"Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir."

لَا جَرَمَ اَنَّمَا تَدْعُونَنِي اِلَيْهِ لَيْسَ لَهُ دَعْوَةٌ فِي الدُّنْيَا وَلَا فِي الْاٰخِرَةِ وَاَنَّ مَرَدَّنَا اِلَى اللّٰهِ وَاَنَّ الْمُسْرِفِينَ هُمْ اَصْحَابُ النَّارِ

lā cerame ennemā ted'ǔnenī ileyhi leyse lehu deǎ'vetun fī d-dunyā ve lā fī l-āḣirati ve enne meraddenā ilā (a)llahi ve enne l-musrifīne hum eSHābu n-nāri

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَاyok (ki)
2جَرَمَcerameج ر مBir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].şüphe
3اَنَّمَاennemākesinlikle
4تَدْعُونَنِيted'ǔnenīد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmeksiz beni çağırıyorsunuz
5اِلَيْهِileyhiona
6لَيْسَleyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildir(oysa) yoktur
7لَهُlehuonun
8دَعْوَةٌdeǎ'vetunد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekdu'aya değer tarafı
9فِي
10الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünyada
11وَلَاve lāne de
12فِي
13الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahirette
14وَاَنَّve enneve elbette
15مَرَدَّنَاmeraddenāر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.bizim dönüşümüz
16اِلَىilā
17اللّٰهِ(a)llahiAllah'adır
18وَاَنَّve enneve elbette
19الْمُسْرِفِينَl-musrifīneس ر فAşırı gitmek, haddi aşmak, israf etmek, savurganlık yapmak, müsrif olmak, saçıp savurmak, fazla harcamak, ölçüyü kaçırmak, gereksiz yere harcamakaşırı gidenler
20هُمْhumişte onlar
21اَصْحَابُeSHābuص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.halkıdır
22النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gerçeğin ta kendisi şu ki: Siz beni, dünyâda da çağırmaya salâhiyetli olmayan, âhirette de salâhiyetli olmayan birşeye çağırıyorsunuz ancak ve dönüp gideceğimiz yer, Allah tapısıdır ve şüphe yok ki haddini aşanlar, cehennem ehlinin ta kendileridir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gerçeğin ta kendisi şu ki: Siz beni, dünyâda da çağırmaya salâhiyetli olmayan, âhirette de salâhiyetli olmayan birşeye çağırıyorsunuz ancak ve dönüp gideceğimiz yer, Allah tapısıdır ve şüphe yok ki haddini aşanlar, cehennem ehlinin ta kendileridir.

Adem Uğur

Gerçek şu ki, sizin beni davet ettiğiniz şeyin dünyada da ahirette de davete değer bir tarafı yoktur. Dönüşümüz Allah'adır, aşırı gidenler de ateş ehlinin kendileridir.

Ahmed Hulusi

"Hakikat şu ki: Sizin beni kendisine davet ettiğinizin ne dünyada ve ne de sonsuz gelecek yaşamda bir daveti yoktur. . . Muhakkak ki bizim dönüşümüz Allah'adır. . . Muhakkak ki (ömrünü) israf edenler Nar arkadaşlarıdır!"

Ahmet Tekin

'Sizin beni davet ettiğiniz şeyin, dünyada da, âhirette, ebedî yurtta da davete değer bir tarafının olmadığında şüphe yoktur. Varacağınız yer Allah’ın huzurudur. Cahilce davranarak günah ve isyana batanlar, kural tanımayanlar, ağır-adaletsiz hükümler içeren kurallar koyanlar, işte onlar, Cehennem ehlidirler.'

Ahmet Varol

Kesinlikle, sizin beni kendisine çağırdığınız şeyin ne dünyada ne de ahirette çağrıda bulunma (yetki)si vardır. Şüphesiz bizim dönüşümüz Allah'adır. Aşırı gidenler ise, işte onlar ateş halkıdırlar.

Ali Bulaç

"İmkanı yok; gerçekten sizin beni kendisine çağırmakta olduğunuz şeyin, dünyada da, ahirette de çağrıda bulunma (yetkisi, gücü, değeri ve bağışlama)sı yoktur. Şüphesiz, bizim dönüşümüz Allah'adır. Ölçüyü taşıranlar, onlar ateşin halkıdırlar."

Ali Fikri Yavuz

Elbette beni, kendisine ibadete çağırdığınızın (putlarınızın) ne dünyada, ne de ahirette (hiç kimseyi kendilerine ibadet için) çağırmak kudreti yoktur. Hepimizin dönüşü Allah’adır. Bütün haddi aşanlar (müşrikler) de cehennemliktirler.

