Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.
وَقَالَتِ امْرَاَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ لِي وَلَكَ لَا تَقْتُلُوهُ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
ve ḳāleti mraetu fir'ǎvne ḳurratu ǎynin lī ve le ke lā teḳtulūhu ǎsā en yenfeǎnā ev netteḣiƶehu veleden ve hum lā yeş'ǔrūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Firavun'un karısı dedi ki: Senin de gözünü aydınlatır bu, benim de, öldürme bunu, umarım ki bize faydası dokunur, yahut da evlât ederiz onu kendimize ve onların, hiçbir şeyden haberleri yoktu.
Adem Uğur
Firavun'un karısı (sepetin içinden erkek çocuk çıkınca kocasına:) Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlât ediniriz, dedi. Halbuki onlar (işin sonunu) sezemiyorlardı.
Ahmed Hulusi
Firavun'un karısı dedi ki: "Benim için de senin için de göz aydınlığıdır (bu çocuk). Onu öldürmeyin! Umulur ki bize faydalı olur yahut Onu evlat ediniriz". . . Onlar (işin) farkında değillerdi.
Ahmet Tekin
Firavun’un karısı, sandığın içinden bir erkek çocuk çıkınca, kocasına: 'Benim de, senin de gözün aydın olsun. Mutluluk vesilesi geldi. Onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da, onu kendimize oğul ediniriz.' dedi. Halbuki onlar, Mûsâ’nın eliyle sonlarının getirileceğini düşünemiyorlar, sezemiyorlardı.
Ahmet Varol
Firavun'un karısı dedi ki: 'Benim için de senin için de bir göz nuru! Onu öldürmeyin. Olur ki bize bir yararı olur veya onu evlat ediniriz.' Oysa onlar (işin) farkında değillerdi.
Ali Bulaç
Firavun'un karısı dedi ki: "Benim için de, senin için de bir göz bebeği; onu öldürmeyin; umulur ki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi.
Ali Fikri Yavuz
Firavun’un hanımı (çocuğu görünce kocasına) dedi ki: “-Göz bebeği, bana ve sana! Onu öldürmeyin, olur ki bize faydası dokunur, yahut kendisini çocuk ediniriz.” Onlar işin farkında değillerdi (helâklerinin bu çocuk yüzünden olacağını bilmiyorlardı).
Ali Rıza Safa
Karısı, Firavun'a, şöyle dedi: "İkimizin de gözü aydın! Onu öldürmeyin; belki bize yararı dokunur veya Onu evlat ediniriz!" Oysa ayırdında değillerdi.
Bayraktar Bayraklı
Firavun'un karısı çocuğu sandıktan çıkarınca, "Bana da, sana da göz bebeği olacak. Onu öldürmeyiniz; belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz" dedi. Halbuki onlar, işin sonunu sezemiyorlardı.
Bekir Sadak
Firavun'un karisi: «Benim de senin de gozun aydin olsun! Onu oldurmeyiniz, belki bize faydali olur yahut onu ogul ediniriz» dedi. Aslinda isin farkinda degillerdi.
Celal Yıldırım
Fir'avn'ın eşi, «bu bulunan çocuk benim için de, senin için de göz bebeği (veya gözümün aydınlığı) ! Sakın onu öldürmeyin ; umulur ki bize yararlı olur veya onu kendimize evlâd ediniriz» dedi. Kendileri (bunun altındaki sır ve hikmetten) habersiz idiler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Firavun’un karısı, “O, senin ve benim göz aydınlığımız, muradımız olsun! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur veya onu evlât ediniriz” demişti. Onlar işin farkında değillerdi.
Diyanet İşleri
Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.
Diyanet İşleri (eski)
Firavun'un karısı: 'Benim de senin de gözün aydın olsun! Onu öldürmeyiniz, belki bize faydalı olur yahut onu oğul ediniriz' dedi. Aslında işin farkında değillerdi.
