Allah, böyle yapar ki, ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

وَيَعْلَمَ الَّذِينَ يُجَادِلُونَ فِي اٰيَاتِنَا مَا لَهُمْ مِنْ مَحِيصٍ

ve yeǎ'leme (e)lleƶīne yucādilūne fī āyātinā mā lehum min meHīSin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَعْلَمَve yeǎ'lemeع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameve bilsinler
2الَّذِينَ(e)lleƶīne
3يُجَادِلُونَyucādilūneج د لBir şeyi sıkıca bükmek, bir şeyi sağlam veya güçlü ya da kompakt yapmak, sert ve güçlü hale gelmek, bir anlaşmazlıkta/tartışmada şiddetli veya zorlu bir şekilde mücadele etmek veya dava açmak, birini yere atmak, sonraki kullanıma göre (avukatların) hangi kanıtların üstün olduğunun ortaya çıkması için [başka bir kişi veya kişilerle yapılan bir tartışmada] kanıtları karşılaştırmak, tartışma veya çekişmede ve [bununla] üstün gelme çabasında yarışmak, inşa etmek veya kurmak, bir şeyi çizgilerle düzenlemek [bir kitabın sayfa etrafına çizgi çekilmesi gibi].tartışanlar
4فِيhakkında
5اٰيَاتِنَاāyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimiz
6مَاolmadığını
7لَهُمْlehumkendileri için
8مِنْminhiçbir
9مَحِيصٍmeHīSinح ي صTo escape, deviate, turn away from, shun, retire or go back from something, act towards a person with artifice or guile, to vie/compete with someone, strive to overcome someone.kaçacak yer

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Delillerimiz hakkında cedelleşmeye kalkışanlar, bilsinler ki onlara hiçbir yer yok ki kaçıp da kurtulsunlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Delillerimiz hakkında cedelleşmeye kalkışanlar, bilsinler ki onlara hiçbir yer yok ki kaçıp da kurtulsunlar.

Adem Uğur

Böylece âyetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Ahmed Hulusi

Ta ki işaretlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için bir kaçış yeri bulunmadığını bilsinler.

Ahmet Tekin

Âyetlerimizi, ilkelerimizi bertaraf etme konusunda mücadele edenler bilsinler ki, azaptan kaçıp kurtulabilecekleri bir yer yoktur.

Ahmet Varol

Öyle ki, ayetlerimiz hakkında mücadele edenler kendileri için hiçbir kaçacak yer olmadığını bilsinler.

Ali Bulaç

(Öyle ki) Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için hiçbir kaçacak yer olmadığını bilip öğrensinler.

Ali Fikri Yavuz

Hem ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, (onları inkâr edenler) bilsinler ki, kendileri için kaçacak bir yer yoktur.

Ali Rıza Safa

Ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak yer olmadığını bilsinler.

Bayraktar Bayraklı

Böylece ayetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Bekir Sadak

Ayetlerimiz uzerinde tartisanlar, kendilerine kacacak yer olmadigini bilsinler.

Celal Yıldırım

Hem âyetlerimiz hakkında tartışıp iddialaşanlar, kendileri için kaçacak yer bulunmadığını bilsinler..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Böylece âyetlerimize karşı mücadele verenler bilsinler ki kendileri için kaçacak yer yoktur.

Diyanet İşleri

Allah, böyle yapar ki, ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Diyanet İşleri (eski)

Ayetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak yer olmadığını bilsinler.

Diyanet Vakfi

Böylece âyetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Âyetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki kendileri için kaçacak bir yer yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem ayetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki, kendileri için kaçacak bir yer yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem bilsinler diye o ayetlerimizde mücadele edenler ki kendileri için kaçacak yer yoktur.

Erhan Aktaş

Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için sığınacak bir yer olmadığını bilsinler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için sığınacak bir yer olmadığını bilsinler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için sığınacak bir yer olmadığını bilsinler.

Fizilal-il Kuran

Ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Gültekin Onan

(Öyle ki) Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için hiçbir kaçacak yer olmadığını bilip öğrensinler.

Hamdi Döndüren

O halde âyetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler!

Hasan Basri Çantay

(Taki) ayetlerimiz hakkında mücadele etmekde olanlar, kendileri için kaç (ıb kurtul) acakları hiçbir yer olmadığını bilsin (ler).

Hasib Asutay

Âyetlerimiz hakkında tartışanlar bilsinler ki, kendileri için kaçacak bir yer yoktur.

Hayrat Neşriyat

(Tâ ki) âyetlerimiz hakkında mücâdele edenler, kendileri için (azâbımızdan) kaçacak hiçbir yer olmadığını bilsinler!

İbni Kesir

Ayetlerimiz üzerinde tartışanlar bilsinler ki; kendileri için kaçacak bir yer yoktur.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimiz hakkında tartışanlar (var ya, bilsinler ki) onlar için kaçacak yer yoktur.

Muhammed Esed

Ve bilsinler ki, mesajlarımızı sorgulayanlar için kurtuluş yoktur.

Mustafa İslamoğlu

Ve ayetlerimiz hakkında polemik yapanlar, asla sığınacak bir yer bulamayacaklarını iyi bilmelidirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Bizim âyetlerimizde mücadele edenler bilsin ki, onlar için bir mahall-i halas yoktur.

Ömer Öngüt

Âyetlerimiz üzerinde tartışanlar kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Suat Yıldırım

(32-35) Denizlerde dağlar gibi akıp giden gemiler de O’nun kudretinin ve hikmetinin delillerindendir. Eğer O dilerse rüzgârı durdurur, gemiler de denizin üstünde durakalır. Elbette bunda sabrı ve şükrü bol olanlar için alacak ibretler vardır. Yahut işledikleri günahlar sebebiyle o gemileri batırır, günahların birçoğunu da affeder. Böyle yapmasının bir sebebi de, âyetlerimiz hakkında tartışanların kaçacak bir yerleri olmadığını onlara bildirmektir.

