İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

اِنَّ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَالَّذِينَ هَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فِي سَبِيلِ اللّٰهِ اُو۬لٰٓئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ اللّٰهِ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ

inne (e)lleƶīne āmenū ve(e)lleƶīne hācerū ve cāhedū fī sebīli (a)llahi ulāike yercūne raHmete (a)llahi ve(a)llahu ğafūrun raHīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinnemuhakkak
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman edenler
4وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimseler
5هَاجَرُواhācerūه ج رTerk etmek/bırakmak/vazgeçmek/ayrılmak/reddetmek/çekilmek, kendini bir şeyden ayırmak, ilişkiyi kesmek, sakınmak, uzak durmak, bedenen veya dil ile ya da kalben terk etmek, şehvet ve kötü davranışlardan uzaklaşmak. Hijr - kötü davranış, utanç verici eylem, saçma konuşma.ve hicret edenler
6وَجَاهَدُواve cāhedūج ه دÇabalamak veya emek vermek veya didinmek, kendini veya gücünü veya çabalarını kullanmak, kendini tutkuyla veya özenle veya gayretle işe vermek, ekstra çaba göstermek, kendini zorluğa veya yorgunluğa sokmak, birini veya bir şeyi incelemek, gücünün ötesinde yük bindirmek veya zayıflatmak veya yormak, bir şeyi çalkalayıp özünü çıkarmak, bir şeyi çok şiddetle istemek veya özlemek, üzerine yüklemek veya sıkıştırmak, belirgin hale gelmek, bir dava uğruna savaşmak, aşırı zorluk veya sıkıntı durumunda olmak, bir şey üzerine düşünmek, aşırı yüklemek (deve veya sığır gibi), bir şeyin peşinden koşmak, zorluklara karşı mücadele etmek.ve cihat edenler
7فِي
8سَبِيلِsebīliس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyolunda
9اللّٰهِ(a)llahiAllah
10اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte onlar
11يَرْجُونَyercūneر ج وUmmak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar, taraflar. marjowwon büyük umutlar beslenen bir kişidir (örneğin 11:62).umarlar
12رَحْمَتَraHmeteر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.rahmetini
13اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
14وَاللّٰهُve(a)llahuAllah
15غَفُورٌğafūrunغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekçok bağışlayan
16رَحِيمٌraHīmunر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.çok merhamet edendir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnananlar, Allah yolunda muhacir olanlar ve savaşanlarsa, onlar Allah rahmetini umarlar. Allah da suçları örtücüdür, rahîmdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

İnananlar, Allah yolunda muhacir olanlar ve savaşanlarsa, onlar Allah rahmetini umarlar. Allah da suçları örtücüdür, rahîmdir.

Adem Uğur

İman edenler ve hicret edip Allah yolunda cihad edenler var ya, işte bunlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah, gafûr ve rahîmdir.

Ahmed Hulusi

Şüphesiz ki iman edenler ve Allah yolunda hicret ve mücahede edenler var ya, işte onlar, Allah rahmetini umarlar. Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ahmet Tekin

İmân edip, Allah yolunda baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden, özgürce, Allah’a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edenler ve hayatlarını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak hesapsız servet harcayarak cihad edenler, işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.

Ahmet Varol

Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar, Allah'ın rahmetini umarlar. Allah bağışlayan, rahmet edendir.

Ali Bulaç

Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Fikri Yavuz

Allah’a ve Rasûlüne gerçek iman edenler ve vatanlarından hicret edip Allah yolunda savaşanlar (var ya!) İşte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah pek çok mağfiret ve rahmet edicidir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, inananlar, göç edenler ve Allah'ın yolunda çaba harcayanlar; işte onlar, Allah'ın rahmetini umut edebilirler. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz ki, iman edenler, hicret edip Allah yolunda üstün bir gayretle mücadele verenler, işte ancak onlar Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah çok affedicidir; merhamet sahibidir.

