Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
لِيُوَفِّيَهُمْ اُجُورَهُمْ وَيَزِيدَهُمْ مِنْ فَضْلِهِ اِنَّهُ غَفُورٌ شَكُورٌ
li yuveffiyehum ucūrahum ve yezīdehum min feDlihi innehu ğafūrun şekūrun
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | لِيُوَفِّيَهُمْ | li yuveffiyehum | و ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm. | onlara tam ödesin diye |
| 2 | اُجُورَهُمْ | ucūrahum | ا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, kar | ücretlerini |
| 3 | وَيَزِيدَهُمْ | ve yezīdehum | ز ي دarttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla | ve fazlasını vermesi için |
| 4 | مِنْ | min | -ndan | |
| 5 | فَضْلِهِ | feDlihi | ف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek | lutfu- |
| 6 | اِنَّهُ | innehu | çünkü O | |
| 7 | غَفُورٌ | ğafūrun | غ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek | üstünü örtendir |
| 8 | شَكُورٌ | şekūrun | ش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan. | çok karşılık verendir |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların mükâfâtını, tamâmıyla öder elbette ve lûtfundan, ihsânından, mükâfatlarını arttırır da; şüphe yok o, suçları örter, mükâfatlarını da fazlasıyla verir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onların mükâfâtını, tamâmıyla öder elbette ve lûtfundan, ihsânından, mükâfatlarını arttırır da; şüphe yok o, suçları örter, mükâfatlarını da fazlasıyla verir.
Adem Uğur
Çünkü Allah, onların mükâfatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O, çok bağışlayan, şükrün karşılığını bol bol verendir.
Ahmed Hulusi
Onlara hak ettikleri karşılığı tam verir ve fazlından da artırır. . . Muhakkak ki O, Ğafur'dur, Şekur'dur.
Ahmet Tekin
Allah onların mükâfatlarını tam öder. Lütfundan onlara fazlasını da verir. Samimi kullarını koruma kalkanına alır, O çok bağışlayıcı, şükrün kıymetini çok iyi bilen, bol bol verendir.
Ahmet Varol
Çünkü Allah onların ecirlerini eksiksiz verir ve kendi lütfundan onlar için artırır. Şüphesiz O çok bağışlayıcıdır, şükrün karşılığını bolca verendir.
Ali Bulaç
Çünkü (Allah,) ecirlerini noksansız olarak öder ve kendi fazlından onlara arttırır. Şüphesiz O, bağışlayandır, şükrü kabul edendir.
Ali Fikri Yavuz
Çünkü Allah onlara mükâfatlarını tamamen verdikten başka fazlından onlara ziyadesini ihsan edecektir. Muhakkak ki, O, Gafûr’dur= çok bağışlayıcıdır, Şekûr’dur= az amele karşılık çok mükâfat verir.
Ali Rıza Safa
Allah, hem onların ödüllerini eksiksiz olarak verecek hem de Kendi lütfundan, daha da çoğunu verecektir. Kuşkusuz, O, Sınırsız Bağışlayandır; Ödül Verendir.
Bayraktar Bayraklı
Çünkü Allah, onların ödülünü tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayandır; şükrün karşılığını bol bol verendir.
Bekir Sadak
Cunku Allah bu kimselerin ecirlerini tam verir ve lutfu ile arttirir. Dogrusu O, bagislayandir, sukrun karsiligini bol bol verendir.
Celal Yıldırım
Çünkü Allah onların bu harcamalarının karşılığını noksansız verir. Şüphesiz ki O çok bağışlayan ve şükredenlere nîmetini çok artırandır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Zira Allah karşılıklarını tam olarak ödediği gibi lutfundan onlara fazlasını da verir. O çok bağışlayıcıdır, şükrün karşılığını bol bol verir.
Diyanet İşleri
Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
Diyanet İşleri (eski)
Çünkü Allah bu kimselerin ecirlerini tam verir ve lütfu ile arttırır. Doğrusu O, bağışlayandır, şükrün karşılığını bol bol verendir.