Ali Rıza Safa

"Beni çağırdığınız şeye, ne dünyada ne de sonsuz yaşamda yakarış yapılmaz. Çünkü kuşkusuz, varışımız Allah'a olacaktır. Ve ölçüyü aşanlar, kesinlikle ateşin yoldaşları olacaklardır!"

Bayraktar Bayraklı

"Gerçek şu ki, sizin beni çağırdığınız şeyin dünya ve ahirette çağrıya değer bir tarafı yoktur. Dönüşümüz Allah'adır; aşırı gidenler de ateş ehlinin kendileridir."

Bekir Sadak

«eni kendisine cagirdiginizin, bu dunyada da ahirette de cagirabilecek kabiliyette olmadiginda, hepimizin Allah'a doneceginde, asiri gidenlerin ateslikler olduklarinda suphe yoktur.»

Celal Yıldırım

Hiç şüphe yok ki, beni davet ettiğiniz şeyin Dünya'da da, Âhiret'te de davete (lâyık hiçbir yanı ve yet kisi) yoktur. Hepimizin dönüşü Allah'adır. Ve ölçüyü kaçırıp aşırı gidenler ateşin dostlarıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gerçek şu ki, siz beni, bu dünyada da öteki dünyada da çağrılmaya değer olmayan bir şeye davet ediyorsunuz. Kuşku yok ki dönüşümüz Allah’adır ve hakikat çizgisinden sapanlar, işte onlar cehennemliktir

Diyanet İşleri

"Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir."

Diyanet İşleri (eski)

'Beni kendisine çağırdığınızın, bu dünyada da ahirette de çağırabilecek kabiliyette olmadığında, hepimizin Allah'a döneceğinde, aşırı gidenlerin ateşlikler olduklarında şüphe yoktur.'

Diyanet Vakfi

Gerçek şu ki, sizin beni davet ettiğiniz şeyin dünyada da ahirette de davete değer bir tarafı yoktur. Dönüşümüz Allah'adır, aşırı gidenler de ateş ehlinin kendileridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Hiç inkâr edilemez ki, gerçekten sizin beni davet ettiğiniz şeyin dünyada da, ahirette de bir davet hakkı yoktur. Hepimizin dönüşü Allah'adır. Şüphesiz haddi aşanların hepsi cehennemliktir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şu asla inkar edilemez ki, gerçekte sizin beni davet ettiğinizin ne dünyada ne de ahirette bir davet hakkı yoktur, hepimizin varacağı Allah'tır ve bütün haddi aşanlar nara (cehennemde) yanacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hiç kabili inkar değildir ki hakıkatte sizin beni da'vet ettiğinizin ne Dünyada ne Ahırette bir da'vet hakkı yoktur ve hepimizin varacağımız Allahdır ve bütün müsrifler nare yanacaktır.

Erhan Aktaş

"Şu bir gerçek ki, sizin beni kendisine çağırdığınız şey, dünyada da ahirette de kendisine çağıranlara cevap verme gücü olmayan şeydir. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Haddi aşanlar Cehennem'liktirler."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Şu bir gerçek ki, sizin beni kendisine çağırdığınız şey, dünyada da ahirette de kendisine çağıranlara cevap verme gücü olmayan şeydir. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Haddi aşanlar Cehennemliktirler."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Şu bir gerçek ki, sizin beni kendisine çağırdığınız şey, dünyada da ahirette de kendisine çağıranlara cevap verme gücü olmayan şeydir. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Haddi aşanlar Cehennemliktirler."

Fizilal-il Kuran

Sizin beni davet ettiğiniz şeyin ne dünyada, ne de ahirette hiçbir davet yetkisi yoktur. Gerçekte dönüşümüz Allah'adır. Aşırı gidenlere gelince, işte onlar ateş ehlidirler.

Gültekin Onan

"İmkanı yok; gerçekten sizin beni kendisine çağırmakta olduğunuz şeyin, dünyada da, ahirette de çağrıda bulunma (yetkisi, gücü, değeri ve bağışlama)sı yoktur. Şüphesiz, bizim dönüşümüz Tanrı'yadır. Ölçüyü taşıranlar, onlar ateşin halkıdırlar."

Hamdi Döndüren

“Gerçek şu ki sizin beni çağırdığınız şeye, ne dünyaya, ne de ahirette dua edilemez. Bizim dönüşümüz Allah’adır. Aşırı gidenler, işte onlar ateş halkıdır.”

