Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

وَلَا تُؤْتُوا السُّفَهَاءَ اَمْوَالَكُمُ الَّتِي جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ قِيَامًا وَارْزُقُوهُمْ فِيهَا وَاكْسُوهُمْ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَعْرُوفًا

ve lā tu'tū s-sufehā'e emvālekumu lletī ceǎle (a)llahu lekum ḳiyāmen ve rzuḳūhum fīhā ve ksūhum ve ḳūlū lehum ḳavlen meǎ'rūfen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lā
2تُؤْتُواtu'tūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekvermeyin
3السُّفَهَاءَs-sufehā'eس ف هakılsızlık, delilik, saflık, cahillik, bilgisizlik, düşüncesizlik, hikmetsizlik, saçma davranışaklı ermezlere
4اَمْوَالَكُمُemvālekumuم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.mallarınızı
5الَّتِيlletīki
6جَعَلَceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakyapmıştır
7اللّٰهُ(a)llahuAllah
8لَكُمْlekumsizin için
9قِيَامًاḳiyāmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir geçim kaynağı
10وَارْزُقُوهُمْve rzuḳūhumر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.ve onları besleyin
11فِيهَاfīhāonunla
12وَاكْسُوهُمْve ksūhumك س وGiydirmek, giyinmek, giysi, fakir adam, basit dikdörtgen kumaş parçası, örtü veya sarmalayıcı giysi.ve giydirin
13وَقُولُواve ḳūlūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve söyleyin
14لَهُمْlehumonlara
15قَوْلًاḳavlenق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöz
16مَعْرُوفًاmeǎ'rūfenع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıgüzel

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'ın, size geçinmek için verdiği mallarınızı akılsızlara vermeyin, onları rızıklandırın, giydirin ve kendilerine tatlı ve güzel sözler söyleyin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼın, size geçinmek için verdiği mallarınızı akılsızlara vermeyin, onları rızıklandırın, giydirin ve kendilerine tatlı ve güzel sözler söyleyin.

Adem Uğur

Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (reşit olmayanlara) vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Ahmed Hulusi

Allah'ın size yönetme hakkı verdiği mallarınızı sefihlere (anlayışı sınırlı, fazla düşünmeden yaşayanlara) vermeyin, teslim etmeyin. Ancak o mallardan onları besleyin, giydirin ve onlara yararlı öğütler verin.

Ahmet Tekin

Allah’ın geçiminize dayanak olarak verdiği mallarınızı, akılsızlara, lüzumsuz, faydasız yerlere harcayan sefihlere vermeyin. O mallarla onların geçimlerini sağlayın, onların üstünü başını alın, onlara İslâmî kurallarla örtüşen, örfe uygun güzel, nezaketli sözler söyleyin, güzel vaatlerde bulunun.

Ahmet Varol

Allah'ın sizin gözetiminize vermiş olduğu mallarınızı aklı ermeyenlerin ellerine vermeyin. Bu mallardan onları yedirip içirin, giydirin ve kendilerine güzel söz söyleyin.

Ali Bulaç

Allah'ın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim (geçiminizi sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı mallarınızı düşük akıllılara vermeyin; bunlarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.

Ali Fikri Yavuz

Ey yetimlerin veli ve vasîleri, Allah’ın dünya geçimi için sebep kıldığı tasarrufunuzdaki yetim mallarını, onların akılsızlarına vermeyin. Onları, malları ile rızıklandırın; giydirin ve kendilerine tatlı söz söyleyin.

Ali Rıza Safa

Allah'ın size geçim kaynağı yaptığı mallarınızı, aklı ermeyenlere vermeyin. Bunlarla, onlara geçimlik sağlayın, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermeyenlere vermeyiniz; o mallarla onları besleyiniz, giydiriniz ve onlara güzel söz söyleyiniz.

Bekir Sadak

Allah'in sizi koruyucu kilmis oldugu mallarinizi, beyinsizlere vermeyin, kendilerini bunlarin geliriyle riziklandirip giydirin ve onlara guzel soz soyleyin.

Celal Yıldırım

Allah'ın geçiminizi sağlamaya destek kıldığı mallarınızı (savurgan) beyinsizlere vermeyin; (mallarınızda yapacağınız tasarruf ve elde edeceğiniz gelirle) onları besleyin, giydirin ve kendilerine örfe uygun güzel söz söyleyin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Diyanet İşleri

Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, beyinsizlere vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Diyanet Vakfi

Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (reşit olmayanlara) vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'ın, sizi başına diktiği mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın sizi başına diktiği mallarınızı beyinsizlere vermeyin. Onları o malla besleyin, giydirin ve onlara güzel öğütler verin.

