شِرْكٍ kelimesinin geçtiği ayetler
Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden شرك formunun kendisi aranıyor.
İlgili Ayetler (3)
Sebe 34:22شِرْكٍşirkinortaklıkları
قُلِ ادْعُوا الَّذِينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَمَا لَهُمْ فِيهِمَا مِنْ شِرْكٍ وَمَا لَهُ مِنْهُمْ مِنْ ظَهِيرٍ
ḳuli d'ǔ (e)lleƶīne zeǎmtum min dūni (a)llahi lā yemlikūne miṧḳāle ƶerratin fī s-semāvāti ve lā fī l-erDi ve mā lehum fīhimā min şirkin ve mā lehu minhum min Zehīrin
(Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da ilah olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah'ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.
Fatır 35:40شِرْكٌşirkunortaklıkları
قُلْ اَرَاَيْتُمْ شُرَكَاءَكُمُ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَرُونِي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِ اَمْ اٰتَيْنَاهُمْ كِتَابًا فَهُمْ عَلٰى بَيِّنَتٍ مِنْهُ بَلْ اِنْ يَعِدُ الظَّالِمُونَ بَعْضُهُمْ بَعْضًا اِلَّا غُرُورًا
ḳul e raeytum şurakā'ekumu (e)lleƶīne ted'ǔne min dūni (a)llahi erūnī māƶā ḣaleḳū mine l-erDi em lehum şirkun fī s-semāvāti em āteynāhum kitāben fe hum ǎlā beyyinetin minhu bel in yeǐdu Z-Zālimūne beǎ'Duhum beǎ'Dan illā ğurūran
De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler.
Ahkaf 46:4شِرْكٌşirkunbir ortaklığı
قُلْ اَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَرُونِي مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِي السَّمٰوَاتِ اِيتُونِي بِكِتَابٍ مِنْ قَبْلِ هٰذَٓا اَوْ اَثَارَةٍ مِنْ عِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ
ḳul e raeytum mā ted'ǔne min dūni (a)llahi erūnī māƶā ḣaleḳū mine l-erDi em lehum şirkun fī s-semāvāti 'tūnī bi kitābin min ḳabli hāƶā ev eṧāratin min ǐlmin in kuntum Sādiḳīne
De ki: "Allah'ı bırakıp da taptıklarınızı gördünüz mü? Bana gösterin, yeryüzünden neyi yaratmışlardır? Yoksa göklerin yaratılışında onların bir ortaklığı mı var? Eğer doğru söyleyenler iseniz bundan önceki bir kitap, yahut bir bilgi kalıntısı olsun getirin bana!"