Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.

وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُ

ve in yukeƶƶibūke fe ḳad keƶƶebet ḳablehum ḳavmu nūHin ve ǎādun ve ṧemūdu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve inve eğer
2يُكَذِّبُوكَyukeƶƶibūkeك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.seni yalanlıyorlarsa
3فَقَدْfe ḳadgerçekten
4كَذَّبَتْkeƶƶebetك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlamıştı
5قَبْلَهُمْḳablehumق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekbunlardan önce
6قَوْمُḳavmuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmi de
7نُوحٍnūHinن و حNuh
8وَعَادٌve ǎādunع و دGeri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri dönmesini sağlamak veya geri getirmek ya da (geçip gitmiş olanı) geri getirmek anlamına gelir.ve 'Ad
9وَثَمُودُve ṧemūduوثمودve Semud

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Seni yalanlarlarsa onlardan önce gelip geçen Nûh, Âd ve Semûd kavimleri de yalanlamışlardı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Seni yalanlarlarsa onlardan önce gelip geçen Nûh, Âd ve Semûd kavimleri de yalanlamışlardı.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Eğer onlar (inkârcılar) seni yalanlıyorlarsa, (şunu bil ki) onlardan önce Nuh'un kavmi, Ad, Semûd (kavimleri de kendi peygamberlerini) yalanladılar

Ahmed Hulusi

Eğer seni yalanlıyorlar ise; (bil ki) onlardan önce Nuh'un halkı, Ad ve Semud da yalanlamıştı.

Ahmet Tekin

Seni yalanlıyorlarsa eğer, bil ki, onlardan önceki Nûh kavmi, Âd ve Semûd da peygamberlerini yalanlamışlardı.

Ahmet Varol

Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh kavmi, Ad ve Semud da yalanlamıştı.

Ali Bulaç

Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh, Ad, Semud kavmi de yalanlamıştı.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), eğer seni (müşrikler) tekzib ediyorlarsa, bil ki, onlardan önce Nûh’un, Âd’ın ve Semûd’un kavimleri de (kendi peygamberlerini) tekzib ettiler;

Ali Rıza Safa

Seni yalanlıyorlarsa, senden önce Nuh toplumu, Âd ve Semud da yalanlamıştı.

Bayraktar Bayraklı

Eğer seni yalanlarlarsa, bilesin ki senden önce Nuh, 'Ad ve Semud kavimleri de peygamberlerini yalanlamışlardı.

Bekir Sadak

(42-44) Seni yalanci sayiyorlarsa bil ki, onlardan once Nuh milleti, Ad, Semud, Ibrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halki da peygamberlerini yalanci saymis ve Musa da yalanlanmisti. Ama Ben, kafirlere once mehil verdim, sonra da onlari yakalayiverdim. beni tanimamak nasilmis grsunler.

Celal Yıldırım

(42-43-44) Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nûh kavmi, Âd ve Semûd kavmi, İbrâhim kavmi, Lût kavmi, Medyen halkı da yalanlamıştı ; Musâ da yalanlanmıştı. Kâfirlere mühlet verdim. Sonra da onları yakalayıverdim. (Bir görsünler) benim durumu-düzeni değiştirip alt-üst etmemi !

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(42-43-44) Şayet seni yalancılıkla itham ediyorlarsa bilesin ki senden önce Nûh, Âd ve Semûd kavimleri, İbrâhim’in kavmi, Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerinin bildirdiklerini) yalan saymışlardı. Aynı şekilde Mûsâ da yalancılıkla itham edilmişti. Ben ise o inkârcılara biraz süre tanıdım ve sonra onları kıskıvrak yakaladım. Hadlerini bildirişim nasıldı bir bilsen!

Diyanet İşleri

Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.

Diyanet İşleri (eski)

(42-44) Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Ad, Semud, İbrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halkı da peygamberlerini yalancı saymış ve Musa da yalanlanmıştı. Ama Ben, kafirlere önce mehil verdim, sonra da onları yakalayıverdim; Beni tanımamak nasılmış görsünler.

Diyanet Vakfi

(42-44) (Resûlüm!) Eğer onlar (inkârcılar) seni yalanlıyorlarsa, (şunu bil ki) onlardan önce Nuh'un kavmi, Âd, Semûd, İbrahim'in kavmi, Lût'un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanladılar. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Nasıl oldu benim onları reddim (cezalandırmam)!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Ey Muhammed!) Eğer seni (müşrikler) yalanlıyorlarsa bil ki onlardan önce Nûh kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri de kendi peygamberlerini) yalancı saydılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanladı; Ad ve Semud (kavimleri) de;

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve eğer seni tekzib ederlerse emin ol onlardan evvel kavmi Nuh da tekzib etti, Ad da, Semud da,

Erhan Aktaş

Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan önce; Nuh, Ad ve Semud halkları da Nebilerini yalanlamışlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan önce; Nuh, Âd ve Semud halkları da nebilerini yalanlamışlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan önce; Nuh, Âd ve Semud halkları da nebilerini yalanlamışlardı.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed, eğer müşrikler seni yalanlıyorlarsa bil ki, Nuh'un soydaşları, Adoğulları ve Semudoğulları da peygamberlerini yalanlamışlardı.

