Kıyamet günü kötü azaba karşı yüzüyle korunan kimse, (o gün) azaptan emin olan kimse gibi midir? Zalimlere, "Kazandıklarınızı tadın" denir.

اَفَمَنْ يَتَّقِي بِوَجْهِهِ سُوءَ الْعَذَابِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَقِيلَ لِلظَّالِمِينَ ذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ

e fe men yetteḳī bi vechihi sū'e l-ǎƶābi yevme l-ḳiyāmeti ve ḳīle li Z-Zālimīne ƶūḳū mā kuntum teksibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَفَمَنْe fe menkimse mi?
2يَتَّقِيyetteḳīو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunmağa çalışan
3بِوَجْهِهِbi vechihiو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.yüzüyle
4سُوءَsū'eس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmeken kötü
5الْعَذَابِl-ǎƶābiع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabdan
6يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
7الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
8وَقِيلَve ḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve denilir
9لِلظَّالِمِينَli Z-Zālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzalimlere
10ذُوقُواƶūḳūذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygutadın
11مَاşeyleri
12كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğunuz
13تَكْسِبُونَteksibūneك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.kazanıyor

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kıyâmet gününde, yüzünü o kötü azaptan kurtarmaya çalışana kim benzer ki? Ve zâlimlere, kazandığınız şeylerin karşılığı olan azâbı tadın denir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kıyâmet gününde, yüzünü o kötü azaptan kurtarmaya çalışana kim benzer ki? Ve zâlimlere, kazandığınız şeylerin karşılığı olan azâbı tadın denir.

Adem Uğur

Kıyamet gününde yüzünü azabın şiddetinden korumaya çalışan kimse (kendini ondan emin kılan gibi) midir? Zalimlere "Kazandığınızı tadın!" denilir.

Ahmed Hulusi

Kıyamet sürecinde (başka hiçbir imkanı olmadığı için yalnızca) yüzüyle azabın en kötüsünden korunmaya çalışan kimse mi? Zalimlere: "Kazandıklarınızı tadın!" denilmiştir.

Ahmet Tekin

Kıyamet günü, azap yüzü görmeden muradına erecek olanlar, dehşetli, şiddetli bir azaptan, yüzü ile kendisini koruyan kimse gibi midir? İnkârda, isyanda, şirkte ısrar eden zâlimlere: 'İşlediğiniz amellerin, yüklendiğiniz günahların karşılığını, tadın' denilir.

Ahmet Varol

Kıyamet günü azabın en kötüsünden yüzünü korumaya çalışan kimse(nin durumu) ne olur? Zalimlere: 'Kazanmakta olduklarınızı tadın' denir.

Ali Bulaç

Kıyamet günü o kötü azabtan kendini yüzü ile kim koruyabilecek? Ve zalimlere "Kazandığınızı tadın" denmiştir.

Ali Fikri Yavuz

Kıyamet günü, o şiddetli azabdan yüzünü kaçındıran (bu suretle kendini ateşten korumak isteyen) kimse, hiç o azabdan emin olan kimse gibi olur mu? O kâfirlere (cehennem melekleri tarafından) şöyle denir:” - Tadın bakalım (dünyada) yaptıklarınızın cezasını...”

Ali Rıza Safa

Yeniden Yaratılış Günü'nde, o ağır cezadan, kim kendisini yüzüyle koruyabilir? Ve haksızlık yapanlara, şöyle denilir: "Hak ettiklerinize karşılık, tadın!"

Bayraktar Bayraklı

Kıyamet günü kötü azaptan yüzünü korumaya çalışacak kimse, azaptan emin olarak gelenle bir midir? Zalimlere, "Tadın kazandıklarınızı!" denir.

Bekir Sadak

Kiyamet gunu kotu azaptan yuzunu korumaya calisan kimse, guven icinde olan kimse gibi midir? Zalimlere: «Kazandiklarinizin karsiligini tadin» denir.