Bekir Sadak

Inananlar, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler Allah'in rahmetini umarlar. Allah bagislar ve merhamet eder.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki, imân edenler, Allah yolunda yurdunu terkedip bütün güçleriyle Allah yolunda savaşanlar yok mu, işte onlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah ise çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İman edenler, hicret eden ve Allah yolunda savaşanlar; şüphesiz işte bunlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah çok yarlığayıcıdır, sonsuz rahmet sahibidir.

Diyanet İşleri

İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri (eski)

İnananlar, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler Allah'ın rahmetini umarlar. Allah bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet Vakfi

İman edenler ve hicret edip Allah yolunda cihad edenler var ya, işte bunlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah, gafûr ve rahîmdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şüphesiz ki iman edenlere, Allah yolunda hicret edip, cihad edenlere gelince, işte onlar, Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz inananlar ve Allah yolunda hicret edip savaşanlar; kesinlikle bunlar, Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, gerçekten bağışlayıcı ve merhamet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

şübhesiz iman ederler ve Allah yolunda muhacir olub da mücahede edenler muhakkak bunlar Allahın rahmetini umarlar, Allah gafur, rahimdir

Erhan Aktaş

İman Edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; ancak bunlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; ancak bunlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; ancak bunlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Fizilal-il Kuran

Onlar ki, iman ettiler, yurtlarından göç ettiler ve Allah yolunda savaştılar. İşte onlar Allah'ın rahmetini umarlar. Hiç şüphesiz Allah günahları bağışlar ve O merhametlidir.

Gültekin Onan

Kuşkusuz inananlar, hicret edenler ve Tanrı yolunda cihad edenler; işte onlar Tanrı'nın rahmetini umabilirler. Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.

Hamdi Döndüren

Şüphesiz, iman edenlere, hicret edip Allah yolunda savaşanlara gelince, işte onlar, Allah’ın rahmetini umabilirler. Allah çok bağışlayan, çok merhametli olandır.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, iman edenler, bir de Allah yolunda (yurdlarından) hicret edib de savaşanlar (yok mu?) işte onlar Allahın rahmetini umarlar. Allah (mü'minleri) hakkıyle yarlığayıcı, (onları) cidden esirgeyicidir.

Hasib Asutay

Şüphesiz iman edenler ve hicret edip Allah yolunda cihad edenler var ya, işte onlar, Allah'ın rahmetini umarlar. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Hayrat Neşriyat

Muhakkak ki îmân edenler ve Allah yolunda hicret edip cihâd edenler var ya, işte onlar Allah’ın rahmetini ümîd ederler. Çünki Allah, Gafûr (kullarını çok bağışlayan)dır, Rahîm (onlara çok merhametli olan)dır.

İbni Kesir

Muhakkak ki, iman edenler, hicret edip de Allah yolunda savaşanlar; işte onlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler (fedakârlık yapanlar) var ya, işte bunlar Allah’ın merhametini umabilirler. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Muhammed Esed

Şüphe yok ki, imana ermiş olanlar, zulüm ve kötülük diyarından uzaklaşanlar ve Allah yolunda üstün gayret gösterenler, işte (ancak) onlar Allah'ın rahmetini umabilirler: Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.

Mustafa İslamoğlu

Şüphe yok ki iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler var ya; işte ancak onlar Allah'ın rahmetini umabilirler: Allah tarifsiz bağış sahibidir, eşsiz merhamet kaynağıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki imân edenler ve hicret edip de Allah yolunda mücâhedede bulunanlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah Teâlâ da gafûrdur, rahîmdir.

Ömer Öngüt

Onlar ki iman ettiler, hicret ettiler, Allah yolunda cihad ettiler. Böyleleri Allah'ın rahmetini umarlar. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Suat Yıldırım

İman edip (gerektiğinde) Allah yolunda hicret ve cihad edenler var ya, işte bunlar Allah’ın rahmetini umabilirler. Allah çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur.

