Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.

لٰكِنِ اللّٰهُ يَشْهَدُ بِمَا اَنْزَلَ اِلَيْكَ اَنْزَلَهُ بِعِلْمِهِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَشْهَدُونَ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَهِيدًا

lākini (a)llahu yeşhedu bimā enzele ileyke enzelehu bi ǐlmihi ve l-melāiketu yeşhedūne ve kefā bi(a)llahi şehīden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لٰكِنِlākinioysa
2اللّٰهُ(a)llahuAllah
3يَشْهَدُyeşheduش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahidlik eder
4بِمَاbimāne ki
5اَنْزَلَenzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirdi
6اِلَيْكَileykesana
7اَنْزَلَهُenzelehuن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirmiş olduğuna
8بِعِلْمِهِbi ǐlmihiع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamekendi bilgisiyle
9وَالْمَلٰٓئِكَةُve l-melāiketuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.ve melekler de
10يَشْهَدُونَyeşhedūneش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahidlik ederler
11وَكَفٰىve kefāك ف يYeterli olmak, yetmek.kafidir
12بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'ın
13شَهِيدًاşehīdenش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahidliği

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat Allah, sana indirdiği kitapla tanıklık eder ki onu, bilerek indirmiştir ve melekler de tanıklık ederler ve tanık olarak Allah yeter.

Abdulkadir Gölpınarlı

Fakat Allah, sana indirdiği kitapla tanıklık eder ki onu, bilerek indirmiştir ve melekler de tanıklık ederler ve tanık olarak Allah yeter.

Adem Uğur

Fakat Allah sana indirdiğine şahitlik eder; onu kendi ilmi ile indirdi. Melekler de (buna) şahitlik ederler. Ve şahit olarak Allah kâfîdir.

Ahmed Hulusi

Ne var ki, Allah sana inzal ettiği ile şahitliğini gösterir ki, HU'nun ilmi olarak onu sana inzal etmiştir. Melekler (bu inzal ile ilgili kuvveler - Cibril) de olayın şahididir. Şahit olarak Allah yeterlidir.

Ahmet Tekin

İnsanlardan bir kısmı senin peygamberliğini kabul ve şahitlik etmeseler de, Allah indirdiği Kur’ân ile Senin peygamberliğine şahitlik eder. Kur’ân’ı da kendi ilmi ile, kendi planı dahilinde, kendi iradesiyle indirdi. Melekler de bunlara şâhitlik ederler. Senin Allahın Rasulü olduğuna şâhit olarak Allah kâfidir.

Ahmet Varol

Ancak Allah sana indirdiğini kendi ilmiyle indirdiğine şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik ederler. Şahit olarak da Allah yeter.

Ali Bulaç

Fakat Allah, sana indirdiğiyle şahidlik eder ki, O, bunu kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahittirler. Şahid olarak Allah yeter.

Ali Fikri Yavuz

Lâkin Allah senin peygamberliğini, sana indirdiği icazkâr Kur’an ile isbat ve beyan eder ki, onu kendi ilmi (ezelîsi) ile indirmiştir. Melekler de buna şahidlik ederler. Allah şahid olarak kâfirdir.

Ali Rıza Safa

Allah, sana indirdiğini, Kendi bilgisiyle indirdiğine tanıklık eder; melekler de tanıklık ederler. Tanık olarak, zaten Allah yeterlidir.

Bayraktar Bayraklı

Fakat Allah, sana indirdiğine, onu kendi ilmiyle indirdiğine şahitlik eder. Melekler de şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeterlidir.

Bekir Sadak

Fakat Allah sana indirdigine sahidlik eder, onu bilerek indirmistir, melekler de sahidlik ederler. sahid olarak Allah yeter.

Celal Yıldırım

Ama Allah, sana indirdiğiyle şahitlik eder ki, onu kendi ilmiyle indirmiştir; melekler de şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeter.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Fakat Allah sana indirdiğine, onu ilmiyle (ilminin bir eseri olarak) indirdiğine şahitlik eder; melekler de şahitlik ederler. Ve şahit olarak Allah yeterlidir.

Diyanet İşleri

Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.

Diyanet İşleri (eski)

Fakat Allah sana indirdiğine şahidlik eder, onu bilerek indirmiştir, melekler de şahidlik ederler. Şahid olarak Allah yeter.