Celal Yıldırım

Artık Kıyamet günü yüzünü o kötü azâbdan korumaya çalışan kimse mi (bir yardımcı bulur) ? Zâlimlere : Kazandıklarınızı tadın, denilir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kıyamet gününde o şiddetli azaba karşı kendini (çaresizlikten) yüzüyle korumaya çalışan kişi mi (daha kötü durumda, yoksa cennette bulunan mümin mi)? O gün zalimlere, “Vaktiyle kazandığınızı tadın şimdi!” denir.

Diyanet İşleri

Kıyamet günü kötü azaba karşı yüzüyle korunan kimse, (o gün) azaptan emin olan kimse gibi midir? Zalimlere, "Kazandıklarınızı tadın" denir.

Diyanet İşleri (eski)

Kıyamet günü kötü azaptan yüzünü korumaya çalışan kimse, güven içinde olan kimse gibi midir? Zalimlere: 'Kazandıklarınızın karşılığını tadın' denir.

Diyanet Vakfi

Kıyamet gününde yüzünü azabın şiddetinden korumaya çalışan kimse (kendini ondan emin kılan gibi) midir? Zalimlere «Kazandığınızı tadın!» denilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O halde kıyamet günü zalimlere: «Tadın bakalım kazanıp durduklarınızı!» denilirken, o kötü azabdan yüzü ile korunacak kimse ne olur?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde kıyamet günü zalimlere: "Tadın bakalım kazanıp durduklarınızı!" denilirken yüzü ile o kötü azaptan korunacak kimse ne olur?

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde Kıyamet günü zalimlere "tadın bakalım kazanıp durduklarınızı" denilirken, o kötü azabı yüzü ile koruyacak kimse ne olur?

Erhan Aktaş

O halde kıyamet günü, kendisini kötü azaptan kim koruyabilir? Zalimlere: "Kazandığınızın karşılığını tadın!" denir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O halde Kıyamet Günü, kendisini kötü azaptan kim koruyabilir? Zalimlere: "Kazandığınızın karşılığını tadın!" denir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde Kıyamet Günü, kendisini kötü azaptan kim koruyabilir? Zalimlere: "Kazandığınızın karşılığını tadın!" denir.

Fizilal-il Kuran

Kıyamet günü kötü azaptan yüzüyle korunmaya çalışan kimse, güven içinde olan kimse gibi midir? Ve zalimlere, «Kazandıklarınızın karşılığını tadın!» denir.

Gültekin Onan

Kıyamet günü o kötü azabtan kendini yüzü ile kim koruyabilecek? Ve zalimlere "kazandığınızı tadın" denmiştir.

Hamdi Döndüren

Kıyamet günü, yüzünü o kötü azaptan korumaya çalışan kimse, (hiç güvende olan) kimse gibi midir? Zâlimlere, “Kazandığınızı tadın bakalım!” denilir.

Hasan Basri Çantay

(Bu halde) zaalimlere "Ne kazanıyor idiyseniz (cezasını) tadın" denilirken kıyamet günü yüzünü o feci azabdan kim koruyacak?

Hasib Asutay

Kıyamet günü, o kötü azaptan kendini yüzüyle kim koruyabilecek? Ve zalimlere 'Kazandığınızı tadın ' denilir.

Hayrat Neşriyat

O hâlde kıyâmet günü, yüzü ile azâbın kötüsünden (onun şiddetinden) korun(maya çalış)an kimse (azabdan emîn olan kimse gibi) midir? Ve zâlimlere: 'Tadın, kazanmaktaolduklarınızı(n vebâlini)!' denilir.

İbni Kesir

Zalimlere: Kazandıklarınızın karşılığını tadın, denilirken kıyamet günü yüzünü azabın kötüsünden kim koruyacak?

Mehmet Okuyan

Kıyamet gününde yüzünü azabın şiddetinden korumaya çalışan kimse, (güvendeki gibi) midir? Zalimlere “(Dünyadayken) kazandıklarınızı tadın!” denir.

