Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِرِينَ
ve teraknā ǎleyhi fī l-āḣirīne
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَتَرَكْنَا | ve teraknā | ت ر كTerk etmek, bırakmak, vazgeçmek, feragat etmek, ihmal etmek, atlamak, birine bir şey bırakmak. | ve (iyi bir ün) bıraktık |
| 2 | عَلَيْهِ | ǎleyhi | ona | |
| 3 | فِي | fī | arasında | |
| 4 | الْاٰخِرِينَ | l-āḣirīne | ا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım | sonra gelenler |
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve sonradan gelenler arasında da ona iyi bir ad, san verdik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve sonradan gelenler arasında da ona iyi bir ad, san verdik.
Adem Uğur
Sonradan gelenler içinde ona iyi bir nam bıraktık
Ahmed Hulusi
Sonrakiler içinde, Onun anılmasını sağladık.
Ahmet Tekin
Onun hayatından sonraki nesillerde, devam eden güzel gelenekler, övgülerle dolu hâtıralar bıraktık.
Ahmet Varol
Sonra gelenler arasında onun için (iyi bir ün) bıraktık.
Ali Bulaç
Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
Ali Fikri Yavuz
Hem de Nûh için, sonradan gelenler içinde iyi bir yâd bıraktık.
Ali Rıza Safa
Ve sonrakiler arasında, Ona bıraktık.
Bayraktar Bayraklı
Sonradan gelenler içinde ona iyi bir ün bıraktık.
Bekir Sadak
(78-79) Sonra gelenler icinde «Alemlerde, Nuh'a selam olsun» diye ona iyi bir un biraktik.
Celal Yıldırım
Sonra gelenler içinde Onun (şerefli ismini) bıraktık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(78-79) Sonradan gelen nesiller arasında onun hakkında (iyi bir ün) bıraktık. Bütün âlemlerde ona selâm olsun.
Diyanet İşleri
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
Diyanet İşleri (eski)
(78-79) Sonra gelenler içinde 'Alemlerde, Nuh'a selam olsun' diye ona iyi bir ün bıraktık.
Diyanet Vakfi
Sonradan gelenler içinde ona iyi bir nam bıraktık
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hem de sonradan gelenler içinde namını bıraktık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem de namına bıraktık sonrakiler içinde
Erhan Aktaş
Sonradan gelenler içinde onu destekleyiciler bıraktık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonradan gelenler içinde onu destekleyiciler bıraktık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonradan gelenler içinde onu destekleyiciler bıraktık.
Fizilal-il Kuran
Sonra gelenler arasında O'na iyi bir ün bıraktık.
Gültekin Onan
Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
Hamdi Döndüren
Sonra gelenler arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Hasan Basri Çantay
Sonra gelen (peygamberler ve ümmet) ler arasında da ona (iyi bir nam) bırakdık.
Hasib Asutay
Sonra gelenler arasında da ona (iyi bir ün) bıraktık.
Hayrat Neşriyat
Hem sonraki (ümmet)ler içinde, ona (iyi bir nâm) bıraktık.
İbni Kesir
Sonrakiler arasında ona da bıraktık.
Mehmet Okuyan
Sonrakiler arasında ona (iyi bir ün) bırakmıştık.
Muhammed Esed
ve böylece onun sonraki kuşaklar arasında yaşayıp anılmasını sağladık.
Mustafa İslamoğlu
geriden gelenlerin zihninde ona dair (örnek) bir hatıra bıraktık:
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onun üzerine sonra gelenler arasında (bir zikr-i cemîl) bıraktık.
Ömer Öngüt
Sonra gelenler arasında ona (iyi bir ün) bıraktık.
Suat Yıldırım
Sonraki nesiller içinde de ona iyi bir nam bıraktık:
Süleyman Ateş
Sonra gelenler arasında ona (iyi bir ün) bıraktık:
Süleymaniye Vakfı
Namını da sonradan gelenler içinde sürdürdük.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Arkadan gelenlerce bu halleriyle anıldılar.
Şaban Piriş
Sonradan gelenler arasında namını yaşattık.
Tefhim-ul Kuran
Sonra gelenler arasında da ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
Ümit Şimşek
Ardında da onun için iyi bir nam bıraktık.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonrakiler içinde, ona işaret eden bir şey bıraktık.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sonralar gələnlər içərisində onun üçün (yaxşı ad, gözəl xatirə) qoyduq.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Wir hielten seinen Ruf in Ehren unter den späteren Generationen (und werden es bis zum Jüngsten Tag tun).
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir ließen für ihn (den Ruf) unter den späteren (Geschlechtern lauten):
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir bewahrten seinen Namen unter den künftigen Geschlechtern.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We praised his name to fame that he be honoured by those to come of future and later generations.
Abdul Haleem
We let him be praised by later generations:
Abdullah Yusuf Ali
And We left (this blessing) for him among generations to come in later times:
Abul A'la Maududi
and We established for him a good name among posterity.
Aisha Bewley
and We left the later people to say of him:
Al-Hilali & Khan
And left for him (a goodly remembrance) among the later generations:
Ali Quli Qarai
and left for him a good name among posterity:
Amatul Rahman Omar
And We left behind him (a blessed salutation) for the later generations (to remember him by).
Arthur John Arberry
and left for him among the later folk
Bijan Moeinian
And left for him praise among generations to come.
E. Henry Palmer
and we left for him amongst posterity
Edip-Layth
We kept his history for those who came later.
George Sale
And We left the following salutation to be bestowed on him by the latest posterity,
Hamid S. Aziz
And We perpetuated to him praise among the later generations,
Mahmoud Ghali
And We have left for him (honor) among the later (generations):
Marmaduke Pickthall
And left for him among the later folk (the salutation):
Mohamed Ahmed - Samira
And left (his name) for posterity.
Muhammad Asad
and We left him thus to be remembered among later generations:
Mustafa Khattab
And We blessed him ˹with honourable mention˺ among later generations:
Progressive Muslims
And We kept his history for those who came later.
Sahih International
And left for him [favorable mention] among later generations:
Sam Gerrans
And We left for him among those who came later:
Shabbir Ahmed
And We left his remembrance for later generations.
Syed Vickar Ahamed
And We left for him (this noble blessing) in the generations to follow in later times:
Taqi Usmani
And We left for him (a word of praise) among the later people, (that is):
The Monotheist Group
And We kept his history for those who came later.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et Nous avons perpétué son souvenir dans la postérité,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me di nav yên ku piştî wî tên, navê wî bi qencî hêla.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij lieten voor hem een goede naam bij het nageslacht na.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij lieten hem de volgende begroeting door de verste nakomelingschap geven:
Hollandaca — Siregar
En Wij maakten voor hem (zijn goede naam) blijvend onder de lateren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И оставили о нем [о пророке Нухе] (добрую молву) среди последних поколений [среди тех, кто будет жить после него]:
Rusça — Osmanov
и оставили о нем в грядущих поколениях
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och Vi lät hans minne bevaras av senare släkten;