Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.

اِلَّا رَحْمَةً مِنَّا وَمَتَاعًا اِلٰى حِينٍ

illā raHmeten minnā ve metāǎn ilā Hīnin

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak bizden bir rahmet olur ve bir zamana dek yaşayıp geçinmeleri takdîr edilmiş bulunursa o başka.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ancak bizden bir rahmet olur ve bir zamana dek yaşayıp geçinmeleri takdîr edilmiş bulunursa o başka.

Adem Uğur

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.

Ahmed Hulusi

Ancak bizden bir rahmet olarak ve yalnızca belli bir süre nasiplenmeleri için ömür vermemiz hariç.

Ahmet Tekin

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve bir vakte kadar dünya nimetlerinden faydalandırmamız söz konusu olursa kurtarılırlar.

Ahmet Varol

Sadece tarafımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar yararlandırma dolayısıyla (onları hayatta tutuyoruz).

Ali Bulaç

Ancak bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.

Ali Fikri Yavuz

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve mukadder ecele kadar yaşayış onları kurtarır.

Ali Rıza Safa

Bizden bir rahmet ve belirli bir süreye dek geçinmeleri dışında.

Bayraktar Bayraklı

Ancak katımızdan bir rahmet olarak boğmuyor ve belli bir süreye kadar onları yaşatıyoruz.

Bekir Sadak

Ama katimizdan bir rahmet ve bir sureye kadar gecinme olarak onlari geri biraktik.

Celal Yıldırım

Ancak bizden bir rahmet ve bir süreye kadar geçinip yararlanmaları için irâdemiz onların kurtulmasını sağlamıştır.)

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ama tarafımızdan bir rahmet ve belli zamana kadar faydalanma fırsatı vermemiz başkadır.

Diyanet İşleri

Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.

Diyanet İşleri (eski)

Ama katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar geçinme olarak onları geri bıraktık.

Diyanet Vakfi

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak için başka

Erhan Aktaş

Bizden bir merhamet ve belli bir zamana kadar yararlandırmamız hariçtir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bizden bir merhamet ve belli bir zamana kadar yararlandırmamız hariçtir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bizden bir merhamet ve belli bir zamana kadar yararlandırmamız hariçtir.

Fizilal-il Kuran

Ancak bizden bir rahmet ve belli bir süreye kadar yaşatma vardır.

Gültekin Onan

Ancak bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.

Hamdi Döndüren

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve belli bir süreye kadar yaşatma vardır.

Hasan Basri Çantay

Meğer ki bizden bir esirgeme ve daha bir zamana kadar yaşatma (mukadder) ola.

Hasib Asutay

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar faydalandırmamız müstesna.

Hayrat Neşriyat

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamâna kadar (dünyadan) faydalandırma müstesnâ.

İbni Kesir

Ama katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar geçinme başka.

Mehmet Okuyan

Katımızdan bir merhamet ve onları belirli bir süreye kadar yaşatma kararı hariç, dilersek onları (suda) boğabiliriz. Artık yardım da isteyemezler; boğulmaktan da kurtarılamazlar.

Muhammed Esed

meğer ki Biz onlara katımızdan bir rahmet ve (biraz daha fazla) hayat bağışlayalım.

Mustafa İslamoğlu

sadece katımızdan bir rahmet ve geçici bir mühlet tanımamız sayesinde yaşayabilirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ancak bizden bir rahmet olarak ve bir zamana kadar müstefit kılmak için (dilersek onları kurtarırız).

Ömer Öngüt

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ile ve bir süreye kadar geçinmeleri müstesnâ.

Suat Yıldırım

Sadece Biz’den ulaşacak bir rahmet ve onları bir vâdeye kadar yaşatma irademizle hayatta kalabilirler.

Süleyman Ateş

Ancak bizden bir rahmet ve bir süreye kadar yaşatma vardır (acıyarak onları bir süre yaşatırız).

Süleymaniye Vakfı

Ama katımızdan bir ikramda bulunmak ve belli bir süreye kadar yaşatmak için (kurtardıklarımız) başka.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bizden bir ikram olsun ve bir süreye kadar yararlansınlar diye kurtarırsak başka.

Şaban Piriş

Ancak bizden bir rahmet ve bir süreye kadar geçimlik verilmiş ola.

