Dediler ki: "Ey Lut! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!"

قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَالُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَجِينَ

ḳālū le in lem tentehi yā lūTu le tekūnenne mine l-muḣracīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
2لَئِنْle inandolsun eğer
3لَمْlem
4تَنْتَهِtentehiن ه يEngellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmakvazgeçmezsen
5يَالُوطُyā lūTuيالوطEY/HEY/AH Lut
6لَتَكُونَنَّle tekūnenneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinmutlaka olacaksın
7مِنَmine-den
8الْمُخْرَجِينَl-muḣracīneخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmaksürülenler-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey Lût dediler, bu işten vazgeçmezsen seni mutlaka şehrimizden çıkarırız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey Lût dediler, bu işten vazgeçmezsen seni mutlaka şehrimizden çıkarırız.

Adem Uğur

Onlar şöyle dediler: Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın!

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Andolsun ki ey Lut, eğer (bu söylemlerinden) vazgeçmezsen, kesinlikle (buradan) çıkarılacaksın!"

Ahmet Tekin

Kavmi: 'Ey Lût, davandan vazgeçmezsen, kesinlikle sürgüne gönderilenlerden olacaksın' dediler.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Ey Lut! Eğer sen (bu işe) son vermezsen muhakkak ki (buradan) çıkarılanlardan olacaksın.'

Ali Bulaç

Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."

Ali Fikri Yavuz

Onlar şöyle dediler: “- Ey Lût, eğer söylediklerinden vaz geçmezsen, yemin olsun ki, muhakkak (memleketimizden) çıkarılanlardan olacaksın.”

Ali Rıza Safa

"Ey Lut!" dediler; "Buna son vermezsen, kesinlikle kovulacaksın!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar şöyle dediler: "Ey Lut!Bizi kınamaya bir son vermezsen, kesinlikle sürgün edilenlerden olacaksın."

Bekir Sadak

«Ey Lut! Bu sozlerinden vazgecmezsen, mutlaka kovulacaksin» dediler.

Celal Yıldırım

Onlar dediler ki; «Ey Lût! Eğer (bu tür uyarılardan) vazgeçmezsen elbette (yurdundan) çıkarılanlardan olursun.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Ey Lût!” dediler, “Bu tutumundan vazgeçmezsen iyi bil ki sen de kovulacaksın!”

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Ey Lut! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!"

Diyanet İşleri (eski)

'Ey Lut! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacaksın' dediler.

Diyanet Vakfi

Onlar şöyle dediler: Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar şöyle dediler: «Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bilki, sürülenlerden olacaksın.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Onlar): "Ey Lut, and içeriz ki (bu uyarılardan) vazgeçmezsen, kesinlikle (yurdun dışına) çıkarılanlardan olacaksın!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

And ederiz ki dediler vazgeçmezsen ya Lut, mutlak ve muhakkak çıkarılanlardan olacaksın

Erhan Aktaş

"Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden olacaksın." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden olacaksın." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden olacaksın." dediler.

Fizilal-il Kuran

Soydaşları «Ey Lut, eğer bu dediklerinden vazgeçmezsen kesinlikle seni buradan süreceğiz» dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."

Hamdi Döndüren

Dediler; “Ey Lut! Bu sözlerine bir son vermezsen, mutlaka sürgün edilenlerden olacaksın!”

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Ey Luut, sen (bu davadan) vaz geçmezsen, andolsun, mutlak (memleketimizden koğulub) çıkarılanlardan olacaksın".

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Ey Lut! (Bu davadan) vazgeçmezsen, (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın! '

Hayrat Neşriyat

(Onlar:) 'Ey Lût! Eğer (bundan) hakikaten vazgeçmezsen, mutlaka(memleketimizden) çıkarılanlardan olacaksın!' dediler.

İbni Kesir

Dediler ki: Ey Lut, buna son vermezsen sen, elbette çıkarılanlardan olursun.

Mehmet Okuyan

(Kavmi), “Ey Lut! (Bu davandan) vazgeçmezsen mutlaka (kovulup) çıkartılanlardan olacaksın!” demişti.

Muhammed Esed

"Ey Lut!" dediler, "Eğer (bu sözlerinden) vazgeçmezsen (bu şehirden) mutlaka kovulacaksın!"

Mustafa İslamoğlu

"Eğer buna bir son vermezsen Ey Lut" dediler, "kesinlikle sürgün edilmiş biri olup çıkacaksın!

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Ey Lût! Andolsun ki, eğer sen nihâyet vermezsen elbette çıkarılmışlardan olacaksın.»

Ömer Öngüt

Şöyle dediler: “Ey Lut! Eğer söylediklerinden vazgeçmezsen, iyi bil ki sürülenlerden olacaksın!”

Suat Yıldırım

"Bizi dinle Lût!" dediler, "Bu söylediklerine son vermezsen mutlaka yurt dışına sürüleceksin.

Süleyman Ateş

Dediler: "Ey Lut, andolsun, eğer (bundan) vazgeçmezsen, mutlaka sürülenlerden olacaksın."