Gültekin Onan

Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh, Ad, Semud kavmi de yalanlamıştı.

Hamdi Döndüren

Eğer bunlar seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan önce Nuh, Ad ve Semud (kavimleri de kendi elçilerini) yalanlamıştı.

Hasan Basri Çantay

(42-43-44) Eğer (kafirler) seni tekzib ediyorlarsa onlardan evvel Nuuh kavmi, Aad, Semuud (kavmleri), İbrahim kavmi, Lut kavmi ve Medyen Yaranı da (peygamberlerini) tekzib etmişlerdir. Muusa dahi tekzib edilmiştir. Nihayet ben o kafirlere (ukuubet hususunda) bir mühlet verdim de sonra onları yakaladım. (Bak) benim inkarım (inkılabım) nasıl imiş!

Hasib Asutay

(Resulüm!) Eğer (bunlar) seni yalanlıyorlarsa, (bil ki) onlardan önce, Nuh kavmi Ad ve Semûd da yalanlamışlardı.

Hayrat Neşriyat

(42-44) (Habîbim, yâ Muhammed!) Seni yalanlıyorlarsa artık (bil ki) onlardan önce Nûh’un kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri), İbrâhîm’in kavmi ve Lût’un kavmi, hem Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlandı. Fakat o kâfirlere mühlet verdim; sonra onları (azâbımla) yakaladım. Artık (bak) benim (onları) inkârım(cezâlandırmam) nasıl oldu!

İbni Kesir

Eğer seni yalanlıyorlarsa; doğrusu onlardan önce Nuh kavmi, Ad ve Semud da yalanlamıştır.

Mehmet Okuyan

Onlar (inkârcılar) seni yalanlarsa, elbette onlardan önce Nuh’un kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri de) yalanlamıştı.

Muhammed Esed

İmdi, o (hakkı inkara şartlanmış olan) kimseler seni yalanlıyorlarsa, (ey Muhammed, unutma ki,) onlardan çok önce, Nuh toplumu, 'Ad ve Semud toplumu da (kendilerine gönderilen elçileri) yalanlamışlardı;

Mustafa İslamoğlu

İmdi, eğer seni yalanlıyorlarsa, unutma ki onlardan çok daha önce Nuh, Ad ve Semud kavmi de (kendi peygamberlerini) yalanlamışlardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer seni tekzîp ederlerse (üzülme). Muhakkak ki onlardan evvel Nûh, Âd ve Semûd kavmi de (peygamberlerini) tekzîp etmişti.

Ömer Öngüt

Resulüm! Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan önce Nuh, Âd ve Semud kavimleri de yalanlamışlardı.

Suat Yıldırım

(42-44) Eğer onlar seni yalancı sayıyorlarsa sen bil ki onlardan önce Nuh, Âd ve Semûd halkı da, İbrâhim’in halkı da, Lut’un halkı da, Medyen ahalisi de resulleri yalanlamışlardı. Mûsâ da yalancı sayılmıştı. Ben de şöyle yaptım: Her seferinde inkârcılara mühlet verdim. Sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim. Onların inkârına mukabil nasıl olurmuş Benim inkârım, cümle âlem görüp bildi!

Süleyman Ateş

(Ey Muhammed), eğer (bunlar) seni yalanlıyorlarsa (bil ki) bunlardan önce Nuh, 'Ad ve Semud kavmi de yalanlamıştı.

Süleymaniye Vakfı

(Halkın) Seni yalanlıyorsa (bil ki) bunlardan önce Nuh'un halkı, Ad ve Semud da (kendilerine gelen elçileri) yalanlamışlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer bunlar seni yalanlarlarsa bil ki daha önce Nuh halkı, Ad ve Semud da (kendilerine gelen elçileri) yalanlamışlardı.

Şaban Piriş

Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce de Nuh, Ad ve Semud kavmi de yalanlamıştı.

Tefhim-ul Kuran

Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh, Âd, Semud kavmi de yalanlamıştı.

Ümit Şimşek

Onlar seni yalanlıyorlarsa, onlardan önce Nuh kavmi ile Âd ve Semud da peygamberlerini yalanlamıştı.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer seni yalanlıyorlarsa bilesin ki, senden önce Nuh kavmi de Ad da, Semud da yalanladı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər səni yalançı saysalar, bil ki, səndən əvvəl Nuhun xalqı da, Ad və Səmud tayfaları da elçiləri yalançı saymışdı.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Əgər (bu müşriklər) səni təkzib edərlərsə (ürəyini qısma). Səndən əvvəl Nuh, Ad və Səmud tayfası da (peyğəmbərlərini) təkzib etmişdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie dich der Lüge bezichtigen, so haben schon vor ihnen die Völker von Noah, ʹÂd und die Thamûd ihre Gesandten für Lügner erklärt,

Almanca — Der Edle Quran

Wenn sie dich der Lüge bezichtigen, so haben auch schon vor ihnen das Volk Nuhs, die (Ad und die Tamud (ihre Gesandten) der Lüge bezichtigt,

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn sie dich der Lüge bezichtigen, so waren schon vor ihnen das Volk Noahs und die `Ad und die Tamud Verleugner

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sollten sie dich der Lüge bezichtigen, so leugneten vor ihnen die Leute von Nuh, ʹAad und Thamud ab.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Should they -the infidels- accuse you O Muhammad of falsehood, so did those before them, the people of Noah, of 'Ad -the 'Adites- and of Thamud -the Thamùdites-; they charged their Prophets with imposturous pretence.

