Davud'a Süleyman'ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
وَوَهَبْنَا لِدَاوُ۫دَ سُلَيْمٰنَ نِعْمَ الْعَبْدُ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ
ve vehebnā li dāvūde suleymāne niǎ'me l-ǎbdu innehu evvābun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Dâvûd'a Süleyman'ı ihsân ettik, ne güzel bir kuldu, şüphe yok ki o, dâimâ Rabbine dönen, tövbe eden bir kuldu.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve Dâvûdʼa Süleymanʼı ihsân ettik, ne güzel bir kuldu, şüphe yok ki o, dâimâ Rabbine dönen, tövbe eden bir kuldu.
Adem Uğur
Biz Davud'a Süleyman'ı verdik. Süleyman ne güzel bir kuldu! Doğrusu o, daima Allah'a yönelirdi.
Ahmed Hulusi
Davud'a Süleyman'ı hibe ettik; ne güzel kuldu! Gerçekten O, evvab (hakikatini sıkça yaşayan) idi.
Ahmet Tekin
Biz Dâvûd’a Süleyman’ı ihsan ettik. Süleyman ne güzel, bizi ilâh tanıyan, candan müslüman, saygılı bir kuldu. Sesli zikir ve tesbih ile Allah’a yönelirdi.
Ahmet Varol
Davud'a Süleyman'ı bahşettik. O ne güzel bir kuldu! (Her tutumunda Allah'a) yönelen biriydi.
Ali Bulaç
Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a) yönelip dönen biriydi.
Ali Fikri Yavuz
Bir de Davûd’a (oğlu) Süleyman’ı ihsan ettik. Süleyman ne güzel kuldu? Çünkü o, daima (Allah’ın rızasına ve ibadetine) rücû edendi.
Ali Rıza Safa
Davut'a da Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel kuldu; kuşkusuz, O, yönelirdi.
Bayraktar Bayraklı
Biz Davud'a Süleyman'ı bağışladık. Süleyman ne iyi bir kuldu! Çünkü o, daima Allah'a yöneliyordu.
Bekir Sadak
Davud'a Suleyman'i bahsettik; o ne guzel bir kuldu! Dogrusu o daima Allah'a yonelirdi.
Celal Yıldırım
Davud'a Süleyman'ı ihsan ettik. Ne güzel kuldur O! Şüphesiz O, devamlı Allah'a yönelip gönlünü O'na verendi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz Dâvûd’a Süleyman’ı armağan ettik. O ne iyi kuldu! Yönü hep Allah’a dönüktü.
Diyanet İşleri
Davud'a Süleyman'ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
Diyanet İşleri (eski)
Davud'a Süleyman'ı bahşettik; o ne güzel bir kuldu! Doğrusu o daima Allah'a yönelirdi.
Diyanet Vakfi
Biz Davud'a Süleyman'ı verdik. Süleyman ne güzel bir kuldu! Doğrusu o, daima Allah'a yönelirdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bir de Davud'a Süleyman'ı bahşettik. Süleyman ne güzel kuldu. Çünkü o seslice tesbih edip Allah'a yönelirdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de Davud'a Süleyman'ı ihsan ettik; ne güzel kuldu. O tesbih edip Allah'a yönelirdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de Davuda Süleymanı bahşettik, ne güzel kul, o cidden bir evvab
Erhan Aktaş
Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel bir kuldu. O, her zaman Allah'a yönelendi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel bir kuldu. O, her zaman Allah'a yönelendi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel bir kuldu. O, her zaman Allah'a yönelendi.
Fizilal-il Kuran
Biz Davud'a Süleyman'ı hediye ettik. Süleyman ne güzel kuldu! Doğrusu O daima Allah'a yönelirdi.
Gültekin Onan
Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. O ne güzel kuldu. Çünkü o, [Tanrı'ya] yönelen / dönen (evvab) biriydi.
Hamdi Döndüren
Biz, Davud’a, Süleyman’ı bahşettik. Süleyman ne güzel bir kuldu! O, gerçekten de Allah’a çokça yönelen biriydi.
Hasan Basri Çantay
Biz Davuda (oğlu) Süleymanı ihsan etdik. (Süleyman) ne güzel kuldu! Çünkü o, (tesbihde, zikirde ve bütün vakıtlarında) daima (Allaha) dönen (bir zat) di.
Hasib Asutay
Biz Davud'a Süleyman'ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Çünkü o (Allah'a) çok yönelirdi.
Hayrat Neşriyat
Bir de Dâvûd’a (oğlu) Süleymân’ı ihsân ettik. (O Süleymân) ne iyi kuldu! Hakikaten o, dâimâ (Allah’a) yönelen bir kimseydi!
İbni Kesir
Davud'a da Süleyman'ı lutfettik. O ne güzel bir kuldu ve muhakkak ki o, Allah'a yönelirdi.
Mehmet Okuyan
Davud’a Süleyman’ı vermiştik; o ne güzel bir kuldu; daima (Allah’a) yönelendi.
Muhammed Esed
Ve biz Davud'a (oğul olarak) Süleyman'ı armağan ettik; o, ne güzel bir kul(umuz oldu)! O, her zaman Bize yönelirdi.
Mustafa İslamoğlu
Davud'a bir de Süleyman'ı bahşettik: o ne güzel kuldu; çünkü o sürekli Bize yönelirdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Davûd için Süleyman'ı bağışladık. Ne güzel kul! Şüphe yok ki, O (Hakk'a) dönücü idi.
Ömer Öngüt
Davut'a da Süleyman'ı bahşettik. O ne güzel kul idi, daima Allah'a yönelirdi.
Suat Yıldırım
(Bunları belirttikten sonra tekrar Davud’un kıssasına dönelim:) Davud’a evlat olarak Süleyman’ı ihsan ettik. Süleyman ne güzel kuldu! Hep Allah’a yönelirdi.
Süleyman Ateş
Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik, (Süleyman) ne güzel kuldu! Hep Allah'a başvururdu.
Süleymaniye Vakfı
Davud'a, Süleyman'ı ihsan ettik. Süleyman ne güzel kuldu! Daima (bize) yönelirdi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Davut'a Süleyman'ı bağışladık; o ne güzel kuldu! Çok saygılıydı.
Şaban Piriş
Davud'a Süleyman'ı bağışlamıştık. O, ne güzel bir kuldu. O, Allah'a yönelen biriydi.
Tefhim-ul Kuran
Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a) yönelip dönen biriydi.
Ümit Şimşek
Davud'a Biz Süleyman'ı bağışladık. Ne güzel bir kuldu o; doğrusu, Allah'a yönelmiş bir kimseydi.
Yaşar Nuri Öztürk
Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel kul! Hep Allah'a sığınır, yakarırdı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz Davuda Süleymanı bəxş etdik. O necə də gözəl qul idi! Daima Allaha üz tutardı.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz Davuda Süleymanı bəxş etdik. Nə gözəl bəndə! O, daim Allaha sığınan bir kimsə idi. (Onun rizasını qazanmaq diləyirdi).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir bescherten David Salomo, der ein vortrefflicher Diener Gottes war und sich stets andächtig zu Ihm wandte.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir schenkten Dawud Sulaiman. Welch ein trefflicher Diener! Er war immer wieder umkehrbereit.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir bescherten David Salomo.(Er war) ein vortrefflicher Diener; stets wandte er sich (zu Allah)
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR schenkten Dawud Sulaiman. Was für einen guten Diener! Gewiß, er ist umkehrend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We pestowed Dawud with the privilege of begetting Sulayman, an excellent worshipper who in lowliest plight repentant stood.
Abdul Haleem
We gave David Solomon. He was an excellent servant who always turned to God.
Abdullah Yusuf Ali
To David We gave Solomon (for a son),- How excellent in Our service! Ever did he turn (to Us)!
Abul A'la Maududi
We bestowed upon David (an illustrious son), Solomon. How excellent a servant (of Ours he was)! Indeed he constantly turned to Us in devotion.
Aisha Bewley
We gave Dawud Sulayman. What an excellent slave! He truly turned to his Lord.
Al-Hilali & Khan
And to Dâwûd (David) We gave Sulaimân (Solomon). How excellent a slave! Verily, he was ever oft-returning in repentance (to Us)!
Ali Quli Qarai
And to David We gave Solomon —what an excellent servant! Indeed he was a penitent [soul].
Amatul Rahman Omar
And We gave (a pious son like) Solomon to David. How excellent a servant (of Ours) he was! For he turned to Us in obedience and repentance again and again.
Arthur John Arberry
And We gave unto David Solomon; how excellent a servant he was! He was a penitent.
Bijan Moeinian
I granted a son to David known as Solomon who was a role servant of Mine returning to his Lord over and over.
E. Henry Palmer
And we gave to David, Solomon, an excellent servant; verily, he turned frequently to us.
Edip-Layth
To David We granted Solomon. What an excellent and obedient servant.
George Sale
And We gave unto David Solomon; how excellent a servant! For he frequently turned himself unto God.
Hamid S. Aziz
And We bestowed on David, Solomon, a most excellent servant! Surely he was frequent in turning (to Allah).
Mahmoud Ghali
And We bestowed on Dawûd (David) Sulayman; (Solomon) how excellent a bondman he was! Surely he was a constant resorter (to Us).
Marmaduke Pickthall
And We bestowed on David, Solomon. How excellent a slave! Lo! he was ever turning in repentance (toward Allah).
Mohamed Ahmed - Samira
We bestowed Solomon on David who was an excellent devotee, for he turned to God in penitence.
Muhammad Asad
AND UNTO DAVID We granted Solomon [as a son - and] how excellent a servant [of Ours he grew up to be]! Behold, he would always turn unto Us -
Mustafa Khattab
And We blessed David with Solomon—what an excellent servant ˹he was˺! Indeed, he ˹constantly˺ turned ˹to Allah˺.
Progressive Muslims
And to David We granted Solomon. What an excellent and obedient servant.
Sahih International
And to David We gave Solomon. An excellent servant, indeed he was one repeatedly turning back [to Allah ].
Sam Gerrans
And We gave David Solomon — how excellent a servant! He was one turning in repentance.
Shabbir Ahmed
And unto David We granted Solomon, how excellent a servant! Behold, in every situation He would turn to Divine Laws.
Syed Vickar Ahamed
And to Dawood (David), We gave (his son) Sulaiman (Solomon)— Verily, he always turned (to Us) very well in Our service!
Taqi Usmani
And We blessed Dawūd with Sulaimān. He was an excellent servant (of Allah). Surely, he was great in turning (to Us, in penitence and praise).
The Monotheist Group
And to David We granted Solomon. What an excellent and obedient servant.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et à David Nous fîmes don de Salomon, - quel bon serviteur! - Il était plein de repentir.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me (kurek bi navê) Suleyman daye Dawud. Suleyman çi xweş bende bû! Birastî jî ew pir tobekar bû.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij hebben aan Dawoed Soelaimaan geschonken, een voortreffelijk dienaar; hij was schuldbewust.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij gaven aan David Salomo. Welk een uitmuntende dienaar! want hij wendde zich dikwijls tot den Heer.
Hollandaca — Siregar
En Wij schonken Dâwôed Soelaimân, de beste dienaar. Voorwaar, hij is de meest berouwtonende.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И даровали Мы (пророку) Дауду (сына) Сулаймана. Как прекрасен этот раб (Сулайман)! Поистине, он – (много) обращающийся (к Аллаху)!
Rusça — Osmanov
Мы даровали Давуду Сулаймана. Прекрасный он раб: воистину, он всегда обращался к Нам.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
OCH VI skänkte David (sonen) Salomo - en verklig (Guds) tjänare! Han vände alltid tillbaka till Oss med ångerfullt sinne.