O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.

وَالَّذِي نَزَّلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً بِقَدَرٍ فَاَنْشَرْنَا بِهِ بَلْدَةً مَيْتًا كَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ

ve elleƶī nezzele mine s-semāi māen bi ḳaderin fe enşernā bihi beldeten meyten ke ƶālike tuḣracūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِيve elleƶīve o ki
2نَزَّلَnezzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirendir
3مِنَmine-ten
4السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök-
5مَاءًmāenم و هsu, yağmursu
6بِقَدَرٍbi ḳaderinق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışbir ölçü ile
7فَاَنْشَرْنَاfe enşernāن ش رYaymak, canlandırmak, yeniden hayata döndürmek, genişlemek, açığa çıkarmak, açmak, genişletmek, sergilemek, yaymak.böylece canlandırdık
8بِهِbihionunla
9بَلْدَةًbeldetenب ل دŞehir, kent, ülke, memleket, yurt, toprak, bölge, diyar, yöre, kasaba, vilayetbir ülkeyi
10مَيْتًاmeytenم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölü
11كَذٰلِكَke ƶālikeişte öyle
12تُخْرَجُونَtuḣracūneخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmaksiz de çıkarılacaksınız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve öyle bir mâbuttur ki ihtiyaç miktârınca yağmur yağdırır gökten, derken onunla ölü şehri diriltiriz, işte böylece sizi de diriltip kabirlerinizden çıkarır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve öyle bir mâbuttur ki ihtiyaç miktârınca yağmur yağdırır gökten, derken onunla ölü şehri diriltiriz, işte böylece sizi de diriltip kabirlerinizden çıkarır.

Adem Uğur

Gökten bir ölçüye göre suyu indiren O'dur. Biz onunla (kupkuru), ölü memlekete hayat veririz. İşte siz de böylece (mezarlarınızdan) çıkarılacaksınız.

Ahmed Hulusi

O ki, semadan ölçülü olarak bir su (ilim) indirdi. . . Onunla ölü bir beldeyi (bilinci) dirilttik! Böylece (kabirlerden - bedenlerden) çıkarılırsınız.

Ahmet Tekin

Allah, gökten bir hesap bir plan dâhilinde, belirli miktarlarda, düzenli olarak su indirendir. Biz onunla, kupkuru, ölü beldelere hayat vererek ölümünden önceki haline getiririz. İşte siz de, suyla genetik şifreleri harekete geçirilerek hayat verilen bitkiler gibi, kabirlerinizden çıkarılacaksınız.

Ahmet Varol

O, gökten bir ölçüye göre su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle çıkarılırsınız.

Ali Bulaç

Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi 'dirilttik (ve her yanına yeniden hayat) yaydık'; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.

Ali Fikri Yavuz

O Allah ki, gökten bir ölçü ile yağmur indirmektedir. İşte biz onunla ölü, (bitkileri kurumuş) bir beldeye hayat vermekteyiz. Siz de (ölmüşken kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.

Ali Rıza Safa

Ve O, belirlenmiş bir ölçüye göre gökten su indirmiştir. Böylece, ölü bir yöreyi onunla canlandırırız. İşte, siz de böyle çıkarılacaksınız.

Bayraktar Bayraklı

Gökten gerekli ölçüde tekrar tekrar suyu indiren Allah'tır. Biz o su ile ölü topraklara hayat veririz. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.

Bekir Sadak

O, suyu gokten bir olcuye gore indirir. Biz onunla olu memleketi diriltiriz. Iste siz de boyle diriltileceksiniz.

Celal Yıldırım

O (Allah) ki, gökten belli bir oranda su indirir de onunla ölü bir beldeye hayat verip canlandırırız. İşte bunun gibi siz de diriltilip kabirlerinizden çıkarılacaksınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gökten ölçülü olarak su indiren de O’dur. Onunla ölü bir beldeye yeniden hayat veririz. İşte siz de böyle diriltilip çıkarılacaksınız.

Diyanet İşleri

O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.

Diyanet İşleri (eski)

O, suyu gökten bir ölçüye göre indirir. Biz onunla ölü memleketi diriltiriz. İşte siz de böyle diriltileceksiniz.

Diyanet Vakfi

Gökten bir ölçüye göre suyu indiren O'dur. Biz onunla (kupkuru), ölü memlekete hayat veririz. İşte siz de böylece (mezarlarınızdan) çıkarılacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah gökten belli bir ölçüye göre su indirdi. Biz onunla ölü bir memlekete yeniden hayat verdik. İşte siz de kabirlerinizden böyle diriltilip çıkarılacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O ki bir ölçü ile yukarıdan su indirmekte ve onunla ölü bir beldeye hayat neşretmekteyiz, işte siz de (kabirlerinizden) öyle çıkarılacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o ki yukarıdan bir mikdar ile bir su indirmekte ve onunla ölü bir beldeye hayat neşretmekteyiz, işte siz de öyle çıkarılacaksınız

Erhan Aktaş

O, bir ölçüye göre gökten su indirendir. Sonra, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle yeniden diriltileceksiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, bir ölçüye göre gökten su indirendir. Sonra, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle yeniden diriltileceksiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, bir ölçüye göre gökten su indirendir. Sonra, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle yeniden diriltileceksiniz.