Elmalılı Hamdi Yazır

maamafih Allahın sizi başına diktiği mallarınızı sefihlere vermeyin de bunlarda yapacağınız tasarruf ile onları besleyin ve geydirin ve kendilerine güzel güzel nasıhat edin

Erhan Aktaş

Allah'ın, sizi kaim kıldığı malların idaresini aklı ermezlere bırakmayın. O mallarla onların geçimlerini temin edin ve onları giydirin. Onlara uygun şekilde davranın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın, sizi kaim kıldığı malların idaresini aklı ermezlere bırakmayın. O mallarla onların geçimlerini temin edin ve onları giydirin. Onlara uygun şekilde davranın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın, sizi kaim kıldığı malların idaresini aklı ermezlere bırakmayın. O mallarla, onların geçimlerini temin edin ve onları giydirin. Onlara uygun şekilde davranın.

Fizilal-il Kuran

Allah'ın, sizi başına diktiği malları aptalların (aklî dengesi yerinde olmayanların) ellerine vermeyiniz. Fakat onları bu mallardan besleyiniz, giydiriniz ve kendilerine güzel söz söyleyiniz.

Gültekin Onan

Tanrı'nın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim (geçiminizi sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı mallarınızı düşük akıllılara vermeyin; bunlarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.

Hamdi Döndüren

Allah’ın, sizin yönetiminize emanet ettiği malları, aklı zayıf olanlara vermeyin. Ancak bu mallardan, onların geçimlerini ve giyimlerini sağlayın ve onlara karşı (daima) güzel söz söyleyin!

Hasan Basri Çantay

Allahın sizi başına dikdiği mallarınızı beyinsizlere vermeyin. Kendilerine bunlardan yedirin, giydirin, onlara güzel söyleyin (iyi nasıyhatlar edin).

Hasib Asutay

Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı, aklı ermezlere (reşit olmayanlara) vermeyin. Kendilerine bundan yedirin, giydirin ve kendilerine güzel söz söyleyin.

Hayrat Neşriyat

Hem (ey velîler!) Allah’ın sizin için ayakta durabilme (vesîlesi, geçim kaynağı) kıldığı mallarınızı (velîsi bulunduğunuz kimselerin mallarını) sefihlere (yerli yerinde kullanamayanlara) vermeyin; fakat kendilerine onlardan (o mallardan) yedirin, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin!

İbni Kesir

Allah'ın sizi başına diktiği mallarınızı beyinsizlere vermeyin. Kendileribi bunların geliri ile rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Mehmet Okuyan

Allah’ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (muhakemesi henüz gelişmemiş olanlara) vermeyin! Onlarla (kendi mallarıyla) onları besleyin, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin!

Muhammed Esed

Allah'ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları muhakeme yeteneği zayıf kimselere emanet etmeyin; ama bu mallarla onların geçimlerini karşılayın, onları giydirin ve onlarla nazik bir şekilde konuşun.

Mustafa İslamoğlu

Allah'ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları, muhakeme yeteneği zayıf olan (mal sahiplerinin) eline terk etmeyin! Fakat bu mallarla onları yedirin, giydirin ve onlara (duruma) münasip bir dille izah edin!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Allah Teâlâ'nın sizler için medar-ı kıyam kılmış olduğu mallarınızı sefihlere vermeyin, onları o malların içinde rızıklandırınız ve giydiriniz ve onlara güzel söz söyleyiniz.

Ömer Öngüt

Allah'ın sizin için geçim kaynağı yaptığı (koruyucusu kılmış olduğu) mallarınızı sefihlere (aklı ermezlere) vermeyin. O mallarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Suat Yıldırım

Allah’ın sizin maişetinizin başlıca vesilesi kıldığı mallarınızı, aklı ermeyen kimselerin ellerine vermeyin. Bu malları işleterek elde edeceğiniz gelirle onların ihtiyaçlarını sağlayın, giyeceklerini temin edin ve onlara tatlı sözler söyleyin, güzel tavsiyelerde bulunun.

