İnkar edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içine atılacaklardır.
وَاَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَآئِ الْاٰخِرَةِ فَاُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ
ve emmā (e)lleƶīne keferū ve keƶƶebū bi āyātinā ve liḳā'ī l-āḣirati fe ulāike fī l-ǎƶābi muHDerūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve fakat kâfir olanlara ve delillerimizi ve âhirete kavuşacaklarını yalanlayanlara gelince: Artık onlardır azâp için hazırlananlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve fakat kâfir olanlara ve delillerimizi ve âhirete kavuşacaklarını yalanlayanlara gelince: Artık onlardır azâp için hazırlananlar.
Adem Uğur
İnkâr edenler, âyetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalan sayanlar ise, işte onlar azapla yüzyüze bırakılacaklardır.
Ahmed Hulusi
Hakikat bilgisini inkar edenler ve varlıklarındaki işaretlerimizi ve sonsuz gelecek yaşama kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar da (o malum) azabın içinde zorunlu kalırlar!
Ahmet Tekin
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, âyetlerimizi ve âhirette, ebedî yurtta hesaba çekilmeyi mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, işte onlar da, azaptadırlar, ihzarlı getirilmişlerdir.
Ahmet Varol
İnkar eden, ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, işte onlar da azabın içine getirilirler.
Ali Bulaç
Ancak inkar edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlar ise; artık onlar da azab için hazır bulundurulurlar.
Ali Fikri Yavuz
Kâfir olup da âyetlerimizi ve öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenler ise, işte bunlar azap içinde (Cehennem’de) hazır bulundurulurlar.
Ali Rıza Safa
Oysa nankörlük ederek ayetlerimizi ve sonsuz yaşam buluşmasını yalanlayanlar; cezanın içine atılacak olanlar, işte onlardır.
Bayraktar Bayraklı
Ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını inkar edenlere gelince, işte onlar azapla yüz yüze bırakılacaklardır.
Bekir Sadak
Inkar edip, ayetlerimizi ve ahirette Bana kavusmayi yalanlayanlara gelince, iste onlar azabla yuzyuze birakilirlar.
Celal Yıldırım
İnkâr edenlere; âyetlerimizi ve Âhiret'te bana kavuşmayı yalanlıyanlara gelince: İşte onlar azâb İçin hazır duruma getirilmişlerdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İnkâr edenlere, âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalan sayanlara gelince, onlar da azabın içine bırakılırlar.
Diyanet İşleri
İnkar edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içine atılacaklardır.
Diyanet İşleri (eski)
İnkar edip, ayetlerimizi ve ahirette Bana kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabla yüzyüze bırakılırlar.
Diyanet Vakfi
İnkâr edenler, âyetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalan sayanlar ise, işte onlar azapla yüzyüze bırakılacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalan sayıp da küfredenlere gelince, işte onlar o zaman azab içinde hazır bulundurulurlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ayetlerimize ve ahiret buluşmasına yalan deyip de küfredenlere gelince, işte bunlar o zaman azap içinde huzura celbedilirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ayetlerimize ve Ahıret likasına yalan deyib de küfredenlere gelince işte bunlar o vakıt azab içinde ihzar olunurlar
Erhan Aktaş
Kafir olup ayetlerimizi ve ahiret kavuşmasını yalanlayan kimselere gelince; onlar, azap içinde hazır bulundurulurlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kafir olup ayetlerimizi ve ahiret kavuşmasını yalanlayan kimselere gelince; onlar, azap içinde hazır bulundurulurlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Gerçeği yalanlayarak nankörlük eden, ayetlerimizi ve ahiret kavuşmasını yalanlayan kimselere gelince; onlar, azap içinde hazır bulundurulurlar.
Fizilal-il Kuran
İnkâr edip ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlara gelince; işte onlar azapla yüz yüze bırakılırlar.
Gültekin Onan
Ancak küfredip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlar ise, artık onlar da azab için hazır bulundurulurlar.
Hamdi Döndüren
Ama inkâr edenlere, âyetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, onlar da azapla yüz yüze getirilirler.
Hasan Basri Çantay
Amma küfr (ve inkar) edib de ayetlerimizi ve ahiret mülakaatını yalan sayanlar, onlar da azabda (kalmak üzere) ihzaar olunmuşlardır.
