Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.
ثُمَّ نُنَجِّي الَّذِينَ اتَّقَوْا وَنَذَرُ الظَّالِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا
ṧumme nuneccī (e)lleƶīne tteḳav ve neƶeru Z-Zālimīne fīhā ciṧiyyen
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ثُمَّ | ṧumme | sonra, ayrıca | |
| 2 | نُنَجِّي | nuneccī | ن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. | kurtarırız |
| 3 | الَّذِينَ | (e)lleƶīne | kimseleri | |
| 4 | اتَّقَوْا | tteḳav | و ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişi | muttakileri (sakınanları) |
| 5 | وَنَذَرُ | ve neƶeru | و ذ رTerk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmek | ve bırakırız |
| 6 | الظَّالِمِينَ | Z-Zālimīne | ظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak | zalimleri |
| 7 | فِيهَا | fīhā | orada | |
| 8 | جِثِيًّا | ciṧiyyen | ج ث وDizlerin üzerine oturmak, diz çökmek, dizlerinin üzerine düşmek, ayak parmaklarının uçlarında durmak, biriyle diz dize oturmak. | diz üstü çökmüş olarak |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra çekinenleri kurtarırız, zâlimleriyse dizüstü çökmüş bir halde bırakırız orada.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sonra çekinenleri kurtarırız, zâlimleriyse dizüstü çökmüş bir halde bırakırız orada.
Adem Uğur
Sonra biz, Allah'tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
Ahmed Hulusi
Sonra korunanları (korunmanın getirisi, nurani kuvve sahiplerini) kurtarırız; nefsine zulmedenleri de dizüstü orada bırakırız.
Ahmet Tekin
Bir kez daha hatırlatalım: Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minleri kurtarırız. İnkâr ile isyan ile baskı, zulüm, işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, Kur’ân aleyhindeki propagandaya devam eden güç ve iktidar sahibi zâlimleri, müşrikleri de dizüstü çökmüş vaziyette orada bırakırız.
Ahmet Varol
Sonra takva sahiplerini kurtarır; zalimleri ise orada dizüstü çökmüş halde bırakırız.
Ali Bulaç
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Ali Fikri Yavuz
Sonra, Allah’dan korkup sakınanları kurtaracağız ve zalimleri de toptan Cehennem’de bırakacağız.
Ali Rıza Safa
Sonra, sorumluluk bilinci taşıyanları kurtaracağız. Haksızlık yapanları da diz üstü çökmüş durumda bırakacağız.
Bayraktar Bayraklı
Sonra biz, Allah'tan sakınanları cehennemden uzak tutarız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
Bekir Sadak
Sonra Biz Allah'a karsi gelmekten sakinmis olanlari kurtarir, zalimleri de orada diz ustu cokmus olarak birakiriz.
Celal Yıldırım
Sonra da Allah'tan korkup fenalıklardan sakınanları kurtaracağız. Zâlimleri ise dizleri üstü Cehennem'de bırakacağız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sonra biz kötülükten sakınanları (cehennemden) esirgeriz; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
Diyanet İşleri
Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.
Diyanet İşleri (eski)
Sonra Biz Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtarır, zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
Diyanet Vakfi
Sonra biz, Allah'tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sonra Allah'dan korkup, sakınanları kurtaracağız ve zalimleri de toptan cehennemde bırakacağız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra takva sahiplerini kurtarırız ve zalimleri diz üstü bırakırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra müttakı olanlara necat veririz de zalimleri dizleri üstü bırakırız
Erhan Aktaş
Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Fizilal-il Kuran
Sonra sakınanları kurtararak zalimleri, dizüstü çökmüş durumda orada bırakırız.
Gültekin Onan
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Hamdi Döndüren
Sonra Biz, Allah’tan sakınanları kurtarırız ve zâlimleri ise orada, diz üstü çökmüş durumda bırakırız.
Hasan Basri Çantay
Sonra takvaaya erenleri kurtaracağız. Zaalimleri ise orada diz üstü düşmüş bir halde bırakacağız.
Hasib Asutay
Sonra biz, korunanları kurtarırız ve zalimleri orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
Hayrat Neşriyat
Sonra (şirk ve küfürden) sakınanları kurtarırız (Cennete koyarız) ve zâlimleri diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
İbni Kesir
Sonra Biz, takvaya erenleri kurtaracağız. Zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
Mehmet Okuyan
Sonra elbette biz takvâlı (duyarlı) olanları koruy(up kurtar)acağız; zalimleri ise diz üstü çökmüş olarak orada bırakacağız.
Muhammed Esed
Bir kere daha (hatırlatalım ki): Biz, Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyanları (cehennemden) kurtaracağız; ama zalimleri onun içinde diz üstü bırakacağız.
Mustafa İslamoğlu
En sonunda, (hayatta) sorumluluk bilinciyle hareket etmiş olanları (oraya düşmekten) kurtaracağız; fakat kendilerine kötülük edenleri orada perişan bir halde bırakacağız.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra ittikada bulunmuş olanları necâta erdiririz. Zalimleri de orada dizleri üstüne çökmüş bir halde bırakırız.
Ömer Öngüt
Sonra takvâya erenleri kurtarırız, zâlimleri de orada diz çökmüş olarak bırakırız.
Suat Yıldırım
Sonra Allah’ı sayıp günahlardan sakınan müttakileri kurtararak zalimleri dizüstü çökmüş vaziyette orada bırakacağız.