Süleyman Ateş

Ki ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Süleymaniye Vakfı

(Bütün bunlar), ayetlerimiz üzerinde tartışanların kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilmeleri içindir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Belgelerimiz (ayetlerimiz) üzerinde çekişip duranlar bilsinler ki kendileri için kaçacak yer yoktur.

Şaban Piriş

Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki onların kaçıp kurtulacağı bir yer yoktur.

Tefhim-ul Kuran

(Öyle ki) Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için hiçbir kaçacak yer olmadığını bilip öğrensinler.

Ümit Şimşek

Tâ ki, âyetlerimiz hakkında tartışanlar, sığınacak bir yerlerinin olmadığını bilsinler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki ayetlerimiz hakkında tartışıp duranlar kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bizim ayələrimiz barəsində mübahisə edənlər özləri üçün heç bir qurtuluş yeri olmadığını biləcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bizim ayələrimiz (qüdrət nişanələrimiz) barəsində mübahisə edənlər bilsinlər ki, onlar üçün (əzabımızdan) qaçıb can qurtarmağa heç bir yer yoxudur!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

So mögen diejenigen, die Unsere Zeichen mit falschen Argumenten bestreiten, wissen, daß sie Unserem Griff nicht entweichen können.

Almanca — Der Edle Quran

Und diejenigen, die über Unsere Zeichen streiten, sollen wissen, daß es für sie kein Entrinnen gibt.

Almanca — M. A. Rassoul

und damit jene, die über Allahs Zeichen streiten, begreifen, daß sie keine Zuflucht haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ER kennt diejenigen, die über Unsere Ayat disputieren. Für sie gibt es kein Entrinnen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A matter of fact to be apprehended by the minds of those who contend with opposing arguments against Our signs, and seem resolved to dispute the truth of Our revelations, that there is no escape nor can they go unpunished.

Abdul Haleem

to let those who argue about Our messages know that there is no escape for them.

Abdullah Yusuf Ali

But let those know, who dispute about Our Signs, that there is for them no way of escape.

Abul A'la Maududi

Then those who wrangle about Our Signs will come to know that there is no escape for them.

Aisha Bewley

Those who argue about Our Signs should know that they have no way of escape.

Al-Hilali & Khan

And those who dispute (polytheists with Our Messenger Muhammad صلى الله عليه و سلم) as regards Our Ayât (proofs, signs, verses, etc. of Islâmic Monotheism) may know that there is no place of refuge for them (from Allâh’s punishment)[1] [Tafsir At-Tabari].

Ali Quli Qarai

Let those who dispute Our signs know that there is no escape for them.

Amatul Rahman Omar

(Yet He destroys them) so that those who dispute concerning Our teachings may know that there is no escape for them.

Arthur John Arberry

and that those who dispute concerning Our signs may know they have no asylum.

Bijan Moeinian

Those argumentative disbelievers who challenge God’s signs and proofs have no rational basis for their arguments.

E. Henry Palmer

But let those who wrangle about our signs know that they shall have no escape!

Edip-Layth

Those who dispute Our signs may know that they have no place to hide.

George Sale

And they who dispute against our signs, shall know that there will be no way for them to escape our vengeance.

Hamid S. Aziz

And that those who dispute about Our revelations may know that they have no refuge.

Mahmoud Ghali

And that the ones who dispute concerning Our signs would know that in no way can they have any evasion.

Marmaduke Pickthall

And that those who argue concerning Our revelations may know they have no refuge.

Mohamed Ahmed - Samira

Let those who dispute Our signs know that there is no way of escape for them.

Muhammad Asad

And let them know, those who call Our mes­sages in question, that for them there is no escape.

Mustafa Khattab

so those who dispute about Our signs may know that they have no refuge.

Progressive Muslims

And those who dispute in Our signs may know that they have no place to hide.

Sahih International

And [that is so] those who dispute concerning Our signs may know that for them there is no place of escape.

Sam Gerrans

And that those who dispute concerning Our proofs might know they have no place of refuge.

Shabbir Ahmed

And those who dispute about Our Signs, let them know that they have no shelter outside Our Laws.

Syed Vickar Ahamed

And those who dispute about Our Signs, know that there is for them no way to escape.

Taqi Usmani

and (in such an event) those who raise disputes in Our verses will come to know that there is no way for them to escape.

The Monotheist Group

And that those who dispute in Our signs may know that they have no place to hide.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui disputent à propos de Nos preuves savent bien quʹils nʹont pas dʹéchappatoire.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Bi vî awayî) da ku ew ên der barê ayetên me de têdikoşin bizanin ku ji wan re tu cihê revê tune ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die over Zijn tekenen twisten moeten maar weten dat er voor hen geen ontsnapping is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij, die onze teekenen betwisten, zullen weten, dat er geen weg voor hen zal wezen, om onze wraak te ontkomen.

Hollandaca — Siregar

En opdat zij die over Onze Tekenen redetwisten weten dat er voor hen geen uitweg is.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И пусть знают те, которые препираются о Наших знамениях (приводя ложные доводы), что нет им спасения (от наказания Аллаха)!

Rusça — Osmanov

И пусть те, которые оспаривают Наши знамения, знают, что им негде спастись.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de som sätter Guds uppenbarelser i fråga skall veta att de aldrig kommer att finna en plats dit de kan fly.