Onun, Allah'tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.

وَلَمْ تَكُنْ لَهُ فِئَةٌ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَمَا كَانَ مُنْتَصِرًا

ve lem tekun lehu fietun yenSurūnehu min dūni (a)llahi ve mā kāne munteSiran

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ona Allah'tan başka yardım edecek bir topluluk olmadığı gibi onun da bu zararı gidermeye bir kudreti yoktu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ona Allahʼtan başka yardım edecek bir topluluk olmadığı gibi onun da bu zararı gidermeye bir kudreti yoktu.

Adem Uğur

Kendisine Allah'tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi kendi kendini de kurtaracak güçte değildi.

Ahmed Hulusi

Allah dununda ne bir yardımcısı vardı ne de kendi kendine yetecek gücü!

Ahmet Tekin

Kendisine Allah’ın dışında kulları durumundakilerden yardım edecek adamları olmadığı gibi, kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.

Ahmet Varol

Ona, Allah'tan başka yardım edecek birileri yoktu; kendi kendine de yardım edemedi.

Ali Bulaç

Allah'ın dışında ona yardım edecek bir topluluk yoktu, kendi kendine de yardım edemedi.

Ali Fikri Yavuz

Allah’dan gayri, kendisine yardım edecek bir topluluğu da yoktu, Allah’ın intikamından kendi nefsini de kurtaramadı.

Ali Rıza Safa

Allah'ın karşısında ona yardım edebilecek yardakçıları da yoktu; kendisi de kendisine yardım edemedi.

Bayraktar Bayraklı

Kendisine Allah'tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi, kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.

Bekir Sadak

Ona, Allah'tan baska yardim edebilecek adamlari da yoktu, kendi kendini de kurtaramadi.

Celal Yıldırım

Ona Allah'tan başka yardım edecek bir çevre ve topluluğu da yoktu; kendi kendine yardım edecek durumda da değildi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ona Allah’tan başka yardım edecek yandaşları da yoktu; kendisi de (bu felâkete) engel olamadı.

Diyanet İşleri

Onun, Allah'tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.

Diyanet İşleri (eski)

Ona, Allah'tan başka yardım edebilecek adamları da yoktu, kendi kendini de kurtaramadı.

Diyanet Vakfi

Kendisine Allah'tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi kendi kendini de kurtaracak güçte değildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onun Allah'tan başka yardım edecek adamları yoktur ve Allah'a karşı kendi nefsini de kurtaramadı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'tan başka kendisine yardım edecek bir topluluk da bulunmadı; kendi kendini de kurtaramadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahdan başka yardım edecek bir cemaati de olmadı, kendi kendine de kurtaramadı

Erhan Aktaş

Allah'tan başka kendisine yardım edecek kimseler olmadı. Ve kendi kendisini de koruyamadı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'tan başka kendisine yardım edecek kimseler olmadı. Ve kendi kendisini de koruyamadı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'tan başka kendisine yardım edecek kimseler olmadı. Ve kendi kendisini de koruyamadı.

Fizilal-il Kuran

O anda ne Allah dışında, yardımına koşabilecek destekçiler bulabildi ve ne de kendi kendini kurtarabildi.

Gültekin Onan

Tanrı'nın dışında ona yardım edecek bir topluluk yoktu, kendi kendine de yardım edemedi.

Hamdi Döndüren

Onun, Allah’tan başka kendine yardım eden bir topluluğu da olmadı, kendi kendini de kurtaramadı.

Hasan Basri Çantay

Ona Allahdan başka yardım edecek bir cemaat yokdu. Kendisi de öc alabilecek değildi.

Hasib Asutay

Allah'ın dışında ona yardım edecek bir topluluk olmadı. Kendi kendine de yardım edemedi.

Hayrat Neşriyat

Allah’dan başka ona yardım edecek adamları da yoktu; kendi kendini kurtarıcı da değildi.

İbni Kesir

Allah'tan başka ona yardım edecek adamları da yoktu. Yardım edilen de olmadı.

Mehmet Okuyan

Kendisine Allah’tan başka yardım edecek destekçileri yoktu. Kendi kendini de kurtaracak güçte değildi.

Muhammed Esed

Çünkü şimdi artık onun ne Allah yerine kendisine yardım ulaştıracak kimsesi vardı, ne de kendi başının çaresine bakabilecek durumdaydı.

Mustafa İslamoğlu

Artık onun Allah'tan gayrı kendisine destek çıkacak hiç kimsesi yoktu. Üstelik kendi başının çaresine bakacak durumda da değildi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onun için Allah'tan başka yardım edecek bir cemaat de yok idi ve kendisine yardım edebilecek bir halde değildi.

Ömer Öngüt

Allah'tan başka, kendisine yardım edecek bir topluluğu da yoktu. Kendi kendine yardım edecek güçte de değildi.

Suat Yıldırım

Hasılı o, Allah’tan başka kendisine sahip çıkacak bir topluluk da bulamadı, kendi kendini de kurtaramadı.

Süleyman Ateş

Allah'tan başka, kendisine yardım eden bir topluluğu da olmadı, kendi kendisini de kurtaramadı.

