Sebe — Dil Profiliسبأ
883 kelime, 54 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- س ر د(SRD̃)yalnızca bu suredeÖrmek, dokumak, dizmek, sıralamak, birbiri ardınca anlatmak, hikaye etmek, zırh örmek
- ج ف ن(CFN)yalnızca bu suredeBir kase yemek hazırlamak, göz kapağı [hem üst hem alt], kılıf veya muhafaza [kılıç kını veya kılıfı gibi], bir tür kase [yemek için kap], şarap.
- ع ر م(ARM)yalnızca bu suredeBir kemikten et sıyırmak, kemik kemirmek, sert davranmak, kötü huylu olmak. arima - sert, kötü. arimatun - set, şiddetli veya zorlu yağmur, sel, su kütlesini kontrol etmek için yapılan tümsek.
- خ م ط(ḢMŦ)yalnızca bu suredeTatta nahoş, boğucu (meyve için), acı olmak, ekşi olmak; acı bir bitki.
- ا ث ل(ÊS̃L)yalnızca bu suredeKök salmak, sağlam bir şekilde kök salmak, hızlı bir tempoda yürümek
- ن و ش(NWŞ)yalnızca bu suredeAlmak, kabul etmek, ele geçirmek, ulaşmak
- ن س ا(NSÊ)2×Asa/sopa, yönetme gücü ve şan.
- ع ز ب(AZB)2×Uzakta olmak, gizli olmak, uzak, ırak, bir yerden ayrı olmak, kaçmak, uzağa gitmek
- س ب غ(SBĞ)2×Bol olmak, geniş olmak, uzun olmak, tam olmak, eksiksiz olmak, boyamak, yıkamak, daldırmak, suya batırmak
- م ز ق(MZG)yalnızca bu suredeDağıtmak veya saçmak, parçalamak/yırtmak, paramparça etmek/düzenini bozmak/dağıtmak, bozmak veya zarar vermek, çok yırtmak veya kesmek, bir şeyi yarmak.
Nadir çekim formları
- مُزِّقْتُمْ(muzziḳtum)yalnızca bu surede
- وَاَلَنَّا(ve elennā)yalnızca bu surede
- سَابِغَاتٍ(sābiğātin)yalnızca bu surede
- يَاجِبَالُ(yā cibālu)yalnızca bu surede
- اَوِّبِي(evvibī)yalnızca bu surede
- السَّرْدِ(s-serdi)yalnızca bu surede
- وَجِفَانٍ(ve cifānin)yalnızca bu surede
- مَحَارِيبَ(meHārībe)yalnızca bu surede
- وَتَمَاثِيلَ(ve temāṧīle)yalnızca bu surede
- كَالْجَوَابِ(ke l-cevābi)yalnızca bu surede
- وَقُدُورٍ(ve ḳudūrin)yalnızca bu surede
- رَاسِيَاتٍ(rāsiyātin)yalnızca bu surede
- شُكْرًا(şukran)yalnızca bu surede
- الشَّكُورُ(ş-şekūru)yalnızca bu surede
- الْقِطْرِ(l-ḳiTri)yalnızca bu surede
- غُدُوُّهَا(ğuduvvuhā)yalnızca bu surede
- وَرَوَاحُهَا(ve ravāHuhā)yalnızca bu surede
- يَزِغْ(yeziğ)yalnızca bu surede
- الْعَرِمِ(l-ǎrimi)yalnızca bu surede
- مَسْكَنِهِمْ(meskenihim)yalnızca bu surede
- يَمِينٍ(yemīnin)yalnızca bu surede
- سَيْلَ(seyle)yalnızca bu surede
- مِنْسَاَتَهُ(minseetehu)yalnızca bu surede
- ذَوَاتَيْ(ƶevātey)yalnızca bu surede
- خَمْطٍ(ḣamTin)yalnızca bu surede
- وَاَثْلٍ(ve eṧlin)yalnızca bu surede
- نُجَازِي(nucāzī)yalnızca bu surede
- السَّيْرَ(s-seyra)yalnızca bu surede
- لَيَالِيَ(leyāliye)yalnızca bu surede