Diyanet Vakfi
Çünkü Allah, onların mükâfatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O, çok bağışlayan, şükrün karşılığını bol bol verendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Çünkü Allah mükafatlarını kendilerine tamamen ödedikten başka, lütfundan onlara fazlasını da verecektir. Çünkü O çok bağışlayıcı ve şükrün karşılığını vericidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü Allah, mükafatlarını kendilerine tamamen ödedikten başka, lütfundan onlara fazlasını verecektir. Çünkü O hem bağışlayan hem de şükrün karşılığını bol verendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü Allah ecirlerini kendilerine temamen ödedikten başka fadlından onlara ziyadesini verecektir, çünkü o hem gafur hem şekurdur
Erhan Aktaş
Onlara, yaptıklarının karşılığını lütfundan arttırarak fazlasıyla verir. Kuşkusuz ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Yapılan Şeyin Karşılığını Veren'dir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara, yaptıklarının karşılığını lütfundan arttırarak fazlasıyla verir. Kuşkusuz ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Yapılan Şeyin Karşılığını Veren'dir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara, yaptıklarının karşılığını lütfundan arttırarak fazlasıyla verir. Kuşkusuz ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Yapılan Şeyin Karşılığını Veren'dir.
Fizilal-il Kuran
Çünkü Allah onların ücretlerini eksiksiz olarak öder ve kendi bağışı olarak fazlasını verir. Hiç kuşkusuz O affedicidir, iyiliklerin karşılığını bol bol verir.
Gültekin Onan
Çünkü (Tanrı,) ecirlerini noksansız olarak öder ve kendi fazlından onlara arttırır. Şüphesiz O, bağışlayandır, şükrü kabul edendir.
Hamdi Döndüren
Ki Allah, onlara ücretlerini tam olarak versin ve lütfuyla daha da arttırsın. Çünkü O, çok bağışlayan, bol karşılık verendir.
Hasan Basri Çantay
Çünkü (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz öder. Onlara, fazl (-u kerem) inden, ziyadesini de verir. Şübhesiz O, çok yarlığayıcıdır, çok in'aam edicidir.
Hasib Asutay
Çünkü (Allah,) onların mükâfatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O, çok bağışlayan, şükrün karşılığını bol verendir.
Hayrat Neşriyat
Tâ ki (Allah), onlara mükâfâtlarını tam olarak versin ve lütfundan onlara (daha da)arttırsın! Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Şekûr (kullarının mükâfâtını fazlasıyla veren)dir.
İbni Kesir
Mükafatlarını Allah'ın tam vermesi ve onlara lutfundan artırması içindir. Muhakkak kiO; Gafur'dur, Şekur'dur.
Mehmet Okuyan
Allah’ın kitabını tilavet edenler (okuyup aktaranlar), namazı kılanlar ve rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık infak edenler (verenler), (Allah) ödüllerini tam olarak versin ve lütfundan (nimetlerini) artırsın diye asla yok olmayacak bir kazanç umarlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, şükre çok karşılık verendir.
Muhammed Esed
Allah, onların hak ettiği karşılığı eksiksiz verir ve onu lütfuyla daha da arttırır. Allah, şüphesiz çok bağışlayıcıdır ve şükrün karşılığını anında verendir.
Mustafa İslamoğlu
neticede (Allah) onlara karşılıklarını tam olarak ödeyecek, üstelik kendisinden bir bağış olarak fazlasını da lutfedecektir: zira O tarifsiz bir bağışlayıcıdır, şükre hadsiz hesapsız bir karşılık verendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Tâ ki, (Allah Teâlâ) onlara mükâfaatlarını tamamen ödesin ve onlara fazlından ziyâdesini de (versin). Şüphe yok ki O, çok yarlığayıcıdır, çok mükâfaat verendir.
Ömer Öngüt
Çünkü Allah, onların mükâfatını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, şükrün karşılığını bol bol verendir.
