Yahut azabı gördüğünde, "Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam" demesin.

اَوْ تَقُولَ حِينَ تَرَى الْعَذَابَ لَوْ اَنَّ لِي كَرَّةً فَاَكُونَ مِنَ الْمُحْسِنِينَ

ev teḳūle Hīne terā l-ǎƶābe lev enne lī kerraten fe ekūne mine l-muHsinīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَوْevyahut
2تَقُولَteḳūleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemesinden
3حِينَHīneح ي نVarmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmekzaman
4تَرَىterāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.gördüğü
5الْعَذَابَl-ǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
6لَوْlevkeşke
7اَنَّennegerçekten
8لِيbenim için olsaydı
9كَرَّةًkerratenك ر رGeri dönmek, art arda dönmek, karşı koşmak, tekrarlamak, geri gelmek, sırayla takip etmek, (iplik) sarılmak, bir veya birden fazla kez tekrarlamak, hurma ağacına tırmanmak için kullanılan (halka şeklinde yapılmış) bir ip.bir kez daha (dönüş)
10فَاَكُونَfe ekūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinböylece olsaydım
11مِنَmine-den
12الْمُحْسِنِينَl-muHsinīneح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.güzel hareket edenler-

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahut da azâbı görünce, bir kere daha dünyâya dönmeme imkân olsaydı mutlaka iyilik edenlerden olurdum dediği günden önce.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yahut da azâbı görünce, bir kere daha dünyâya dönmeme imkân olsaydı mutlaka iyilik edenlerden olurdum dediği günden önce.

Adem Uğur

Veya azabı gördüğünde: "Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam!" demesinden.

Ahmed Hulusi

Yahut azabı gördüğünde şöyle der: "Keşke bir kere daha (bedenli - beyinli yaşama) sahip olsam da, muhsinlerden olsam. "

Ahmet Tekin

Veya azâbı gördüğünde: 'Keşke benim için bir kez dünyaya dönmek mümkün olsaydı, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderlerden, idarecilerden, askerî erkândan ve müslümanlardan olurdum.' diyeceği günden önce Kur’ân’a tâbi olun.

Ahmet Varol

Yahut azabı gördüğü an: 'Keşke benim için bir geri dönüş olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım' demesinden.

Ali Bulaç

Ya da azabı gördüğü zaman: "Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım" (diyeceği günden sakının).

Ali Fikri Yavuz

Ve yahud azabı gördüğü zaman: “- Bana, (dünyaya) bir geri dönmek olsaydı da güzel amel işliyenlerden olaydım.” demesi vardır.

Ali Rıza Safa

Veya cezayı gördüğünde, şöyle diyecek: "Benim için bir kez daha olsaydı, güzel davrananlar arasında olurdum!"

Bayraktar Bayraklı

Ya da azabı gördüğünde, "Keşke dünyaya bir daha gönderilseydim de iyi amel yapanlardan olsaydım" demesin diye.

Bekir Sadak

(57-58) Veya, «Allah beni dogru yola eristirseydi sakinanlardan olurdum» diyecegi, yahut, azabi gordugunde: «Keski benim icin donus imkani bulunsa da iyilerden olsam» diyecegi gunden sakinin.

Celal Yıldırım

Veya azabı gördüğünde, «benim için dönüş olsaydı da iyiler arasında bulunsaydım,» diyeceği (gün gelmeden, Kur'ân'a uyun!).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ya da azabı gördüğünde, “Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyilerden biri olsam!” diyerek hayıflanmasın.

Diyanet İşleri

Yahut azabı gördüğünde, "Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam" demesin.

Diyanet İşleri (eski)

(57-58) Veya, 'Allah beni doğru yola eriştirseydi sakınanlardan olurdum' diyeceği, yahut, azabı gördüğünde: 'Keşke benim için dönüş imkanı bulunsa da iyilerden olsam' diyeceği günden sakının.

Diyanet Vakfi

(57-58) Veya: Allah bana hidayet verseydi, elbette sakınanlardan olurdum, diyeceği, yahut azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Veya azabı gördüğü zaman şöyle diyecektir: «Bana bir geri dönüş olsaydı da ben de o iyilik yapanlardan olsaydım.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ya da azabı gördüğü zaman: "Bana bir daha geri dönüş (imkanı) olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım!" diyeceği gün (gelmeden uyun!)

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yahud azabı gördüğü zaman diyeceği: bana bir geri dönmek olsa idi de muhsinlerden olsa idim!

Erhan Aktaş

Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden olurdum." dememeniz için.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden olurdum." dememeniz için.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden olurdum." denmemesi için.