Tefhim-ul Kuran

Ancak bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.

Ümit Şimşek

Ancak tarafımızdan bir rahmetle ve belirli bir zamana kadar yaşatılmak üzere kurtulurlarsa, o başka.

Yaşar Nuri Öztürk

Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha nimetlensinler diye kurtarılırlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yalnız Bizim onlara rəhm etməyimiz və onlara, müəyyən edilmiş vaxtadək, gün-güzəran nəsib etməyimiz istisnadır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yalnız Bizdən bir mərhəmət olaraq və bir qədər (əcəlləri çatanadək) dolanıb keçinmələri üçün (onları xilas edərik).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir lassen sie aus Barmherzigkeit leben und bis zu einem bestimmten Termin genießen.

Almanca — Der Edle Quran

außer aus Barmherzigkeit von Uns und als Nießbrauch auf Zeit.

Almanca — M. A. Rassoul

außer durch Unsere Barmherzigkeit und zu einem Nießbrauch auf gewisse Zeit.

Almanca — Muhammad Zaidan

außer durch Gnade von Uns und als Genießen-Lassen bis zu einer Frist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Unless We extend to them Our mercy and let them enjoy life up to a predetermined point of time.

Abdul Haleem

Only by Our mercy could they be reprieved to enjoy life for a while.

Abdullah Yusuf Ali

Except by way of Mercy from Us, and by way of (world) convenience (to serve them) for a time.

Abul A'la Maududi

It is only Our Mercy (that rescues them) and enables enjoyment of life for a while.

Aisha Bewley

except as an act of mercy from Us, to give them enjoyment for a time.

Al-Hilali & Khan

Unless it be a mercy from Us, and as an enjoyment for a while.

Ali Quli Qarai

⎯except by a mercy from Us and for an enjoyment until some time.

Amatul Rahman Omar

It is only through mercy from Us (that We save them) and (let them have) an enjoyment of worldly gains for a while.

Arthur John Arberry

save as a mercy from Us, and enjoyment for a while.

Bijan Moeinian

Instead, I shower them with my mercy and let them live till the day that they are supposed to live their bodies.

E. Henry Palmer

save by mercy from us, as a provision for a season.

Edip-Layth

Except through a mercy from Us, and as an enjoyment for awhile.

George Sale

unless through our mercy, and that they may enjoy life for a season.

Hamid S. Aziz

Unless by mercy from Us and for enjoyment for a time.

Mahmoud Ghali

Except as a mercy from Us and enjoyment for a while.

Marmaduke Pickthall

Unless by mercy from Us and as comfort for a while.

Mohamed Ahmed - Samira

Unless by Our benevolence, to reap advantage for a time.

Muhammad Asad

unless it be by an act of mercy from Us and a grant of life for a [further span of] time.

Mustafa Khattab

except by mercy from Us, allowing them enjoyment for a ˹little˺ while.

Progressive Muslims

Except through a mercy from Us, and as an enjoyment for awhile.

Sahih International

Except as a mercy from Us and provision for a time.

Sam Gerrans

Save as a mercy from Us, and as enjoyment for a time.

Shabbir Ahmed

But as a Mercy from Us, We let them enjoy life for a while.

Syed Vickar Ahamed

Except as the part of Mercy from Us, and as a part of a few (worldly) things (for them) for a (little) while.

Taqi Usmani

unless there be mercy from Us, and (unless) We let them enjoy for a while.

The Monotheist Group

Except through a mercy from Us, and as an enjoyment for awhile.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

sauf par une miséricorde de Notre part, et à titre de jouissance pour un temps.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bilî ku em heta demeke navlêkirî ji cem xwe dilovanî û pêxweşbûnekê bidin wan.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Behalve uit barmhartigheid van Ons en als een tijdelijk genot.

Hollandaca — Siregar

Behalve als een genade van Ons, en als een gunst voor een vastgestelde tijd.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

если (только) не по милости от Нас и (Нашему дозволению им для) пользования (мирскими благами) до определенного времени [смерти].

Rusça — Osmanov

если только Мы не окажем им милость и не позволим наслаждаться [благами жизни] некоторое время.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

om det inte var så att Vi förbarmade oss över dem och lät dem glädjas åt livet ännu en tid.