(45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْسٍ مِنْ مَعِينٍ بَيْضَاءَ لَذَّةٍ لِلشَّارِبِينَ

yuTāfu ǎleyhim bi ke'sin min meǐynin / beyDā'e leƶƶetin li ş-şāribīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يُطَافُyuTāfuط و فGitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatmadolaştırılır
2عَلَيْهِمْǎleyhimönlerinde
3بِكَأْسٍbi ke'sinك ا سİçinde içecek bir şey olduğunda içme bardağı. Bazen içeceğin kendisini ifade edebilir, örneğin şarap. Bazen her türlü nahoş/nefret edilen/kötü şeyi ifade etmek için kullanılır.kadehler
4مِنْmin-tan
5مَعِينٍmeǐyninع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.akan kaynak-
1بَيْضَاءَbeyDā'eب ي ضBeyaz olmak, beyazlamak, yumurtlamak, ağarmak, beyaza çalmak, beyazlaştırmakberrak
2لَذَّةٍleƶƶetinل ذ ذTatlı (veya baharatlı), lezzetli, hoş, keyif verici, duyuları tatmin eden olmak, uygun bulmak, haz/keyif/zevk almak.lezzetli
3لِلشَّارِبِينَli ş-şāribīneش ر بİçmek, yutmak, batmak, emmek. Shirbun - su porsiyonu, içme vakti. Shurbun - içme. Shaaribun - içen kişi. Sharaabun - içecek, meşrubat, porsiyon. Mashrabun - içme yeri. Ashraba (fiil 4) - içirmek, içmeye sebep olmak, işlemek. Ushribu fi-qalbihi - şu veya bu şeyin sevgisi kalbine işledi, kelime bu şekilde kullanılır çünkü sevgi, onu paylaşanı sarhoş eden alkol gibidir.içenler için

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kaynakları meydanda, akıp duran şarap ırmaklarından taslar sunulur onlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kaynakları meydanda, akıp duran şarap ırmaklarından taslar sunulur onlara.

Adem Uğur

Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

Ahmed Hulusi

Kaynaktan (Esma hakikatinden) doldurulmuş kaseleri (kuvveleri) gezdirilir.

Ahmet Tekin

Önlerinde meşrubat pınarlarından, ırmaklarından doldurulmuş kadehler dolaştırılacak.

Ahmet Varol

Kaynaktan doldurulmuş kadehlerle etraflarında dolaşılır.

Ali Bulaç

Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır.

Ali Fikri Yavuz

Göze şarabından dolu bir kadehle, (hizmet için) etraflarında dolaşılır.

Ali Rıza Safa

Kaynağından kadehler çevrelerinde dolaştırılır.

Bayraktar Bayraklı

- Aralarında bembeyaz, içenlerin lezzet aldığı kaynaklardan doldurulmuş kadehler dolaştırılacaktır.

Bekir Sadak

(45-47) Basagrisi vermeyen, sarhos etmeyen, icenlere zevk bahseden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kadehler sunulur.

Celal Yıldırım

Pınardan dolu kâseler ile etraflarında dolaşılır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Aralarında, kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır;

Diyanet İşleri

(45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

Diyanet İşleri (eski)

(45-47) Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.

Diyanet Vakfi

Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(45-46) İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Akan kaynaktan dolu kadehlerle kendilerine pırlanılır (sunulur).

Elmalılı Hamdi Yazır

Mainden bir ke's ile üzerlerine pırlanılır

Erhan Aktaş

Etraflarında kaynaklardan doldurulmuş kaseler dolaştırılır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Etraflarında kaynaklardan doldurulmuş kaseler dolaştırılır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Etraflarında kaynaklardan doldurulmuş kaseler dolaştırılır.

Fizilal-il Kuran

Önlerinden akan kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır.

Gültekin Onan

Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır.

Hamdi Döndüren

Onların etrafında, akan kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır.

Hasan Basri Çantay

Onların her biri (şerab-ı) maıynden türlü kadehlerle tavaf (ve ziyaret edilir (ler).

Hasib Asutay

Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

Hayrat Neşriyat

Pınardan (doldurulmuş) kadehlerle, (onların) etraflarında dolaşılır.

İbni Kesir

Kendilerine kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur,

Mehmet Okuyan

Onlara (içleri) pınardan (doldurulmuş) berrak, içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılacaktır.

Muhammed Esed

Aralarında dupduru pınarlardan (içecekle doldurulmuş) bir kase dolaştırılacak,

Mustafa İslamoğlu

Aralarında kaynağından doldurulmuş kadehlerle kendilerine servis yapılacak;

Ömer Nasuhi Bilmen

(43-46) Naîm cennetlerde. Birbirleriyle karşı karşıya tahtlar üzerinde. Onların üzerlerine ırmaktan bir bardak ile dolaşılır. Bembeyaz, içenler için lezzetli.

