Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve o vaad edilen şeye kavuşacak olan kimse, dünya hayatının geçimliklerinden yararlandırdığımız, sonra da kıyamet günü (hesaba çekilmek için) huzura getirilecek kimse gibi midir?

اَفَمَنْ وَعَدْنَاهُ وَعْدًا حَسَنًا فَهُوَ لَاقِيهِ كَمَنْ مَتَّعْنَاهُ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ هُوَ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ مِنَ الْمُحْضَرِينَ

e fe men veǎdnāhu veǎ'den Hasenen fe huve lāḳīhi ke men metteǎ'nāhu metāǎ l-Hayāti d-dunyā ṧumme huve yevme l-ḳiyāmeti mine l-muHDerīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَفَمَنْe fe menkimse midir?
2وَعَدْنَاهُveǎdnāhuو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)kendisine vadettiğimiz
3وَعْدًاveǎ'denو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)bir söz
4حَسَنًاHasenenح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.güzel
5فَهُوَfe huveve o
6لَاقِيهِlāḳīhiل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.muhakkak ona kavuşacak olan
7كَمَنْke menkimse gibi
8مَتَّعْنَاهُmetteǎ'nāhuم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.kendisine yaşattığımız
9مَتَاعَmetāǎم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.geçici zevkini
10الْحَيٰوةِl-Hayātiح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatının
11الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
12ثُمَّṧummesonra, ayrıca
13هُوَhuveo
14يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
15الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
16مِنَmine-den olan
17الْمُحْضَرِينَl-muHDerīneح ض رHazır bulunmak, var olmak, huzurunda durmak, zarar vermek, el altında olmak. Gelmek veya varmak, hazır veya hazırlanmış olmak, birinin yanında olmak veya birinin huzuruna gelmek, kendini bir şeye veya kişiye takdim etmek, bir kişiyi ziyaret etmek, bir yerin yakınında olmak, bir yerde yaşamak veya ikamet etmek, bir şeye tanık olmak veya görmek, bir şeyi gözle görmek, cevap vermek veya yanıtlamak, tartışmak veya münazara etmek, biriyle mücadele etmek ve üstesinden gelmek, rahatsız etmek.getirilecekler-

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kendisine güzelim bir vaitte bulunduğumuz ve vaadettiğimize kavuşmuş olan, dünyâ yaşayışında nîmetlendirdiğimiz, sonra da kıyâmet gününde tapımıza getirdiğimiz kimseye mi benzer?

Abdulkadir Gölpınarlı

Kendisine güzelim bir vaitte bulunduğumuz ve vaadettiğimize kavuşmuş olan, dünyâ yaşayışında nîmetlendirdiğimiz, sonra da kıyâmet gününde tapımıza getirdiğimiz kimseye mi benzer?

Adem Uğur

Şu halde, kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve ardından ona kavuşan kimse, (sırf) dünya hayatının geçici menfaat ve zevkini yaşattığımız, sonra kıyamet gününde (azap için) huzurumuza getirilenler arasında bulunan kimse gibi midir?

Ahmed Hulusi

Kendisine güzel bir vaatte bulunduğumuz, böylece de ona kavuşan kimse; dünya yaşamının geçici dünyalığı ile kendisini faydalandırdığımız, sonra da kıyamet sürecinde zorunlu geleceklerden olan kimse gibi midir?

Ahmet Tekin

Şu halde, kendisine güzel vaatlerde bulunduğumuz, ardından o nimetlere kavuşan kimse, sırf dünya hayatının geçici zevk-u safasını yaşattığımız, sonra da Kıyamet gününde cezalandırmak için huzurumuza ihzarlı getirilenler arasında bulunan kimse gibi midir?

Ahmet Varol

Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve dolayısıyla ona kavuşan kimse, kendisini dünya hayatının geçimliğinden yararlandırdığımız sonra kıyamet günü (azaba atılmak üzere) getirileceklerden olanla bir midir?

Ali Bulaç

Şimdi, kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz, dolayısıyla ona kavuşan kişi, dünya hayatının metaı ile metalandırdığımız sonra kıyamet günü (azaba uğramak için) hazır bulundurulan kişi gibi midir?

Ali Fikri Yavuz

Kendisine (cennet gibi) güzel bir vaidde biz bulunub da, kıyamette ona kavuşan kimse, hiç geçici dünya hayatının zevkini kendisine taddırdığımız kimse gibi olur mu ki, sonra da kıyamet günü, ateşe hazırlananlardan olacaktır?

