Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat farkına varmıyorlar.

وَدَّتْ طَائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

veddet Tāifetun min ehli l-kitābi lev yuDillūnekum ve mā yuDillūne illā enfusehum ve mā yeş'ǔrūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَدَّتْveddetو د دSevmek, istemek, arzulamak, hoşlanmak, dilemek, özlemekistedi ki
2طَائِفَةٌTāifetunط و فGitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatmabir grup
3مِنْmin-nden
4اَهْلِehliا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarehli-
5الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
6لَوْleveğer
7يُضِلُّونَكُمْyuDillūnekumض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sizi saptırsınlar
8وَمَاve māoysa
9يُضِلُّونَyuDillūneض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.saptırıyorlar
10اِلَّٓاillāsadece
11اَنْفُسَهُمْenfusehumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendilerini
12وَمَاve mā
13يَشْعُرُونَyeş'ǔrūneش ع رbilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi sözfarkında değiller

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kitap ehlinin bir bölüğü, yolunuzu sapıtmak ister. Halbuki sizi değil, ancak kendilerini yoldan çıkarırlar, kendileri sapıklığa düşerler de farkında değillerdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kitap ehlinin bir bölüğü, yolunuzu sapıtmak ister. Halbuki sizi değil, ancak kendilerini yoldan çıkarırlar, kendileri sapıklığa düşerler de farkında değillerdir.

Adem Uğur

Ehl-i kitaptan bir kısmı istediler ki, ne yapıp edip sizi saptırabilsinler. Oysa onlar sadece kendilerini saptırırlar da farkına bile varmazlar.

Ahmed Hulusi

Kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlardan bir grup sizi saptırmayı arzuladılar; oysa onlar kendilerinden başkasını saptırmazlar. Ama bunu idrak edemiyorlar.

Ahmet Tekin

Ehl-i kitaptan bir kısmı ne yapıp edip sizin, hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihinizin önünü açmak istediler. Kendilerinden, birbirlerinden başkasının, hak yoldan uzaklaşıp dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerinin önünü açamadılar. Bunun bile farkında değiller.

Ahmet Varol

Kitap ehlinden bir topluluk sizi saptırmayı arzuladı. Oysa onlar sadece kendilerini saptırıyorlar da bunun farkında değiller.

Ali Bulaç

Kitap Ehlinden bir grup, sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp saptırırlar da şuuruna varmazlar.

Ali Fikri Yavuz

Yahudi’lerden bir topluluk, sizi şaşırtıp dinlerine çevirmek istediler. Halbuki onlar, kendilerinden başkasını şaşırtıp saptıramazlar. Bunun farkında bile değillerdir.

Ali Rıza Safa

Kitap halkından bir küme, sizi saptırmak istiyor. Oysa kendilerinden başkasını saptıramazlar; üstelik ayırdında değiller.

Bayraktar Bayraklı

Kitap ehlinin bir kısmı sizi saptırmak istedi; oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar da bunun farkına varamazlar.

Bekir Sadak

Kitab ehlinden bir takimi sizi sapitmak isterler; oysa kendilerini saptirirlar da farkina varmazlar.

Celal Yıldırım

Kitap Ehli'nden bir kısmı sizi şaşırtıp saptırmak istediler. Oysa farkında olmadan kendilerini saptırırlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ehl-i kitap’tan bir kısmı istediler ki sizi saptırsınlar. Oysa onlar ancak kendilerini saptırıyorlar da farkına varmıyorlar.

Diyanet İşleri

Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat farkına varmıyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

Kitap ehlinden bir takımı sizi sapıtmak isterler; oysa kendilerini saptırırlar da farkına varmazlar.

Diyanet Vakfi

Ehl-i kitaptan bir kısmı istediler ki, ne yapıp edip sizi saptırabilsinler. Oysa onlar sadece kendilerini saptırırlar da farkına bile varmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak istediler, halbuki sırf kendilerini saptırıyorlar da farkına varmıyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kitap verilenlerden bir topluluk, sizleri şaşırtmayı arzu etti. Oysa kendilerini şaşırtıyorlar da farkına varamıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ehli kitabdan bir taife arzu etti ki sizi şaşırtsalar, halbuki sırf kendilerini şaşırtıyorlar da farkına varmıyorlar

Erhan Aktaş

Kitap Ehli'nden bazı kimseler, sizi yolunuzdan saptırmak ister. Onlar, ancak kendilerini saptırıyorlar. Fakat bunu idrak edemiyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ehli Kitap'tan bazı kimseler, sizi yolunuzdan saptırmak ister. Onlar, ancak kendilerini saptırıyorlar. Fakat bunu idrak edemiyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ehli Kitap'tan bazı kimseler, sizi yolunuzdan saptırmak ister. Onlar, ancak kendilerini saptırıyorlar. Fakat bunu idrak edemiyorlar.

