Bilmediler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.

اَوَلَمْ يَعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَاءُ وَيَقْدِرُ اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

e ve lem yeǎ'lemū enne (a)llahe yebsuTu r-rizḳa li men yeşā'u ve yeḳdiru inne fī ƶālike le āyātin li ḳavmin yu'minūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَوَلَمْe ve lemmi?
2يَعْلَمُواyeǎ'lemūع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmediler
3اَنَّenneelbette
4اللّٰهَ(a)llaheAllah
5يَبْسُطُyebsuTuب س طYaymak, sermek, döşemek, genişletmek, uzatmak, açmak, neşelendirmek, ferahlatmak, sevindirmek, yayılmak, uzanmak, genişlemek, bollaşmak, açılmak, sevinmek, ferahlamak, mutlu olmakaçar
6الرِّزْقَr-rizḳaر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızkı
7لِمَنْli menkimseye
8يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
9وَيَقْدِرُve yeḳdiruق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışve kısar
10اِنَّinneşüphesiz
11فِيvardır
12ذٰلِكَƶālikebunda
13لَاٰيَاتٍle āyātinا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ibretler
14لِقَوْمٍli ḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir toplum için
15يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bilmezler mi ki Allah, şüphe yok ki dilediğinin rızkını bollaştırır ve dilediğinin daraltır. Şüphe yok ki bunda, inananlara deliller var elbet.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bilmezler mi ki Allah, şüphe yok ki dilediğinin rızkını bollaştırır ve dilediğinin daraltır. Şüphe yok ki bunda, inananlara deliller var elbet.

Adem Uğur

Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı dilediğine bol bol verir, dilediğinden de kısar. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ibretler vardır.

Ahmed Hulusi

Bilmediler mi ki Allah yaşam gıdasını dilediğine yayar, genişletir, (dilediğine de) daraltır! Muhakkak ki bu olayda iman eden bir toplum için elbette işaretler vardır.

Ahmet Tekin

Allah’ın rızkı ve serveti, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere bol bol vereceğini; ölçüyle kısarak da verebileceğini bilmiyorlar mı? İman eden bir kavim için bunda sayısız ibretler vardır.

Ahmet Varol

Allah'ın dilediğine rızkı genişlettiğini ve daralttığını bilmediler mi? Şüphesiz bunda iman edecek bir topluluk için ibretler vardır.

Ali Bulaç

Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah, dilediğine rızkı genişletip yayar ve (dilediğine) kısar da. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

Ali Fikri Yavuz

O kâfirler hâlâ bilmediler mi ki, Allah, dilediğine rızkı genişletir, dilediğine de kısar. Şübhesiz bunda, (Peygambere ve Kur’an’a) iman edecek bir kavim için ibretler vardır.

Ali Rıza Safa

Allah, dilediğinin geçimini hem genişletir hem de daraltır; zaten bilmiyorlar mı? Aslında, işte bunda, inanan bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın, dilediklerine verdiği rızkı genişletip kıstığını bilmezler mi? Şüphesiz bunda, inanan toplum için dersler vardır.

Bekir Sadak

Allah'in rizki diledigine yaydigini ve kisip bir olcuye gore verdigini bilmezler mi? Dogrusu bunda, inanan kimseler icin dersler vardir. *

Celal Yıldırım

Bilmezler mi ki, Allah elbette rızkı dilediğine genişletir ve kısıp daraltır. Şüphesiz ki bunda, imân eden bir millet için belgeler, öğütler ve ibretler vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bilmiyorlar mı ki Allah rızkı dilediğine bol bol verir, dilediğine de ölçülü verir. Kuşkusuz inanan bir topluluk için bunda dersler vardır.

Diyanet İşleri

Bilmediler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın rızkı dilediğine yaydığını ve kısıp bir ölçüye göre verdiğini bilmezler mi? Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır.