Fizilal-il Kuran

Yahut azabı gördüğü zaman; «Keşke benim için bir kez daha dünyaya dönüş olsa da iyilerden olsam» diyeceği günden sakının.

Gültekin Onan

Ya da azabı gördüğü zaman: "Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım" (diyeceği günden sakının).

Hamdi Döndüren

Ya da azabı gördüğünde şöyle der: “Keşke ben, bir kez daha (dünyaya) dönebilseydim de, iyilik yapanlardan olsaydım!”

Hasan Basri Çantay

yahud azabı görürken "Benim için (dünyaye) bir dönüş daha olsaydı da iyi hareket edenlerden (mü'minlerden) bulunsaydım" diyeceği (gündür).

Hasib Asutay

Yahut azabı gördüğü zaman şöyle diyecektir: 'Bana bir geri dönüş olsaydı da, ben de o iyilik yapanlardan olsaydım.'

Hayrat Neşriyat

(57-58) Yâhut: 'Doğrusu Allah beni hidâyete erdirmiş olsaydı, elbette (ben de) takvâ sâhiblerinden olurdum' demesi(nden) yâhut azâbı gördüğü zaman: 'Keşke benim için gerçekten bir kere daha (dünyaya dönüş) olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım!' demesi(nden evvel Kur’ân’a tâbi' olun)!

İbni Kesir

Yahut azabı gördüğü vakit: Keşki benim için bir dönüş daha olsaydı da ihsan edenlerden olsaydım, diyeceği gün.

Mehmet Okuyan

Veya azabı (ateşi) gördüğünde ‘Keşke benim için bir kez (dünyaya dönme) imkânı olsa da güzel davrananlardan olsam!’ demesi(nden önce Kur’an’a uyun)!”

Muhammed Esed

yahut, (kendisini bekleyen) azabın farkına vardığında "Keşke (hayatta) bana bir şans daha verilse de iyilik yapanlar arasına girsem!" demesin diye.

Mustafa İslamoğlu

Ya da azabı gördüğü zaman, "Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyiler arasına girsem" demesin!

Ömer Nasuhi Bilmen

Veyahut azabı gördüğü zaman, «Keşke benim için bir kerre daha (dünyaya) dönmek olsa idi ve iyi işler işleyenlerden olsa idim,» demesinden evvel uyanmalıdır.

Ömer Öngüt

Yahut da azabı gördüğü zaman: "Keşke benim için dönüş imkânı bulunsa da iyilerden olsam!" demesin.

Suat Yıldırım

Yahut azabı göreceği sıra: "Ah! Elime bir fırsat geçse de iyilerden olsam!"

Süleyman Ateş

Yahut azabı gördüğü zaman: "Keşke benim için bir kez daha (dünyaya dönüş) olsaydı da güzel hareket edenlerden olsaydım!" demesinden.

Süleymaniye Vakfı

Yahut azabı gördüğü sırada şunu der: "Keşke bir fırsatım daha olsa da güzel davrananlardan olsam!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Azabı görünce şöyle de diyebilir: "Keşke elimde bir fırsat daha olsa da güzel davrananlardan olsam."

Şaban Piriş

Veya azabı görünce keşke bir kere daha hak verilse de iyilerden olsam, demesi...

Tefhim-ul Kuran

Ya da azab gördüğü zaman: «Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım» (diyeceği günden sakının).

Ümit Şimşek

Veya azabı gördüğünde, 'Keşke elime bir fırsat daha geçse de iyilik yapanlardan olsam' demesin.

Yaşar Nuri Öztürk

Azabı gördüğünde şöyle de konuşacaktır: "Bana bir kez daha imkan verilseydi de güzel düşünüp güzel davrananlardan olsaydım!"

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Həm də əzabı gördüyü zaman deməsin: “Kaş ki, bir də dünyaya qayıdaydım, yaxşı işlər görənlərdən olardım!”

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Oder, wenn er die qualvolle Strafe zu Gesicht bekommt: ʺWenn ich noch einmal zum irdischen Leben zurückgebracht werden könnte, würde ich zu den Rechtschaffenen gehören, die gute Werke verrichten.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Oder daß sie nicht etwa, wenn sie die Strafe sieht, sage(n soll): ʺWenn ich doch nur eine (Möglichkeit zur) Wiederholung hätte, dann würde ich zu den Gutes Tuenden gehören!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

oder damit nicht einer spreche, wenn er die Strafe sieht: ʺGäbe es für mich doch eine Wiederkehr, dann wollte ich unter denen sein, die Gutes tun.ʺʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Oder daß sie sagt, wenn sie die Peinigung sieht: ʺHätte ich doch nur noch eine Rückkehr, damit ich von den Muhsin würde.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Or it might say when faced with the torment laid upon the damned: "If only I could be given the chance to relive my life again down below so that I prostrate my reason to divine revelation and be among those who perfect their illustrious toils and turn their thoughts on moral excellence and benevolence and imprint their deeds with wisdom and piety!"