Süleyman Ateş
Sonra korunanları kurtarırız ve zalimleri öyle diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
Süleymaniye Vakfı
İçinizden kendini (şirkten) korumuş olanları daha sonra kurtaracak, bile bile yanlışlar içinde kalanları da orada dizleri üstüne çökmüş olarak bırakacağız.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Allah'tan çekinerek kendini korumuş olanları kurtaracak, yanlış yapanları (zalimleri) de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
Şaban Piriş
Sonra, korunanları kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Tefhim-ul Kuran
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulme sapanları diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Ümit Şimşek
Sonra, korunmuş olanları kurtarır, zalimleri ise orada diz üstü bırakırız.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra biz, korunup sakınanları kurtaracağız. Zalimleri de orada dizleri üzerinde çökmüş bırakacağız.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sonra Biz müttəqiləri oddan xilas edəcək, zalımları isə orada diz üstə çökmüş halda tərk edəcəyik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sonra Biz Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənlərə nicat verəcək, zalımları isə orada diz üstə çökmüş halda saxlayacağıq!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir werden dann die Gläubigen erretten und die Ungläubigen auf den Knien in der Hölle sitzen lassen.
Almanca — Der Edle Quran
Hierauf erretten Wir diejenigen, die gottesfürchtig waren, und lassen die Ungerechten in ihr auf den Knien zurück.
Almanca — M. A. Rassoul
Dann werden Wir die Gottesfürchtigen erretten, die Frevler aber werden Wir darin auf den Knien belassen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann erretten WIR diejenigen, die Taqwa gemäß handelten, und lassen die Unrecht-Begehenden darin kniend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
There, will We lead safely and deliver those who entertained the profound reverence dutiful to Allah and leave to it down on their knees the wrongful of actions whom it asserts as her own.
Abdul Haleem
We shall save the devout and leave the evildoers there on their knees.
Abdullah Yusuf Ali
But We shall save those who guarded against evil, and We shall leave the wrong-doers therein, (humbled) to their knees.
Abul A'la Maududi
Then We shall deliver those that feared Allah and leave the wrong-doers there on their knees.
Aisha Bewley
Then We will rescue those who had taqwa and We will leave the wrongdoers in it on their knees.
Al-Hilali & Khan
Then We shall save those who used to fear Allâh and were dutiful to Him. And We shall leave the Zâlimûn (polytheists and wrongdoers) therein (humbled) to their knees (in Hell).
Ali Quli Qarai
Then We will deliver those who are Godwary, and leave the wrongdoers in it, fallen on their knees.
Amatul Rahman Omar
And (let Us tell you another thing, ) We shall save those who guard against evil and are righteous. We shall leave only the wrong doing people therein (the Hell) fallen on their knees.
Arthur John Arberry
Then We shall deliver those that were godfearing; and the evildoers We shall leave there, hobbling on their knees.
Bijan Moeinian
Then I will rescue the righteous ones and leave the criminals therein to suffer.
E. Henry Palmer
Then we will save those who fear us; but we will leave the evildoers therein on their knees.
Edip-Layth
Then We will save those who were righteous, and We leave the wicked in it on their knees.
George Sale
Afterwards We will deliver those who shall have been pious, but We will leave the ungodly therein on their knees.
Hamid S. Aziz
There is not one of you who will not go down to it (the Fire), that is a fixed Decree of your Lord.
Mahmoud Ghali
Thereafter We will safely deliver the ones who were pious and leave behind the unjust (ones), (abjectly) kneeling.
Marmaduke Pickthall
Then We shall rescue those who kept from evil, and leave the evil-doers crouching there.
Mohamed Ahmed - Samira
We shall deliver those who took heed for themselves, and leave the evil-doers kneeling there.
Muhammad Asad
And once again: We shall save [from hell] those who have been conscious of Us; but We shall leave in it the evildoers, on their knees.
Mustafa Khattab
Then We will deliver those who were devout, leaving the wrongdoers there on their knees.
Progressive Muslims
Then We will save those who were righteous, and We leave the wicked in it on their knees.
Sahih International
Then We will save those who feared Allah and leave the wrongdoers within it, on their knees.
Sam Gerrans
Then will We deliver those who were in prudent fear, and leave the wrongdoers therein on bended knee.
Shabbir Ahmed
And once again, We shall save the upright and leave the wrongdoers crouching in humiliation. (Those who walk aright will be kept so clear of hell that they won't even hear any commotion (21:102)).
Syed Vickar Ahamed
Then We shall save those who kept away from evil, and We shall leave the wrongdoers in there, (pulled down) on their knees.
Taqi Usmani
Then We will save those who feared Allah, and will leave the wrongdoers in it, fallen on their knees.
The Monotheist Group
Then We will save those who were righteous, and We will leave the wicked in it on their knees.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ensuite, Nous délivrerons ceux qui étaient pieux et Nous y laisserons les injustes agenouillés.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Piştre em ê yên ku xwe (ji muşrikî û kufrê) parastine reha bikin û Em ê sitemkaran jî li ser çokan rûniştî di dojehê de wisa bihêlin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Dan redden Wij hen die godvrezend zijn en laten de onrechtplegers daarin op de knieën achter.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daarna zullen wij hen bevrijden, die godvruchtig waren; doch wij zullen de goddeloozen op hunne knieën daarin laten.
Hollandaca — Siregar
Dan zuilen Wij hen redden die (Allah) vreesden, en Wij laten de onrechtplegers er in achter, knielend.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Потом Мы спасем тех, которые (в земной жизни) остерегались (наказания Аллаха) (исполняя то, что Он повелел и избегая того, что Он запретил), и оставим беззаконников [неверующих] там [в Аду] (стоять) на коленях.
Rusça — Osmanov
Потом Мы спасем богобоязненных, а нечестивцев оставим там стоять на коленях [вокруг ада].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Därefter skall Vi föra dem i säkerhet som fruktade Gud. Men de orättfärdiga lämnar Vi kvar där, hukande på sina knän.