Ali Rıza Safa

Öyleyse kendisine güzel bir söz verdiğimiz, sonunda ona kavuşacak olan kimse; dünya yaşamının geçimliğiyle geçindirdiğimiz, sonra, Yeniden Yaratılış Günü'nde, karşımıza getirilecek kimse gibi olur mu?

Bayraktar Bayraklı

Şu halde, kendisine güzel bir söz verdiğimiz ve ardından o söze kavuşan kimse, sadece dünya hayatının geçici menfaat ve zevkini yaşattığımız, sonra kıyamet gününde huzurumuza getirilenler arasında bulunan kimse gibi midir?

Bekir Sadak

Vadettigimiz guzel bir nimete kavusan kimse; dunya hayatinda kendisine bir gecimlik verdigimiz, sonra kiyamet gunu azap icin getirilen kimse gibi midir?

Celal Yıldırım

Kendisine güzel bir va'dde bulunduğumuz ve bu sebeple va'dedilene (lâyık olup) kavuşan kimse; (sadece) Dünya geçimiyle geçindirdiğimiz sonra da Kıyamet günü (hesap ve azâb için) hazırlananlardan olan kimse gibi midir?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Buna göre kendisine güzel bir şey vaad ettiğimiz ve vadedildiği şeye kavuşacak olan kimse, dünya hayatının geçici menfaat ve zevkini yaşattığımız, sonra kıyamet gününde yargılanmak üzere huzura çıkarılanlardan biri gibi olur mu?

Diyanet İşleri

Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve o vaad edilen şeye kavuşacak olan kimse, dünya hayatının geçimliklerinden yararlandırdığımız, sonra da kıyamet günü (hesaba çekilmek için) huzura getirilecek kimse gibi midir?

Diyanet İşleri (eski)

Vadettiğimiz güzel bir nimete kavuşan kimse; dünya hayatında kendisine bir geçimlik verdiğimiz, sonra kıyamet günü azap için getirilen kimse gibi midir?

Diyanet Vakfi

Şu halde, kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz kimse -ki ona mutlaka kavuşacaktır-, (sırf) dünya hayatının geçici menfaat ve zevkini yaşattığımız, sonra kıyamet gününde (azap için) huzurumuza getirilenler arasında bulunan kimse gibi midir?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şu halde, kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz, ardından ona kavuşan kimse, (sırf) dünya hayatının geçici zevkini yaşattığımız ve sonra kıyamet gününde (azab için) huzurumuza getirilenler arasında bulunan kimse gibi midir?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve ona erişecek kimse, kendisine dünya hayatının geçici zevkini yaşatıp da sonra kıyamet gününde huzuruna celb edilecekler arasında olacak kimse gibi olur mu?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya şimdi kendisine güzel bir va'd va'dettiğimiz ve binaenaleyh ona irecek olan kimse hiç o kendisine Dünya hayatın geçici zevkına yaşattığımız, sonra Kıyamet günü o ihzar edilenlerden olacak kimse gibi olur mu?

Erhan Aktaş

Öyleyse, kendisine iyi bir söz verdiğimiz ve mutlaka ona kavuşacak olan kimse, dünya hayatının geçimliği ile geçimlerini sağladığımız, sonra kıyamet günü hazır bulundurulacak olan kimse gibi midir?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Öyleyse, kendisine iyi bir söz verdiğimiz ve mutlaka ona kavuşacak olan kimse, dünya hayatının geçimliği ile geçimlerini sağladığımız, sonra Kıyamet Günü hazır bulundurulacak olan kimse gibi midir?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Öyleyse, kendisine iyi bir söz verdiğimiz ve mutlaka ona kavuşacak olan kimse, dünya hayatının geçimliği ile geçimlerini sağladığımız, sonra Kıyamet Günü hazır bulundurulacak olan kimse gibi midir?

Fizilal-il Kuran

Şu halde kendisine güzel bir söz verdiğimiz ve ardından o söze kavuşan kimse; dünya hayatında kendisine bir geçimlik verdiğimiz, sonra kıyamet günü azap içinde getirilen kimse gibi midir?

Gültekin Onan

Şimdi, kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz, dolayısıyla ona kavuşan kişi, dünya hayatının metaı ile metalandırdığımız sonra kıyamet günü (azaba uğramak için) hazır bulundurulan kişi gibi midir?

Hamdi Döndüren

Buna göre, kendisine güzel bir söz verdiğimiz ve ona kavuşacak olan kimse; sırf kendisine dünya hayatının geçici nimetlerini verdiğimiz ve sonra kıyamet günü yakalanıp (azap için) getirileceklerden olan kimse gibi midir?