Süleyman Ateş

Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın, hayatınızı sürdürmeniz için verdiği mallarınızı akli olgunluğu yetersiz olanlara vermeyin. O mallarla onları yedirin, içirin ve giydirin. Onlara marufa uygun sözler söyleyin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, akılsızlara vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Şaban Piriş

Allah'ın sizin idarenize verdiği malları geri zekalı kimselere vermeyin fakat, o maldan onları yedirin, giydirin ve onlara güzel, iyi sözler söyleyin.

Tefhim-ul Kuran

Allah'ın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim (geçiminizi sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı mallarınızı düşük akıllılara vermeyin; bunlarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.

Ümit Şimşek

Allah'ın size geçim vasıtası kıldığı mallarınızı, aklı başında olmayanlara vermeyin. Fakat o maldan onları yedirip içirin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın sizin için ayakta durma aracı yaptığı mallarınızı kendini bilmez beyinsizlere vermeyin, o mallar içinden onlara rızık ayırın, onları giydirin ve onlara tatlı ve işe yarar bir söz söyleyin.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Dolanışığınız üçün Allahın sizə vasitə etdiyi mallarınızı ağılsızlara verməyin. Onlara o maldan yedirdib geyindirin və onlara yaxşı nəsihətlər verin.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahın sizə dolanmaq ünün bəxş etdiyi malları (və ya Allahın sizi üzərində qəyyum təʼyin etdiyi yetim malını) səfehlərə (ağılsızların əlinə) verməyin. Onları həmin maldan yedirdib geyindirin və özlərinə xoş sözlər deyin.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Überlaßt den Unmündigen nicht das Geld, das Gott euch als Existenzgrundlage für sie gegeben hat! Gebt ihnen einen Teil vom Ertrag für ihren Unterhalt - Nahrung und Kleidung! Geht gut mit ihnen um, und sprecht freundlich und würdig mit ihnen!

Almanca — M. A. Rassoul

Und gebt nicht den Schwachsinnigen euer Gut, das Allah euch zum Unterhalt gegeben hat. Versorgt sie davon und kleidet sie und sprecht zu ihnen mit freundlichen Worten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gebt den Unerfahrenen (in Vermögensangelegenheiten) nicht euer Vermögen, das ALLAH euch als Lebensgrundlage zur Verfügung gestellt hat. Jedoch versorgt sie dadurch, bekleidet sie und sagt ihnen ein gütiges Wort!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when time is ripe to hand over the property, with which you are entrusted, to the orphans who now come of age, make sure they are not characterized by a disordered mind; this property is in fact the trust of the community but held in trust by a particular individual. If they are incapable, then exempt them from this responsibility but gently and with kindness. And the property shall serve as the source from which you sustain them and clothe them. And let your dissertation with them be a sweet discourse.

Abdul Haleem

Do not entrust your property to the feeble-minded. God has made it a means of support for you: make provision for them from it, clothe them, and address them kindly.

Abdullah Yusuf Ali

To those weak of understanding Make not over your property, which Allah hath made a means of support for you, but feed and clothe them therewith, and speak to them words of kindness and justice.

Abul A'la Maududi

Do not entrust your properties - which Allah hasmade a means of support for you - to the weak of understanding, but maintain and clothe them out of it, and say to them a kind word of admonition.

Aisha Bewley

Do not hand over to the simple-minded any property of theirs for which Allah has made you responsible, but provide for them and clothe them out of it, and speak to them correctly and courteously.

Al-Hilali & Khan

And give not unto the foolish your property which Allâh has made a means of support for you,[1] but feed and clothe them therewith, and speak to them words of kindness and justice.

Ali Quli Qarai

Do not give the feeble-minded your property which Allah has assigned you to manage: provide for them out of it, and clothe them, and speak to them honourable words.

Amatul Rahman Omar

And do not make over to the weak of understanding your property which Allâh has made a means of subsistence for you, but provide for them (their maintenance) and clothe them out of its profits and speak to them words of kind advice.

Arthur John Arberry

But do not give to fools their property that God has assigned to you to manage; provide for them and clothe them out of it, and speak to them honourable words.

Bijan Moeinian

Do not give immature (and crazy) orphans their properties which God has entrusted with you as guardians; feed and cloth them from it and treat them kindly to please your Lord.

E. Henry Palmer

But do not give up to fools their property which God has made you to stand by; but maintain them from it, and clothe them, and speak to them with a reasonable speech.

Edip-Layth

Do not give the immature ones your money, which God has entrusted to you. Spend on them from it and clothe them, and speak to them nicely.