Diyanet Vakfi

Fakat Allah sana indirdiğine şahitlik eder; onu kendi ilmi ile indirdi. Melekler de (buna) şahitlik ederler. Ve şahit olarak Allah kâfîdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik ederler. Allah'ın şahitliği de kafidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat Allah, özellikle sana indirdiği ile şahitlik ediyor ki, onu kendi bilgisi ile indirdi. Melekler de şahitlik ediyorlar, kaldı ki Allah'ın şahit olması yeter!

Elmalılı Hamdi Yazır

Lakin Allah bilhassa sana indirdiğiyle şehadet ediyor ki onu kendi ilmi sübhanisiyle indirdi, melekler de şehadet ediyorlar, maa haza Allahın şahid olması kafidir

Erhan Aktaş

Allah, sana indirdiği şeyi, Kendi ilmi ile indirdiğine tanıklık eder. Melekler de tanıklık ederler. Ve tabii ki tanık olarak Allah yeter.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, sana indirdiği şeyi, kendi ilmi ile indirdiğine tanıklık eder. Melekler de tanıklık ederler. Ve tabii ki tanık olarak Allah yeter.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, sana indirdiği şeyi, kendi ilmi ile indirdiğine tanıklık eder. Melekler de tanıklık ederler. Ve tabii ki tanık olarak Allah yeter.

Fizilal-il Kuran

Fakat Allah sana indirdiği kitabın kendi bilgisi altında indirilmiş olduğuna şehadet eder. Melekler de buna şahitlik ederler. Aslında Allah'ın şahitliği yeterlidir.

Gültekin Onan

Fakat Tanrı, sana indirdiğiyle şahidlik eder ki, O, bunu kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahittirler. Şahid olarak Tanrı yeter.

Hamdi Döndüren

Allah sana indirmiş olduğuna tanıklık etmektedir. Çünkü onu Allah, bizzat kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de buna tanıklık etmektedir. Aslında tanık olarak Allah yeter.

Hasan Basri Çantay

Bununla beraber Allah sana indirdiği (Kur'an-ı Kerim) ile şahidlik eder ki O, bunu kendi ilmiyle indirmişdir. Melekler de şahidlik ederler. Hakıyki şahid olmak bakımından sa (yalnız) Allah yeter.

Hasib Asutay

Fakat Allah sana indirdiğine şahitlik eder, onu ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeter.

Hayrat Neşriyat

(Onlar senin peygamberliğine şâhidlik etmiyorlar) fakat Allah sana indirdiği(Kur’ân) ile şâhidlik ediyor, onu kendi ilmiyle indirdi. Melekler de (sana) şâhidlik ediyorlar. Ve şâhid olarak Allah yeter!

İbni Kesir

Lakin Allah, sana indirdiğine şahidlik eder. Onu bilerek indirmiştir. Melekler de şahidlik ederler. Esasen şahid olarak Allah yeter.

Mehmet Okuyan

Fakat Allah sana indirdiğini kendi ilmi ile indirdiğine şahitlik eder; melekler de (buna) şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeter.

Muhammed Esed

Ama Allah, sana bahşettiği hakikate (Bizzat Kendisi) şahitlik yapar: onu kendi hikmetinin bir ürünü olarak bahşettik ve melekleri de ona şahit tutmuştur; oysa hiç kimse Allahın şahitliği gibi şahitlik yapamaz.

Mustafa İslamoğlu

Lakin Allah, sana kendi ilminde indirdiğine bizzat şahitlik yapar ve melekler de şahitlik yaparlar: zaten şahid olarak Allah yeter.

Ömer Nasuhi Bilmen

Fakat Allah Teâlâ (senin nübüvvetine) sana indirmiş olduğu (Kur'an-ı Mübîn) ile şehâdet ediyor ki onu kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de şehâdet ediyorlar. Mamafih Allah Teâlâ şahit olmaya kâfidir.

Ömer Öngüt

Fakat Allah, sana indirdiğine şâhitlik eder. Onu kendi ilmi ile indirdi. Melekler de şâhitlik ederler. Şâhit olarak Allah yeter!

Suat Yıldırım

Lâkin Allah sana indirdiğine şahitlik eder ki onu kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de buna tanıklık ederler. Zaten Allah’ın şahit olması bir şeyin gerçekliği için yeter de artar!

Süleyman Ateş

Allah, sana indirdiğini kendi bilgisiyle indirmiş olduğuna şahidlik eder. Melekler de (buna) şahidlik ederler. Allah'ın şahidliği de (bir şeyin gerçekliği için) kafidir.