Diyanet Vakfi
Firavun'un karısı (sepetin içinden erkek çocuk çıkınca kocasına:) Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlât ediniriz, dedi. Halbuki onlar (işin sonunu) sezemiyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Firavun'un karısı (sepetin içinden çocuk çıkınca kocasına), «İkimizin de gözü aydın! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlad ediniriz» dedi. Halbuki onlar işin sonunu sezemiyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Firavun'un karısı: "Bana da sana da bir göz bebeği, bunu öldürmeyin, belki bize yarar, ya da evlat ediniriz." dedi ve onlar farkında değillerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fir'avnin hatunu ise "bir göz bebeği: bana ve sana, bunu öldürmeyin, belki bize yarar, yahud evlad ediniriz" dedi ve onlar farkında değillerdi
Erhan Aktaş
Ve Firavun'un karısı: "Bana ve sana göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur. Veya onu evlat ediniriz." dedi. Onlar, olacakların ayırdında değillerdi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve Firavun'un karısı: "Bana ve sana göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur. Veya onu evlat ediniriz." dedi. Onlar, olacakların ayırdında değillerdi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve Firavun'un hanımı: "Bana ve sana göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur. Veya onu evlat ediniriz." dedi. Onlar, olacakların ayırdında değillerdi.
Fizilal-il Kuran
Firavun'un karısı; «İkimizin de gözü aydın! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz» dedi. Onu almakla hata ettiklerini bilmiyorlardı.
Gültekin Onan
Firavunun karısı dedi ki: "Benim için de, senin için de bir göz bebeği; onu öldürmeyin; umulur ki bize yararı dokunur ve onu evlat ediniriz." Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi.
Hamdi Döndüren
Firavun’un karısı şöyle dedi: “Bana da sana da göz aydınlığı (olacak bir çocuk)! Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur ya da onu evlât ediniriz.” Oysa onlar, (işin sonunun) farkında değillerdi!
Hasan Basri Çantay
Fir'avnın karısı dedi ki: "Benim için de, senin için de bir göz bebeği! Onu öldürmeyin. Olur ki bize faidesi dokunur, yahud onu bir evlad ediniriz". Halbuki onlar (işin) farkında değillerdi!
Hasib Asutay
Firavun'un hanımı, 'Bana da, sana da göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize yararı dokunur, ya da onu evlât ediniriz' dedi. Oysa onlar (işin sonunu) sezmiyorlardı.
Hayrat Neşriyat
Ve Fir'avun’un hanımı: '(Bu çocuk) benim için de, senin için de bir göz aydınlığı! Onu öldürmeyin! Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlâd ediniriz' dedi. Hâlbuki onlar(işin) farkında değillerdi.
İbni Kesir
Firavun'un karısı dedi ki: Benim de, senin de gözün aydın olsun. Onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur veya onu oğul ediniriz. Ve onlar, farkında değillerdi.
Mehmet Okuyan
Firavun’un hanımı (Asiye, Musa’yı görünce) “(Bu bebek) benim için de senin için de göz aydınlığı (olabilir); onu öldürmeyin! Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” demişti. Oysa onlar (işin sonunun) farkına varmamışlar(dı).
Muhammed Esed
Ve Firavun'un karısı, (Firavun'a): "(Bu çocuk) hem benim hem de senin için neşe kaynağı (olabilir)!" dedi, "Onu öldürmeyin; belki bize faydası dokunur; yahut o'nu evlat edinebiliriz!" Ve (pek tabii, bunları konuşurken, olacak olanlardan) haberleri yoktu.
Mustafa İslamoğlu
Firavun'un karısı "İşte, benim için de senin için de bir göz aydınlığı!" dedi, "Onu öldürmeyin; bakarsın bize bir yararı dokunur ya da onu evlatlık edinebiliriz." Ama berikiler, (olacakların) asla farkında değildiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Fir'avun'un refikası dedi ki: «Benim için ve senin için bir göz aydınlığı. Bunu öldürmeyiniz. Umulur ki bize faideli olacaktır veya O'nu oğul ediniriz.» Onlar ise farkında olamıyorlardı.