- ظَنَّهُ(Zennehu)yalnızca bu surede
- بَاعِدْ(bāǐd)yalnızca bu surede
- وَمَزَّقْنَاهُمْ(ve mezzeḳnāhum)yalnızca bu surede
- الْكَفُورَ(l-kefūra)yalnızca bu surede
- الْفَتَّاحُ(l-fettāHu)yalnızca bu surede
- نُسْـَٔلُ(nuselu)yalnızca bu surede
- اَنَحْنُ(e neHnu)yalnızca bu surede
- صَدَدْنَاكُمْ(Sadednākum)yalnızca bu surede
- مَوْقُوفُونَ(mevḳūfūne)yalnızca bu surede
- مِيعَادُ(mīǎādu)yalnızca bu surede
- اَعْنَاقِ(eǎ'nāḳi)yalnızca bu surede
- الضِّعْفِ(D-Diǎ'fi)yalnızca bu surede
- يُخْلِفُهُ(yuḣlifuhu)yalnızca bu surede
- الْغُرُفَاتِ(l-ğurufāti)yalnızca bu surede
- مِعْشَارَ(miǎ'şāra)yalnızca bu surede
- تَتَفَكَّرُوا(tetefekkerū)yalnızca bu surede
- اَعِظُكُمْ(eǐZukum)yalnızca bu surede
- فَوْتَ(fevte)yalnızca bu surede
- التَّنَاوُشُ(t-tenāvuşu)yalnızca bu surede
- بِاَشْيَاعِهِمْ(bi eşyāǐhim)yalnızca bu surede
- دَلَّهُمْ(dellehum)yalnızca bu surede
- سَعَوْ(seǎv)yalnızca bu surede
- تُقَرِّبُكُمْ(tuḳarribukum)yalnızca bu surede
- تَسْتَقْدِمُونَ(testeḳdimūne)yalnızca bu surede
- اَجْرَمْنَا(ecramnā)yalnızca bu surede
- نُسْقِطْ(nusḳiT)yalnızca bu surede
- تَبَيَّنَتِ(tebeyyeneti)yalnızca bu surede
- تَسْتَأْخِرُونَ(teste'ḣirūne)yalnızca bu surede
- وَاَسَلْنَا(ve eselnā)yalnızca bu surede
- اَلْحَقْتُمْ(elHaḳtum)yalnızca bu surede
- وَحِيلَ(ve Hīle)yalnızca bu surede
- لَتَأْتِيَنَّكُمْ(le te'tiyennekum)yalnızca bu surede
- فَزِعُوا(feziǔ)yalnızca bu surede
- يَقْذِفُ(yeḳƶifu)yalnızca bu surede
- بِجَنَّتَيْهِمْ(bi cenneteyhim)yalnızca bu surede
- نَخْسِفْ(neḣsif)yalnızca bu surede
- وَشِمَالٍ(ve şimālin)yalnızca bu surede
- اَسْفَارِنَا(esfārinā)yalnızca bu surede
- يَدْرُسُونَهَا(yedrusūnehā)yalnızca bu surede
- تَأْمُرُونَنَا(te'murūnenā)yalnızca bu surede
- نَدُلُّكُمْ(nedullukum)yalnızca bu surede
- اهْتَدَيْتُ(htedeytu)yalnızca bu surede
- بَدَّلْنَاهُمْ(beddelnāhum)2×
- تَقُومُوا(teḳūmū)2×
- مَوْتِهِ(mevtihi)2×
- ضَلَلْتُ(Deleltu)2×
- فُرَادٰى(furādā)2×
- وَلِيُّنَا(veliyyunā)2×
- وَاَوْلَادًا(ve evlāden)2×
- النَّدَامَةَ(n-nedāmete)2×
- اَصْغَرُ(eSğaru)2×
- جَنَّتَيْنِ(cenneteyni)2×
- وَلِسُلَيْمٰنَ(ve li suleymāne)2×
- اَحَادِيثَ(eHādīṧe)2×
- سَبَاٍ(sebein)2×
- اٰمِنُونَ(āminūne)2×
- مُفْتَرًى(mufteran)2×
- ظَاهِرَةً(Zāhiraten)2×
- اُخِذُوا(uḣiƶū)2×
- يَعْزُبُ(yeǎ'zubu)2×
- مُمَزَّقٍ(mumezzeḳin)yalnızca bu surede
- الْمُهِينِ(l-muhīni)2×
- اَكَلَ(ekele)2×
- سِدْرٍ(sidrin)2×
- جَزَيْنَاهُمْ(cezeynāhum)2×
- قُرًى(ḳuran)2×
- ظَهِيرٌ(Zehīrun)2×
- مُتْرَفُوهَا(mutrafūhā)2×
- يُعِيدُ(yuǐydu)2×
- بَلَغُوا(beleğū)2×