Diyanet Vakfi

Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı dilediğine bol bol verir, dilediğinden de kısar. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ibretler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hâlâ bilmediler mi ki; Allah, rızkı dilediğine açar ve kısar. Şüphesiz ki bunda iman edecek bir kavim için nice ibretler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hala Allah'ın rızkı dilediğine açtığını ve kıstığını bilmediler mi? Şüphesiz ki bunda, iman edecek bir topluluk için bir çok ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hala bilmediler mi ki: Allah rızkı dilediğine açar, kısar da, şübhesiz ki bunda iyman edecekler için ayetler vardır

Erhan Aktaş

Allah'ın dilediğine rızkı genişlettiğini ve ölçülendirdiğini bilmediler mi? Bunda iman edecek bir toplum için ayetler vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın dilediğine rızkı genişlettiğini ve ölçülendirdiğini bilmediler mi? Bunda iman edecek bir toplum için ayetler vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın dilediğine rızkı genişlettiğini ve ölçülendirdiğini bilmediler mi? Bunda iman edecek bir toplum için ayetler vardır.

Fizilal-il Kuran

Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah dilediği kimsenin rızkını bol bol verir; dilediğini de kısar. Doğrusu bunda, inanan bir toplum için ibretler vardır.

Gültekin Onan

Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Tanrı dilediğine rızkı genişletir / yayar veya kısar / daraltır / kısıtlar. Kuşkusuz bunda inanan bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

Hamdi Döndüren

Onlar, Allah’ın dilediğine rızkı bol bol verdiğini, dilediğine de daralttığını bilmiyorlar mı? Hiç kuşkusuz, bunda, inanan bir toplum için ibretler vardır.

Hasan Basri Çantay

Allahın, kimi dilerse onun rızkını yaymakda, (kimi de dilerse onunkini) kısmakda olduğunu haala bilmediler mi? Şübhesiz bunda iman edecek bir kavm için kat'i ibretler vardır.

Hasib Asutay

Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı dilediğine açar ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Hayrat Neşriyat

Hem bilmediler mi ki, şübhesiz Allah, dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine)daraltır. Doğrusu bunda, îmân edecek bir kavim için nice deliller vardır.

İbni Kesir

Bilmezler mi ki; Allah, dilediğine rızkı genişletir ve kısar. Doğrusu bunda, inanan kimseler için ayetler vardır.

Mehmet Okuyan

Bilmediler mi ki Allah rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verebilir; kısarak (dar) da. Şüphesiz ki bunda inanan bir toplum için dersler vardır.

Muhammed Esed

Bilmezler mi Allah dilediğine bol rızık verir, dilediğine az? Doğrusu, bunda inanan insanlar için dersler vardır!

Mustafa İslamoğlu

Şimdi onlar bilmezler mi ki, Allah dilediğinin rızık alanını genişletir, dilediğininkini sınırlandırır. Elbet bunda, inanan bir toplumun mutlaka alması gereken dersler vardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Blimediler mi ki, muhakkak Allah, rızkı dilediğine açar ve darlaştırır. Şüphe yok ki, bunda imân edecek bir kavim için elbette ibretler vardır.

Ömer Öngüt

Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı dilediğine bol bol verir, dilediğine de kısar. Şüphesiz ki bunda iman etmiş bir kavim için âyetler (ibretler) vardır.

Suat Yıldırım

Hâlâ şunu anlamadılar mı ki Allah dilediği kulunun nasibini bollaştırır, dilediğinin nasibini ise daraltır. Elbette bunda inanacak kimseler için alacak ibretler vardır.

Süleyman Ateş

Bilmediler mi ki Allah dilediğine rızkı açar ve kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Süleymaniye Vakfı

Bilmiyorlar mı, Allah, tercih ettiği kişi için rızkı genişletir de daraltır da. İnanıp güvenen bir topluluk için bunda ayetler /göstergeler vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar bilmiyorlar mı ki Allah, doğru tercihte bulunan ve gerekli güce sahip olan için rızkı yayar. İnanıp güvenen bir topluluk için bunda göstergeler (ayetler) vardır.