Hasan Basri Çantay

Şimdi kendisine güzel bir vaid,ile söz verdiğimiz (cenneti vad etdiğimiz), binaen'aleyh ona kavuşan kişi, dünya hayatının geçici zevki ile faidelendirdiğimiz, sonra kıyamet gününde huzurumuza getirilmişlerden olan kimse gibi midir?

Hasib Asutay

Şimdi kendisine güzel bir söz verdiğimiz ve kendisi ona (bu söze) kavuşan kimse; (sırf) dünya hayatının geçici zevkini yaşattığımız, sonra kıyamet gününde (azap için) huzura getirenler arasında bulunan kimse gibi midir? (29) (29. Birincisi mümin, ikincisi kâfir.)

Hayrat Neşriyat

O hâlde, kendisine güzel bir va'dde bulunduğumuz (şekilde) sonunda ona kavuşacak olan o kimse, (hiç) kendisine dünya hayâtının (geçici) zevkini yaşattığımız, sonra kıyâmet günü (azâb için) hazır edilmişlerden olan o kimse gibi midir?

İbni Kesir

Şimdi kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve ona kavuşan kimse; dünya hayatında kendisine bir geçimlik verdiğimiz, sonra kıyamet gününde huzurumuza getirilmişlerden olan kimse gibi midir?

Mehmet Okuyan

Güzel bir vaatte bulunduğumuz, kendisi de o (vaade) kavuşan kimse, (sadece) dünya hayatının geçimlikleriyle yaşattığımız, sonra da kıyamet gününde (azap için) hazır kılınanlardan olan kimse gibi midir?

Muhammed Esed

Öyleyse, kendisine, (yeniden dirileceği gün) gerçekleştiğini göreceği güzel bir vaadde bulunduğumuz kimsenin hali, kendisine dünya hayatında geçici doyumlar sağladığımız, ama Kıyamet Günü kendisini yargı karşısına çıkarılanlar arasında bulacak olan kimsenin hali gibi midir?

Mustafa İslamoğlu

Şimdi kendisine tarifsiz güzellikte bir vaadde bulunduğumuz ve sonunda ona kavuşan kimsenin durumu, kendisine dünya hayatının tadımlık hazlarını tattırdığımız ve Kıyamet Günü yargı önüne çıkarılacak birinin durumuyla aynı olur mu?

Ömer Nasuhi Bilmen

Ya kendisine güzel bir vaad ile vaadde bulunmuş olduğumuz, sonra da ona (o vaad edilene) erecek olan kimse kendisini dünya hayatının metaıyla mütemetti kıldığımız, sonra da kendisini Kıyamet gününde (ateşe) hazırlandırılmışlardan olan kimse gibi midir?

Ömer Öngüt

Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve ardından ona kavuşan kimse; dünya hayatının geçici nimetlerinden vererek yaşattığımız, sonra da cezalandırmak için kıyamet günü huzurumuza getirilenler arasında bulunan kimse gibi olur mu?

Suat Yıldırım

Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve ona kavuşacak olan mutlu kimsenin hali, dünyada geçici olarak yaşatmamızın ardından kıyamet günü hesap ve azap için tutuklu olarak getirilen kimsenin haline hiç benzer mi?

Süleyman Ateş

İmdi kendisine güzel bir söz verdiğimiz ve muhakkak o (söz verile)ne kavuşacak olan kimse; sırf kendisine dünya hayatının geçici zevkini yaşattığımız ve sonra kıyamet günü (yakalanıp) getirileceklerden olan insan gibi midir?

Süleymaniye Vakfı

Güzel bir vaatte bulunduğumuz, kendisi de onu elde edecek durumda olan kimse ile dünya hayatının menfaatinden faydalandırdığımız sonra kıyamet /mezardan kalkış günü huzurumuza yaka paça getirilecek olan kimse bir olur mu?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendisine güzel bir vaatte bulunduğumuz ve o vaat edileni hak eden kimse, dünya hayatının varlığı ile zengin kıldığımız ama kıyamet günü yaka paça getirilecek olan kimse gibi olur mu?

Şaban Piriş

Kendisine, güzel bir vaatte bulunduğumuz ve buna ulaşan kimse, dünya hayatının geçimliğinden yararlandırdığımız, sonra kıyamet günü hüsrana uğrayacak olan kimse gibi olur mu?

Tefhim-ul Kuran

Şimdi, kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz, dolayısıyla ona kavuşan kişi, dünya hayatının metaı ile metalandırdığımız sonra kıyamet günü (azaba uğramak için) hazır bulundurulanlardan olan kişi gibi midir?

