Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

وَمِنْهُمْ اُمِّيُّونَ لَا يَعْلَمُونَ الْكِتَابَ اِلَّٓا اَمَانِيَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ

ve minhum ummiyyūne lā yeǎ'lemūne l-kitābe illā emāniyye ve in hum illā yeZunnūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمِنْهُمْve minhumonların içinde vardır
2اُمِّيُّونَummiyyūneا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]ümmiler
3لَا
4يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmezler
5الْكِتَابَl-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitabı
6اِلَّٓاillādışında
7اَمَانِيَّemāniyyeم ن يBirini denemek veya kanıtlamak, arabuluculuk yapmak, dilemek veya arzulamak.kuruntuları
8وَاِنْve in
9هُمْhumonlar
10اِلَّاillāsadece
11يَظُنُّونَyeZunnūneظ ن نDüşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.zannediyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İçlerinde, anasından doğduğu gibi kalan, okuma yazma bilmeyenler de var ki onlar, kitap nedir bilmezler. Bildikleri şey, ancak kuruntularıdır, onlar, ancak zanna kapılırlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

İçlerinde, anasından doğduğu gibi kalan, okuma yazma bilmeyenler de var ki onlar, kitap nedir bilmezler. Bildikleri şey, ancak kuruntularıdır, onlar, ancak zanna kapılırlar.

Adem Uğur

İçlerinde bir takım ümmîler vardır ki, Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyorlar.

Ahmed Hulusi

Onlardan ümmi olanlar vardır ki, vehmettikleri (kafalarında şartlanmalarına göre kurguladıkları) ötesinde Kitabı (hakikat bilgisini) bilmezler; (asılsız) zanlarıyla yaşarlar.

Ahmet Tekin

Bunların bir kısmı ümmîdir, Mekke civarındaki bilinen kabilelerdir. Okumayı yazmayı, kutsal kitapları bilmezler. Kuruntudan ve kulaktan dolma, hahamlardan ve papazlardan öğrendikleri yalandan ve boş laflardan başka bildikleri yoktur. Onlar kesinlikle zanna dayalı konuşurlar.

Ahmet Varol

Onların içinde bir de Kitab'ı bilmeyen cahiller vardır ki, bunların bütün bildikleri boş kuruntulardan ibaret şeylerdir ve bunlar sadece zanna kapılmaktadırlar.

Ali Bulaç

Onlardan bir kısmı ümmidir. Kitabı bilmezler; (bildikleri) bir sürü asılsız şeylerden başkası değildir ve yalnızca zannederler.

Ali Fikri Yavuz

Yahûdiler içinde okuma ve yazma bilmiyenler vardır ki, Tevrat’ı anlamaz cahillerdir. Ancak bir takım kuruntu yığını uydurmalar düzer, sadece şüphe ve zanda bulunurlar.

Ali Rıza Safa

Üstelik onlardan bir bölümü, önceki kitaplardan bilgisi olmayanlardır. Kuruntu ve uydurmalar dışında, Kitap'ı bilmezler; yalnızca yakıştırıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Onların arasında kitabı bilmeyen cahiller vardır. Bildikleri sadece kendilerine anlatılan asılsız kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.

Bekir Sadak

Onlarin bir kisminin okuyup yazmasi yoktu. Kitab'i bilmezlerdi; bildikleri sadece bir takim yalan ve kuruntulardi. Onlar ancak vehim icindedirler.

Celal Yıldırım

Onlardan bir kısmı ümmîdir (okuyup yazması yoktur); Kitab (Tevrat)! bilmezler, ancak birtakım kuruntuları bilirler. Onlar sadece zan peşindedirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İçlerinde birtakım ümmîler vardır ki kitabı bilmezler; bütün bildikleri kuruntulardan ibarettir. Onlar sadece zan ve tahminde bulunurlar.

Diyanet İşleri

Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

Diyanet İşleri (eski)

Onların bir kısmının okuyup yazması yoktu. Kitab'ı bilmezlerdi; bildikleri sadece bir takım yalan ve kuruntulardı. Onlar ancak vehim içindedirler.

Diyanet Vakfi

İçlerinde bir takım ümmîler vardır ki, Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bunların bir de ümmî (okuma yazması olmayan) kısmı vardır, kitabı bilmezler, ancak birtakım kuruntu yığınına, boş saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunların bir de okuyup yazma bilmeyen kısmı vardır ki, kitabı, kitabeti bilmezler, ancak bir takım kuruntu yığını hayaller kurar ve sadece zan ardında dolaşırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunların bir de ümmi kısmı vardır, kitabı, kitabeti bilmezler, ancak bir takım kuruntu yığını ümniyyeler kurar ve sırf zann ardında dolaşırlar

Erhan Aktaş

İçlerinde ummiler vardır. Kitap'ı bilmezler. Kuruntularından başka bir şey bilmezler. Ancak zanda bulunuyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İçlerinde ummiler vardır. Kitabı bilmezler. Kuruntularından başka bir şey bilmezler. Ancak zanda bulunuyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İçlerinde, Kitap'ı bilmeyip de ondan habersiz olanlar var. Bildikleri, yalnızca kuruntudan ibarettir. Ancak zanda bulunurlar.