George Sale

And give not unto those who are weak of understanding, the substance which God hath appointed you to preserve for them; but maintain them thereout, and clothe them, and speak kindly unto them.

Hamid S. Aziz

But give not unto the weak-minded the property which Allah has entrusted to you to maintain; but feed and clothe them from it, and speak words of kindness and justice to them.

Mahmoud Ghali

And do not bring the foolish ones your riches that Allah has made for keeping you up, (i. e., as a means of support) and provide for them out of it, and give them raiment, and speak to them beneficent words.

Marmaduke Pickthall

Give not unto the foolish (what is in) your (keeping of their) wealth, which Allah hath given you to maintain; but feed and clothe them from it, and speak kindly unto them.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not entrust (their) property God has given you to maintain (On trust), to those who are immature; but feed them and clothe them from it, and speak to them with kindness.

Muhammad Asad

And do not entrust to those who are weak of judgment the possessions which God has placed in your charge for [their] support; but let them have their sustenance therefrom, and clothe them, and speak unto them in a kindly way.

Mustafa Khattab

Do not entrust the incapable ˹among your dependants˺ with your wealth which Allah has made a means of support for you—but feed and clothe them from it, and speak to them kindly.

Progressive Muslims

And do not give the immature ones their money that God has entrusted to you, and spend on them from it and clothe them, and speak to them in goodness.

Sahih International

And do not give the weak-minded your property, which Allah has made a means of sustenance for you, but provide for them with it and clothe them and speak to them words of appropriate kindness.

Sam Gerrans

And give not the foolish your wealth which God gave you as sustenance, but feed them and clothe them out of it; and speak to them a fitting word.

Shabbir Ahmed

Do not let the immature orphans manage their property that Allah has entrusted with you as guardians, until they are able to make sound financial decisions. Feed and clothe them decently, take care of all their needs and interact with them kindly.

Syed Vickar Ahamed

Do not give away the property, which Allah has made as a means of support for (all of) you, to those weak of understanding (and the unwise), but feed and clothe them with it, and speak to them words of kindness and justice.

Taqi Usmani

Do not give the feeble-minded your property that Allah has made a means of support for you, and do feed them from it, and clothe them, and speak to them in fair words.

The Monotheist Group

And do not give the immature ones your money for which God has made you overseers, and spend on them from it and clothe them, and speak to them in goodness.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ne confiez pas aux incapables vos biens dont Allah a fait votre subsistance. Mais prélevez-en, pour eux, nourriture et vêtement; et parlez-leur convenablement.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî weliyan!) Malê kesên kêmhiş, ên ku Xwedê hûn ji wan re kirine berpirsyar, nedine wan; bi wî malî wan xwedî bikin û bi cil û berg bikin û ji wan re gotina xweş bibêjin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Geeft jullie bezittingen, die God jullie als middelen van bestaan verschaft heeft, niet aan de dwazen maar voorziet ermee in hun onderhoud en kleedt hen en spreekt tot hen op een vriendelijke manier.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Vertrouw het vermogen der zwakken van zinnen, hetwelk God u tot hun onderhoud heeft gegeven, niet in hunne handen, maar voed hen; geef hun kleederen en spreek vriendelijk met hen.

Hollandaca — Siregar

Geeft niet degenen (onder jullie hoede) die zwak van geest zijn jullie eigendommen, waarover Allah jullie als toezichthouder heeft aangesteld, maar onderhoudt hen daarvan en kleedt hen daarvan en spreekt tot hen met vriendelijke woorden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не давайте (о, попечители) легкомысленным [расточительным] (мужчинам, женщинам и детям) вашего имущества [того, которое находится в ваших руках], которое Аллах устроил вам для поддержки [которое является средством для жизни], и наделяйте их из него [из этого имущества], и одевайте их, и говорите им [сиротам и легкомысленным] слово благое [будьте с ними мягкими и добрыми].

Rusça — Osmanov

Не отдавайте несмышленым [сиротам] имущества, которое Аллах вручил на ваше попечение для их поддержки. Кормите их за счет их имущества, одевайте и ведите с ними добрые речи.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Låt inte dem som (ännu) inte har förstånd få råda över egendom som Gud har anförtrott åt er för (deras) uppehälle, men använd den för att förse dem med vad de behöver av mat och kläder och ha (alltid) ett vänligt ord för dem.