Fizilal-il Kuran

Kitap ehlinden bir grup, sizi yoldan çıkarma sevdasına kapıldı. Oysa onlar sadece kendilerini yoldan çıkarırlar, ama bunun farkında değildirler.

Gültekin Onan

Kitap ehlinden bir grup sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp saptırırlar da şuuruna varmazlar.

Hamdi Döndüren

Kitap ehlinden bir grup, sizi doğru yoldan saptırmak istemektedirler; oysa onlar, kendilerinden başkasını saptıramazlar. Ama onlar, bunun farkında değildirler.

Hasan Basri Çantay

Kitablılardan bir zümre arzu etdi ki sizi bir şaşırtsalar. Halbuki onlar kendilerinden başkasını şaşırtıb sapıtamazlar da farkına bile varmazlar.

Hasib Asutay

Kitap ehlinden bir kısmı istediler ki, sizi saptırsınlar. Oysa onlar ancak kendilerini saptırıyorlar da farkında değillerdir.

Hayrat Neşriyat

Ehl-i kitabdan bir tâife arzu ettiler ki, keşke sizi dalâlete düşürseler! Hâlbuki sâdece kendilerini dalâlete düşürürler de farkına varmazlar.

İbni Kesir

Ehl-i Kitab'tan bir taife; sizi şaşırtmak istediler. Halbuki onlar; kendilerinden başkasını şaşırtmazlar da farkına varmazlar.

Mehmet Okuyan

Kitap ehlinden bir kısmı, sizi saptırmak istemişlerdi. (Oysa) onlar sadece kendilerini saptırırlar ve farkına (bile) varmazlar.

Muhammed Esed

Geçmiş vahyin izleyicilerinden bazıları sizi saptırmak isterler: Ama onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar; üstelik bunu fark etmezler de.

Mustafa İslamoğlu

Önceki vahiylerin takipçilerinden kimileri sizi aldatmak isterler; fakat onlar kendilerinden başkasını aldatmış olmazlar, üstelik bunun farkına da varmazlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ehl-i kitaptan bir tâife, arzu etmiştir ki, sizleri idlâl etsinler. Halbuki, onlar kendi nefislerinden başkasını idlâl edemezler. Ve farkına varamazlar.

Ömer Öngüt

Kitap ehlinden bir tâife sizi saptırmak isterler. Oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar da farkında olmazlar.

Suat Yıldırım

Ehl-i kitaptan bir kısmı, sizi inancınızdan saptırmak istedi. Halbuki onlar sadece kendilerini saptırırlar da bunun farkına bile varmazlar.

Süleyman Ateş

Kitap ehlinden bir grup istedi ki sizi saptırsınlar. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar; fakat farkında değiller.

Süleymaniye Vakfı

Ehlikitabın bir kesimi, sizi saptırabilmeyi çok ister. Onlar sadece kendilerini saptırırlar; ama bunun bilincinde değillerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ehl-i Kitabın bir kesimi "Ah sizi bir saptırabilsek!" diye fırsat kollarlar. Onlar sadece kendilerini saptırırlar, ama fark edemezler.

Şaban Piriş

Kitap ehlinden bir kısmı sizi yoldan çıkarmak isterler, fakat yalnızca kendilerini yoldan çıkarırlar da bunun farkına varmazlar.

Tefhim-ul Kuran

Kitap Ehlinden bir grup, sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp saptırırlar da şuuruna varmazlar.

Ümit Şimşek

Kitap Ehlinden bir topluluk sizi saptırmak istedi. Oysa onlar kendilerini saptırıyorlar da farkına bile varmıyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Kitap ehlinden bir zümre, sizi bir saptırabilseler diye arzu ettiler. Oysaki onlar, kendilerinden başkasını saptırmazlar. Ama bunu fark etmiyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kitab əhlindən bir zümrə sizi azdırmaq istər. Onlar ancaq özlərini azdırırlar və bunu da hiss etmirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kitab əhlindən bir dəstə sizi yolunuzdan sapdırmağı arzu etdikləri halda, yalnız özlərini düz yoldan sapdırırlar, lakin onlar bunu dərk etmirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Einige der Schriftbesitzer möchten euch gern irreführen. Sie führen sich jedoch nur selbst irre, ohne sich dessen bewußt zu sein.

Almanca — Der Edle Quran

Gern möchte euch ein Teil von den Leuten der Schrift in die Irre führen. Aber sie führen nur sich selbst in die Irre, ohne (es) zu merken.

Almanca — M. A. Rassoul

Eine Gruppe von den Leuten der Schrift möchte euch gern verführen, doch verführen sie nur sich selber und wissen es nicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Eine Gruppe von den Schriftbesitzern wünschte sich, sie könnte euch in die Irre führen, doch sie führen nur sich selbst irre, ohne daß sie es bemerken.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Some among Ahl al-Kitab wish they could lead you people astray, when in point of fact they alienate themselves from Allah’s purpose and path of righteousness but they fail to perceive that their imagination is often at war with reason and fact.