Abdul Haleem

If they reject you [Prophet], so did the people of Noah before them, and those of Ad, Thamud,

Abdullah Yusuf Ali

If they treat thy (mission) as false, so did the peoples before them (with their prophets),- the People of Noah, and 'Ad and Thamud;

Abul A'la Maududi

(O Prophet), if they give the lie to you, then before them the people of 'Ad and Thamud, also gave the lie (to the Prophets),

Aisha Bewley

If they deny you, the people of Nuh before them denied him and those of ‘Ad and of Thamud

Al-Hilali & Khan

And if they belie you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), so did belie before them, the people of Nûh (Noah), ‘Âd and Thamûd, (their Prophets).

Ali Quli Qarai

If they impugn you, the people of Noah have impugned before them and ‘Ād and Thamūd

Amatul Rahman Omar

And (Prophet!) if they cry lies to you (there is nothing new in it) even so before them, the people of Noah and (the tribes of) `âd and Thamûd also cried lies (to their Apostles of God).

Arthur John Arberry

If they cry lies to thee, so too before them the people of Noah cried lies, and Ad and Thamood,

Bijan Moeinian

Do not worry, if they deny you. The peoples of Noah, Ad and Thamud also denied their Prophets.

E. Henry Palmer

But if they call thee liar, the people of Noah called him liar before them, as did 'Ad and Thamud,

Edip-Layth

If they deny you, then denied also before them did the people of Noah and Aad and Thamud.

George Sale

If they accuse thee, O Mohammed, of imposture; consider that, before them, the people of Noah, and the tribes of Ad and Thamud,

Hamid S. Aziz

Those who, if We establish them in the land, are steadfast in prayer, and give regular charity, and bid what is right, and forbid what is wrong - with Allah rests the end (final outcome) of affairs.

Mahmoud Ghali

And in case they cry lies to you, so (too) before them the people of Nûh (Noah) cried lies, and c?d, and Thamûd,

Marmaduke Pickthall

If they deny thee (Muhammad), even so the folk of Noah, and (the tribes of) A'ad and Thamud, before thee, denied (Our messengers);

Mohamed Ahmed - Samira

If they accuse you of falsehood, (remember that) the people of Noah, 'Ad and Thamud had accused (their apostles) before,

Muhammad Asad

AND IF THEY [who are bent on denying the truth] give thee the lie, [O Muhammad, remember that, long] before their time, the people of Noah and [the tribes of] Ad and Thamud gave the lie [to their prophets],

Mustafa Khattab

If they deny you ˹O Prophet˺, so did the people of Noah before them, as well as ˹the tribes of˺ ’Ȃd and Thamûd,

Progressive Muslims

And if they deny you, then denied also before them did the people of Noah and 'Aad and Thamud.

Sahih International

And if they deny you, [O Muúammad] - so, before them, did the people of Noah and 'Aad and Thamud deny [their prophets],

Sam Gerrans

And if they deny thee, then there have denied before them the people of Noah, and ʿĀd, and Thamūd,

Shabbir Ahmed

(This is the framework of the Constitution that would finally take effect. ) If they deny you (O Prophet), so did, before them, the people of Noah, Aad, and Thamud.

Syed Vickar Ahamed

And if they treat your (cause for Islam) as untrue, like so did the peoples before them (with their prophets)— The People of Nuh (Noah), and ‘Ad and Samood (Thamud);

Taqi Usmani

And if they reject you, so did reject the people of NūH (Noah) and ‘Ād and Thamūd,

The Monotheist Group

Andif they deny you, then before them the people of Noah and 'Aad and Thamud had also denied.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Eger ew bi te bawerî neyînin, vêca bêguman beriya wan gelê Nûh, Ad û Semûd jî pêxemberên xwe derewker dêrabûn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als zij jou van leugens betichten; al voor hun tijd had Noehs volk van leugens beticht en (evenzo) de ʹAad en de Thamoed

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien zij u, o Mahomet! van bedrog beschuldigen, neem dan in aanmerking, dat, vóór hen, het volk van Noach en de stammen van Ad en Thamoed

Hollandaca — Siregar

En wanneer zij jou loochenen (O Moehammad): waarlijk, het volk van Nôeh en de ʹÂd en de Tsamôcd loochenden (hun Profeten) vóór hen.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

А если они [твой народ] отвергнут (о, Мухаммад), то уже отвергли (своих пророков) (еще) до них народ (пророка) Нуха, и адиты [народ пророка Худа], и самудяне [народ пророка Салиха],

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH OM de beskyller dig för lögn (Muhammad, skall du veta att) före deras tid Noas folk och stammarna Aad och Thamud