Ümit Şimşek

Kendisine güzel bir vaadde bulunulan ve ona kavuşacak olan kimse, dünya hayatının gelip geçici nimetleriyle nasiplendirdiğimiz, kıyamet gününde de yakalanıp huzurumuza getirilecek kimse gibi olur mu?

Yaşar Nuri Öztürk

Kendisine güzel bir vaatte bulunduğumuz, ardından da ona kavuşan kimse, şu iğreti hayatın yararıyla nimetlendirdiğimiz, sonra kıyamet gününde huzurumuza dikilecekler arasına giren kimse gibi midir?

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər verdiyimiz gözəl bir vədə (Cənnətə) qovuşan kimsə, dünya həyatının keçici zövqünü bəxş etdiyimiz, sonra da qiyamət günü Cəhənnəmə gətiriləcək kimsə ilə eyni ola bilərmi?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məgər verdiyimiz gözəl bir vəʼdə (Cənnətə) qovuşan kimsə, (əvvəlcə) fani dünya malı bəxş etdiyimiz, sonra da qiyamət günü (cəhənnəm oduna) gətiriləcək kimsə ilə eyni ola bilərmi?!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ist derjenige, dem Wir ein schönes Belohnungs-Versprechen geben, das er im Jenseits wahrnehmen wird, wie derjenige, den Wir das irdische Leben genießen lassen und der am Jüngsten Tag zu denen gehört, die zur Abrechnung geführt werden?

Almanca — Der Edle Quran

Ist denn einer, dem Wir ein schönes Versprechen gegeben haben und der es auch vorfinden wird, einem gleich, den Wir den Genuß des diesseitigen Lebens genießen lassen, der hierauf aber am Tag der Auferstehung zu den Vorgeführten gehören wird?

Almanca — M. A. Rassoul

Ist denn der, dem Wir eine schöne Verheißung gaben, die er erfüllt sehen wird, gleich jenem, den Wir mit den guten Dingen des irdischen Lebens versorgt haben? Doch dann, am Tage der Auferstehung, wird er unter den Vorgeführten sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ist etwa derjenige, dem WIR ein schönes Versprechen machten, das er erfüllt bekommt, gleich dem, dem WIR Verbrauchsgüter des diesseitigen Lebens gewährten, und er dann am Tag der Auferstehung von den Ausgelieferten sein wird?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You people just think and think but this: Does he whom We promised Our efficacious grace and who found that it has effected the end for which it was given compare with him whom We graced with the material advantages of life here and then he finds himself among those indicted Hereafter!

Abdul Haleem

Can the person who will see the fulfilment of the good promise We gave him be compared to someone We have given some enjoyments for this worldly life but who, on the Day of Resurrection, will be summoned?

Abdullah Yusuf Ali

Are (these two) alike?- one to whom We have made a goodly promise, and who is going to reach its (fulfilment), and one to whom We have given the good things of this life, but who, on the Day of Judgment, is to be among those brought up (for punishment)?

Abul A'la Maududi

Now, he to whom We have promised a good which he is going to obtain — can he be like him whom We have given the good things of this life, but who will be brought up for punishment on the Day of Judgement?

Aisha Bewley

Is someone whom We have promised good and who then obtains it, the same as someone whom We have given enjoyment in the life of the dunya and who then, on the Day of Rising, is one of those brought to punishment?

Al-Hilali & Khan

Is he whom We have promised an excellent promise (Paradise) - which he will find true - like him whom We have made to enjoy the luxuries of the life of (this) world, then on the Day of Resurrection, he will be among those brought up (to be punished in the Hell-fire)?

Ali Quli Qarai

Is he to whom We have given a good promise, which he will receive, like him whom We have provided the wares of the life of this world, but who will be arraigned on the Day of Resurrection?

Amatul Rahman Omar

Can the person to whom We have made a fair promise, which will be also made good to him, be compared to the one whom We have provided with good things (of passing nature) of this life and who will be among those brought (before Us to render an account of his deeds).

Arthur John Arberry

Will you not understand? What, is he to whom We have promised a fair promise, and he receives it, like him to whom We have given the enjoyment of the present life, then he on the Resurrection Day shall be of those that are arraigned?

Bijan Moeinian

Is the person to whom I have promised (and there is no doubt that God delivers) good rewards in Hereafter equal to the one who has been given everything in this world but will be presented on the Day of Resurrection for punishment?

E. Henry Palmer

Is He to whom we have promised a goodly promise, which he shall meet with, like him to whom we have given the enjoyment of the life of this world, and who upon the resurrection day shall be of the arraigned?

Edip-Layth

Is one whom We promised a good promise, and it will come to pass, equal to one whom We provided with the goods of this life, then on the day of Resurrection he is of those who will suffer?

