Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.
وَاَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
ve ebSirhum fe sevfe yubSirūne
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَاَبْصِرْهُمْ | ve ebSirhum | ب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı | onları gözetle |
| 2 | فَسَوْفَ | fe sevfe | yakında | |
| 3 | يُبْصِرُونَ | yubSirūne | ب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı | göreceklerdir |
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Hele bir bak, bir gözle onları, onlar da sonuçları neymiş, yakında görecekler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Hele bir bak, bir gözle onları, onlar da sonuçları neymiş, yakında görecekler.
Adem Uğur
Onların halini gör, onlar da görecekler.
Ahmed Hulusi
Onları seyret. . . Yakında görecekler!
Ahmet Tekin
Onların, inkâr edenlerin âkıbetlerinin nasıl olacağına, dünyada uğrayacakları felâketlere iyi bak. Yakında kendileri de görecekler. Akılları başlarına gelecek.
Ahmet Varol
(Başlarına geleceği) gözetle. Nitekim onlar da yakında göreceklerdir.
Ali Bulaç
Ve onları seyret; (azabı) yakında göreceklerdir.
Ali Fikri Yavuz
Gözetle onları, yakında (kendilerine ne yapılacağını) görecekler.
Ali Rıza Safa
Ve onları seyret. Madem öyle, yakında görecekler.
Bayraktar Bayraklı
Onların halini gözetle; onlar da gözetleyeceklerdir.
Bekir Sadak
Onlara inecek azabi gozetle, onlar da goreceklerdir.
Celal Yıldırım
Onların sonunun ne olacağını gör, onlar da göreceklerdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Hallerini gör onların; ileride kendileri de görecekler!
Diyanet İşleri
Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.
Diyanet İşleri (eski)
Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Diyanet Vakfi
Onların halini gör, onlar da görecekler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlara (inecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gör onları(n akibeti ne olacak! Onlar da) yakında göreceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gör onları: yakında görecekler
Erhan Aktaş
Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.
Fizilal-il Kuran
Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Gültekin Onan
Ve onları seyret; (azabı) yakında göreceklerdir.
Hamdi Döndüren
Onları gözetle! Yakında (başlarına neler geleceğini) göreceklerdir!
Hasan Basri Çantay
Gözetle onları. Kendileri de (başlarına geleceği) yakında göreceklerdir.
Hasib Asutay
Onları gözetle. Yakında göreceklerdir.
Hayrat Neşriyat
Ve onları(n başlarına gelecek olanı) gör; nihâyet ileride (onlar da) görecekler!
İbni Kesir
Gözetleyiver onları, ilerde göreceklerdir.
Mehmet Okuyan
Onları gör (gözetle); onlar da ileride görecekler.
Muhammed Esed
ve onları(n kim olduklarını) gör; onlar (da) zaman içinde (şimdi görmediklerini) göreceklerdir.
Mustafa İslamoğlu
ve sen onları(n zavallı halini) gör, zamanı gelince onlar da (kendi perişan hallerini) görecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen
(174-176) Artık sen, onlardan (O muhaliflerden) bir zamana kadar yüz çevir. Ve onlara bak! Elbette ki, yakında göreceklerdir. Ya Bizim azabımızı mı alelacele istiyorlar?
Ömer Öngüt
Onlara (inecek azabı) gözetle, onlar da görecekler.
Suat Yıldırım
Onları gözetle! Zaten kendileri de başlarına geleceği yakında göreceklerdir.
Süleyman Ateş
Onları gözetle. Yakında (başlarına neler geleceğini) göreceklerdir.
Süleymaniye Vakfı
Onları gözle; onlar da ileride (başlarına gelecekleri) göreceklerdir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ne yaptıklarını gör; yakında onlar da görürler.
Şaban Piriş
Onları gözle, onlar da gözleyecekler.
Tefhim-ul Kuran
Ve onları seyret; onlar da (azabı) yakında göreceklerdir.
Ümit Şimşek
Ve onları gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
Gözün, üstlerinde olsun; yakında görecekler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlara bax! Onlar tezliklə əzabı görəcəklər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Və (kənardan) onlara bax! Onlar mütləq (küfrlərinin aqibətini) görəcəklər!
Almanca (2)
Almanca — Al-Azhar
Du wirst sehen, was ihnen geschieht, und sie werden sehen, was sie heimsucht.
Almanca — Der Edle Quran
und sieh sie dir an. Auch sie werden sehen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But keep a vigilant eye upon them for they will be firm and vigilant, anxious to see what falls to your lot and what can happen to them in this life.
Abdul Haleem
Watch them: they will soon see.
Abdullah Yusuf Ali
And watch them (how they fare), and they soon shall see (how thou farest)!
Abul A'la Maududi
and see, and soon they too shall see.
Aisha Bewley
And watch them, for they will soon see!
Al-Hilali & Khan
And watch them and they shall see (the punishment)!
Ali Quli Qarai
and watch them; soon they will see [the truth of the matter].
Amatul Rahman Omar
And watch (what happens to) them, and they (too) will soon see (their own doom).
Arthur John Arberry
and see them; soon they shall see!
Bijan Moeinian
And look forward to [their punishment] as they are looking forward to also.
E. Henry Palmer
and look upon them, for soon they too shall look.
Edip-Layth
Observe them; for they will see.
George Sale
And see the calamities which shall afflict them; for they shall see thy future success and prosperity.
Hamid S. Aziz
And watch, for they will soon come to see.
Mahmoud Ghali
And behold them; then they will eventually behold.
Marmaduke Pickthall
And watch, for they will (soon) see.
Mohamed Ahmed - Samira
And wait; they will come to know soon.
Muhammad Asad
and see them [for what they are]; and in time they [too] will come to see [what they do not see now].
Mustafa Khattab
You will see ˹what will happen to˺ them, and they too will see!
Progressive Muslims
And observe them; for they will see.
Sahih International
And see [what will befall] them, for they are going to see.
Sam Gerrans
And see thou them; for they will come to see!
Shabbir Ahmed
And see them for what they do, and soon they will see what they now don't.
Syed Vickar Ahamed
And watch them (how they will do), and they shall soon see (how you do)!
Taqi Usmani
But, watch them. They shall soon see (the reality).
The Monotheist Group
And observe them; for they will see.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et observe-les: ils verront bientôt!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Tu çavnêriya wan bike, ew jî dê bibînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En kijk naar hen, zij zullen naar jou kijken.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En zie de rampen die hen zullen bedroeven; want zij zullen uwe toekomstige overwinning en uwen voorspoed zien.
Hollandaca — Siregar
En kijk naar hen, zij zullen spoedig (de gevolgen) zien.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и смотри на них (и жди), и они увидят (какое наказание их постигнет)!
Rusça — Osmanov
и понаблюдай за ними: они вскоре сами пожнут [плоды своего неверия].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
men ha dem under uppsikt - (när lidandet drabbar dem) kommer de att inse (sanningen).