Hasan Basri Çantay

"Sizin beni mutlakaa (tapmıya) da'vet etdiğinizin dünyada da, ahiretde de hakkaa ki hiçbir da'vet (e salahiyyet) i yokdur. Hakıykatda hepimizin dönüb gidişimiz Allahadır. Haddi aşanlar ateş yaranının ta kendileridir".

Hasib Asutay

Şüphe yok ki, beni dâvet ettiğiniz şeyin ne dünyada ne âhirette hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah 'adır. Şüphesiz aşırı gidenler ateş ehlinin tâ kendileridir.

Hayrat Neşriyat

'Hiç şübhe yok ki beni kendisine çağırmakta olduğunuz şeyin, ne dünyada ne de âhirette kendisine (tapılması için) bir da'vet hakkı vardır. Nihâyet dönüşümüz muhakkak Allah’adır. Doğrusu haddi aşanlar yok mu, onlar ateş ehlidirler.'

İbni Kesir

Şüphesiz sizin beni kendisine çağırdığınız; bu dünyada da, ahirette de çağırabilecek kabiliyette değildir. Ve muhakkak dönüşümüz Allah'adır. Elbette müsrifler; işte onlardır cehennem yaranı olanlar.

Mehmet Okuyan

Gerçek şu ki sizin beni davet ettiğiniz şeyin, dünyada da ahirette de davete değer bir tarafı yoktur. Şüphesiz ki dönüşümüz Allah’adır; aşırı gidenler de elbette ateş halkının kendileridir.

Muhammed Esed

Sizin beni çağırdığınız şey, açıkçası, ne bu dünyada ne de öteki dünyada çağrılmaya layık bir şey değil, (şüphesiz) dönüşünüz Allah'adır ve kendi kişiliklerini harcayıp tüketenler ateşe gireceklerdir:

Mustafa İslamoğlu

Kesinlikle, sizin beni çağırdığınız şey ne dünyada ve ne de ahirette kendisine çağırılmaya layık bir şey değildir; zaten dönüşümüz de Allah'adır: ve elbet kendini harcayanlar ateşin yoldaşlarıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Muhakkak ki, siz beni mutlaka öyle bir şeye dâvet ediyorsunuz ki, onun için ne dünyada ve ne ahirette bir dâvet hakkı yoktur. Ve şüphe yok ki, bizim dönüp gidişimiz Allah'adır. Ve şüphesiz ki müsrif olanlar, onlar ateşin yârânıdırlar.»

Ömer Öngüt

"Sizin beni kendisine ibadete çağırdığınız şeylerin, ne dünyada ne de âhirette hiçbir dâvet gücü yoktur. Hepimizin dönüşü Allah'adır. Bütün haddi aşanlar şüphesiz ki cehennemliktirler. "

Suat Yıldırım

"Hiç şüphe yok ki sizin beni tapmaya dâvet ettiğiniz putların, ne dünyada, ne de âhirette, asla kendilerine ibadete dâvet yetkileri yoktur." "Şu kesin ki: hepimizin dönüp varacağı yer Allah’ın huzurudur ve haddi aşanlar cehennemi boylayacaklardır."

Süleyman Ateş

"Sizin beni çağırdığınız şeye kesinlikle ne dünyada, ne de ahirette du'a edilemez (onlar kendilerine yapılan du'ayı duymazlar ve ona cevap veremezler). Bizim dönüşümüz Allah'adır. Aşırı gidenler, işte onlar ateş halkıdır."

Süleymaniye Vakfı

Hiç şüphesiz ki beni kendisine çağırdığınız şeyin elinde, dünyada da ahirette çağrıda bulunacağı bir şey yoktur, hepimizin dönüp varacağı yer Allah'ın huzurudur. Aşırı gidenler o ateşin ahalisidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Beni çağırdığınız şeyin, ne dünya ne de ahiretle ilgili bir çağrısının olmadığı da gerçek. Hepimizin çıkarılacağı yer, Allah'ın huzurudur. Aşırı gidenlerin, o ateşin ahalisi olacağında şüphe yoktur.

Şaban Piriş

Siz, beni ancak dünyada da ahirette de duaya hiç cevap veremeyecek olana çağırıyorsunuz. Oysa, biz Allah'a döneceğiz. Saçıp savuranlara gelince, onlar ateş ehlidir.

Tefhim-ul Kuran

«İmkânı yok; gerçekten sizin beni kendisine çağırmakta olduğunuz şeyin, dünyada da, ahirette de çağrıda bulunma (yetkisi, gücü, değeri ve bağışlama)sı yoktur. Şüphesiz, bizim dönüşümüz Allah'adır. Ölçüyü taşıranlar, onlar ateşin halkı olanlardır.»

