Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
اِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللّٰهِ قَدْ ضَلُّوا ضَلَالًا بَعِيدًا
inne (e)lleƶīne keferū ve Saddū ǎn sebīli (a)llahi ḳad Dellū Delālen beǐyden
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kâfir olanlar ve halkı Allah yolundan çıkaranlarsa öylesine sapıtmışlardır ki tuttukları yol, doğru yoldan pek uzaktır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Kâfir olanlar ve halkı Allah yolundan çıkaranlarsa öylesine sapıtmışlardır ki tuttukları yol, doğru yoldan pek uzaktır.
Adem Uğur
İnkâr eden ve (başkalarını da) Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır.
Ahmed Hulusi
Hakikati inkar edip insanları da Allah yolundan engelleyenler, çok büyük sapma içindedirler.
Ahmet Tekin
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, insanları Allah yolundan, İslâm’a girmekten, İslâmî hayatı yaşamaktan alıkoyanlar, İslâm’ı engelleme tedbirleri alanlar, tamamen başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olurlar.
Ahmet Varol
İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanlar uzak bir sapıklığın içine düşmüşlerdir.
Ali Bulaç
Şüphesiz, inkar edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.
Ali Fikri Yavuz
Şüphesiz ki küfredip insanları Allah yolundan çevirenler, hakdan çok uzak bir sapıklıkla saptılar.
Ali Rıza Safa
Kuşkusuz, nankörlük edenler ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar, olmadık bir sapkınlıkla sapmıştır.
Bayraktar Bayraklı
İnkar edip başkalarını da Allah yolundan çevirenler, dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Bekir Sadak
Inkar edenler, Allah yolundan alikoyanlar, suphesiz derin bir sapikliga sapmislardir.
Celal Yıldırım
Doğrusu onlar ki inkâra sapıp (insanları) Allah yolundan alıkorlar ; (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İnkâr eden ve Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır.
Diyanet İşleri
Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Diyanet İşleri (eski)
İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmışlardır.
Diyanet Vakfi
İnkâr eden ve (başkalarını da) Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Şüphesiz inkâr edip, insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şüphesiz inkara sapıp Allah yolundan alıkoyanlar, büyük bir sapıklığa dalmışlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şübhesiz ki küfredib Allah yolundan men'edenler haktan sapdılar uzak sapdılar
Erhan Aktaş
Kuşkusuz Kafir olanlar ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapkınlıktadırlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kuşkusuz Kafir olanlar ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapkınlıktadırlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İnkar edip, Allah'ın yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapkınlıktadırlar.
Fizilal-il Kuran
Kafir olup başkalarını da Allah yolundan alıkoyanlar, hiç kuşkusuz koyu bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Gültekin Onan
Şüphesiz, kafirler ve Tanrı yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.
Hamdi Döndüren
İnkâr edenler ve insanları Allah’ın yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklık içindedirler.
Hasan Basri Çantay
Hakıykat, o inkar edip kafir olanlar ve (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar şübhesiz (hakdan uzak) bir sapıklıkla sapmışlardır.
Hasib Asutay
Şüphesiz inkâr edenler ve (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapkınlığa düşmüşlerdir.
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz ki inkâr edip (insanları) Allah yolundan men' edenler, gerçekten(haktan) uzak bir dalâlet ile sapmışlardır.
İbni Kesir
Muhakkak ki küfredip insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki inkar edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar elbette (doğru yoldan) tamamen uzaklaşmışlardır.
Muhammed Esed
Hakikati inkar etmeye ve başkalarını Allah yolundan saptırmaya şartlanmış olanlar, derin bir sapıklık içindedirler.
Mustafa İslamoğlu
İnkara sapan ve başkalarını Allah yolundan saptıranlara gelince: onlar derin bir sapıklığa gömülüp gitmişlerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Muhakkak o kimseler ki, kâfir olmuşlar ve Allah yolundan men edivermişlerdir, şüphe yok onlar pek uzak bir sapıklıkla sapıtmışlardır.
Ömer Öngüt
Şüphesiz ki inkâr edip insanları Allah yolundan çevirenler, Hakk'tan çok uzak bir sapıklıkla saptılar.
Suat Yıldırım
Onlar ki inkâr eder ve başkalarını da Allah yolundan engellerler, işte onlar haktan büsbütün sapmışlardır.
Süleyman Ateş
(Sana gelenleri) İnkar edip Allah yolundan menedenler, hakikaten uzak bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Süleymaniye Vakfı
Kafirlik eden /ayetleri görmezlikte direnen ve Allah'ın yolundan engelleyenler, yanlış yola girmiş, kaybolup gitmiş olurlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) ve Allah yolundan engelleyenler var ya; işte onlar gerçekten derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Şaban Piriş
Küfredenler ve Allah'ın yolundan saptıranlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Tefhim-ul Kuran
Şüphesiz, küfredenler ve Allah yolundan alıkoyanlar, gerçekten uzak bir sapıklıkla sapıtmışlardır.