Abdul Haleem

Some of the People of the Book would dearly love to lead you [believers] astray, but they only lead themselves astray, though they do not realize it.

Abdullah Yusuf Ali

It is the wish of a section of the People of the Book to lead you astray. But they shall lead astray (Not you), but themselves, and they do not perceive!

Abul A'la Maududi

A party of the People of the Book would fain lead you astray, whereas in truth they lead none astray except themselves, but they do not realize it.

Aisha Bewley

A group of the People of the Book would love to misguide you. They only misguide themselves but they are not aware of it.

Al-Hilali & Khan

A party of the people of the Scripture (Jews and Christians) wish to lead you astray. But they shall not lead astray anyone except themselves, and they perceive not.

Ali Quli Qarai

A group of the People of the Book were eager to lead you astray; yet they lead no one astray except themselves, but they are not aware.

Amatul Rahman Omar

(Believers!) a section of the people of the Scripture would fain lead you astray, but it is only the people like themselves that they lead astray, only they perceive not.

Arthur John Arberry

There is a party of the People of the Book yearn to make you go astray; yet none they make to stray, except themselves, but they are not aware.

Bijan Moeinian

Some of the followers of the Scripture wish to convert you to their belief. They do not get it that [by being so fascinated with their own created faith] they are the ones who are unjust to their souls but do not realize it.

E. Henry Palmer

A sect of the people of the Book would fain they could lead you astray, but they only lead themselves astray, and they do not perceive.

Edip-Layth

A group from the people of the book wished that they could misguide you, but they only misguide themselves and they do not notice.

George Sale

Some of those who have received the scriptures desire to seduce you; but they seduce themselves only, and they perceive it not.

Hamid S. Aziz

A sect of the people of the Book long to lead you astray, but they only lead themselves astray, and they perceive not.

Mahmoud Ghali

A section of the population of the Book (Or: Family of the Book, i. e., the Jews and christians) would like to lead you into error; and in no way do they lead anyone into error except themselves, and in no way are they aware of it.

Marmaduke Pickthall

A party of the People of the Scripture long to make you go astray; and they make none to go astray except themselves, but they perceive not.

Mohamed Ahmed - Samira

Some among the people of the Book wish to lead you astray, yet they lead none astray but themselves, though they do not realise.

Muhammad Asad

Some of the followers of earlier revelation would love to lead you astray: yet none do they lead astray but themselves, and perceive it not.

Mustafa Khattab

Some of the People of the Book wish to mislead you ˹believers˺. They mislead none but themselves, yet they fail to perceive it.

Progressive Muslims

A group from the people of the Scripture wished that they could misguide you, but they only misguide themselves and they do not notice.

Sahih International

A faction of the people of the Scripture wish they could mislead you. But they do not mislead except themselves, and they perceive [it] not.

Sam Gerrans

A number of the doctors of the Law would love to lead you astray; and they lead astray only themselves, and they perceive not.

Shabbir Ahmed

A party among the People of the Book wish to lead you astray. But, by doing so, they shall only lead themselves astray without knowing it.

Syed Vickar Ahamed

It is the wish of a party of the People of the Book to lead you astray. But they shall lead astray only themselves, and they do not understand!

Taqi Usmani

A group from the people of the Book loves to mislead you, while they mislead none but themselves, and they do not realize.

The Monotheist Group

A group from the people of the Book wished that they could misguide you, but they only misguide themselves and they do not notice.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Une partie des gens du Livre aurait bien voulu vous égarer. Or ils nʹégarent quʹeux-mêmes; et ils nʹen sont pas conscients.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî mumînan!) Civateke ji ehlîkitêb çiqas ji dil dixwest ku we ji rê derîne. Hal ev e ku ew ji xwe pê ve tu kesî ji rê dernayînin û ew bi vê jî nizanin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Een groep van de mensen van het boek zou jullie graag tot dwaling willen brengen, maar zij brengen slechts zichzelf tot dwaling zonder het te beseffen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Eenigen van hen die de schrift hebben ontvangen, zouden u willen verleiden, maar zij verleiden slechts zich zelven, en zij bemerken het niet.

Hollandaca — Siregar

Een groep van de Lieden van het Boek zou jullie willen doen dwalen en zij doen niemand dan zichzelf dwalen. En zijn beseffen het niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Хотела бы часть из людей Писания [некоторые из иудеев и христиан] ввести вас (о, верующие) в заблуждение. Но они вводят в заблуждение только самих себя и (при этом они даже) не чувствуют этого!

Rusça — Osmanov

Некоторые из числа людей Писания хотели совратить вас [, о муслимы,] с истинного пути. Им не совратить с истинного пути никого, кроме самих себя, - но они не ведают об этом.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Bland efterföljarna av äldre tiders uppenbarelser finns de som vill leda er på villovägar. De kan bara vilseleda sig själva - men det inser de inte.