Süleymaniye Vakfı

(Seni Allah'ın elçisi olarak kabul etmeyebilirler) Ama Allah sana indirdiği (bu kitap) ile şahitlik eder ki onu sana, kendi bilgisiyle indirmiştir. Buna melekler de şahitlik ederler. Aslında şahit olarak Allah yeter.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama Allah sana indirdiği ile şahitlik eder ki (önceki elçilere) indirdiğini de kendi ilmi ile indirmiştir. Buna Melekler de şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeter.

Şaban Piriş

Fakat Allah sana indirdiği şeyle şahitlik eder ki onu kendi ilmi ile indirmiştir. Melekler de şahitlik ederler. Şahit olarak Allah yeter.

Tefhim-ul Kuran

Fakat Allah, sana indirdiğiyle şahidlik eder ki, O, bunu kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahittirler. Şahid olarak Allah yeter.

Ümit Şimşek

Allah sana indirdiğine bizzat şahitlik ediyor ki, onu ezelî ilmiyle indirmiştir. Melekler de buna şahitlik eder. Fakat şahit olarak Allah zaten kâfidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu da var ki, Allah sana indirdiğini, kendi ilmiyle indirdiğine tanıklık eder. Melekler de tanıklık ediyorlar. Zaten tanık olarak Allah yeter.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Fəqət Allah sənə nazil etdiyinə şahiddir. O, bu Quranı Öz elmi ilə nazil etmişdir. Mələklər də buna şahiddirlər. Şahid olaraq Allah kifayətdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Lakin (Ya Rəsulum!) Allah sənə nazil etdiyi (Qurʼan) ilə şəhadət verir ki, onu (Qurʼanı) Öz elmi ilə (Özünə xas olan elm və hikmətlə) nazil etmişdir. Mələklər də buna şahidlik edirlər. Təkcə Allahın şahid olması yetər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Mancheiner würde die göttliche Offenbarung bestreiten, aber Gott bezeugt die Wahrheit der Offenbarung, die Er dir mit Seinem Wissen herabgesandt hat. Das bezeugen auch die Engel. Gott genügt als allerhöchster Zeuge.

Almanca — Der Edle Quran

Aber Allah bezeugt, was Er zu dir (als Offenbarung) herabgesandt hat; Er hat es mit Seinem Wissen herabgesandt. Und (auch) die Engel bezeugen es. Und Allah genügt als Zeuge.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch Allah bezeugt durch das, was Er zu dir hinabgesandt hat, daß Er es mit Seinem Wissen sandte; und die Engel bezeugen es; und Allah genügt als Zeuge.

Almanca — Muhammad Zaidan

Doch ALLAH bestätigt das, was ER dir hinabgesandt hat. ER sandte es mit Seinem Wissen hinab, auch die Engel bezeugen es. Und ALLAH genügt als Zeuge.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But Allah is a witness of all that He has revealed to you O Muhammad and with it He has been associated. He sent it down by His authority and to this effect do the angels bear witness, and enough is Allah Himself to be the witness.

Abdul Haleem

But God Himself bears witness to what He has sent down to you––He sent it down with His full knowledge- the angels too bear witness, though God is sufficient witness.

Abdullah Yusuf Ali

But Allah beareth witness that what He hath sent unto thee He hath sent from His (own) knowledge, and the angels bear witness: But enough is Allah for a witness.

Abul A'la Maududi

(Whether people believe or not) Allah bears witness that whatever He has revealed to you, He has revealed with His knowledge, and the angels bear witness to it too, though the witness of Allah is sufficient.

Aisha Bewley

But Allah bears witness to what He has sent down to you. He has sent it down with His knowledge. The angels bear witness as well. And Allah suffices as a Witness.

Al-Hilali & Khan

But Allâh bears witness to that which He has sent down (the Qur’ân) unto you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم); He has sent it down with His Knowledge, and the angels bear witness. And Allâh is All-Sufficient as a Witness.

Ali Quli Qarai

But Allah bears witness to what He has sent down to you —He sent it down with His knowledge— and the angels bear witness [too], and Allah quite suffices as a witness.

Amatul Rahman Omar

(They deny the Qur'ân) but Allâh (Himself) bears witness through His revelation to you that He has revealed it (- the Qur'ân pregnant) with His knowledge, and the angels bear witness (as well). Yet Allâh suffices for a Witness.

Arthur John Arberry

But God bears witness to that He has sent down to thee; He has sent it down with His knowledge; and the angels also bear witness; and God suffices for a witness.

Bijan Moeinian

God, hereby, testifies that what you say on His behalf is the true revelation of God, reflecting His Knowledge. The angles also testify for this; but God Himself is enough to be relied upon as witness.

E. Henry Palmer

But God bears witness to what He has revealed to thee: He revealed it in His knowledge, and the angels bear witness too; though God is witness enough.