Ümit Şimşek

'Sizin beni çağırdığınız şeylerin, ne dünyada, ne de âhirette davette bulunacak halleri yoktur. Hepimizin dönüşü Allah'adır. Hadlerini aşanlar ise, ateş ehlinin tâ kendileridir.

Yaşar Nuri Öztürk

"Sizin beni çağırdığınız şeye, ne dünyada ne de ahirette asla ve asla dua edilemez/onun dünyada ve ahirette çağrı hakkı yoktur. Dönüşümüz-varışımız Allah'adır. Aşırılığa sapanlarsa ateş halkının ta kendileridir."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Heç şübhəsiz ki, sizin məni çağırdıqlarınızın nə dünyada, nə də axirətdə çağırılmağa haqqı yoxdur. Bizim dönüşümüz Allahadır. Həddi aşanlar isə od sakinləridirlər.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Die Wahrheit ist, daß der Götze, zu dem ihr mich einladet, keine Bitte, weder im Diesseits noch im Jenseits, erhört, daß wir zu Gott allein zurückgeführt werden und daß die vermessenen Ungläubigen Bewohner des Feuers sein werden.

Almanca — M. A. Rassoul

(Es besteht) kein Zweifel, daß das, wozu ihr mich ruft, keinen Anspruch in dieser Welt oder im Jenseits besitzt; und wir werden zu Allah heimkehren, und die Übertreter werden Bewohner des Feuers sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Zweifellos eindeutig ist es, daß das, wozu ihr mich ruft, über kein Bittgebet weder im Diesseits, noch im Jenseits verfügt, und daß unser Zurückgebracht- Sein zu ALLAH ist, und daß die Maßlosen doch die Weggenossen des Feuers sind.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Indeed, the object of worship you ask me to reverence, and make obeisance to has no assertion of any right here or Hereafter, and our return shall be due to Allah. And those who are extravagant in their accounts of themselves are the inmates of the fire of Hell."

Abdul Haleem

There is no doubt that what you call me to serve is not fit to be invoked either in this world or the Hereafter: our return is to God alone, and it will be the rebels who will inhabit the Fire.

Abdullah Yusuf Ali

"Without doubt ye do call me to one who is not fit to be called to, whether in this world, or in the Hereafter; our return will be to Allah; and the Transgressors will be Companions of the Fire!

Abul A'la Maududi

There is no doubt that those whom you call me to have no claim to be called upon in this world and in the Hereafter. Certainly to Allah shall be our return, and those who exceed the limits are destined to the Fire.

Aisha Bewley

There is no question that what you call me to has no foundation either in this world or the Next World, that our return is to Allah, and that the profligate will be Companions of the Fire.

Al-Hilali & Khan

"No doubt you call me to (worship) one who cannot grant (me) my request (or respond to my invocation) in this world or in the Hereafter. And our return will be to Allâh, and Al-Musrifûn (i.e. polytheists and arrogants, those who commit great sins, the transgressors of Allâh’s set limits): they shall be the dwellers of the Fire!

Ali Quli Qarai

Undoubtedly, that to which you invite me has no invitation in the world nor in the Hereafter, and indeed our return will be to Allah, and indeed it is the profligates who will be inmates of the Fire.

Amatul Rahman Omar

`No doubt that what you call me to, has no title to be called upon in this world nor in the Hereafter. There is no doubt that we shall all return to Allâh and that the transgressors will be the inmates of the Fire.

Arthur John Arberry

No doubt that what you call me to has no call heard, in this world or in the world to come, that to God we return, and that the prodigal are the inhabitants of the Fire.

Bijan Moeinian

"The fact of the matter is: those, who you invite me to worship, have no power neither in this world nor in the Hereafter. Our final return is to God and the wrongdoers have only one destiny: the fire."

E. Henry Palmer

no doubt that what ye call me to, ought not to be called on in this world or in the hereafter, and that we shall be sent back to God, and that the extravagant, they are the fellows of the Fire!

Edip-Layth

"There is no doubt that what you invite me to has no basis in this world, nor in the Hereafter. Our ultimate return will be to God, and that the transgressors will be the dwellers of the fire."