Muhammed Esed

Kıyamet Günü, (çıplak) bir yüzden başka, (başına gelecek) korkunç azaptan kendisini koruyacak bir şeyi olmayan kimse (Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyan kimse gibi) olur mu? (O Gün) zalimlere: "(Hayatta iken) kazandıklarınızı (şimdi) tadın bakalım!" denilecektir.

Mustafa İslamoğlu

Ne o! Yoksa Kıyamet Günü azabın en beterinden kendisini yüzüyle korumaya çalışan kimse, (güven içindeki) kimseyle aynı olur mu? Zalimlere (o gün) "Daha önce kazandıklarınızı şimdi tadın bakalım!" denilecek.

Ömer Nasuhi Bilmen

Kıyamet günü azabın en şiddetlisinden yüzü ile (kendisini) koruyan kimse ve zalimler için, kazanır olduğunuz şeyi tadın denilmiş olduğu vakit bunlar o azaptan emin olanlar gibi midirler?

Ömer Öngüt

Kıyamet gününde yüzünü şiddetli azaptan korumaya çalışan kimse, (bu azaptan kurtulan) kimse gibi midir? Zâlimlere: "Kazandığınızı tadın!" denilir.

Suat Yıldırım

Büyük duruşmanın olacağı kıyamet gününde elleri kelepçeli olduğundan, kendisini en şerefli uzvu olan yüzü ile azaptan korumak için çabalayan kimsenin hali ile güven içinde olan müminin durumu hiç bir olur mu? Zalimlere: "Kazandığınız şeylerin meyvesini tadın bakalım!" denilir.

Süleyman Ateş

Kıyamet günü, (elleri bağlı olduğu için) yüzüyle o en kötü azabdan korunmağa çalışan (ile güven içinde bulunan bir olur) mu? (O gün) Zalimlere: "Kazandığınız(ın tadın)ı tadın!" denmiştir.

Süleymaniye Vakfı

Kıyamet /mezardan kalkış günü yüzünü o kötü azaptan koruyan kişi, (yanlışlar içinde olan kişi) gibi midir? Yanlışlar içinde olanlara şöyle denecektir: "Kazandığınız şeyin tadına varın bakalım!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yanlış yola girenlere, (mezardan) kalkış günü "Kazancınızın tadına varın!" denince, kim kendini o azabın sıkıntısından koruyabilir?

Şaban Piriş

Kıyamet günü, yüzünü kötü azaptan koruyan kimse mi; "Kazanmış olduklarınızın azabını tadın!" denilen zalimler mi?

Tefhim-ul Kuran

Kıyamet günü o kötü azabtan kendini yüzü ile kim koruyabilecek? Ve zalimlere «Kazanmakta olduğunuzu tadın» denmiştir.

Ümit Şimşek

Kıyamet gününde, zalimlere 'Kazandıklarınızı şimdi tadın bakalım' dendiğinde, o kötü azaptan kendisini yüzüyle korumaya çalışan kimsenin hali nice olacak?

Yaşar Nuri Öztürk

Zalimlere, "kazanmış olduğunuzu tadın!" denildiğinde, kıyamet günü o kötü azaptan yüzünü kim koruyabilir?

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qiyamət gününün dəhşətli əzabından üzü ilə qorunan kəs möminlə eynidirmi? Zalımlara: “Qazandığınızı dadın!”– deyilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məgər qiyamət günü (əli bağlı olduğu üçün) şiddətli əzabdan üzü ilə qorunan (yaxud cəhənnəm oduna üzüstə atılan kəs əzabdan əmin olan və ya Cənnətə daxil olan kimsə kimi ola bilərmi)?! Zalımlara (kafirlərə): ″Etdiyiniz əməllərin cəzasını dadın!″ – deyilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ist der Ungläubige, der am Jüngsten Tag vergeblich versucht, sein Gesicht vor der schlimmsten Strafe zu schützen, dem gleich, der mit dem Paradies belohnt wird? Den Ungerechten wird gesagt: ʺKostet die qualvolle Strafe für die Untaten, die ihr begangen habt!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Ist denn jemand, der sich mit seinem Gesicht vor der bösen Strafe am Tag der Auferstehung hütet, ...? Und es wird zu den Ungerechten gesagt: ʺKostet, was ihr erworben habt.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Ist denn der, der mit seinem Angesicht vor der schrecklichen Strafe am Tage der Auferstehung Schutz sucht (, dem gleich, der gedankenlos ist)? Und zu den Ungerechten wird gesprochen werden: ʺKostet nun, was ihr verdientet.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Ist etwa derjenige, der sich (sogar) mit seinem Gesicht Schutz vor dem Schlechten der Peinigung am Tag der Auferstehung sucht, (gleich demjenigen, der nicht gepeinigt wird)?! Und den Unrecht-Begehenden wurde gesagt: ʺKostet, was ihr euch zu erwerben pflegtet.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Does he who has no other means but his face to fight hopelessly the torture of the blazes in Day of Judgement compare with him in whose heart had reigned piety!. There and then shall the wrongful of actions be told: Taste -you infidels- the torment in requital of setting yourselves against Allah and of your evil which was wrought by want of thought.