Ömer Öngüt
Firavun'un karısı: “Benim için de, senin için de bir göz bebeği! Onu öldürmeyin. Olur ki bize faydası dokunur, yahut onu evlât ediniriz. ” dedi. Halbuki onlar işin farkında değillerdi.
Suat Yıldırım
Firavun’un hanımı onu sandıktan çıkarınca, kocasına: "Bana da, sana da neşe kaynağı olacak sevimli bir çocuk! Öldürmeyin onu, olur ki bize fayda sağlar, bakarsın biz onu evlat da ediniriz" diyordu.(Kendileri açısından, yanlış bir iş yaptıklarının) farkında değillerdi.
Süleyman Ateş
Fir'avn'ın karısı (çocuğu sandıktan çıkarınca): "Bana da, sana da göz bebeği (olacak, çok sevimli bir çocuk). Onu öldürmeyin, belki bize yararı dokunur, ya da onu evlad ediniriz." dedi. (Onu almakla hata ettiklerini) anlamıyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Firavun'un eşi dedi ki: "Benim ve senin için bir gözbebeği! Bunu öldürmeyin belki bize bir fayda sağlar, belki de evlat ediniriz." Ama onlar işin farkında değillerdi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Firavun'un karısı dedi ki; "Bu benim için de senin için de bir göz bebeği olabilir. Onu öldürmeyin, belki işimize de yarar, belki de onu evlat ediniriz." Hiçbiri işin farkında değildi.
Şaban Piriş
Firavun'un Karısı: -Benim de senin de gözün aydın olsun. Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz, dedi. Oysa onlar işin farkında değillerdi.
Tefhim-ul Kuran
Firavun'un karısı dedi ki: «Benim için de, senin için de bir göz bebeği; onu öldürmeyin; umulur ki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.» Oysa onlar (başlarına geleceklerin) şuurunda değillerdi.
Ümit Şimşek
Firavun'un hanımı 'Senin de, benim de gözümüz aydın!' dedi. 'Onu öldürme; bakarsın bize bir faydası dokunur, yahut onu evlât ediniriz.' Onlar o sırada hiçbir şeyin farkında değillerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Firavun'un karısı şöyle dedi: "Benim için de senin için de bir göz aydınlığıdır bu. Öldürmeyin onu, bize yararı olabilir, yahut onu çocuk ediniriz." Onlar işin farkında olmuyorlardı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Fironun zövcəsi dedi: “Bu uşaq həm mənim, həm də sənin üçün gözaydınlığıdır. Onu öldürməyin. Ola bilsin ki, o bizə bir fayda verər, yaxud da onu oğulluğa götürərik”. Onlar bu işin sonunu bilmirdilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Firʼonun qadını (Asiyə) dedi: ″Bu uşaq mənim də, sənin də göz bəbəyimiz (gözaydınlığımız, gözümüzə sevinc olsun). Onu öldürməyin. Ola bilsin ki, (o böyüyəndə) bizə bir fayda verər, yaxud da onu oğulluğa götürərik!″ Onlar (işin nə yerdə olduğunu, bu uşağın əlində həlak olacaqlarını) bilmirdilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Pharaos Frau sagte: ʺEr soll mir und dir eine Augenweide sein. Tötet ihn nicht! Vielleicht wird er uns nützen, oder wir nehmen ihn als Sohn an.ʺ Sie waren vollkommen ahnungslos.
Almanca — Der Edle Quran
Die Frau Firʹauns sagte: ʺ(Er wird) für mich und dich ein Grund zur Freude sein. Tötet ihn nicht. Vielleicht nützt er uns oder wir nehmen ihn als Kind an.ʺ Dabei merkten sie nicht (, was sie taten).