Fizilal-il Kuran

Gökten bir ölçüye göre suyu indiren O'dur. Biz onunla kupkuru ölü bir memlekete hayat verdik. İşte böyle sizde tekrar diriltileceksiniz.

Gültekin Onan

Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi dirilttik (ve her yanına yeniden hayat) yaydık; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.

Hamdi Döndüren

Gökten, bir ölçü ile su indirdi de, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.

Hasan Basri Çantay

(O Allah ki) gökden bir ölçü ile su indirmişdir. İşte biz onunla ölü bir memlekete can verdik. Sizde böylece (kabirlerinizden diriltilib) çıkarılacaksınız.

Hasib Asutay

Gökten bir ölçüye göre yağmur indiren O'dur. Biz onunla ölü bir beldeyi (toprağı) canlandırdık. Siz de böylece (mezarlarınızdan) çıkarılacaksınız.

Hayrat Neşriyat

Ve O (Allah) ki, gökten bir ölçü ile su indirdi. Artık onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (siz de kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız!

İbni Kesir

O ki; gökten bir ölçüye göre su indirmiştir. İşte Biz, onunla ölü bir memleketi dirilttik, siz de böylece çıkarılacaksınız.

Mehmet Okuyan

Gökten bir ölçüyle su indiren de O’dur. Biz onunla ölü şehri (toprağı) canlandırırız. Siz de (mahşer için) işte böyle çıkarılacaksınız.

Muhammed Esed

O'dur gökten gerekli miktarda suyu tekrar tekrar indiren; işte, Biz (nasıl) onunla ölü toprağa hayat veriyorsak, siz de böyle (öldükten sonra) yeniden sahneye çıkarılacaksınız.

Mustafa İslamoğlu

Gökten suyu bir ölçüye göre sürekli indiren de O'dur: Bunun sonunda Biz (nasıl) ölü toprağı yeniden diriltiyorsak, işte siz de (öldükten sonra) böyle çıkarılacaksınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o ki, gökten bir muayyen miktar su indirmiştir. Artık onunla bir ölmüş beldeye (hayat) neşretmiş olduk. İşte siz de (kabirlerinizden) öyle çıkarılacaksınızdır.

Ömer Öngüt

O ki, gökten bir ölçüye göre su indirdi. Biz o su ile ölü bir memleketi canlandırdık. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.

Suat Yıldırım

Gökten, bir ölçüye göre su indiren de O’dur. Biz onunla ölü bir ülkeye hayat veririz. İşte siz de mezarlarınızdan öyle çıkarılacaksınız.

Süleyman Ateş

Gökten bir ölçü ile su indirdi de, onunla ölü bir ülkeyi canlandırdık. İşte siz de öyle (canlandırılıp) çıkarılacaksınız.

Süleymaniye Vakfı

O, gökten bir ölçüye göre su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırır. Siz de (öldükten sonra topraktan) aynı şekilde çıkarılacaksınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O, gökten bir ölçüye göre su indiren Allah'tır. Onunla ölü bir bölgeyi diriltiriz. Kabirlerinizden de böyle çıkarılacaksınız.

Şaban Piriş

O, gökten bir ölçüyle su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. Sizde işte böyle çıkarılacaksınız.

Tefhim-ul Kuran

Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi 'dirilttik (ve her yanına yeniden hayat) yaydık'; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.

Ümit Şimşek

Gökten bir ölçüye göre su indiren de Odur ki, ölü bir beldeye Biz o suyla hayat verdik. Siz de kabirlerinizden böyle çıkarılacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Gökten bir ölçüye bağlı olarak/bir kaderle su indirmiştir O. O suyla biz ölü bir beldeyi hayata kavuşturduk. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Göydən lazım olduğu qədər su endirildi. Biz onunla ölü bir diyarı diriltdik. Siz də beləcə dirildilib çıxarılacaqsınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O Allah ki, göydən bir qədər (sizin ehtiyacınızı ödəyə biləcək miqdarda) su endirdi. Biz onunla ölü bir məmləkəti dirildirik. Siz də (qiyamət günü dirildilib qəbirlərinizdən) belə çıxardılacaqsınız!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und Der vom Himmel Wasser nach Maß herabregnen läßt, mit dem Wir eine tote Gegend ins Leben rufen. Ebenso werdet auch ihr zum Jüngsten Tag auferweckt werden.

Almanca — Der Edle Quran

und Der Wasser vom Himmel in (bestimmtem) Maß herabkommen läßt. Damit lassen Wir (manch) totes Land auferstehen. So werdet auch ihr hervorgebracht werden -,

Almanca — M. A. Rassoul

Und (Er ist es,) Der Wasser vom Himmel nach Maß herniedersendet, durch das Wir ein totes Land zum Leben erwecken ebenso sollt auch ihr auferweckt werden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Auch Derjenige, Der vom Himmel Wasser nach Bestimmung fallen ließ, dann ließen WIR damit eine tote Landschaft erstehen. Solcherart werdet ihr hervorgebracht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Who sends down from the floor of the vault of heaven enough rain water in due measure and thereby a dead and barren land, * is revived; similarly shall you be resurrected.

Abdul Haleem

who sends water down from the sky in due measure––We resurrect dead land with it, and likewise you will be resurrected from the grave––

Abdullah Yusuf Ali

That sends down (from time to time) rain from the sky in due measure;- and We raise to life therewith a land that is dead; even so will ye be raised (from the dead);-

Abul A'la Maududi

He Who sent down water from the sky in a determined measure, and thereby We revived a dead land: likewise will you be raised up (from the earth)

Aisha Bewley

It is He who sends down water in due measure from the sky by which We bring a dead land back to life. That is how you too will be brought forth.

Al-Hilali & Khan

And Who sends down water (rain) from the sky in due measure, then We revive a dead land therewith, and even so you will be brought forth (from the graves).

Ali Quli Qarai

and who sent down water from the sky in a measured manner, and We revived with it a dead country. (Likewise you [too] shall be raised [from the dead].)

Amatul Rahman Omar

And (it is He) Who sends down again and again water from the clouds according to a set decree and in proper measure and by this means We revive the dead territory. That is how you (too) shall be brought forth (alive).

Arthur John Arberry

and who sent down out of heaven water in measure; and We revived thereby a land that was dead; even so you shall be brought forth;

Bijan Moeinian

God is the One Who sends down water from the sky in right amount to bring life to dead lands. For the same token that the dead land is resurrected [in front of your eyes], you too will be resurrected.

E. Henry Palmer

and who sent down from the heaven water in due measure; and we raised up thereby a dead country; thus shall ye too be brought forth;

Edip-Layth

He is the One who sends down water from the sky, in exact measure. We then revive with it a dead land. Similarly, you will be brought out.

George Sale

And Who sendeth down rain from heaven by measure, whereby We quicken a dead country; -- so shall ye be brought forth from your graves: --

Hamid S. Aziz

And Who sends down water from the cloud according to a measure, then We raise to life thereby a dead land, even thus shall you be brought forth;

Mahmoud Ghali

And Who has been sending down from the heaven water with determined estimate; so We have made to rise again thereby a deceased country; thus you will be brought out.

Marmaduke Pickthall

And Who sendeth down water from the sky in (due) measure, and We revive a dead land therewith. Even so will ye be brought forth;

Mohamed Ahmed - Samira

Who sent down water in due measure from the sky, then quickened a region that was dead -- So shall We bring you forth --

Muhammad Asad

And He it is who sends down, again and again, waters from the sky in due measure: and [as] We raise therewith dead land to life, even thus will you be brought forth [from the dead].

Mustafa Khattab

And ˹He is the One˺ Who sends down rain from the sky in perfect measure, with which We give life to a lifeless land. And so will you be brought forth ˹from the grave˺.

Progressive Muslims

And He is the One who sends down water from the sky, in exact measure. We then revive with it a dead land. Similarly, you will be brought-out.

Sahih International

And who sends down rain from the sky in measured amounts, and We revive thereby a dead land - thus will you be brought forth -

Sam Gerrans

And who sent down water from the sky in measure — and We resurrected thereby a dead land; thus will you be brought forth —

Shabbir Ahmed

And He it is Who sends down water from the sky in due measure. And We revive with it a dead land, thus will you be brought forth.

Syed Vickar Ahamed

And (Allah, ) Who sends down rain from the sky (from time to time) in correct amounts— And with it We raise to life a land that is dead; And in the same way you will be raised (from the dead);

Taqi Usmani

and the One who has sent down water from the sky in due measure. Then We have revived with it a dead town. In the same way, you will be brought forth (alive from the graves),

The Monotheist Group

And He is the One who sends down water from the sky, in exact measure. We then revive with it a dead land. Similarly, you will be brought-out.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Celui qui a fait descendre lʹeau du ciel avec mesure et avec laquelle Nous ranimons une cité morte (aride). Ainsi vous serez ressuscités;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ê ku ji ewran, bi endaz (û pîvan) av daxistiye. Vêca Me bi wê avê welatekî hişk û mirî hêşîn û sax kiriye. Ha hûn jî dê wisa (ji gorên xwe) bêne deranîn û saxkirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en die uit de hemel met mate water heeft laten neerdalen -- Wij wekken daarmee dan een dode streek weer tot leven. Zo zullen jullie tevoorschijn worden gebracht --

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wie zendt den regen bij mate neder waardoor wij een dood land verkwikken? (Zoo zult gij uit uwe graven worden opgewekt).

Hollandaca — Siregar

En Degene Die uit de hemel water heeft doen neerdalen, volgens een bepaalde maat. Dan doen Wij daarmee dode aarde leven. Op die manier zullen jullie opgewekt worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и Который низвел с неба воду [дождь] по мере [равномерно и умеренно]. И оживили Мы ею [этой водой] безжизненную [засушливую] местность. Таким же образом вы (о, люди) будете выведены (из могил) (в День Суда)!

Rusça — Osmanov

который ниспослал с неба дождевую воду в меру. И ею Мы оживили безжизненную страну. Подобным же образом вы будете вызволены [из могил].