty in the Universe, and He alone is Almighty, Most Wise.

Syed Vickar Ahamed

To Him be Glory everywhere in the heavens and the earth: And He is exalted in Power (Aziz), Full of Wisdom (Hakeem)!

Taqi Usmani

And to Him belongs majesty in the heavens and the earth. And He is the Mighty, the Wise.

The Monotheist Group

And to Him belongs all majesty in the heavens and the earth. He is the Noble, the Wise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et à Lui la grandeur dans les cieux et la terre. Et cʹest Lui le Puissant, le Sage.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Di erd û asîmanan de, mezinahî û kubarî her jê re ye û Ew e yê serdest, yê karbinecih.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Hij heeft de hoogste macht in de hemelen en op de aarde en Hij is de machtige, de wijze.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En glorie aan hem in den hemel en op aarde; want hij is de machtige, de wijze God.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Только Ему принадлежит величие на небесах и на земле. Он - великий, мудрый.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Honom tillhör all makt och härlighet i himlarna och på jorden och Han är den Allsmäktige, den Vise.