Abdul Haleem

Or, faced by punishment, it says, "If only I could have another chance, I would join those who do good!"

Abdullah Yusuf Ali

"Or (lest) it should say when it (actually) sees the penalty: 'If only I had another chance, I should certainly be among those who do good!'

Abul A'la Maududi

or lest he should say, when he sees the chastisement: "O that I might return again, and be among those who do good."

Aisha Bewley

or lest he should say, when he sees the punishment, ‘If only I could have another chance so that I could be a good-doer!’

Al-Hilali & Khan

Or (lest) he should say when he sees the torment: "If only I had another chance (to return to the world), then I should indeed be among the Muhsinûn (good-doers - See V.2:112)."

Ali Quli Qarai

Or say, when he sights the punishment, ‘If only there had been a second chance for me I would be among the virtuous!’

Amatul Rahman Omar

Or lest anyone of you should say when he sees the punishment, `If I could only have the chance to return (to the world), I (too) would then be of those who do good. '

Arthur John Arberry

it should say, when it sees the chastisement, 'O that I might return again, and be among the good-doers. '

Bijan Moeinian

Do not be among those who will face the fire and then will say: "I wish I had another chance to devote my life to do nothing but the good deeds. "

E. Henry Palmer

or lest it should say, when it sees the torment, 'Had I another turn I should be of those who do well!'

Edip-Layth

Or say, when it sees the retribution: "If only I could have another chance, I would be among the good doers."

George Sale

Or say, when it seeth the prepared punishment, if I could return once more into the world, I would become one of the righteous.

Hamid S. Aziz

Or should say when it sees the punishment, "O, if I only had another chance that I might be among the righteous!"

Mahmoud Ghali

Or should say while it sees the torment, ‘If (only) I had another (chance of) recurrence (i. e., permission to return to the world) then I would be among the fair-doers.'

Marmaduke Pickthall

Or should say, when it seeth the doom: Oh, that I had but a second chance that I might be among the righteous!

Mohamed Ahmed - Samira

Or say on seeing the punishment: "If I could only return I would be among the good. "

Muhammad Asad

or lest he should say, when he becomes aware of the suffering [that awaits him], "Would that I had a second chance [in life], so that I could be among the doers of good!"

Mustafa Khattab

Or say, upon seeing the torment, ‘If only I had a second chance, I would have been one of the good-doers.’

Progressive Muslims

Or say, when it sees the retribution: "If only I could have another chance, I would be among the good doers. "

Sahih International

Or [lest] it say when it sees the punishment, "If only I had another turn so I could be among the doers of good. "

Sam Gerrans

Or it say when it sees the punishment: “Would that I had returned, that I might be of the doers of good.”

Shabbir Ahmed

Or lest he should say, when he sees the Requital, "I wish I had a second chance so that I could be among those who do good to others!"

Syed Vickar Ahamed

Or when it sees the penalty (in case) it should say: "If only I had another chance, I should really be with those who do good!"

Taqi Usmani

or, (lest) someone should say when he sees the punishment, "Would that I have a chance to return, so that I may become one of those who are good in their deeds."

The Monotheist Group

Or say, when it sees the retribution: "If only I could have another chance, I would be among the good doers."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ou bien quʹelle ne dise en voyant le châtiment: ʺAh! Sʹil y avait pour moi un retour! Je serais alors parmi les bienfaisantsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Yan jî dema ku ezab bibîne, bibêje: Xwezî ji bo min derfeta vegereke (dinyayê) hebûya, vêca her ez ê bibûma ji qencîkarên rast û durist!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Of dat iemand zal zeggen wanneer hij de bestraffing ziet: ʺAls er een terugkeer voor mij was zou ik tot hen die goed doen behoren.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Of die zegt, op het zien der gereedgemaakte straf: indien ik nog eens in de wereld kon terugkeeren, zou ik een rechtvaardige worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Или (чтобы не сказал человек), когда увидит наказание (Аллаха) (которое окружит его в День Расчета): «(О), если бы у меня (была возможность прожить в мире) еще раз, тогда я был бы из числа искренних (в повиновении Аллаху)!»

Rusça — Osmanov

Или [чтобы] не пришлось сказать, когда тебя постигнет наказание: ʺЕсли бы меня вернули [в земной мир], то я стал бы из числа тех, кто вершит доброʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och heller ingen säga då han ser straffet: ʹOm jag bara fick återvända (till jorden)! (Då) skulle jag vara en av dem som gör det goda och det rätta!ʹ”