"Onlara mutlaka yardım edilecektir."
اِنَّهُمْ لَهُمُ الْمَنْصُورُونَ
innehum lehumu l-menSūrūne
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | اِنَّهُمْ | innehum | mutlaka onlar | |
| 2 | لَهُمُ | lehumu | kendileri olacaktır | |
| 3 | الْمَنْصُورُونَ | l-menSūrūne | ن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak | zafere ulaştırılanlar |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki onlar, elbette yardıma mazhar olacaklardır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki onlar, elbette yardıma mazhar olacaklardır.
Adem Uğur
Onlar mutlaka zafere ulaşacaklardır.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki onlar, elbette onlar zafere erdirilmişlerdir.
Ahmet Tekin
Onlar, kesinlikle onlar başarıya ulaşacaklar, zafer kazanacaklar.'
Ahmet Varol
Onlar elbette yardım göreceklerdir.
Ali Bulaç
Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
“- Muhakkak onlar (peygamberler), bizzat onlar muzaffer olacaklardır.
Ali Rıza Safa
Kuşkusuz, Onlara, kesinlikle yardım edilecektir.
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu, onlar yardım göreceklerdir.
Bekir Sadak
Onlar suphesiz yardim goreceklerdir.
Celal Yıldırım
(171-172) And olsun ki, peygamber olarak gönderdiğimiz kullarımız hakkında şu sözümüz sübut bulup gerçekleşmiştir: «Elbette onlar (peygamberler) yardım göreceklerdir.»
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Zafere mutlaka onlar ulaşacaklar.
Diyanet İşleri
"Onlara mutlaka yardım edilecektir."
Diyanet İşleri (eski)
Onlar şüphesiz yardım göreceklerdir.
Diyanet Vakfi
Onlar mutlaka zafere ulaşacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(171-173) Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: «Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar (var ya), elbette onlar muhakkak muzaffer olacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
"Onlar elbette onlar muhakkak muzaffer olacaklardır
Erhan Aktaş
Onlar, kesinlikle yardım edilecek olanlardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, kesinlikle yardım edilecek olanlardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, kesinlikle yardım edilecek olanlardır.
Fizilal-il Kuran
Mutlaka kendilerine yardım edilecektir.
Gültekin Onan
Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır.
Hamdi Döndüren
“Mutlaka zafere ulaştırılanlar kendileri olacaktır.”
Hasan Basri Çantay
"Muhakkak onlar, behemehal onlar mansur (ve muzafferdirler.
Hasib Asutay
'Mutlaka zafere ulaştıranlar kendileri olacaktır.
Hayrat Neşriyat
Şübhe yok ki onlar, gerçekten kendilerine yardım olunacak kimselerdir.
İbni Kesir
Onlar muhakkak yardım görenlerdir.
Mehmet Okuyan
Onlar, mutlaka zafere ulaşacaklardır.
Muhammed Esed
kendilerine mutlaka yardım edilecektir
Mustafa İslamoğlu
mutlaka kendileri yardıma mazhar olacaklar;
Ömer Nasuhi Bilmen
(172-173) Şüphe yok ki, onlar elbette nusrete nâil olanlar onlardır. Ve muhakkak ki, Bizim ordumuz, elbette galipler olanlar onlardır.
Ömer Öngüt
Mutlaka kendilerine yardım edilecektir.
Suat Yıldırım
(171-173) Şu kesindir ki, Biz resul olarak gönderdiğimiz kullarımıza söz verdik ki onlar yardımımıza mazhar olacaklar ve Bizim ordumuz mutlaka galip gelecektir.
Süleyman Ateş
"Mutlaka zafere ulaştırılanlar kendileri olacaktır."
Süleymaniye Vakfı
Onlar kesinlikle yardım göreceklerdir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Siz kesinlikle yardım göreceksiniz.
Şaban Piriş
Onlara mutlaka yardım edilecektir.
Tefhim-ul Kuran
Hiç tartışmasız onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır.
Ümit Şimşek
Onlara mutlaka yardım erişecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar, yardım görenlerin ta kendileri olacaklar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
“Həqiqətən, onlara kömək göstəriləcəkdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
″Onlar mütləq qalib gələcəklər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
daß Unser Beistand allein ihnen zum Sieg verhilft
Almanca — Der Edle Quran
Wahrlich, sie sind es, denen Hilfe zuteil wird.
Almanca — M. A. Rassoul
sie sind wahrlich die, denen geholfen wird.
Almanca — Muhammad Zaidan
ʺGewiß, sie sind doch die Unterstützer.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
That they shall certainly be afforded help
Abdul Haleem
it is they who will be helped,
Abdullah Yusuf Ali
That they would certainly be assisted,
Abul A'la Maududi
that they shall certainly be succoured,
Aisha Bewley
that they would certainly be helped.
Al-Hilali & Khan
That they verily would be made triumphant,
Ali Quli Qarai
that they will indeed receive [Allah’s] help,
Amatul Rahman Omar
That it is they alone who shall receive Our help (against the infidels).
Arthur John Arberry
assuredly they shall be helped,
Bijan Moeinian
revealed to My Prophets: They will have the final victory.
E. Henry Palmer
that they should be helped;
Edip-Layth
That they would be made victorious.
George Sale
that they should certainly be assisted against the infidels,
Hamid S. Aziz
That most surely they shall be helped
Mahmoud Ghali
Surely they, indeed they, will be vindicated,
Marmaduke Pickthall
That they verily would be helped,
Mohamed Ahmed - Samira
That they would be helped,
Muhammad Asad
that, verily, they - they indeed - would be succoured,
Mustafa Khattab
that they would surely be helped,
Progressive Muslims
That they would be made victorious.
Sahih International
[That] indeed, they would be those given victory
Sam Gerrans
They — they — will be those helped.
Shabbir Ahmed
That verily, they - indeed they - would be helped.
Syed Vickar Ahamed
That they would certainly be made victorious,
Taqi Usmani
(that) they are the ones who will be supported,
The Monotheist Group
That they would be made victorious.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
que ce sont eux qui seront secourus,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Birastî serkeftin her ji wan re ye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij waren het aan wie hulp werd verleend.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Dat zij zekerlijk tegen de ongeloovigen zouden ondersteund worden,
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, zij zijn het die zeker geholpen zullen worden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
поистине, им будет оказываться помощь (как доводами, так и силой) (в борьбе с их врагами).
Rusça — Osmanov
что им непременно будет оказана помощь.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
att de skall få all hjälp