Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım.."
وَاُحِيطَ بِثَمَرِهِ فَاَصْبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيْهِ عَلٰى مَا اَنْفَقَ فِيهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَالَيْتَنِي لَمْ اُشْرِكْ بِرَبِّي اَحَدًا
ve uHīTa bi ṧemerihi fe eSbeHa yuḳallibu keffeyhi ǎlā mā enfeḳa fīhā ve hiye ḣāviyetun ǎlā ǔrūşihā ve yeḳūlu yā leytenī lem uşrik bi rabbī eHaden
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken serveti mahvoldu da çardakları çökmüş, yerle bir olmuş bağında ellerini uğuşturarak keşke Rabbime hiçbir varlığı eş, ortak olarak tanımasaydım demeye başladı.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken serveti mahvoldu da çardakları çökmüş, yerle bir olmuş bağında ellerini uğuşturarak keşke Rabbime hiçbir varlığı eş, ortak olarak tanımasaydım demeye başladı.
Adem Uğur
Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini oğuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. "Ah, diyordu, keşke ben Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!"
Ahmed Hulusi
Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi! Sonunda, çardakları üzerine yıkılıp kalmış bağına yaptığı harcamaları dolayısıyla, (hüsranla) ellerini ovuşturarak şöyle diyordu: "Keşke Rabbime (hiç) bir şeyi ortak koşmasaydım. "
Ahmet Tekin
Derken onun serveti yok edildi. Böylece bağı uğruna yaptığı masraflardan dolayı ellerini ovuşturarak sabahı sabah etti. Bağın çardakları yere çökmüştü. 'Ah, keşke ben ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım.' diyordu.
Ahmet Varol
Derken ürünleri kuşatıldı ve onun için harcadıklarına (içi giderek) avuçlarını oğuşturmaya başladı. (Bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı. Kendisi de: 'Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım' diyordu.
Ali Bulaç
(Derken) Onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) oğuşturuyordu. O (bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı, kendisi de şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım."
Ali Fikri Yavuz
Nihayet o kâfirin bütün serveti helâk edildi. Bunun üzerine bağına yaptığı masrafa karşı, avuçlarını oğuşturmaya durdu. Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı. “Ah ne olaydım! Rabbime hiç bir ortak koşmamış olaydım.” diyordu.
Ali Rıza Safa
Ve tüm ürünü yıkıma uğratıldı. Artık, yitirdiklerine yanarak, yıkılmış çardakları karşısında ellerini ovuşturuyor ve şöyle diyordu: "Keşke hiç kimseyi Efendime ortak koşmasaydım!"
Bayraktar Bayraklı
Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini ovuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. "Ah, keşke,Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!" diyordu.
Bekir Sadak
Nitekim, urunleri yok edildi; bagin altust olmus cardaklari karsisinda, sarfettigi emege ici yanarak ellerini ogusturup «Keski Rabbime kimseyi ortak kosmasaydim» diyordu.
Celal Yıldırım
Beklenen oldu, meyvesini (felâket) her taraftan çevirdi. Sabahlayıp durumu görünce, ona harcadığına karşı ellerini oğuşturarak (hayıflanıyordu).! Bahçesi ise, çardakları çökmüş bir görünümdeydi. Ah keşke Rabbıma hiçbir şeyi ortak koşmasaydım ! diyordu.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Çok geçmeden adamın ürünleri (felâketlerle) kuşatıldı. Sahibi, çardakları yere çökmüş haldeki bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü çırpınmaya başladı. “Ah” diyordu, “Keşke ben rabbime hiçbir şeyi ortak koşmamış olsaydım!”
Diyanet İşleri
Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım.."
Diyanet İşleri (eski)
Nitekim, ürünleri yok edildi; bağın altüst olmuş çardakları karşısında, sarfettiği emeğe içi yanarak ellerini oğuşturup 'Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım' diyordu.
Diyanet Vakfi
Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini oğuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. «Ah, diyordu, keşke ben Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Derken serveti yok edildi. Bunun üzerine bağına yaptığı masraflara karşı ellerini oğuşturmaya başladı. Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı, «Ah Keşke Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım» diyordu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken bütün serveti istilaya uğradı. Bunun üzerine bağına yaptığı masraflara karşı ellerini oğuşturmaya başladı. Bağ, çardakları üzerine çökmüş kalmıştı; "Ah! Keşke Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!" diyordu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken bütün serveti istila ediliverdi, bunun üzerine ona yaptığı masraflara karşı avuçlarını oğuşturup kaldı, o, çardakları üzerine çökmüş kalmıştı, ah, diyordu, nolaydım rabbıma hiç bir şerik koşmamış olaydım
Erhan Aktaş
Onun ürünleri kuşatılıp bitirildi. Ve çardakları üzerine yıkılmıştı. Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuştururken, "Keşke ben Rabb'ime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım." diyordu.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onun ürünleri kuşatılıp bitirildi. Ve çardakları üzerine yıkılmıştı. Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuştururken, "Keşke ben Rabb'ime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım." diyordu.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onun ürünleri kuşatılıp bitirildi. Ve çardakları üzerine yıkılmıştı. Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuştururken, "Keşke ben Rabb'ime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım." diyordu.