- يَصُدَّكُمْ(yeSuddekum)2×
- سَاَلْتُكُمْ(seeltukum)2×
- خَرَّ(ḣarra)2×
- وَيُقْذَفُونَ(ve yuḳƶefūne)2×
- يَفْتَحُ(yefteHu)2×
- مَثْنٰى(meṧnā)3×
- نُكَفِّرْ(nukeffir)3×
- يَلِجُ(yelicu)3×
- رِجْزٍ(riczin)3×
- اَمْوَالًا(emvālen)3×
- الْبَعِيدُ(l-beǐydu)3×
- الْحَدِيدَ(l-Hadīde)3×
- وَهَلْ(ve hel)3×
- تَنْفَعُ(tenfeǔ)3×
- مُعَاجِزِينَ(muǎācizīne)3×
- نَشَأْ(neşe')3×
- جَنَّتَانِ(cennetāni)3×
- شِرْكٌ(şirkun)3×
- يَجْمَعُ(yecmeǔ)3×
- يَسْعَوْنَ(yes'ǎvne)3×
- صَاحِبُكُمْ(SāHibukum)3×
- يَعْرُجُ(yeǎ'rucu)3×
- يُبْدِئُ(yubdiu)3×
- يُجْزَوْنَ(yuczevne)3×
- نُذِقْهُ(nuƶiḳhu)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 103 (%48)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 83 (%39)
- Emir (buyurgan)
- 27 (%13)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 39 (%18)
- Muhatap (2. şahıs)
- 46 (%22)
- Gaib (3. şahıs)
- 128 (%60)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-18 | 29/27/9 | 16/11/38 |
| Orta | 19-36 | 40/27/11 | 13/22/43 |
| Son | 37-54 | 34/29/7 | 10/13/47 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- م ز ق(MZG)Dağıtmak veya saçmak, parçalamak/yırtmak, paramparça etmek/düzenini bozmak/dağıtmak, bozmak veya zarar vermek, çok yırtmak veya kesmek, bir şeyi yarmak.2 ayet · beklenen 0.0 · z=15.13
- س ي ل(SYL)Sel, akıntı, nehir, akmak, dökülmek, çağlamak, akın etmek, akıp gitmek2 ayet · beklenen 0.0 · z=12.30
- ف ز ع(FZA)Korkmak, korkmuş olmak, dehşete düşmek, korkuya kapılmak2 ayet · beklenen 0.1 · z=8.59
- د ل ل(D̃LL)Göstermek, işaret etmek, belirtmek, yönlendirmek, işaret etmek, rehberlik etmek, yanıltmak, keşfetmek, yönetmek2 ayet · beklenen 0.1 · z=7.37
- ق ذ ف(GZ̃F)Fırlatmak, atmak, ilham vermek, incitmek, ortadan kaldırmak, atmak, daldırmak, birisini (çirkin ve kötü eylemlerle) suçlamak, ateş etmek, (ok gibi) fırlatmak2 ayet · beklenen 0.1 · z=7.37
- ض ع ف(ĐAF)Zayıf/güçsüz/hasta olmak. Bir kişiyi zayıf düşünmek, saymak, davranmak veya görmek. Aşmak, iki kat, çok katlı, ikiye katlamak, üçe katlamak, çoklu kelimeler. Benzer, eşit miktar veya bir o kadar daha.4 ayet · beklenen 0.4 · z=5.83
- ق و ل(GWL)konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele28 ayet · beklenen 12.0 · z=5.27
- ش ك ك(ŞKK)şüphelenmek2 ayet · beklenen 0.1 · z=5.22
- غ ي ب(ĞYB)uzak/ulaşılamaz/gizli/saklı, algıların veya zihinsel algının kapsamı dışında veya ötesinde, görünmez, karalama, gizli gerçek, kayıp olan kişi4 ayet · beklenen 0.5 · z=4.93
- ب ي ن(BYN)Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin12 ayet · beklenen 3.9 · z=4.24