Almanca — M. A. Rassoul
Und die Frau des Pharao sagte: (ʺEr ist) mir und dir eine Augenweide! Tötet ihn nicht. Vielleicht erweist er sich als nützlich für uns, oder wir nehmen ihn als Sohn an.ʺ Aber sie waren ahnungslos.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und die Frau von Pharao sagte: ʺEs ist eine Freude für mich und für dich. Tötet ihn nicht, vielleicht nützt er uns oder wir nehmen ihn zum Sohn.ʺ Und sie merkten nichts.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And there, Pharaoh's wife said to Pharaoh as she saw the child: "a comfort and joy to the eye, he will make my eyes and yours speak content". She gave orders to the guards: "do not kill him. He might be of some quality that brings about good or advantage and he might be helpful in effecting a purpose or we might adopt him as a son. She was totally unaware of what the future held.
Abdul Haleem
and Pharaoh’s wife said, ‘Here is a joy to behold for me and for you! Do not kill him: he may be of use to us, or we may adopt him as a son.’ They did not realize what they were doing.
Abdullah Yusuf Ali
The wife of Pharaoh said: "(Here is) joy of the eye, for me and for thee: slay him not. It may be that he will be use to us, or we may adopt him as a son." And they perceived not (what they were doing)!
Abul A'la Maududi
The wife of Pharaoh said: "Here is a delight of the eye to me and to you. Do not kill him. Maybe he will prove useful for us, or we may adopt him as a son." They were unaware of the end of it all.
Aisha Bewley
The wife of Pharaoh said, ‘A source of delight for me and for you; do not kill him. It may well be that he will be of use to us or perhaps we could adopt him as a son.’ They were not aware.
Al-Hilali & Khan
And the wife of Fir‘aun (Pharaoh) said: "A comfort of the eye for me and for you. Kill him not, perhaps he may be of benefit to us, or we may adopt him as a son." And they perceived not (the result of that).
Ali Quli Qarai
Pharaoh’s wife said [to Pharaoh], ‘[This infant will be] a [source of] comfort to me and to you. Do not kill him. Maybe he will benefit us, or we will adopt him as a son.’ And they were not aware.
Amatul Rahman Omar
And a woman of (the family of) Pharaoh said, `(This child will be) a (source of) joy and comfort to my and your eyes. Do not kill him, he may (prove to) be useful to us, or we may adopt him as a son.' And they did not perceive (Our purpose).
Arthur John Arberry
Said Pharaoh's wife, 'He will be a comfort to me and thee. Slay him not; perchance he will profit us, or we will take him for a son.' And they were not aware.
Bijan Moeinian
[When Moses was picked up from the river, ] Pharaoh’s wife [and not his daughter as mentioned in the Scriptures] said: "Do not kill this cute little thing as he may be a good omen and we may later even adopt him as our son [so that he never turns against us. ] They did not know what the future has for them."
E. Henry Palmer
And Pharaoh's wife said, 'He is a cheering of the eye to me, and to thee. Kill him not; it may be that he will profit us, or that we may take him for a son;' for they did not perceive.
Edip-Layth
Pharaoh's wife said, "A pleasure to my eye and yours, so do not kill him, perhaps he will benefit us or we may take him as a son!", while they did not perceive.
George Sale
And the wife of Pharaoh said, this child is a delight of the eye to me, and to thee: Kill him not; peradventure it may happen that he may be serviceable unto us; or we may adopt him for our son. And they perceived not the consequence of what they were doing.
Hamid S. Aziz
And Pharaoh's family picked him up that he might become for them a foe and a grief; for verily, Pharaoh and Haman and their hosts were ever sinners.
Mahmoud Ghali
And the wife of Firaawn said, "He is comfort (Literally: for the eye to get steady and settle down, to be refreshed) to the eye for me and for you. Do not kill him, (for) he may profit us, and we may take him to ourselves as a child." And they were not aware.
Marmaduke Pickthall
And the wife of Pharaoh said: (He will be) a consolation for me and for thee. Kill him not. Peradventure he may be of use to us, or we may choose him for a son. And they perceived not.
Mohamed Ahmed - Samira
The Pharaoh's wife said: "He will be a comfort to me and to you. Do not kill him. He may well be of some advantage to us, or we may adopt him as a son." They were not aware (of what the future held in store).