George Sale

Shall he then, unto whom We have promised an excellent promise of future happiness, and who shall attain the same, be as he on whom we have bestowed the provision of this present life, and who, on the day of resurrection, shall be one of those who are delivered up to eternal punishment?

Hamid S. Aziz

Whatever thing you may be given, it is a provision for the life of this world and the adornment thereof; but that which Allah has is better and more enduring. Have you then no sense?

Mahmoud Ghali

Is he to whom We have promised a fair promise, so he receives it, like him whom We have made to enjoy the enjoyment of the present life? (Literally: the lowly life, i. e., the life of this world) thereafter he on the Day of the Resurrection will be of the ones that are presented (for Judgment).

Marmaduke Pickthall

Is he whom We have promised a fair promise which he will find (true) like him whom We suffer to enjoy awhile the comfort of the life of the world, then on the Day of Resurrection he will be of those arraigned?

Mohamed Ahmed - Samira

Can one who was given a better promise, which he will find come true, be like him who was given a little enjoyment of this life, but who will afterwards be brought (to judgement) on the Day of Resurrection?

Muhammad Asad

Is, then, he to whom We have given that goodly promise which he shall see fulfilled [on his resurrection] comparable to one on whom We have bestowed [all] the enjoyments of this worldly life but who, on Resurrection Day, will find himself among those that shall be arraigned [before Us]?

Mustafa Khattab

Can those to whom We have made a fine promise—which they will see fulfilled—be like those who We have allowed to enjoy the pleasures of this worldly life, but on the Day of Judgment will be brought ˹for punishment˺?

Progressive Muslims

Is one whom We promised a good promise, and it will come to pass, equal to one whom We provided with the goods of this life, then on the Day of Resurrection he is of those who will suffer

Sahih International

Then is he whom We have promised a good promise which he will obtain like he for whom We provided enjoyment of worldly life [but] then he is, on the Day of Resurrection, among those presented [for punishment in Hell]?

Sam Gerrans

Is then he whom We have promised a fair promise which he will meet like him to whom We gave the enjoyment of the life of this world, then on the Day of Resurrection is among those summoned?

Shabbir Ahmed

Is, then, he to whom We have given a goodly promise which he shall see fulfilled comparable to the one whom We have given the good things of this life, but who on the Resurrection Day, is to be among those brought up for punishment? (24:55).

Syed Vickar Ahamed

Can (these two) be the same? One to whom We have made a good promise, and who is going to see its (fulfillment), and (the other) one to whom We have given the good things of this life, but who, on the Day of Judgment, will be from those raised up (for punishment)?

Taqi Usmani

Is then the one, to whom We have made a good promise which he is going to meet, like the one whom We have given the benefit of enjoying the worldly life, then on the Day of Judgment he will be among those arraigned?

The Monotheist Group

Is one whom We promised a good promise, and it will come to pass, equal to one whom We provided with the goods of this life, then on the Day of Resurrection he is of those who will be summoned?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Celui à qui Nous avons fait une belle promesse dont il verra lʹaccomplissement, est-il comparable à celui à qui Nous avons accordé la jouissance de la vie présente et qui sera ensuite le Jour de la Résurrection, de ceux qui comparaîtront (devant Nous).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma ew ê ku me ji cem xwe peymana bi bihiştê jê re daye ku her dê bigihîjê, weke wî kesî ye ku me pêxweşiya jiyana dinyayê dayê, paşî roja qiyametê ew bibe ji yên ku di dojehê de tên civandin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Is dan iemand aan wie Wij een goede toezegging gedaan hebben en die haar ook zal ontvangen, als iemand die Wij het vruchtgebruik van het tegenwoordige leven hebben laten genieten en die dan op de opstandingsdag bij de voorgeleiden behoort?

Hollandaca — Siregar

Is iemand aait wie Wij een goede belofte hebben gedaan en die (de vervulling) ervan krijgt, als iemand die Wij hebben doen genieten van de genietingen van het wereldse leven en die dan op de Dag der Opstanding tot de voorgeleiden (voor de bestraffing) behoort?

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Неужели тот, кому Мы дали доброе обещание, [исполнение] которого он обретет, равен тому, кто получил от Нас во [временное] пользование блага здешней жизни и кто впоследствии, в День воскресения, предстанет [перед Нами]?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Kan den som Vi har lovat det (högsta) goda, ett löfte som han får se uppfyllt (vid uppståndelsen), jämföras med den som Vi har skänkt jordisk glädje men som på Uppståndelsens dag skall höra till dem som radas upp (för att straffas)?