Fizilal-il Kuran

Onların içinde bir de ümmiler (okuma- yazma bilmeyenler) vardır ki, bunlar kitabı bilmezler. Bütün bildikleri birtakım asılsız kuruntulardır. Onlar sırf zanlara (saplantılara) kapılmışlardır.

Gültekin Onan

Onlardan (bir bölümü) ümmidir / (İçlerinde / aralarında) ümmiler vardır, kuruntu ve söylentilerin / asılsız şeylerin (emaniyye) dışında kitabı bilmezler; yalnızca zannederler.

Hamdi Döndüren

Bunlardan bir de ümmi kısmı vardır ki, Kitab’ı (Tevrat’ı) bilmezler. Bütün bildikleri bir takım kuruntu ve boş saplantılardan ibarettir. Onlar sadece, zan içinde dolaşıp dururlar.

Hasan Basri Çantay

Onların içinde ümmi ler de var ki Kitabı (Tevratı) bilmezler. (Bütün bildikleri yalınız reislerinin telkin etdikleri) bir sürü kuruntu ve yalandan başkası değil. Onlar başka değil, yalınız zanda (ve cehaletde) kalmış bulunuyorlar.

Hasib Asutay

İçlerinde bir takım ümmiler (30) vardır ki, kitabı (Tevrat'ı) bilmezler. Bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunuyorlar. (30. Ümmî, okuma yazma bilmeyen kimse demektir.)

Hayrat Neşriyat

Onlardan ümmî olanlar da vardır ki, Kitâb’ı (Tevrât’ı) bilmezler; ancak (reislerinden duydukları) boş temennîler(i bilirler) ve onlar ancak zanda bulunurlar.

İbni Kesir

Onlardan bir kısmı ümmidirler, kitabı anlamazlar. Bir takım batıl şeyleri onlar sadece zanneder dururlar.

Mehmet Okuyan

İçlerinde birtakım ümmiler vardır ki kuruntular dışında Kitab’ı (Tevrat’ı) bilmezler. Onlar zandan başka bir şeyde bulunmuyorlar.

Muhammed Esed

Onlar arasında ilahi kelamın gerçek bilgisine sahip olmayan, kitap ile ilgisiz insanlar var; (ki bunlar) sadece bir takım kuruntular(a tabi olurlar) ve zanna dayanırlar.

Mustafa İslamoğlu

Onların içerisinde ümmiler de var. Onları kitabı bilmezler, sadece birtakım kuruntulara sahipler; ve onlar (gerçekleri bilmiyor) yalnızca zannediyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlardan bazıları da ümmîdirler. Kitab'ı bilmezler. Ancak birtakım bâtıl şeyleri bilirler. Ve onlar yalnız zanneder dururlar.

Ömer Öngüt

Onlardan bir kısmı okuma yazması olmayan ümmidirler, Kitab'ı (Tevrat'ı) anlamazlar. Bir takım bâtıl şeyleri onlar sadece zanneder dururlar.

Suat Yıldırım

Onların bir kısmı da ümmîdir. Kitap nedir bilmezler. Bütün bildikleri, kendilerine anlatılan birtakım kuruntu ve uydurmalardır. Onlar sadece bir zan içindedirler.

Süleyman Ateş

Onların içinde bir de ümmiler var ki, Kitabı bilmezler, bütün bildikleri birtakım kuruntular(yahut kulaktan dolma şeyler)dir; onlar sadece zannediyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Onların bir kısmı ümmidir; kitabı bilmez, kendilerini beklentilere sokan kurguları bilirler. Onlar sadece zanna dayanırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların bir kısmı ümmidir; o kitabı değil, onunla ilgili kurguları bilir ve sadece tahmin yürütürler.

Şaban Piriş

Onların bir kısmının okuyup yazması yoktur. Kitabı bilmezler, bildikleri sadece bir takım yalan ve kuruntulardır. Onlar yalnızca zanneder dururlar.

Tefhim-ul Kuran

Onlardan bir bölümü de ümmidir. Kitabı bilmezler; (bildikleri) bir sürü asılsız şeylerden başka değil; bunlar yalnızca zannederler.

Ümit Şimşek

Bir de onlardan, kitabı bilmeyen ümmîler vardır ki, bütün bildikleri kuruntulardan, işleri de zan ve tahminden ibarettir.

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinde ümmi olanlar da vardır ki Kitap'ı bilmezler, sadece hayal ve kuruntu bilirler. Onlar yalnız sanıya saplanırlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların arasında Kitabı bilməyən elə savadsızlar vardır ki, onlar ancaq xülyalara dalar və ancaq zənnə uyarlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların (yəhudilərdən) bəʼziləri də avamdırlar (bisavatdırlar), kitabı (Tövratı) bilməzlər. Uyduqları yalnız (bir sıra) boş arzulardır (xam xəyallardır). Onlar ancaq zənnə qapılırlar.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Unter den Juden gibt es Unwissende, die von der Thora nur wissen, was sie sich wünschen. Sie stellen nur Vermutungen an.