Fizilal-il Kuran
Derken bahçesinin tüm ürünü ansızın yok oluverdi. Yerle bir olan üzüm kütüklerinin yıkıntıları karşısında yapmış olduğu masrafların iç yanıklığı ile vahlanmaya ve elleri ile dizlerini döverek «Keşke Rabb'ime hiç kimseyi ortak koşmasaydım» demeye koyuldu.
Gültekin Onan
(Derken) Onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) oğuşturuyordu (yukallibu). O (bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı, kendisi de şöyle diyordu: "Keşke rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım."
Hamdi Döndüren
Derken bu kişinin serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı harcamalardan ötürü ellerini ovuşturup kaldı! Çünkü bağın çardakları yere çökmüştü. “Keşke, Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!” diyordu.
Hasan Basri Çantay
(Nihayet) onun bütün serveti istilaya uğratıldı, (bağı) uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını uğuşdurakaldı! (o bağın) çardakları yere çökmüşdü. Diyordu ki: "Nolaydım, Rabbime hiçbir (şey'i) ortak tutmayaydım"!
Hasib Asutay
(Derken) onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğruna yaptığı harcamalardan ötürü avuçlarını (esefle) ovuşturuyordu. O (bağ), çardakları üzerine çökmüştü. 'Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmamış olsaydım ' diyordu.
Hayrat Neşriyat
Derken (bütün) geliri (helâk ile) kuşatıldı; bunun üzerine oraya harcadıklarına karşı(yanarak) avuçlarını ovuşturmaya başladı; artık orası çardakları üzerine çökmüş bulunan(harâb olmuş) bir hâlde idi ve (o): 'Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım!' diyordu.
İbni Kesir
Nitekim ürünleri yok edildi. Sarfettiği emeğe içi yanarak avuçlarını oğuşturuyordu. Çardakları hep yere düşmüştü. Ve diyordu ki: Ne olaydım, Rabbıma hiç kimseyi ortak koşmasaydım.
Mehmet Okuyan
(O şımarık kişinin) serveti kuşatılmıştı (yok edilmişti). Böylece, çardakları üzerine yıkılmış hâlde (bahçesiyle ilgili) yaptığı harcamalar yüzünden ellerini ovuşturarak şöyle diyordu: “Ah, eyvah, keşke Rabbime kimseyi ortak koşmamış olsaydım!”
Muhammed Esed
Ve (gerçekten de böyle oldu:) ürünlerle dolup taşan bahçeleri çepeçevre tarümar edildi; ve o (bahçenin) tarümar olmuş çitleri, çardakları karşısında, boşa giden emeğine yanarak ellerini oğuştura oğuştura: "Ah, n'olurdu, Rabbimden başkasına tanrısal nitelikler yakıştırmamış olsaydım!" demekten başka söyleyecek bir şey bulamadı.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet, berikinin bütün serveti mahvedildi; kökü göğe gelip tarumar olmuş o bağın karşısında durmuş, heba olan emeğine yanıp ellerini ovuşturarak diyordu ki: "Ah n'olaydım, keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmamış olaydım!"
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve meyvesini (servetini) helâk kapladı. Artık ona sarfettiği şeylerden dolayı iki avucunu ovuşturmaya başladı. O (bağ) ise çardakları üzerine çökmüş idi ve diyordu ki: «Ne olurdu ben Rabbime bir ferdi şerik koşmamış olsaydım!»
Ömer Öngüt
Derken o kâfirin bütün serveti kuşatılıp yok edildi. Bunun üzerine, bağı uğruna yaptığı masraf karşısında ellerini oğuşturmaya başladı. Bağın çardakları yere çökmüştü. “Ah! Keşke ben Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmamış olsaydım!” diyordu.
Suat Yıldırım
Çok geçmeden, bütün serveti kül oldu... Sahibi bu halini görünce, bağın çökmüş çardakları karşısında, yaptığı masraflarına, harcadığı emeklere acıyıp avuçlarını oğuştura kaldı! "Ah!" diyordu, "n’olaydım, Rabbime ibadette hiçbir şeyi ortak yapmamış olaydım!"
Süleyman Ateş
Derken (o inkarcı kişinin) ürünü yok edildi, çardakları üzerine yıkılmış durumda olan(bağ)ın karşısında ona harcadıklarına acıyarak ellerini uğuşturmağa başladı: "Ah nolaydı, ben Rabbime kimseyi ortak koşmamış olaydım!" diyordu.
Süleymaniye Vakfı
(Derken) Ürününü felaket sardı. (Nankörlük eden adam) Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuşturmaya başladı. Bağ, çardakları üzerine çökmüştü. "Ah, keşke Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım!" diyordu.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ve ürünü kuşatıldı. Bahçe, çardakları üzerinde boş bir yığın halini aldı. Yaptığı harcamaya karşılık ellerini ovuşturup şöyle demeye başladı: "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak saymasaydım."