Süleymaniye Vakfı

(Halkı:) "Bak Lut! İşimize karışmaktan vazgeçmezsen mutlaka buradan çıkarılanlardan olursun" dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Bak Lut! Bu işin peşini bırakmazsan mutlaka sürgün edilenlere katılırsın" dediler.

Şaban Piriş

-Ey Lut eğer son vermezsen, elbette sürgün edileceklerden olacaksın, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Ey Lût, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.»

Ümit Şimşek

'Ey Lût,' dediler. 'Eğer bu işten vazgeçmezsen ülkeden sürülürsün.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Eğer bu tavrını sona erdirmezsen, ey Lut, yemin olsun bu topraktan sürülenlerden olacaksın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Ey Lut! Əgər təbliğatına son qoymasan, mütləq qovulanlardan olacaqsan!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar dedilər: ″Ey Lut! Əgər (bu sözlərinə, bizi danlamağa) son qoymasan, (öz yurdundan) mütləq qovulacaqsan!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺWenn du nicht damit aufhörst, reihen wir dich unter die, die wir des Landes verweisen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺWenn du nicht aufhörst, o Lut, wirst du ganz gewiß zu den Vertriebenen gehören.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺWenn du (davon) nicht abläßt, o Lot, so wirst du gewiß einer der Verbannten sein.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺWenn du nicht aufhörst, Lut! - wirst du von den Vertriebenen sein.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"We warn you Lut", they said, "unless you change your way of thinking and stop -this course of action- you shall be among those ousted from this town and ejected from our society".

Abdul Haleem

but they replied, ‘Lot! If you do not stop this, you will be driven away.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "If thou desist not, O Lut! thou wilt assuredly be cast out!"

Abul A'la Maududi

They said: "O Lot! If you do not desist, you will be one of those expelled (from our towns)."

Aisha Bewley

They said, ‘Lut, if you do not desist you will be expelled. ’

Al-Hilali & Khan

They said: "If you cease not O Lût (Lot)! verily, you will be one of those who are driven out!"

Ali Quli Qarai

They said, ‘Lot, if you do not relinquish, you will surely be banished. ’

Amatul Rahman Omar

They said, `If you desist not (of admonishing us for sodomy) O Lot! you shall indeed be of the banished ones. '

Arthur John Arberry

They said, 'If thou givest not over, Lot, thou shalt assuredly be one of the expelled. '

Bijan Moeinian

They replied "If you do not stop preaching us, like the preachers before you, we will expel you out. "

E. Henry Palmer

They said, 'Surely, if thou dost not desist, O Lot! thou shalt be of those who are expelled!'

Edip-Layth

They said, "If you do not cease O Lot, you will be among those driven out."

George Sale

They answered, unless thou desist, O Lot, thou shalt certainly be expelled our city.

Hamid S. Aziz

"And leave the mates your Lord has created for you? Nay, but you are people who transgress. "

Mahmoud Ghali

They said, "Indeed in case you do not refrain, O L?t, indeed you will definitely be of the driven out. "

Marmaduke Pickthall

They said: If thou cease not, O Lot, thou wilt soon be of the outcast.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "If you do not desist, O Lot, you will be expelled (from the city). "

Muhammad Asad

Said they: "Indeed, If thou desist not, O Lot, thou wilt most certainly be expelled [from this town­ship]!"

Mustafa Khattab

They threatened, "If you do not desist, O  Lot, you will surely be expelled."

Progressive Muslims

They said: "If you do not cease O Lot, you will be among those driven out. "

Sahih International

They said, "If you do not desist, O Lot, you will surely be of those evicted. "

Sam Gerrans

They said: “If thou cease not, O Lot, thou wilt be of those turned out.”

Shabbir Ahmed

They said, "O Lot! If you desist not, you will be driven out of the town. "

Syed Vickar Ahamed

They said: "O Lut (Lot)! If you do not stop, you will surely be one of those driven out!"

Taqi Usmani

They said, "If you do not stop O LūT, you shall be included among the outcast."

The Monotheist Group

Theysaid: "If you do not cease O Lot, you will be among those driven out."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺSi tu ne cesses pas, Lot, tu seras certainement du nombre des expulsésʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wan jî got: Ey Lût! Eger tu ji vê (doza xwe) venegerî bêguman em ê te ji nav xwe derxin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺAls jij niet ophoudt, Loet, dan behoor jij bij hen die verdreven worden.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zeiden: Indien gij zoo voortgaat, o Lot! zult gij zekerlijk uit onze stad worden verdreven.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺO Lôeth, als jij er niet mee ophoudt, behoor jij tot de verdrevenen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они сказали: «Если ты не воздержишься, о, Лут, ты будешь из числа изгнанных».

Rusça — Osmanov

Они ответили: ʺЕсли ты не перестанешь, о Лут, то будешь изгнан [из города]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De sade: ʺLot! Vi svär att du kommer att jagas bort (från denna stad), om du inte slutar (med dina förmaningar)!ʺ