م ز ق (MZG) kökünün geçtiği ayetler
Dağıtmak veya saçmak, parçalamak/yırtmak, paramparça etmek/düzenini bozmak/dağıtmak, bozmak veya zarar vermek, çok yırtmak veya kesmek, bir şeyi yarmak.
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
İlgili Ayetler (4)
Bu kök Kur'an boyunca 4 kez, 3 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
مُمَزَّقٍ2 kez
Sebe 34:7مُمَزَّقٍmumezzeḳindağılıp
وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا هَلْ نَدُلُّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ يُنَبِّئُكُمْ اِذَا مُزِّقْتُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ اِنَّكُمْ لَفِي خَلْقٍ جَدِيدٍ
ve ḳāle (e)lleƶīne keferū hel nedullukum ǎlā raculin yunebbiukum iƶā muzziḳtum kulle mumezzeḳin innekum le fī ḣalḳin cedīdin
Yine inkar edenler şöyle dediler: "Çürüyüp ufalandıktan sonra sizin yeniden diriltileceğinizi söyleyen bir adamı size gösterelim mi?
Sebe 34:19مُمَزَّقٍmumezzeḳinparçalayarak
فَقَالُوا رَبَّنَا بَاعِدْ بَيْنَ اَسْفَارِنَا وَظَلَمُوا اَنْفُسَهُمْ فَجَعَلْنَاهُمْ اَحَادِيثَ وَمَزَّقْنَاهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ
fe ḳālū rabbenā bāǐd beyne esfārinā ve Zelemū enfusehum fe ceǎlnāhum eHādīṧe ve mezzeḳnāhum kulle mumezzeḳin inne fī ƶālike le āyātin li kulli Sabbārin şekūrin
Onlar ise, "Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır" dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
مُزِّقْتُمْ1 kez
Sebe 34:7مُزِّقْتُمْmuzziḳtumsiz parçalandığınız
وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا هَلْ نَدُلُّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ يُنَبِّئُكُمْ اِذَا مُزِّقْتُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ اِنَّكُمْ لَفِي خَلْقٍ جَدِيدٍ
ve ḳāle (e)lleƶīne keferū hel nedullukum ǎlā raculin yunebbiukum iƶā muzziḳtum kulle mumezzeḳin innekum le fī ḣalḳin cedīdin
Yine inkar edenler şöyle dediler: "Çürüyüp ufalandıktan sonra sizin yeniden diriltileceğinizi söyleyen bir adamı size gösterelim mi?
وَمَزَّقْنَاهُمْ1 kez
Sebe 34:19وَمَزَّقْنَاهُمْve mezzeḳnāhumonları darmadağın ettik
فَقَالُوا رَبَّنَا بَاعِدْ بَيْنَ اَسْفَارِنَا وَظَلَمُوا اَنْفُسَهُمْ فَجَعَلْنَاهُمْ اَحَادِيثَ وَمَزَّقْنَاهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ
fe ḳālū rabbenā bāǐd beyne esfārinā ve Zelemū enfusehum fe ceǎlnāhum eHādīṧe ve mezzeḳnāhum kulle mumezzeḳin inne fī ƶālike le āyātin li kulli Sabbārin şekūrin
Onlar ise, "Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır" dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.