Almanca — Der Edle Quran

Unter ihnen gibt es auch Schriftunkundige, die die Schrift nicht kennen, sondern nur Wunschvorstellungen hegen, und die doch nur Mutmaßungen anstellen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und unter ihnen sind Analphabeten, welche die Schrift nicht kennen, nur Wunschträume (haben sie). Und gewiß spekulieren sie ja nur.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Among them are illiterates who do not know the precepts nor the mandates according with AL-Tawrah’s texts; they only know what the demagogic rabbi had purposed, and the knowledge they imparted was wholly infested with falsehood yielding only false hopes vested with ignorance and illiteracy, thus affording conjecture.

Abdul Haleem

Some of them are uneducated, and know the Scripture only through wish-ful thinking. They rely on guesswork.

Abdullah Yusuf Ali

And there are among them illiterates, who know not the Book, but (see therein their own) desires, and they do nothing but conjecture.

Abul A'la Maududi

Among them are also the unlettered folk who do not know about the Scriptures but cherish baseless wishes and merely follow their conjectures.

Aisha Bewley

Some of them are illiterate, knowing nothing of the Book but wishful thinking. They only speculate.

Al-Hilali & Khan

And there are among them (Jews) unlettered people, who know not the Book, but they trust upon false desires and they but guess.

Ali Quli Qarai

And among them are the illiterate who know nothing of the Book except hearsay, and they only make conjectures.

Amatul Rahman Omar

And (some) among them are illiterate, who do not know the Scripture except cramming it up, and are doing nothing but making conjectures.

Arthur John Arberry

And some there are of them that are common folk not knowing the Book, but only fancies and mere conjectures.

Bijan Moeinian

Then some of them, who are illiterate and have not studied the Scriptures, rely upon false rumors and fabrications [thinking that what they say is written in the Scriptures. ]

E. Henry Palmer

And some of them there are, illiterate folk, that know not the Book, but only idle tales; for they do but fancy.

Edip-Layth

Amongst them are Gentiles who do not know the book except by hearsay, and they only conjecture.

George Sale

But there are illiterate men among them, who know not the book of the law, but only lying stories, although they think otherwise.

Hamid S. Aziz

And some of them there are, illiterate folk, that know not the Book, but their own fancies, conjectures and idle tales.

Mahmoud Ghali

And among them are illiterates (who) do not know the Book except (only) fancies, and decidedly they do (nothing) except surmise.

Marmaduke Pickthall

Among them are unlettered folk who know the Scripture not except from hearsay. They but guess.

Mohamed Ahmed - Samira

Among them are heathens who know nothing of the Book but only what they wish to believe, and are only lost in fantasies.

Muhammad Asad

And there are among them unlettered people who have no real knowledge of the divine writ, [following] only wishful beliefs and depending on nothing but conjecture.

Mustafa Khattab

And among them are the illiterate who know nothing about the Scripture except lies, and ˹so˺ they ˹wishfully˺ speculate.

Progressive Muslims

And amongst them are Gentiles who do not know the Scripture except by hearsay, and they only conjecture.

Sahih International

And among them are unlettered ones who do not know the Scripture except in wishful thinking, but they are only assuming.

Sam Gerrans

And among them are those unschooled: they know not the Writ save vain desires; and they are only assuming.

Shabbir Ahmed

Among them are the illiterate who do not know their Scripture except by hearsay and, therefore, depend on conjecture.

Syed Vickar Ahamed

And there are among them who cannot read and who do not know the Book, but (in it they see their own) desires, and they imagine without any basis.

Taqi Usmani

And some among them are illiterate who have no knowledge of the Book, but have some fancies and do nothing but conjecture.

The Monotheist Group

And among them are Gentiles who do not know the Book except by hearsay, and they only conjecture.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et il y a parmi eux des illettrés qui ne savent rien du Livre hormis des prétentions et ils ne font que des conjectures.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Hinek ji wan (cihûyan) ummî ne; ji bilî heziyên pûç, tiştekî ji Kitêbê nizanin, ew her li dûv gumanê ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Onder hen zijn er ongeletterden die het boek op verzinsels na niet kennen en die alleen maar vermoedens hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Er zijn wel onwetende menschen onder hen, welke de schrift (de vijf boeken) niet verstaan, maar alleen de leugenachtige verhalen, en zij weten het niet.

Hollandaca — Siregar

En er zijn ongeletterden onder hen die de Shcrift (de Taurât) niet kennen, behalve door kletspraat en zij vermoeden slechts.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И среди них [иудеев] есть неграмотные, которые не знают Писания [не умеют читать и писать и поэтому не знают, что написано в их книгах], а (верят они) только мечтам [историям без всякой основы] (и затем рассказывают их другим). И они только предполагают [не обладают истинным знанием о том, что написано в той Книге, которую им ниспослал Аллах].

Rusça — Osmanov

Среди иудеев есть такие, которые не умеют ни читать, ни писать и знают из [своего] Писания только [то, что отвечает] их пустым мечтаниям. Но ведь это же - только их домыслы.