Suat Yıldırım
Çünkü Allah onlara mükâfatlarını tam tamına verecek, üstelik lütfundan onlara fazlasını da ihsan edecektir. Zira o gafurdur, şekûr’dur (kusurları bağışlar, kulların amellerini ve şükürlerini kabul edip fazlasıyla karşılık verir).
Süleyman Ateş
Ki (Allah), onlara ücretlerini tam ödesin ve lutfundan onlara fazlasını da versin. Çünkü O, çok bağışlayan, çok karşılık verendir.
Süleymaniye Vakfı
Allah onlara hak ettikleri karşılıkları tam versin ve lütfederek daha da fazlasını versin diye böyle yaparlar. Şüphesiz ki Allah, çokça bağışlayan ve üzerine düşeni eksiksiz yapandır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bunlar, onların hak ettiklerini Allah'ın tam vermesi ve onu, ikramıyla artırması içindir. Çünkü o, çok bağışlar ve teşekkürle karşılar.
Şaban Piriş
Çünkü Allah, onların karşılığını verecek, hatta lutfundan daha da artıracaktır. Çünkü O, suçları bağışlar ve bol bol verir.
Tefhim-ul Kuran
Çünkü (Allah,) onların ecirlerini noksansız olarak öder ve kendi fazlından onlara arttırır. Hiç şüphe yok O, bağışlayandır, şükrü kabul edendir.
Ümit Şimşek
Çünkü Allah onların ödüllerini eksiksiz verecek, üstüne de lütuf ve ihsanıyla daha fazlasını bağışlayacaktır. Zira O çok bağışlayan ve şükrün karşılığını verendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Çünkü Allah onlara ücretlerini tam ödeyecek, lütfundan onlara artırma da yapacaktır. Gafur'dur O, çok affeder; Şekur'dur, şükredenlere mutlaka karşılık verir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Allah onlara mükafatlarını tam olaraq versin, üstəlik də onlara Öz lütfünü artırsın. Həqiqətən, O, Bağışlayandır, şükürün əvəzini verəndir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Allah) onlara (əməllərinin) mükafatlarını versin və Öz lütfündən (kərəmindən) onlara artırsın! Həqiqətən, (Allah) bağışlayandır, qədirbiləndir! (Bəndələrinə Ona etdikləri şükür müqabilində bol neʼmət əta edər).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
So gewährt Gott ihnen ihren Lohn voll und ganz und schenkt ihnen mehr aus Seiner Gabenfülle. Gottes Vergebung und Wertschätzung sind unermeßlich.
Almanca — Der Edle Quran
damit Er ihnen ihren Lohn in vollem Maß zukommen lasse und ihnen von Seiner Huld noch mehr gebe. Gewiß, Er ist Allvergebend und stets zu Dank bereit.
Almanca — M. A. Rassoul
Damit gibt Er ihnen ihren vollen Lohn und noch mehr aus Seiner Huld hinzu; Er ist wahrlich Allverzeihend, Dankbar.
Almanca — Muhammad Zaidan
Damit ER ihnen ihre Belohnungen voll vergütet und von Seiner Gunst noch mehr gibt. ER ist allvergebend, reichlichst belohnend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
This is to satisfy their needs, to reward them with what is commensurate with their deeds and to make His grace abound in them, He is indeed Ghafurun and Shakurun (Thankful).
Abdul Haleem
He will repay them in full, and give them extra from His bounty. He is most forgiving, most appreciative.
Abdullah Yusuf Ali
For He will pay them their meed, nay, He will give them (even) more out of His Bounty: for He is Oft-Forgiving, Most Ready to appreciate (service).
Abul A'la Maududi
(a trade in which they have invested their all) so that Allah may pay them their wages in full and may add to them out of His Bounty. He is Most Forgiving, Most Appreciative.
Aisha Bewley
that He will pay them their wages in full and give them more from His unbounded favour. He is Ever-Forgiving, Ever-Thankful.
Al-Hilali & Khan
That He may pay them their wages in full, and give them (even) more, out of His Grace. Verily He is Oft-Forgiving, Most Ready to appreciate (good deeds and to recompense).