Ümit Şimşek
İnkâr eden ve insanları Allah yolundan alıkoyan kimseler, pek derin bir sapıklıkla sapıtıp gitmişlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
İnkar edip Allah yolundan geri çevirenler, dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Kafir olub insanları Allah yolundan sapdıran kimsələr dərin bir azğınlığa düşmüşlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Allahı) inkar edən və (insanları) Allahın yolundan döndərən şəxslər, şübhəsiz ki, (haqdan) çox uzaq bir zəlalətə uğramışlar.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Diejenigen, die ungläubig sind und die Menschen von Gottes Weg abhalten, sind weit abgeirrt.
Almanca — Der Edle Quran
Diejenigen, die ungläubig sind und von Allahs Weg abhalten, sind fürwahr weit abgeirrt.
Almanca — M. A. Rassoul
Diejenigen aber, die ungläubig sind und sich von Allahs Weg abwenden, sie sind wahrlich weit in die Irre gegangen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, diejenigen, die Kufr betrieben und vom Wege ALLAHs abgebracht haben, diese sind bereits weit in die Irre irregegangen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Indeed, those who denied Allah and stood in the way to prevent Allah's spirit of truth from guiding people into all truth have been led by the nose into the depth of the maze of error.
Abdul Haleem
Those who have disbelieved and barred others from God’s path have gone far astray;
Abdullah Yusuf Ali
Those who reject Faith and keep off (men) from the way of Allah, have verily strayed far, far away from the Path.
Abul A'la Maududi
Those who denied this truth and barred others from the way of Allah have indeed strayed far.
Aisha Bewley
Those who are kafir and bar access to the Way of Allah have gone very far astray.
Al-Hilali & Khan
Verily, those who disbelieve [by concealing the truth about Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم and his message of true Islâmic Monotheism written in the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel) with them] and prevent (mankind) from the Path of Allâh (Islâmic Monotheism); they have certainly strayed far away. (Tafsir Al-Qurtubî).
Ali Quli Qarai
Indeed those who are faithless and bar [others] from the way of Allah, have certainly strayed into far error.
Amatul Rahman Omar
Those who disbelieve and hinder (others) from (following) Allâh's way, have indeed strayed, a far off straying.
Arthur John Arberry
Surely those who disbelieve, and bar from the way of God, have gone astray into far error.
Bijan Moeinian
Those who have chosen to disbelieve and prevent people [in any manner such as recourse to multi- media in our time] to join the believers, have indeed gone far in darkness [to be saved. ]
E. Henry Palmer
Verily, those who misbelieve and obstruct the way of God, have erred a wide error.
Edip-Layth
Those who have rejected and turned away from the path of God, they have strayed a far straying.
George Sale
They who believe not, and turn aside others from the way of God, have erred in a wide mistake.
Hamid S. Aziz
Verily, those who disbelieve and obstruct the way of Allah have strayed in wide error.
Mahmoud Ghali
Surely (the ones) who have disbelieved and barred from the way of Allah have already erred into far error.
Marmaduke Pickthall
Lo! those who disbelieve and hinder (others) from the way of Allah, they verily have wandered far astray.
Mohamed Ahmed - Samira
Those who denied and turned away from the path of God, have wandered far astray.
Muhammad Asad
Behold, those who are bent on denying the truth and on turning others away from the path of God have indeed gone far astray.
Mustafa Khattab
Those who disbelieve and hinder ˹others˺ from the Way of Allah have certainly strayed far away.
Progressive Muslims
Those who have rejected and turned away from the path of God, they have strayed a far straying.
Sahih International
Indeed, those who disbelieve and avert [people] from the way of Allah have certainly gone far astray.
Sam Gerrans
Those who ignore warning and turn away from the path of God have strayed into far error.
Shabbir Ahmed
Those who deny such obvious Reality and try to hinder from the Way of Allah, have wandered far astray.
Syed Vickar Ahamed
Surely, those who reject Faith and prevent (men) from the Way of Allah, have surely strayed far, far away from the (right) Path.
Taqi Usmani
Surely, those who disbelieved and prevented (people) from the way of Allah have gone far astray.
The Monotheist Group
Those who have rejected and turned away from the path of God, they have strayed a far straying.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ceux qui ne croient pas et qui obstruent le sentier dʹAllah, sʹégarent certes loin dans lʹégarement.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij die ongelovig zijn en de weg van God versperren zijn ver afgedwaald.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, degenen die ongelovig zijn en (die de mensen) van de Weg van Allah afhouden zijn waarlijk ver weg gedwaald.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, те, которые стали неверующими и отклоняли (людей) от пути Аллаха [от Ислама], заблудились они далеким (от истины) заблуждением!
Rusça — Osmanov
Воистину, те, которые не уверовали [в Аллаха] и сбивают [других] с пути Аллаха, погрязли в глубоком заблуждении.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
De som förnekar tron och vill spärra Guds väg för (andra) har drivit synden till dess yttersta gräns.