Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.

وَاَرَادُوا بِهِ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَخْسَرِينَ

ve erādū bihi keyden fe ceǎlnāhumu l-eḣserīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَرَادُواve erādūر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).ve istediler
2بِهِbihiona
3كَيْدًاkeydenك ي دÜzere olmak, tam noktasında olmak, neredeyse olmak, niyet etmek, dilemek, hileli bir düzen uygulamak, arzu etmek, bir şey planlamak/düzenlemek/tasarlamak, bir şey üzerinde çalışmak veya emek vermek, bir şeyi gizlice yapmak, aldatmak/kandırmak/atlatmak, kaçınma/kaçma yolları, kusmak, ateş püskürtmek, adet görmek, ruhunu teslim etmek.bir tuzak kurmak
4فَجَعَلْنَاهُمُfe ceǎlnāhumuج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakbiz de kendilerini uğrattık
5الْاَخْسَرِينَl-eḣserīneخ س رKayıp veya azalma yaşamak, aldatılmak/kandırılmak/baştan çıkarılmak/atlatılmak, hata yapmak/yoldan çıkmak/doğru yoldan sapmak/doğru yolu kaçırmak, yok olmak veya ölmek, bir şeyi kusurlu veya eksik yapmak, yok etmek veya yok olmasına sebep olmak, birini uzaklaştırmak/yabancılaştırmak/soğutmak, hain/alçak/aşağılık olmak, sadakatsiz olmak, cimri olmak, insanlar arasında küçük/önemsiz/zayıf olmak, başkasının davetini reddetmek.hüsrana

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, İbrâhim'e bir düzen kurmak istedilerse de biz, onları en büyük bir ziyâna uğrattık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, İbrâhimʼe bir düzen kurmak istedilerse de biz, onları en büyük bir ziyâna uğrattık.

Adem Uğur

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler; fakat biz onları, daha çok hüsrana uğrayanlar durumuna soktuk.

Ahmed Hulusi

Ona bir tuzak kurmak istediler; onların yaptığını geçersiz kıldık!

Ahmet Tekin

Ona bir kötülük planı hazırlamak istediler. Fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar durumuna soktuk.

Ahmet Varol

Ona bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz asıl kendilerini hüsrana uğrattık.

Ali Bulaç

Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.

Ali Fikri Yavuz

İbrâhîm’e bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz, kendilerini daha ziyade hüsrana düşürdük. (üzerlerine sinek musallat ederek onları helâk ettik).

Ali Rıza Safa

Sonuç olarak, Ona, dalavere çevirmek istediler; onları başarısız yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Ona tuzak kurmak istediler. Biz de onları daha çok kayba uğrattık.

Bekir Sadak

Ona duzen kurmak istediler, fakat Biz onlari husrana ugrattik.

Celal Yıldırım

İbrahim'e tuzak kurmak istediler. Biz de onları hüsrana uğrattık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ona bir tuzak kurmak istediler; fakat biz onları daha çok zarar eden taraf yaptık.

Diyanet İşleri

Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.

Diyanet İşleri (eski)

Ona düzen kurmak istediler, fakat Biz onları hüsrana uğrattık.

Diyanet Vakfi

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler; fakat biz onları, daha çok hüsrana uğrayanlar durumuna soktuk.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ona düzen kurmak istediler, fakat biz kendilerini daha fazla hüsrana uğrattık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O'na bir dolap kurmak istediler, fakat Biz kendilerini daha fazla hüsrana uğrattık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ona bir dolab kurmak istediler, biz de daha ziyade kendilerini husrana düşürdük

Erhan Aktaş

Ona tuzak kurmak istediler. Fakat onları hüsrana uğrattık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona tuzak kurmak istediler. Fakat onları hüsrana uğrattık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona tuzak kurmak istediler. Fakat onları hüsrana uğrattık.

Fizilal-il Kuran

Onlar O'nu tuzağa düşürmek istediler. Biz ise onları en ağır hüsrana uğrattık.

Gültekin Onan

Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.

Hamdi Döndüren

Böylece İbrahim’e bir tuzak kurmak istediler, ama Biz, onları daha çok zarara uğrayanlardan kıldık.

Hasan Basri Çantay

Ona (böyle) bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz kendilerini daha ziyade hüsrana düşenler (den) kıldık.

Hasib Asutay

Ona bir tuzak kurmak istediler, fakat biz onları en çok zarara uğrayanlar kıldık.

Hayrat Neşriyat

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler; fakat kendilerini daha çok hüsrâna uğrayanlar kıldık.

İbni Kesir

Ona düzen kurmak istediler. Ama Biz, onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.

Mehmet Okuyan

Ona tuzak kurmak istemişlerdi; biz de onları, en çok kaybedenler hâline getirmiştik.

Muhammed Esed

Bu arada onlar İbrahim'e tuzak kurmaya çalıştılar; ama Biz onların bütün yapıp ettiklerini boşa çıkardık:

Mustafa İslamoğlu

İşte onlar (İbrahim'e) karşı bir düzen kurmak istediler; fakat Biz onların (düzenini) boşa çıkardık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O'na bir hud'ada bulunmak istediler. Biz de onları ziyâde hüsrâna uğramış kimseler kıldık.