Abdul Haleem

What about the one who will only have his bare face to protect him from his terrible suffering on the Day of Resurrection? It will be said to the evildoers, ‘Taste what you have earned.’

Abdullah Yusuf Ali

Is, then, one who has to fear the brunt of the Penalty on the Day of Judgment (and receive it) on his face, (like one guarded therefrom)? It will be said to the wrong-doers: "Taste ye (the fruits of) what ye earned!"

Abul A'la Maududi

How woeful is the plight of him who has nothing except his face to shield him from severe chastisement on the Day of Resurrection? Such evil-doers shall be told: "Taste now the consequence of your deeds."

Aisha Bewley

Is someone who tries to shield himself with his face from the worst of the torment on the Day of Rising. . . ? The wrongdoers will be told, ‘Taste what you have earned.’

Al-Hilali & Khan

Is he then, who will confront with his face the awful torment on the Day of Resurrection (as he who enters peacefully in Paradise)? And it will be said to the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers): "Taste what you used to earn!"

Ali Quli Qarai

What! Is someone who fends off with his face the terrible punishment [meted out to him] on the Day of Resurrection? And the wrongdoers will be told, ‘Taste what you used to earn. ’

Amatul Rahman Omar

Is he, then, who has only his own person to shield him from the evil punishment on the Day of Resurrection (like him who is secure). And it will be said to the unjust (on that Day), `Suffer the punishment of what you used to commit deliberately.'

Arthur John Arberry

Is he who guards himself with his face against the evil of the chastisement on the Day of Resurrection. . .? And it is said to the evildoers, 'Taste now that you were earning!'

Bijan Moeinian

You can not even imagine the desperation of the one who is being sentenced to the punishment on the Day of Judgment. To such wrongdoer it will be said: "Taste now [the fruit of ] what you have sowed.

E. Henry Palmer

Shall he who must screen himself with his own face from the evil torment on the resurrection day. . . . ? And it shall be said of those who do wrong, taste what ye have earned.

Edip-Layth

As for he who saves his face from the terrible retribution on the day of resurrection; and it will be said to the transgressors: "Taste for what you have earned."

George Sale

Shall he therefore who shall be obliged to screen himself with his face from the severity of the punishment on the day of resurrection, be as he who is secure therefrom? And it shall be said unto the ungodly, taste that which ye have deserved.

Hamid S. Aziz

Is then he who has to face the awful doom on the Day of Resurrection (as he who does right)? And it will be said to the unjust, "Taste what you earned. "

Mahmoud Ghali

So, is he who protects (i. e., confronts with his face) (himself) with his face against the odious torment on the Day of the Resurrection (the same as the pious)? And it is said to the unjust, "Taste (now) whatever you were earning!"

Marmaduke Pickthall

Is he then, who will strike his face against the awful doom upon the Day of Resurrection (as he who doeth right)? And it will be said unto the wrong-doers: Taste what ye used to earn.

Mohamed Ahmed - Samira

Can he who will have to shield himself against the torment of the Day of Resurrection (be the same as one at peace)? The evil-doers will be told: "So taste what you earned. "

Muhammad Asad

Could, then, one who shall have nothing but is [bare] face to protect him from the awful suffering [that will befall him] on Resurrection Day [be likened to the God-conscious]? [On that Day,] the evildoers will be told: "Taste [now] what you have earned [in life]!"

Mustafa Khattab

Are those who will only have their ˹bare˺ faces to shield themselves from the awful torment on Judgment Day ˹better than those in Paradise˺? It will ˹then˺ be said to the wrongdoers: "Reap what you sowed!"

Progressive Muslims

As for he who saves his face from the terrible retribution on the Day of Resurrection; and it will be said to the transgressors: "Taste for what you have earned. "

Sahih International

Then is he who will shield with his face the worst of the punishment on the Day of Resurrection [like one secure from it]? And it will be said to the wrongdoers, "Taste what you used to earn. "

Sam Gerrans

Is then he who has no prudent fear but his face against the evil of the punishment on the Day of Resurrection[...]? And it will be said to the wrongdoers: “Taste what you earned!”

Shabbir Ahmed

Oh, he who defends himself against the suffering on the Resurrection Day only with his face! And it will be said to the violators of Divine Values, "Taste now what you had sown!"

Syed Vickar Ahamed

Then, is the one who has to fear the hurt of the penalty on the Day of Judgment (and receive it) on his face, (like one who is safe from it)? And it will be said to the wrongdoers: "You taste (the fruits of) what you earned!"

Taqi Usmani

Tell Me about the one who tries to save himself from the worst punishment with his face on the Day of Judgment, (whether he is equal to the one who is not liable to any punishment.) And it will be said to the wrongdoers, "Have a taste of what you used to earn."

The Monotheist Group

As he who saves his face from the terrible retribution on the Day of Resurrection. And it will be said to the transgressors: "Taste for what you have earned."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Est-ce que celui qui, au Jour de la Résurrection, se sera protégé le visage contre le pire châtiment... Et lʹon dira aux injustes: ʺGoûtez à ce que vous avez acquisʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Erê ma ew ê ku roja qiyametê bi rûyê xwe ji ezabê pîs û dijwar xwe diparêze (dibe mîna yê ku ji êgir rizgarbûyî)? Ji zaliman re tê gotin: De haydê cezayê gunehên ku we bi keda xwe qazanc kiriye biçêjin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Is dan iemand die zich op de opstandingsdag met zijn gezicht voor de vreselijke bestraffing beschermt?? Tot de onrechtplegers wordt namelijk gezegd: ʺProeft wat jullie begaan hebben.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zal dus hij, die op den dag der opstanding verplicht zal wezen, zich met zijn aangezicht te beschutten tegen de gestrengheid der straf, gelijk zijn aan hem, die daarvoor veilig is? Den goddeloozen zal gezegd worden: Proeft wat gij hebt verdiend.

Hollandaca — Siregar

Is dan hij, die zijn gezicht beschermt voor de slechte bestraffing op de Dag der Opstanding... (gelijk aan hem wiens gezicht beschermd wordt?) En tot de onrehtvaardigen wordt gezegd: ʺProeft wat jullie plachten te verrichten.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве ж (одинаковы) тот, кто своим лицом защищается от злейшего наказания в День Воскресения [тот, кто брошен в Ад, будучи скованным] (и тот, кто наслаждается в Раю)? И (будет) сказано (в тот день) злодеям [многобожникам]: «Вкушайте (последствия) того [грехов], что вы приобрели (в своей земной жизни)!»

Rusça — Osmanov

Разве тот, кто в День воскресения, [упав вниз] лицом, защищается от наихудшего наказания, [равен тому, кто уверовал]? А нечестивцам скажут: ʺВкусите то, что вы вершили!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Är den som på Uppståndelsens dag får möta det svåra straffet med oskyddat ansikte (jämförbar med den gudfruktige som inte hotas av något straff)? Och till de orättfärdiga skall sägas: ʺPröva på det som ni (med era handlingar) har förtjänat!ʺ