Edip-Layth

But God bears witness for what He has sent down to you with His knowledge, and the controllers bear witness; and God is enough as a witness.

George Sale

God is witness of that revelation which He hath sent down unto thee; He sent it down with his special knowledge: The angels also are witnesses thereof; but God is a sufficient witness.

Hamid S. Aziz

But Allah bears witness to what He has revealed to you: He revealed it from His own knowledge, and the angels bear witness too; though Allah is witness enough.

Mahmoud Ghali

But Allah bears witness to what He has sent down to you. He has sent it down with His knowledge; and the Angels (also) bear witness; and Allah suffices as Ever-Witnessing.

Marmaduke Pickthall

But Allah (Himself) testifieth concerning that which He hath revealeth unto thee; in His knowledge hath He revealed it; and the angels also testify. And Allah is sufficient Witness.

Mohamed Ahmed - Samira

God is Himself witness to what has been revealed to you, and revealed with His knowledge, and the angels are witness; and God is sufficient as witness.

Muhammad Asad

However it be, God [Himself] bears witness to the truth of what He has bestowed from on high upon thee: out of His own wisdom has He bestowed it from on high, with the angels bearing witness thereto - although none can bear witness as God does.

Mustafa Khattab

Yet ˹if you are denied, O  Prophet,˺ Allah bears witness to what He has sent down to you—He has sent it with His knowledge. The angels too bear witness. And Allah ˹alone˺ is sufficient as a Witness.

Progressive Muslims

But God bears witness for what He has sent down to you with His knowledge, and the Angels bear witness; and God is enough as a witness.

Sahih International

But Allah bears witness to that which He has revealed to you. He has sent it down with His knowledge, and the angels bear witness [as well]. And sufficient is Allah as Witness.

Sam Gerrans

But God bears witness to what He has sent down to thee: He sent it down with His knowledge; and the angels bear witness, but sufficient is God as witness.

Shabbir Ahmed

Allah bears witness concerning what He has revealed to you. With His Own Knowledge He has revealed it. If you reflect on the Order in the Universe, you shall find that His angels, the Universal Laws, bear witness. And Allah is Sufficient Witness.

Syed Vickar Ahamed

But Allah bears witness that which He has sent to you, He has sent from His (Own) Knowledge, and the angels bear witness: And Enough is Allah for a Witness (Shaheed).

Taqi Usmani

But Allah bears witness that what He has revealed to you, has revealed it with His knowledge. The angels too, bear witness, (though) Allah is sufficient as witness.

The Monotheist Group

But God bears witness for what He has sent down to you with His knowledge, and the angels bear witness; and God is enough as a witness.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Mais Allah témoigne de ce quʹIl a fait descendre vers toi, Il lʹa fait descendre en toute connaissance. Et les Anges en témoignent. Et Allah suffit comme témoin.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê, Xwedê li ser ya ku ji bo te hinartiye şahidiyê dide, Xwedê ew bi zanîna xwe hinartiye. Melayîket jî ji vê re şahidiyê didin. Bi şahidî Xwedê besî te ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar God getuigt over wat Hij naar jou heeft neergezonden; Hij heeft het neergezonden met Zijn wetenschap. Ook de engelen getuigen; maar God is goed genoeg als getuige.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God is getuige van de openbaring, die u is nedergezonden; hij zond die met zijne bijzondere kennis: de engelen zijn medegetuigen; maar God is een toereikende getuige.

Hollandaca — Siregar

(De ongelovigen getuigen niet over jouw Profeetschap) maar Allah getuigt (wel) over wat Hij aan jou gezonden heeft. Hij zond deze met Zijn Kennis neer. En de Engelen getuigen. En Allah is voldoende als Getuige.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Но (если они уж не веруют в тебя, о Посланник, то) Аллах (Сам) свидетельствует тем, что Он ниспослал тебе [Кораном] (о том, что ты являешься Его посланником). Ниспослал Он его [Коран] по Своему знанию. И ангелы (тоже) свидетельствуют (об истинности того, что ниспослано тебе), а (вообще) (уже) достаточно (одного) Аллаха как свидетеля!

Rusça — Osmanov

Однако Аллах свидетельствует о том, что ниспосланное тебе Он ниспослал по мудрости Своей. И ангелы свидетельствуют [о том же]. Достаточно Аллаха как свидетеля!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men Gud själv vittnar med det som Han har uppenbarat för dig (att) Han har uppenbarat det med Sitt vetande; ja, även änglarna vittnar, men det behövs inga andra vittnen än Gud.