Ömer Öngüt

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler, fakat biz onları daha çok hüsrana uğrattık.

Suat Yıldırım

Hülasa onu tuzağa düşürmek istediler ama, Biz asıl onları hüsrana uğrattık. Asıl tuzağa düşenler kendileri oldular.

Süleyman Ateş

Ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de, asıl kendilerini hüsrana uğrattık.

Süleymaniye Vakfı

Ona bir oyun kurmak istediler; ama zararın en büyüğünü onlara verdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu yöntemle İbrahim'den kurtulmak istediler. Biz de onları en büyük zarara soktuk.

Şaban Piriş

-Ona bir tuzak kurmak istediler. Ama onları hüsrana uğrattık.

Tefhim-ul Kuran

Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.

Ümit Şimşek

Onlar İbrahim'i tuzağa düşürmek istediler; Biz ise onları hüsranın en büyüğüne attık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ona tuzak kurmak istediler de biz onları hüsranın en beterine uğrayanlar yaptık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar İbrahimə qəsd etmək fikrinə düşdülər, lakin Biz onları daha şiddətli cəzaya məruz qoyduq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (İbrahimə) hiylə qurmaq istədilər, lakin Biz onları (cürbəcür müsibətlərə düçar etməklə, xüsusilə üstlərinə ətlərini yeyib qanlarını içən həşərat göndərməklə) daha çox ziyana uğratdıq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dann wollten sie ihm Böses antun. Doch Wir ließen sie die Verlierer sein.

Almanca — Der Edle Quran

Sie wollten gegen ihn mit einer List vorgehen. Da machten Wir sie zu den größten Verlierern.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie strebten, ihm Böses zu tun, allein Wir machten sie zu den größten Verlierern.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie wollten gegen ihn eine List planen, dann machten WIR sie zu den Verlierern.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

So conditioned, they thought of contriving against him, but We made them the losers who lost the most.

Abdul Haleem

They planned to harm him, but We made them suffer the greatest loss.

Abdullah Yusuf Ali

Then they sought a stratagem against him: but We made them the ones that lost most!

Abul A'la Maududi

They had sought to do evil to him, but We caused them to be the worst losers,

Aisha Bewley

They desired to trap him but We made them the losers.

Al-Hilali & Khan

And they wanted to harm him, but We made them the worst losers.

Ali Quli Qarai

They sought to outmaneuver him, but We made them the biggest losers.

Amatul Rahman Omar

They intended a mistreatment of him, but We made them the worst losers (and they could not carry out their evil design of burning him).

Arthur John Arberry

They desired to outwit him; so We made them the worse losers,

Bijan Moeinian

They wanted to harm hi, but I made them to look like fools.

E. Henry Palmer

They desired to plot against him, but we made them the losers.

Edip-Layth

They wanted to harm him, but We made them the losers.

George Sale

And they sought to lay a plot against him: But We caused them to be the sufferers.

Hamid S. Aziz

We said, "O fire! Be you cool and a safety for Abraham!"

Mahmoud Ghali

And they would (devise) a plot against him; yet We made them the greatest losers.

Marmaduke Pickthall

And they wished to set a snare for him, but We made them the greater losers.

Mohamed Ahmed - Samira

They wished to entrap him, but We made them greater losers.

Muhammad Asad

and whereas they sought to do evil unto him, We caused them to suffer the greatest loss:

Mustafa Khattab

They had sought to harm him, but We made them the worst losers.

Progressive Muslims

And they wanted to harm him, but We made them the losers.

Sahih International

And they intended for him harm, but We made them the greatest losers.

Sam Gerrans

And they desired a plan for him, but We made them the greatest losers,

Shabbir Ahmed

And whereas they schemed against him, We made them the true losers. (They failed to value a man of his stature).

Syed Vickar Ahamed

And then they tried a scheme against him: But We made them the ones who lost most!

Taqi Usmani

And they intended to harm him, but We made them the worst losers.

The Monotheist Group

Andthey wanted to plan against him, but We made them the losers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils voulaient ruser contre lui, mais ce sont eux que Nous rendîmes les plus grands perdants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wan xwest (bi şewatê) dehfekê li ber Îbrahîm deynin, lê belê me ew kirin ên ku (di armanca xwe de) ziyan kirine.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij wilden een list tegen hem beramen, maar Wij maakten hen tot de grootste verliezers.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij trachtten hem een valstrik te spannen, doch wij deden hen het onderspit delven.

Hollandaca — Siregar

En zij wilden een list tegen hem beramen, maar Wij maakten hen tot de grootste verliezers.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

И хотели они против него [Ибрахима] хитрости [сжечь в огне], а Мы сделали их потерпевшими великий убыток [наслали на них комаров, которые уничтожили их].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Sedan) försökte de snärja Abraham med list, men (Vi korsade deras planer) och lät dem stå som förlorare: