Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

اِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللّٰهِ قَدْ ضَلُّوا ضَلَالًا بَعِيدًا

inne (e)lleƶīne keferū ve Saddū ǎn sebīli (a)llahi ḳad Dellū Delālen beǐyden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
4وَصَدُّواve Saddūص د دUzaklaştırmak, saptırmak, engellemek, önlemek. Sadiidan - bir şeyden kaçınmak, geri çekilmek, yükseltmek, gürültü yapmak, bağırmak, yüksek sesle haykırmak. Saddun - engelleme, saptırma veya uzaklaştırma eylemi. Sadiid - itici olan herhangi bir şey, sıcak veya kaynar su.ve menedenler
5عَنْǎn-undan
6سَبِيلِsebīliس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyol-
7اللّٰهِ(a)llahiAllah
8قَدْḳadhakikaten
9ضَلُّواDellūض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.düşmüşlerdir
10ضَلَالًاDelālenض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.bir sapıklığa
11بَعِيدًاbeǐydenب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmeuzak

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kâfir olanlar ve halkı Allah yolundan çıkaranlarsa öylesine sapıtmışlardır ki tuttukları yol, doğru yoldan pek uzaktır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kâfir olanlar ve halkı Allah yolundan çıkaranlarsa öylesine sapıtmışlardır ki tuttukları yol, doğru yoldan pek uzaktır.

Adem Uğur

İnkâr eden ve (başkalarını da) Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır.

Ahmed Hulusi

Hakikati inkar edip insanları da Allah yolundan engelleyenler, çok büyük sapma içindedirler.

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, insanları Allah yolundan, İslâm’a girmekten, İslâmî hayatı yaşamaktan alıkoyanlar, İslâm’ı engelleme tedbirleri alanlar, tamamen başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olurlar.

Ahmet Varol

İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanlar uzak bir sapıklığın içine düşmüşlerdir.

Ali Bulaç

Şüphesiz, inkar edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.

Ali Fikri Yavuz

Şüphesiz ki küfredip insanları Allah yolundan çevirenler, hakdan çok uzak bir sapıklıkla saptılar.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, nankörlük edenler ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar, olmadık bir sapkınlıkla sapmıştır.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edip başkalarını da Allah yolundan çevirenler, dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Bekir Sadak

Inkar edenler, Allah yolundan alikoyanlar, suphesiz derin bir sapikliga sapmislardir.

Celal Yıldırım

Doğrusu onlar ki inkâra sapıp (insanları) Allah yolundan alıkorlar ; (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkâr eden ve Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır.

Diyanet İşleri

Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmışlardır.

Diyanet Vakfi

İnkâr eden ve (başkalarını da) Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şüphesiz inkâr edip, insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz inkara sapıp Allah yolundan alıkoyanlar, büyük bir sapıklığa dalmışlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhesiz ki küfredib Allah yolundan men'edenler haktan sapdılar uzak sapdılar

Erhan Aktaş

Kuşkusuz Kafir olanlar ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapkınlıktadırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz Kafir olanlar ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapkınlıktadırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnkar edip, Allah'ın yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapkınlıktadırlar.

Fizilal-il Kuran

Kafir olup başkalarını da Allah yolundan alıkoyanlar, hiç kuşkusuz koyu bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Gültekin Onan

Şüphesiz, kafirler ve Tanrı yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.

Hamdi Döndüren

İnkâr edenler ve insanları Allah’ın yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklık içindedirler.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, o inkar edip kafir olanlar ve (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar şübhesiz (hakdan uzak) bir sapıklıkla sapmışlardır.

Hasib Asutay

Şüphesiz inkâr edenler ve (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapkınlığa düşmüşlerdir.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki inkâr edip (insanları) Allah yolundan men' edenler, gerçekten(haktan) uzak bir dalâlet ile sapmışlardır.

İbni Kesir

Muhakkak ki küfredip insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki inkar edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar elbette (doğru yoldan) tamamen uzaklaşmışlardır.

Muhammed Esed

Hakikati inkar etmeye ve başkalarını Allah yolundan saptırmaya şartlanmış olanlar, derin bir sapıklık içindedirler.

Mustafa İslamoğlu

İnkara sapan ve başkalarını Allah yolundan saptıranlara gelince: onlar derin bir sapıklığa gömülüp gitmişlerdir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak o kimseler ki, kâfir olmuşlar ve Allah yolundan men edivermişlerdir, şüphe yok onlar pek uzak bir sapıklıkla sapıtmışlardır.

Ömer Öngüt

Şüphesiz ki inkâr edip insanları Allah yolundan çevirenler, Hakk'tan çok uzak bir sapıklıkla saptılar.

Suat Yıldırım

Onlar ki inkâr eder ve başkalarını da Allah yolundan engellerler, işte onlar haktan büsbütün sapmışlardır.

Süleyman Ateş

(Sana gelenleri) İnkar edip Allah yolundan menedenler, hakikaten uzak bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik eden /ayetleri görmezlikte direnen ve Allah'ın yolundan engelleyenler, yanlış yola girmiş, kaybolup gitmiş olurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) ve Allah yolundan engelleyenler var ya; işte onlar gerçekten derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Şaban Piriş

Küfredenler ve Allah'ın yolundan saptıranlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz, küfredenler ve Allah yolundan alıkoyanlar, gerçekten uzak bir sapıklıkla sapıtmışlardır.

Ümit Şimşek

İnkâr eden ve insanları Allah yolundan alıkoyan kimseler, pek derin bir sapıklıkla sapıtıp gitmişlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkar edip Allah yolundan geri çevirenler, dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafir olub insanları Allah yolundan sapdıran kimsələr dərin bir azğınlığa düşmüşlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allahı) inkar edən və (insanları) Allahın yolundan döndərən şəxslər, şübhəsiz ki, (haqdan) çox uzaq bir zəlalətə uğramışlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die ungläubig sind und die Menschen von Gottes Weg abhalten, sind weit abgeirrt.

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die ungläubig sind und von Allahs Weg abhalten, sind fürwahr weit abgeirrt.

Almanca — M. A. Rassoul

Diejenigen aber, die ungläubig sind und sich von Allahs Weg abwenden, sie sind wahrlich weit in die Irre gegangen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen, die Kufr betrieben und vom Wege ALLAHs abgebracht haben, diese sind bereits weit in die Irre irregegangen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, those who denied Allah and stood in the way to prevent Allah's spirit of truth from guiding people into all truth have been led by the nose into the depth of the maze of error.

Abdul Haleem

Those who have disbelieved and barred others from God’s path have gone far astray;

Abdullah Yusuf Ali

Those who reject Faith and keep off (men) from the way of Allah, have verily strayed far, far away from the Path.

Abul A'la Maududi

Those who denied this truth and barred others from the way of Allah have indeed strayed far.

Aisha Bewley

Those who are kafir and bar access to the Way of Allah have gone very far astray.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who disbelieve [by concealing the truth about Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم and his message of true Islâmic Monotheism written in the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel) with them] and prevent (mankind) from the Path of Allâh (Islâmic Monotheism); they have certainly strayed far away. (Tafsir Al-Qurtubî).

Ali Quli Qarai

Indeed those who are faithless and bar [others] from the way of Allah, have certainly strayed into far error.

Amatul Rahman Omar

Those who disbelieve and hinder (others) from (following) Allâh's way, have indeed strayed, a far off straying.

Arthur John Arberry

Surely those who disbelieve, and bar from the way of God, have gone astray into far error.

Bijan Moeinian

Those who have chosen to disbelieve and prevent people [in any manner such as recourse to multi- media in our time] to join the believers, have indeed gone far in darkness [to be saved. ]

E. Henry Palmer

Verily, those who misbelieve and obstruct the way of God, have erred a wide error.

Edip-Layth

Those who have rejected and turned away from the path of God, they have strayed a far straying.

George Sale

They who believe not, and turn aside others from the way of God, have erred in a wide mistake.

Hamid S. Aziz

Verily, those who disbelieve and obstruct the way of Allah have strayed in wide error.

Mahmoud Ghali

Surely (the ones) who have disbelieved and barred from the way of Allah have already erred into far error.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who disbelieve and hinder (others) from the way of Allah, they verily have wandered far astray.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who denied and turned away from the path of God, have wandered far astray.

Muhammad Asad

Behold, those who are bent on denying the truth and on turning others away from the path of God have indeed gone far astray.

Mustafa Khattab

Those who disbelieve and hinder ˹others˺ from the Way of Allah have certainly strayed far away.

Progressive Muslims

Those who have rejected and turned away from the path of God, they have strayed a far straying.

Sahih International

Indeed, those who disbelieve and avert [people] from the way of Allah have certainly gone far astray.

Sam Gerrans

Those who ignore warning and turn away from the path of God have strayed into far error.

Shabbir Ahmed

Those who deny such obvious Reality and try to hinder from the Way of Allah, have wandered far astray.

Syed Vickar Ahamed

Surely, those who reject Faith and prevent (men) from the Way of Allah, have surely strayed far, far away from the (right) Path.

Taqi Usmani

Surely, those who disbelieved and prevented (people) from the way of Allah have gone far astray.

The Monotheist Group

Those who have rejected and turned away from the path of God, they have strayed a far straying.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui ne croient pas et qui obstruent le sentier dʹAllah, sʹégarent certes loin dans lʹégarement.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die ongelovig zijn en de weg van God versperren zijn ver afgedwaald.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen die ongelovig zijn en (die de mensen) van de Weg van Allah afhouden zijn waarlijk ver weg gedwaald.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те, которые стали неверующими и отклоняли (людей) от пути Аллаха [от Ислама], заблудились они далеким (от истины) заблуждением!

Rusça — Osmanov

Воистину, те, которые не уверовали [в Аллаха] и сбивают [других] с пути Аллаха, погрязли в глубоком заблуждении.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som förnekar tron och vill spärra Guds väg för (andra) har drivit synden till dess yttersta gräns.