Süleyman Ateş

Onlar ki inandılar, göç ettiler, Allah yolunda savaştılar; işte onlar, Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Süleymaniye Vakfı

İnanıp güvenen ve Allah yolunda hicret edip cihad edenlere /ellerinden geleni yapanlara gelince, işte onlar Allah'ın ikramını bekleyebilirler. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihada (mücadeleye) girenler, Allah'tan iyilik bekleyebilirler. Çokça bağışlayan ve iyiliği bol olan Allah'tır.

Şaban Piriş

İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihat edenler, işte onlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Ümit Şimşek

İman edenlere ve Allah yolunda hicret ve cihad edenlere gelince, onların, Allah'ın rahmetini ümit etmeye hakları vardır. Gerçekten de Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Yaşar Nuri Öztürk

İnanıp hicret eden ve Allah yolunda uğraşıp didinenlere gelince, onlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah çok affedici, çok merhametlidir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən də, iman gətirənlər, hicrət edənlər və Allah yolunda cihad edənlər, Allahın mərhəmətinə ümid edirlər. Allah Bağışlayandır, Rəhmlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, Allaha iman gətirənlər, (Məkkədən Mədinəyə) köçüb gələn və Allah yolunda cihad edən kimsələr Allahın mərhəmətinə ümidvardırlar. Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die wahrhaftig glauben, um des Glaubens Willen ausgewandert sind und für Gottes Sache gekämpft haben, können fest mit Gottes Barmherzigkeit rechnen. Gott ist voller Vergebung und Barmherzigkeit.

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen (aber), die glauben, und diejenigen, die auswandern und sich auf Allahs Weg abmühen, sie hoffen auf Allahs Erbarmen. Allah ist Allvergebend und Barmherzig.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, jene, die glauben und ausgewandert sind und sich auf dem Weg Allahs mit aller Kraft einsetzen, die sind es, die auf die Barmherzigkeit Allahs hoffen. Und Allah ist Allverzeihend, Barmherzig.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen, die den Iman verinnerlicht haben, und diejenigen, die Hidschra unternommen und Dschihad fi-sabilillah geleistet haben, diese hoffen auf ALLAHs Gnade. Und ALLAH ist allvergebend, allgnädig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Those who truly believed in Allah to the extent that they quit their homes and towns to settle where they could best serve Allah’s purpose and strive in His cause, justly expect Allah’s mercy and blessings, and Allah is -Ghafurun and Rahimun. Two questions arise, one concerning intoxicants and gambling, the answer of which is partly given below and partly in chapters Four and Five according to relevancy. The other question concerns spending money benevolently and the answer here relates to the amount and the degree.

Abdul Haleem

But those who have believed, migrated, and striven for God’s cause, it is they who can look forward to God’s mercy: God is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

Those who believed and those who suffered exile and fought (and strove and struggled) in the path of Allah,- they have the hope of the Mercy of Allah: And Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

(On the contrary) those who believed, and forsook their hearth and home and strove in the Way of Allah, such may rightly hope for the mercy of Allah: for Allah is All-Forgiving, All- Merciful.

Aisha Bewley

Those who have iman and make hijra and do jihad in the Way of Allah can expect Allah’s mercy. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who have believed, and those who have emigrated (for Allâh’s Religion) and have striven hard in the Way of Allâh, all these hope for Allâh’s Mercy. And Allâh is Oft-Forgiving, Most-Merciful.

Ali Quli Qarai

Indeed those who have become faithful and those who have migrated and waged jihād in the way of Allah —it is they who expect Allah’s mercy, and Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

Verily, as to those who believe and those who emigrate and struggle hard in the cause of Allâh, it is they who do (rightly) hope for Allâh's mercy. And Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

But the believers, and those who emigrate and struggle in God's way -- those have hope of God's compassion; and God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Those who chose to believe, those who suffered the exile and those who struggled for the sake of God, look forward to earn the Lord’s mercy; and God is the Most Merciful, the Most Forgiving.