Ömer Öngüt

Kendilerine kaynaktan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

Suat Yıldırım

(43-47) Naim cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde otururlar. Kaynağından taze doldurulmuş, berrak mı berrak, içenlere pek hoş gelen, içinde zararlı ve sersemletici şey olmayan, sarhoş da etmeyen içecekler, dolu dolu kadehlerle etraflarında fır dönen hizmetçiler tarafından ikram edilir.

Süleyman Ateş

Önlerinde akan kaynaktan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

Süleymaniye Vakfı

Çevrelerinde, kaynağından doldurulmuş kadehler dolaştırılır;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çevrelerinde içki dolu bardaklar dolaştırılır.

Şaban Piriş

(45-46) Etraflarında berrak bir kaynaktan, içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

Tefhim-ul Kuran

Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerine dolaşılır.

Ümit Şimşek

Çevrelerinde pınarlardan doldurulmuş kadehler dolaştırılır.

Yaşar Nuri Öztürk

Kaynaktan doldurulmuş kadehler dolandırılır çevrelerinde.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar üçün çeşmə şərabı ilə dolu piyalələr dolandırılacaqdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar üçün (cənnət saqiləri tərəfindən adamı kefləndirməyən, behiştdə çay kimi axan) məin (şərab) dolu piyalələr dolandırılacaqdır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihnen werden Kelche gereicht mit einem Labsal aus einer unerschöpflichen Quelle,

Almanca — Der Edle Quran

wobei ihnen ein Becher (voll) Quellwasser herumgereicht wird,

Almanca — M. A. Rassoul

während ein unerschöpflicher Becher unter ihnen die Runde macht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ihnen wird Wein aus einer Quelle serviert,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Attended upon and served with a drink in the cup of Joy procured from a spring flowing like a fountain,

Abdul Haleem

A drink will be passed round among them from a flowing spring:

Abdullah Yusuf Ali

Round will be passed to them a Cup from a clear-flowing fountain,

Abul A'la Maududi

a cup filled with wine from its springs, will be passed around to them;

Aisha Bewley

a cup from a flowing spring passing round among them,

Al-Hilali & Khan

Round them will be passed a cup of pure wine -

Ali Quli Qarai

served around with a cup from a clear fountain,

Amatul Rahman Omar

They will be served in a round with a bowl containing pure drink filled at a limpid flowing fountain,

Arthur John Arberry

a cup from a spring being passed round to them,

Bijan Moeinian

They will be offered cups of pure drinks.

E. Henry Palmer

they shall be served all round with a cup from a spring,

Edip-Layth

They will be served with cups of pure drinks.

George Sale

A cup shall be carried round unto them, filled from a limpid fountain,

Hamid S. Aziz

A bowl shall be made to go round them from water running out of clear springs,

Mahmoud Ghali

A cup from a profuse (spring) is passed round for them-

Marmaduke Pickthall

A cup from a gushing spring is brought round for them,

Mohamed Ahmed - Samira

With cups from a flowing stream being passed around,

Muhammad Asad

A cup will be passed round among them [with a drink] from unsullied springs,

Mustafa Khattab

A drink ˹of pure wine˺ will be passed around to them from a flowing stream:

Progressive Muslims

They will be served with cups of pure drinks.

Sahih International

There will be circulated among them a cup [of wine] from a flowing spring,

Sam Gerrans

Circulated among them will be a cup from a running spring,

Shabbir Ahmed

A cup from a gushing spring of Bliss brought around for them.

Syed Vickar Ahamed

Around to them will be passed a Cup from a clear-flowing fountain,

Taqi Usmani

They will be served with a cup from a flowing drink,

The Monotheist Group

They will be served with a cup of pure drink.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

On fera circuler entre eux une coupe dʹeau remplie à une source

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji kaniyên herek kasên meyê ji wan re tên gerandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

terwijl een drinkbeker bij hen wordt rondgegeven (waarin een drank is) uit een bron,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Een beker zal onder hen worden rondgereikt, gevuld aan eene heldere fontein;

Hollandaca — Siregar

Onder hen wordt rondgegaan met een beker met Maʹin (van de bron van het Paradij).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Будут (райские слуги) обходить их [обитателей Рая] с кубками (райского вина) (текущего) из (неиссякаемого) источника,

Rusça — Osmanov

[Гурии] будут обносить их чашами с родниковой водой,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och en skål skall bäras runt (med en dryck) från en ren källa,