Hasib Asutay
Fakat inkâr edip âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar da azap içinde hazır bulundurulacaklardır.
Hayrat Neşriyat
Fakat inkâr edip âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azâb içinde hazır bulundurulacak olan kimselerdir.
İbni Kesir
Küfredip de ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince; işte onlar, azab için hazır bulundurulurlar.
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar (yani) ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlamış olanlar ise işte onlar azapta hazır bulundurulacaklardır.
Muhammed Esed
Hakikati reddedip mesajlarımızı inkar edenlere -ve (böylece) öteki dünyanın varlığını yalanlayanlara- gelince, onlar azabın içine atılıvereceklerdir.
Mustafa İslamoğlu
ama inkar eden, ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayan kimselere gelince: işte böyleleri de azabın içerisinde (yaptıklarıyla) yüzleşecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat o kimseler ki, kâfir olmuşlar ve Bizim âyetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalan saymışlardır, artık onlar da azap içinde kalmaya hazırlanmış olurlar.
Ömer Öngüt
Kâfir olup âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içinde hazır bulundurulurlar.
Suat Yıldırım
İnkâr edip âyetlerimizi ve öldükten sonra dirilmeyi, Allah’ın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar ise, azaba atılmak üzere getirilirler.
Süleyman Ateş
Fakat inkar edip ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, onlar da (tutuklanıp) azabın içine getirilirler.
Süleymaniye Vakfı
Kafirlik eden, ayetlerimiz ve ahirete varma hakkında yalana sarılanlar ise azap içinde tutulacaklardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Görmezlikten gelerek ayetlerimiz karşısında ve Ahiretteki yüzleşme konusunda yalan söyleyenler var ya, onlar azab içinde tutuklu kalacaklardır.
Şaban Piriş
Ya bir de inkar etmiş ve ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlamış olanlar ise; işte onlar da azap içinde hazır tutulurlar.
Tefhim-ul Kuran
Ancak küfre sapıp ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalan sayanlar ise; artık onlar da azab için hazır bulundurulurlar.
Ümit Şimşek
İnkâr eden ve âyetlerimizi ve âhiret gününe kavuşmayı yalanlayanlar ise azap için getirilmişlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
İnkar edip ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, onlar azabın içinde hazır bulundurulurlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Kafir olub ayələrimizi və axirətə düşəcəklərini yalan sayanlar isə əzaba giriftar ediləcəklər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Kafir olub ayələrimizi və axirətə qovuşacaqlarını (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün hüzurumuzda duracaqlarını) inkar edənlər isə əzab verilmək üçün hazırlanacaqlar (gətiriləcəklər).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Ungläubigen, die Unsere Zeichen und die Begegnung mit Gott am Jüngsten Tag leugneten, werden für immer der peinvollen Strafe ausgesetzt bleiben.
Almanca — Der Edle Quran
Was aber diejenigen angeht, die ungläubig waren und Unsere Zeichen und die Begegnung mit dem Jenseits für Lüge erklärt haben, sie werden zur Strafe vorge führt werden.
Almanca — M. A. Rassoul
Jene aber, die ungläubig waren und Unsere Zeichen und die Begegnung (mit Uns) im Jenseits leugneten, werden zur Bestrafung vorgeführt.
Almanca — Muhammad Zaidan
Doch hinsichtlich derjenigen, die Kufr betrieben und Unsere Ayat und die Begegnung im Jenseits abgeleugnet haben, diese werden der Peinigung ausgeliefert.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But as for those who denied Allah and/or His system of faith and worship and dismissed the idea of assembling before Him Hereafter, they shall have much to answer for. They shall be overtaken by the torment laid upon the damned.
Abdul Haleem
while those who disbelieved and denied Our messages and the meeting of the Hereafter will be brought for punishment.
Abdullah Yusuf Ali
And those who have rejected Faith and falsely denied our Signs and the meeting of the Hereafter,- such shall be brought forth to Punishment.
Abul A'la Maududi
As for those who disbelieved and gave the lie to Our Signs and to the encounter of the Hereafter, they will be arraigned for chastisement.
Aisha Bewley
But as for those who were kafir and denied Our Signs and the meeting of the Next World, they will be summoned to the punishment.
Al-Hilali & Khan
And as for those who disbelieved and belied Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, Allâh’s Messengers, Resurrection, etc.), and the Meeting of the Hereafter, such shall be brought forth to the torment (in the Hell-fire).