George Sale

There is no doubt but that the false gods to which ye invite me, deserve not to be invoked, either in this world or in the next; and that we must return unto God; and that the transgressors shall be the inhabitants of hell fire:

Hamid S. Aziz

"Assuredly that to which you call me to has no claim to be called to in this world, nor in the Hereafter, and that our return is to Allah, and the extravagant (or transgressors, those who go beyond the limits) will be inmates of the Fire;

Mahmoud Ghali

(There is) no question that what you call me to has no call (heard) in the present (life) (Literally: lowly life, i. e., the life of this world) or in the Hereafter, and that our turning back is to Allah, and that the extravagant are the ones who are the companions (i.e., inhabitants) of the Fire.

Marmaduke Pickthall

Assuredly that whereunto ye call me hath no claim in the world or in the Hereafter, and our return will be unto Allah, and the prodigals will be owners of the Fire.

Mohamed Ahmed - Samira

What you are calling me to is surely not worth the calling in this world or in the next, because our returning is to God; and because the transgressors will be inmates of Hell.

Muhammad Asad

"There is no doubt that what you summon me to is something that has no claim to being invoked either in this world or in the life to come - as [there is no doubt] that unto God is our return, and that they who have wasted their own selves shall find them­selves in the fire:

Mustafa Khattab

There is no doubt that whatever ˹idols˺ you invite me to ˹worship˺ are not worthy to be invoked either in this world or the Hereafter.[1] ˹Undoubtedly,˺ our return is to Allah, and the transgressors will be the inmates of the Fire.

Progressive Muslims

"There is no doubt that what you invite me to has no basis in this world, nor in the Hereafter. And our ultimate return will be to God, and that the transgressors will be the dwellers if the Fire."

Sahih International

Assuredly, that to which you invite me has no [response to a] supplication in this world or in the Hereafter; and indeed, our return is to Allah, and indeed, the transgressors will be companions of the Fire.

Sam Gerrans

“Without doubt, you but invite me to that to which there is no calling in the World or in the Hereafter; and our return is to God. And the committers of excess will be the companions of the Fire.

Shabbir Ahmed

No doubt you invite me to that calling upon which is an exercise in futility in this world and in the Hereafter. In fact unto Allah is our return and they who waste their human potential shall be companions of the Fire.

Syed Vickar Ahamed

"Without a lie! You do call me to one (the false god), who is not fit to be called to, either in this world, or in the Hereafter; And our Return will be to Allah; And those who exceed the limits will be companions of the Fire!

Taqi Usmani

It is obvious that those (gods) to whom you are inviting me are not worth calling, neither in this world nor in the world to come, and that we have to return back to Allah, and that the transgressors are indeed the people of the Fire.

The Monotheist Group

"There is no doubt that what you invite me to has no basis in this world, nor in the Hereafter. And our ultimate return will be to God, and that the transgressors will be the dwellers of the Fire."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nul doute que ce à quoi vous mʹappelez ne peut exaucer une invocation ni ici-bas ni dans lʹau-delà. Cʹest vers Allah quʹest notre retour, et les outranciers sont eux les gens du Feu.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew ê ku hûn min vedixwînin bi bal ve, ne li dinyayê ne jî li axiretê bersiva tu gaziyê nade. Bêguman vegera me her bi bal Xwedê ve ye û herçî yên sînor buhêrin teqez ew xelkê êgir in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Het staat vast dat er tot dat waartoe jullie mij oproepen helemaal niet opgeroepen kan worden, niet in de tegenwoordige wereld en niet in het hiernamaals, dat onze terugkeer tot God is en dat de onmatigen in het vuur thuishoren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het is ontwijfelbaar, dat de valsche goden, waartoe gij mij uitnoodigt, niet verdienen aangeroepen te worden noch in deze, noch in de volgende wereld: dat wij tot God moeten terugkeeren, en dat de zondaren de bewoners van het hellevuur zullen wezen.

Hollandaca — Siregar

Het is zeker dat jullie mij oproepen tot dat wat geen aanroep (kan verhoren) in het wereldse leven en niet in het Hiernamaals; en dat onze terugkeer tot Allah is en dat de buitensporigen de bewoners van de Hel zijn.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Несомненно, то (убеждение и поклонение), к которому вы призываете меня, нет у него зова [от этого нет никакой пользы] ни в (этом) мире, ни в Вечной жизни, и (несомненно) наше возвращение (предстоит) к Аллаху, и (несомненно) расточительные [неверующие и многобожники] – они обитатели Огня!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det råder inte något tvivel om att det som ni vill förmå mig (att tillbe) inte kan göra anspråk på tillbedjan vare sig i detta eller i nästa liv, och att det är till Gud som vi skall föras åter, och att de som förslösar sina själar har Elden till arvedel.