E. Henry Palmer

Verily, those who believe, and those who flee, and those who wage war in God's way; these may hope for God's mercy, for God is forgiving and merciful.

Edip-Layth

Those who have acknowledged, and those who have emigrated and strived in the cause of God; these are seeking God's compassion, and God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

But they who believe, and who fly for the sake of religion, and fight in God's cause, they shall hope for the mercy of God; for God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Verily, those who believe, and those who flee, and those who fight (strive and struggle) in Allah's way; these may hope for Allah's mercy, for Allah is Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

Surely (the ones) who have believed, and (the ones) who have emigrated and striven in the way of Allah, those hope for the mercy of Allah; and Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who believe, and those who emigrate (to escape the persecution) and strive in the way of Allah, these have hope of Allah's mercy. Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely those who believe, and those who leave their homes and fight in the way of God, may hope for His benevolence, for God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

Verily, they who have attained to faith, and they who have forsaken the domain of evil and are striving hard in God's cause - these it is who may look forward to God's grace: for God is much-forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

Surely those who have believed, emigrated, and struggled in the Way of Allah—they can hope for Allah’s mercy. And Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

Those who believe, and those who have immigrated and strived in the cause of God; these are seeking God's mercy, and God is Forgiving, Merciful.

Sahih International

Indeed, those who have believed and those who have emigrated and fought in the cause of Allah - those expect the mercy of Allah. And Allah is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

Those who heed warning, and those who emigrate and strive in the cause of God: those hope for the mercy of God; and God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

Those who attain belief and those who emigrate in the Cause of Allah and struggle to establish the Divine Value System, can rightfully hope for the Grace of Allah. Indeed, Allah is Absolver of imperfections, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

Indeed, those who believed and those who suffered exile and fought in the Path of Allah— They have the hope of the Mercy of Allah: And Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

As for those who believed and those who migrated and carried out Jihād in the way of Allah, they hope for Allah’s mercy: and Allah is Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

Those who believe, and those who have immigrated and strived in the cause of God; these are seeking the mercy of God; and God is Forgiving, Merciful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certes, ceux qui ont cru, émigré et lutté dans le sentier dʹAllah, ceux-là espèrent la miséricorde dʹAllah. Et Allah est Pardonneur et Miséricordieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew ên ku bawerî anîn û yên ku koçber bûn û di rêka Xwedê de cîhad kirin; ha ew dilovaniya Xwedê hêvî dikin. Xwedê gunehjêbir e, dilovîn e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die geloven en zij die uitgeweken zijn en zich op Gods weg inspannen, zij zijn het die op Gods barmhartigheid hopen. God is vergevend en barmhartig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij echter die gelooven en hun land verlaten, en strijden voor Gods zaak, zij mogen op Gods genade hopen; want God is genadig en barmhartig.

Hollandaca — Siregar

Voorwar, degenen die geloven en degenen die uitgeweken zijn en degenen die strijden op de Web van Allah, zij zijn degenen die hopen op de Barmhartigheid van Allah. En Allah is Vergevensgezind, Meest Barmhartig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те, которые уверовали и которые переселились (оставили свои дома ради Аллаха) и боролись на пути Аллаха, те надеются на милость Аллаха (и на Его щедрость), – ведь Аллах прощающий (грехи Своим верующим рабам), милосердный (к ним)!

Rusça — Osmanov

Воистину, те, которые уверовали, переселились [в Медину из Мекки] и явили рвение на пути Аллаха, уповают на милость Аллаха. А ведь Аллах - прощающий и милосердный.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som har blivit troende och har övergett ondskans rike och som strävar och kämpar för Guds sak (har skäl att) hoppas på Guds barmhärtighet - Gud är ständigt förlåtande, barmhärtig.