Ali Quli Qarai
so that He may pay them their reward in full and enhance them out of His grace. Indeed He is all-forgiving, all-appreciative.
Amatul Rahman Omar
The result of it is that He will give them their full reward (for their righteous deeds) and (even) increase them out of His grace and bounty. Verily, He is Great Protector, Most Appreciating (of their right endeavours and Multiplier of reward).
Arthur John Arberry
that He may pay them in full their wages and enrich them of His bounty; surely He is All-forgiving, All-thankful.
Bijan Moeinian
God will fully reward them and shower them many times out of His Grace. God is the Most Forgiving, the Most Appreciative.
E. Henry Palmer
that He may pay them their hire, and give them increase of His grace; verily, He is forgiving, grateful.
Edip-Layth
He will give them their recompense, and He will increase them from His blessings. He is Forgiving, Appreciative.
George Sale
That God may fully pay them their wages, and make them a superabundant addition of his liberality; for He is ready to forgive the faults of his servants, and to requite their endeavours.
Hamid S. Aziz
Surely they who recite the Book of Allah and keep up prayer and spend out of what We have given them secretly and openly, hope for a gain which will not perish.
Mahmoud Ghali
That He may (pay them) in full their rewards and increase them of His Grace; surely He is Ever-Forgiving, Ever-Thankful.
Marmaduke Pickthall
That He will pay them their wages and increase them of His grace. Lo! He is Forgiving, Responsive.
Mohamed Ahmed - Samira
So that He may reward them in full, and give them a greater increase by His grace. He is verily forgiving and rewarding.
Muhammad Asad
since He will grant them their just rewards, and give them yet more out of His bounty: for, verily, He is much-forgiving, ever-responsive to gratitude.
Mustafa Khattab
so that He will reward them in full and increase them out of His grace. He is truly All-Forgiving, Most Appreciative.
Progressive Muslims
He will give them their recompense, and He will increase them from His blessings. He is Forgiving, Appreciative.
Sahih International
That He may give them in full their rewards and increase for them of His bounty. Indeed, He is Forgiving and Appreciative.
Sam Gerrans
That He will pay their rewards in full, and increase them out of His bounty; He is forgiving and appreciative.
Shabbir Ahmed
He will pay their wages and give them yet more of His Bounty. He is Absolver of imperfections, Responsive to gratitude.
Syed Vickar Ahamed
He (Allah) will pay them their reward in full, He will give them (even) more from His bounty (and His many Rewards): Verily, He is Often Forgiving (Ghafoor), Most Appreciative (of good service and deeds, Shukoor).
Taqi Usmani
so that He pays them their rewards in full, and gives them more out of His grace. Surely He is Most-Forgiving, Very-Appreciative.
The Monotheist Group
He will give them their recompense, and He will increase them from His blessings. He is Forgiving, Thankful.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
afin (quʹAllah) les récompense pleinement et leur ajoute de Sa grâce. Il est Pardonneur et Reconnaissant.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Ew vê dikin) da ku Xwedê xelata (reftarên) wan bide wan û ji qenciya xwe dê zêde jî bide wan. Bêguman Xwedê gunehjêbir e, şukirdar e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
opdat Hij hun hun volle loon geeft en van Zijn goedgunstigheid nog meer zal geven; Hij is vergevend en dank betuigend.
Hollandaca — Salomo Keyzer
God zal hun het loon ten volle betalen en hun eene meer dan overvloedige toelage zijner vrijgevigheid schenken; want hij is gezind de misslagen zijner dienaren te vergeven, en hunne pogingen te beloonen.
Hollandaca — Siregar
Opdat Hij hun hun volle beloning zal geven en voor hen zal toevoegen van Zijn gunst. Voorwaar, Hij is Vergevensgezind, Ment Waarderend.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
на то, что Он уплатит им сполна и даже увеличит их мзду по щедрости Своей, ибо Он - прощающий, принимающий благодарность.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Gud skall ge dem full lön och i Sin godhet ge dem mer. Han förlåter mycket och Han erkänner (Sina tjänares) förtjänster.