Süleymaniye Vakfı

Onun, Allah'tan başka yardım edecek kimsesi olmadı. Kendi kendine de bir şey yapamadı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Zaten Allah'tan başka ona yardım edecek kimse olmadı ve bir yardım da görmedi.

Şaban Piriş

Allah'tan başka ona yardım edecek topluluk da yoktu. Yardım edilen de olmadı.

Tefhim-ul Kuran

Allah'ın dışında ona yardım edecek bir topluluk yoktu, kendi kendine de yardım edemedi.

Ümit Şimşek

Artık ne ona Allah'tan başka yardım edebilecek birileri vardı, ne de o kendi başının çaresine bakacak haldeydi.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah dışında kendisine yardım edecek bir topluluğu da çıkmadı. Kendi kendini de kurtaramadı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahdan başqa ona yardım edə biləcək dostlar yox idi və o da öz-özünə kömək edə bilməzdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahdan başqa ona yardım edə biləcək kəslər yox idi və o da (öz-özünə) kömək edə biləcək bir halda deyildi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Keine Anhänger hatte er, die ihm gegen Gott zum Sieg hätten verhelfen können. Er selbst fand keine Hilfe.

Almanca — Der Edle Quran

Und er hatte weder eine Schar, die ihm anstatt Allahs half, noch konnte er sich selbst helfen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und er hatte keine Schar, die ihm gegen Allah zu helfen vermöchte, und er konnte sich selbst nicht wehren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und für ihn gab es keine Gruppe, die ihm anstelle von ALLAH beisteht, und er war keineswegs ein Siegender.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nor did he have a co-operative group to afford him help besides Allah nor could he help himself.

Abdul Haleem

He had no forces to help him other than God- he could not even help himself.

Abdullah Yusuf Ali

Nor had he numbers to help him against Allah, nor was he able to deliver himself.

Abul A'la Maududi

And there was no host, beside Allah, to help him, nor could he be of any help to himself.

Aisha Bewley

There was no group to come to his aid, besides Allah, and he was not given any help.

Al-Hilali & Khan

And he had no group of men to help him against Allâh, nor could he defend (or save) himself.

Ali Quli Qarai

He had no party to help him, besides Allah, nor could he help himself.

Amatul Rahman Omar

But (then) there was no party left to defend him against Allâh, nor could he defend himself, (for it was Allâh alone Who could help him).

Arthur John Arberry

But there was no host to help him, apart from God, and he was helpless.

Bijan Moeinian

There was none to help him against the Lord, nor could he save himself.

E. Henry Palmer

And he had not any party to help him beside God, nor was he helped.

Edip-Layth

He had no group which could help against God, and he would not have had victory.

George Sale

And he had no party to assist him, besides God, neither was he able to defend himself against his vengeance.

Hamid S. Aziz

And his fruits were beset (with ruin). Then began he to wring his hands for all that he had spent thereon, for now it had crumbled down to its foundations. And he said, "Would that I had ascribed no partner with my Lord!"

Mahmoud Ghali

And he had no community to vindicate him, apart from All'ah, and in no way could he vindicate (himself).

Marmaduke Pickthall

And he had no troop of men to help him as against Allah, nor could he save himself.

Mohamed Ahmed - Samira

He had no body to help him other than God, nor was he able to save himself.

Muhammad Asad

-for now he had nought to succour him in God's stead, nor could he succour himself.

Mustafa Khattab

And he had no manpower to help him against Allah, nor could he ˹even˺ help himself.

Progressive Muslims

And he had no group which could help against God, and he would not have had victory.

Sahih International

And there was for him no company to aid him other than Allah, nor could he defend himself.

Sam Gerrans

And he had no band to help him, besides God, and he could not help himself.

Shabbir Ahmed

Now he had none to help him against the Divine Laws, nor could he help himself.

Syed Vickar Ahamed

And he did not have number (of his men) to help him against Allah, and he was not able to save himself.

Taqi Usmani

There were no supporters for him beside Allah, who could come to his help, nor was he able to defend himself.

The Monotheist Group

And he had no group which could help against God, and he would not have had victory.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il nʹeut aucun groupe de gens pour le secourir contre (la punition) dʹAllah. Et il ne put se secourir lui-même.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bo wî ji bilî Xwedê destekek nebû ku arî wî bike û wî bi xwe jî nikarîbû xwe rizgar bike.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Er was geen leger dat hem tegen God kon verdedigen, en hij was niet in staat om zich tegen zijne wraak te beschermen.

Hollandaca — Siregar

En hij had geen groep die hem naast Allah hielp en hij was niet staat zichzelf te verdedigen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не оказалось у него людей (которыми он гордился), которые помогли бы ему (отвратить наказание Аллаха, которое постигло его),помимо Аллаха, и (сам) он был не в состоянии помочь самому себе.

Rusça — Osmanov

И не было у него, кроме Аллаха, никого, кто пришел бы ему на помощь, и он сам себе не мог помочь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han hade inga hjälpare utom Gud och han kunde inte hjälpa sig själv.