Ali Quli Qarai
But as for those who were faithless and denied Our signs and the encounter of the Hereafter, they will be brought to the punishment.
Amatul Rahman Omar
But as for those who had disbelieved and cried lies to Our Messages and the meeting of the Hereafter, it is they who shall be given over to punishment (lasting long).
Arthur John Arberry
but as for those who disbelieved, and cried lies to Our signs and the encounter of the Hereafter, they shall be arraigned into the chastisement.
Bijan Moeinian
The second group, who chose to cover the truth, reject the revelations of the Lord, and make fun of the Hereafter, will be presented for being sentenced to punishment.
E. Henry Palmer
and as for those who misbelieved and said our signs and the meeting of the hereafter were lies, they shall be in the torment arraigned.
Edip-Layth
As for those who rejected and denied Our signs and the meeting of the Hereafter, they shall be brought forth for the retribution.
George Sale
but as for those who shall have disbelieved, and rejected our signs, and the meeting of the next life, they shall be delivered up to punishment.
Hamid S. Aziz
Then as to those who believed and did good works, they shall be made happy in a Garden.
Mahmoud Ghali
And as for the ones who disbelieved and cried lies to Our signs and the meeting of the Hereafter, then those will be presented forward to the torment.
Marmaduke Pickthall
But as for those who disbelieved and denied Our revelations, and denied the meeting of the Hereafter, such will be brought to doom.
Mohamed Ahmed - Samira
Those who did not believe and rejected Our signs and the meeting in the Hereafter, will be given over to punishment.
Muhammad Asad
but as for those who refused to acknowledge the truth and gave the lie to Our messages - and (thus) to the announcement of a life to come - they will be given over to suffering.
Mustafa Khattab
And as for those who disbelieved, and denied Our signs and the meeting ˹with Allah˺ in the Hereafter, they will be confined in punishment.
Progressive Muslims
And as for those who rejected and denied Our revelations and the meeting of the Hereafter, they shall be brought forth for the retribution.
Sahih International
But as for those who disbelieved and denied Our verses and the meeting of the Hereafter, those will be brought into the punishment [to remain].
Sam Gerrans
But as for those who ignore warning and deny Our proofs and the meeting of the Hereafter: those will be summoned to the punishment.
Shabbir Ahmed
Whereas those who rejected Our Messages in word or denied them in action, and denied the inevitable life to come, such will be given over to doom.
Syed Vickar Ahamed
And those who have rejected Faith and falsely denied Our Signs (verses) and the meeting of the Hereafter— These shall be brought out for punishment.
Taqi Usmani
As for those who had disbelieved and rejected Our verses and the meeting of the Hereafter, they will be brought for punishment.
The Monotheist Group
And as for those who rejected and denied Our revelations and the meeting of the Hereafter, they shall be brought forth for the retribution.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et quant à ceux qui nʹauront pas cru et auront traité de mensonges Nos signes ainsi que la rencontre de lʹau-delà, ceux-là seront emmenés au châtiment.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Herçî ew ên ku kafir bûne û wan bi ayetên me û bi roja qiyametê bawerî neaniye, vêca ha ew di ezab de tên komkirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En wat hen betreft die ongelovig zijn en die Onze tekenen en de ontmoeting van het hiernamaals loochenen, zij zijn het die ter bestraffing worden voorgeleid.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar wat hen betreft, die niet geloofd en onze teekens en de ontmoeting in het volgende leven verworpen zullen hebben, zij zullen aan de straf worden overgeleverd.
Hollandaca — Siregar
En wat degenen die ongelovig zijn en Onze Verzen en de ontmoeting van het Hiernamaals loochenen betreft: zij zijn degenen die voor de bestraffing voorgeleid zullen worden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
а что касается тех, которые стали неверными и отвергли Наши знамения и встречу в Вечной жизни [не уверовали в День Суда, в Ад и Рай], – те [такие] (будут) ввергнуты (ангелами) в (вечное) наказание (в Аду).
Rusça — Osmanov
Что же до тех, которые не уверовали и отвергли Наши знамения и то, что предстанут перед Нами, то они будут подвергнуты наказанию.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
men de som framhärdade i att förneka sanningen och avvisade Våra budskap och mötet (med Gud) efter döden som lögner skall föras bort till sitt straff.