Şaban Piriş

Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı yayar dilediğine ve takdir eder. İman eden bir toplum için işte bunda belgeler vardır.

Tefhim-ul Kuran

Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah, dilediğine rızkı genişletip yayar ve (dilediğine) kısar da. Şüphesiz bunda, iman etmekte olan bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

Ümit Şimşek

Onlar bilmiyor mu ki, Allah dilediği kimsenin rızkını genişletir, dilediğininkini de daraltır? İnanan bir topluluk için elbette bunda âyetler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Bilmediler mi ki Allah, rızkı dilediğine açıp yayar da kısıp daraltır da. İman eden bir toplum için bunda elbette ibretler vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər onlar bilmirlərmi ki, Allah istədiyinin ruzisini bol edir, istədiyinə də onu azaldır? Həqiqətən, bunda iman gətirən qövm üçün ibrətlər vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məgər onlar hələ də bilmirlərmi ki, Allah istədiyinin ruzisini artırar, (istədiyininkini də) azaldar. Həqiqətən, bunda iman gətirən bir qövm üçün ibrətlər vardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wissen sie nicht, daß Gott wem Er will, mehr und wem Er will, weniger gibt? Darin sind Zeichen für Menschen, die wahrhaftig glauben.

Almanca — Der Edle Quran

Wissen sie denn nicht, daß Allah die Versorgung großzügig gewährt, wem Er will, und auch bemißt? Darin sind wahrlich Zeichen für Leute, die glauben.

Almanca — M. A. Rassoul

Wissen sie nicht, daß Allah dem die Mittel zum Unterhalt erweitert und beschränkt, dem Er will? Wahrlich, hierin liegen Zeichen für Leute, die glauben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Wissen sie etwa noch nicht, daß ALLAH gewiß viel Rizq gewährt, wem ER will, und daß ER wenig gewährt?! Gewiß, darin sind doch Ayat für Leute, die den Iman verinnerlichen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do they -the infidels- not know that Allah is He Who gives livelihood generously and confers support gratuitously on whom He will and He also gives with restraint and by measure to whom He will! Indeed, there are in this presentation enough signs symbolic of Allah's Omnipotence and Authority, signs conducing contemplation by those whose hearts have been touched with the divine hand

Abdul Haleem

Do they not know that God provides abun-dantly for anyone He will and gives sparingly to anyone He will? There truly are signs in this for those who believe.

Abdullah Yusuf Ali

Know they not that Allah enlarges the provision or restricts it, for any He pleases? Verily, in this are Signs for those who believe!

Abul A'la Maududi

Do they not know that Allah enlarges and straitens the provision of whomsoever He pleases? Therein are Signs for those that believe.

Aisha Bewley

Do they not know that Allah expands the provision of anyone He wills and restricts it? There are certainly Signs in that for people who have iman.

Al-Hilali & Khan

Do they not know that Allâh enlarges the provision for whom He wills, and straitens it (for whom He wills). Verily, in this are signs for the folk who believe!

Ali Quli Qarai

Do they not know that Allah expands the provision for whomever He wishes and tightens it [for whomever He wishes]? There are indeed signs in that for a people who have faith.

Amatul Rahman Omar

Do they not know that Allâh multiplies the means of livelihood (for such of His people) as He will, and makes them scant (for such of them as He pleases. ) Behold! there are signs in all this for the people who would believe.

Arthur John Arberry

Do they know that God outspreads and straitens His provision to whomsoever He will? Surely in that are signs for a people who believe.

Bijan Moeinian

Does man not understand the wisdom of God’s distribution of wealth? [The Lord gives more to some and less to the others not because of their worthiness, ability, being favored or being disgraced by God. Just in order to try them in wealth and in poverty so that they learn how to behave in a righteous manner in any economic situation.]

E. Henry Palmer

Have they not known that God extends His provision to whom He pleases, or doles it out? verily, in that are signs unto a people who believe.