Muhammad Asad
Now the wife of Pharaoh said: "A joy to the eye [could this child be] for me and thee! Slay him not: he may well be of use to us, or we may adopt him as a son!" And they had no presentiment [of what he was to become].
Mustafa Khattab
Pharaoh’s wife said ˹to him˺, "˹This baby is˺ a source of joy for me and you. Do not kill him. Perhaps he may be useful to us or we may adopt him as a son." They were unaware ˹of what was to come˺.
Progressive Muslims
And Pharaoh's wife said: "A pleasure to my eye and yours, so do not kill him, perhaps he will benefit us or we may take him as a son!", while they did not perceive.
Sahih International
And the wife of Pharaoh said, "[He will be] a comfort of the eye for me and for you. Do not kill him; perhaps he may benefit us, or we may adopt him as a son." And they perceived not.
Sam Gerrans
And the wife of Pharaoh said: “A comfort of the eye for me and for thee! Kill thou him not. It may be that he will benefit us, or we will take him as a son.” And they perceived not.
Shabbir Ahmed
Now the wife of Pharaoh said, "A joy to the eye for me and you! Slay him not. He may well be of use to us, or we may adopt him as a son." And they perceived not (the future).
Syed Vickar Ahamed
And Firon's (Pharaoh's) wife said: "(He is) a comfort (and joy) of the eye for me and for you: Kill him not! It could be that he will be of use to us, or we may adopt him as a son. " And they did not foresee (what they were doing)!
Taqi Usmani
And the wife of Pharaoh said, (to Pharaoh about Mūsā), "He may be a delight of eye for me and you. Do not kill him. It is hoped that he will be of benefit to us, or we will adopt him as a son." And they were not aware (of what was going to happen).
The Monotheist Group
And the wife of Pharaoh said: "A pleasure to my eye and yours, so do not kill him, perhaps he will benefit us or we may take him as a son;" while they did not perceive.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et la femme de Pharaon dit: ʺ(Cet enfant) réjouira mon œil et le tien! Ne le tuez pas. Il pourrait nous être utile ou le prendrons-nous pour enfantʺ. Et ils ne pressentaient rien.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Jina Firewn got: (Ev zarok) dê ji bo min û te bibe kêf û dilxweşî, wî mekujin, dibe ku feydê bide me, yan jî em wî ji xwe re bi kurînî bigirin. Hal ev e ku ew nizanin (ku helaka wan dê li ser destê wî be).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En de vrouw van Firʹaun zei: ʺJij en ik zullen vreugde aan hem beleven. Dood hem niet. Misschien dat hij ons tot nut is of dat wij hem als kind aannemen.ʺ Maar zij beseften het niet.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En de vrouw van Pharao zeide: Dit kind is een vermaak voor het oog, zoowel voor u als voor mij: dood hem niet; misschien kan het gebeuren, dat hij ons van dienst zij; of laten wij hem tot onzen zoon aannemen. En zij voorzagen de gevolgen niet van hetgeen zij deden.
Hollandaca — Siregar
En de vrouw van Firʹaun zei: ʺHij is een verkoeling voor mijn en jouw oog. Doodt hem niet, moge hij ons baten, of kunnen wij hem als zoon annemen,ʺ En zij beseften niet.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И сказала жена Фараона (Фараону): «(Этот ребенок будет) усладой очей [источником радости] для меня и для тебя! Не убивайте его; может быть, он принесет нам пользу, или мы возьмем его за сына». А они [Фараон и его сборище] (даже) и не подозревали (что именно он окажется причиной их гибели).
Rusça — Osmanov
Жена Фирʹауна сказала: ʺ[Он будет] усладой очей для меня и тебя. Не убивайте его: быть может, он окажется полезным для нас или же мы усыновим егоʺ. Но они не ведали [грядущего].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Faraos hustru sade: ʺ(Barnet kan bli) till glädje för mig och för dig. Låt ingen döda det! Han kan vara oss till nytta, ja, vi kan uppta honom som vår son!ʺ Men de anade inte (vad framtiden bar i sitt sköte).