Edip-Layth

Do they not realize that God spreads the provision for whomever He chooses, and withholds? In that are signs for a people who acknowledge.

George Sale

Do they not know that God bestoweth provision abundantly on whom He pleaseth, and is sparing unto whom He pleaseth? Verily herein are signs unto people who believe.

Hamid S. Aziz

Do they not know that Allah enlarges the means of subsistence to whom He wills, and He restricts; most surely there are signs in this for a people who believe.

Mahmoud Ghali

And do they not know that Allah outspreads (His) provision for whomever He decides, and He estimates (it) ? Surely in that are indeed signs for a people who believe.

Marmaduke Pickthall

Know they not that Allah enlargeth providence for whom He will, and straiteneth it (for whom He will). Lo! herein verily are portents for people who believe.

Mohamed Ahmed - Samira

Do they not know that God enhances or restricts the provision of any one He will. Surely there are signs in this for people who believe.

Muhammad Asad

Are they, then, not aware that it is God who grants abundant sustenance, or gives it in scant measure, unto whomever He wills? In this, behold, there are messages indeed for peo­ple who will believe!

Mustafa Khattab

Do they not know that Allah gives abundant or limited provisions to whoever He wills? Surely in this are signs for people who believe.

Progressive Muslims

Do they not realise that God spreads the provision for whomever He chooses, and withholds In that are signs for a people who believe.

Sahih International

Do they not know that Allah extends provision for whom He wills and restricts [it]? Indeed in that are signs for a people who believe.

Sam Gerrans

Know they not that God expands provision for whom He wills, and He straitens? In that are proofs for people who believe.

Shabbir Ahmed

Do they not know that Allah increases and decreases provision according to His Laws? Herein are Messages for nations who believe in the Divine Laws.

Syed Vickar Ahamed

Do they not know that Allah increases the things (He gives) or reduces them, for anybody whom He pleases? Surely, in this are Signs for those who believe!

Taqi Usmani

Do they not know that it is Allah who extends provision to whomsoever He wills, and straitens (it for whomsoever He wills). Surely in that, there are signs for a people who believe.

The Monotheist Group

Do they not realize that God spreads the provision for whoever He chooses, and withholds? In that are signs for a people who believe.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne savent-ils pas quʹAllah attribue Ses dons avec largesse ou les restreint à qui Il veut? Il y a en cela des preuves pour des gens qui croient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma ew nizanin ku Xwedê kê bivê risqê wî fireh dike, kê jî bivê (risqê wî) teng dike. Bêguman di vê de jî ji bo miletekî ku bawer bikin, ders û îbret hene.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Weten zij dan niet dat God ruimschoots in het levensonderhoud voorziet van wie Hij wil en ook met mate? Daarin zijn tekenen voor mensen die geloven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Weten zij niet, dat God zijnen voorraad overvloedig besteedt aan wien hem behaagt, en dat hij spaarzaam is naar zijn welbehagen? Waarlijk, hierin zijn teekenen voor hen die gelooven.

Hollandaca — Siregar

En weten zij niet dat Allah de voorzieningen verruimt voor wie Hij wil en dat Hij beperkt? Voorwaar, daarin zijn zeker Tekenen voor een volk dat gelooft.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Неужели они не знали, что Аллах уширяет [увеличивает] удел, кому пожелает (из числа Своих рабов) (испытывая, будет ли он благодарным Ему), и ограничивает (удел) (кому пожелает), (испытывая, будет ли он проявлять терпение). Поистине, в этом [в увеличении и ограничении удела] – однозначно, знамение для людей, которые веруют (и знают о мудрости и милости Аллаха)!

Rusça — Osmanov

Разве они не знали, что Аллах увеличивает или уменьшает удел, кому пожелает? Воистину, в этом - знамения для верующих людей.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vet de inte, att Gud ger den Han vill riklig, och den (Han vill) knappare utkomst? I detta ligger helt visst budskap till människor som vill tro!