Şaban Piriş
Bir sabah kalktığında ürünleri yok edilmiş, çardakları ise çökmüştü: -Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım, diyerek; ona sarfettiği emeğe avuçlarını ovuşturuyordu.
Tefhim-ul Kuran
(Derken) Onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) evirip çeviriyordu. O (bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı, kendisi de şöyle diyordu: «Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım.»
Ümit Şimşek
Nitekim onun bütün ürünü birgün felâkete uğrayıverdi. O ise, bağının alt üst olmuş çardakları karşısında, harcadığı paraya ve emeğe yanarak ellerini birbirine vuruyor, 'Ne olurdu, Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım!' deyip duruyordu.
Yaşar Nuri Öztürk
Derken bütün ürününe el kondu. Bağ sahibi, çardakları üzerine çökmüş bulunan bağ için harcadıklarına vahlanarak avuçlarını ovuşturuyor ve şöyle diyordu: "Ne olurdu, Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım!"
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Beləcə, onun bağının məhsulu bir anda məhv edildi. O, bağını belə görüb ora qoyduğu xərcə görə peşmançılıq çəkməyə və əllərini bir-birinə vurmağa başladı. Bağın talvarları belə darmadağın olub yerə yıxılmışdı. O dedi: “Kaş Rəbbimə heç kəsi şərik qoşmayaydım!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Beləliklə, (gecə göydən gələn bir ildırım vasitəsilə) onun (bağının) meyvəsi (bütün var-dövləti) tələf edildi. (Səhər o kafir bağa gəldiyi zaman onu bu vəziyyətdə görüb bağa) qoyduğu xərcə görə (peşmançılıqdan) əllərini ovuşdurmağa başladı. Bağın talvarları yerə çöküb viran qalmışdı. O (qarşısındakı mənzərəyə baxaraq): ″Kaş Rəbbimə heç kəsi şərik qoşmayaydım!″ – deyirdi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
In der Tat wurde der Ertrag vernichtet. Er drehte die Hände verzweifelt um und trauerte seinem Aufwand nach, und nun lag er wüst und verdörrt da. Er sprach: ʺHätte ich doch Gott niemanden beigesellt!ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Seine Früchte wurden ringsum erfaßt. Da begann er, seine Handflächen umzudrehen wegen dessen, was er für ihn ausgegeben hatte, während er wüst in Trümmern lag, und zu sagen: ʺO hätte ich doch meinem Herrn niemanden beigesellt!ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Da wurde seine Frucht verwüstet, und er begann die Hände zu ringen wegen alldem, was er für den (Garten), dessen Bau zerfallen dalag, ausgegeben hatte. Er sprach: ʺHätte ich doch meinem Herrn niemanden zur Seite gestellt!ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und seine Früchte wurden komplett vernichtet. Dann begann er (aus Reue und Selbstanklage) abwechselnd die Handflächen aufeinander zu schlagen für das, was er darin investiert hatte - während ihre Gerüste (für die Reben) dem Erdboden gleichgemacht wurden, und er sagte: ʺHätte ich doch nur nicht meinem HERRN jemanden beigesellt!ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Suddenly were his fruits not reaped but suffered to rot, rotting to nothing. There, he kept striking the palms of his hands reciprocally in token of violent grief caused by the loss of what he spent on it; there stood the orchard so desolate empty but of dilapidated trellises over hills of ruin. There and then he said: "I wish I had not incorporated with Allah, my Creator, other deities".
Abdul Haleem
And so it was: his fruit was completely destroyed, and there he was, wringing his hands over what he had invested in it, as it drooped on its trellises, and saying, ‘I wish I had not set up any partner to my Lord.’
Abdullah Yusuf Ali
So his fruits (and enjoyment) were encompassed (with ruin), and he remained twisting and turning his hands over what he had spent on his property, which had (now) tumbled to pieces to its very foundations, and he could only say, "Woe is me! Would I had never ascribed partners to my Lord and Cherisher!"
Abul A'la Maududi
Eventually all his produce was destroyed and he began to wring his hands in sorrow at the loss of what he had spent on it, and on seeing it fallen down upon its trellises, saying: "Would I had not associated anyone with my Lord in His Divinity."
Aisha Bewley
The fruits of his labour were completely destroyed and he woke up wringing his hands in grief, rueing everything that he had spent on it. It was a ruin with all its trellises fallen in. He said, ‘Oh, if only I had not associated anyone with my Lord!’
Al-Hilali & Khan
So his fruits were encircled (with ruin). And he remained clapping his hands (with sorrow) over what he had spent upon it, while it was all destroyed on its trellises, and he could only say: "Would that I had ascribed no partners to my Lord!" [Tafsir Ibn Kathîr]
Ali Quli Qarai
And ruin closed in on his produce, and he began to wring his hands for what he had spent on it, as it lay fallen on its trellises. He was saying, ‘I wish I had not ascribed any partner to my Lord.’
Amatul Rahman Omar
Now (it came to pass that) his fruit (and substance) was utterly destroyed and while it (- the vine garden) lay toppled over on its trellises, he began to wring his hands on account of what he had spent on it and said, `Would that I had associated none with my Lord. '
Arthur John Arberry
And his fruit was all encompassed, and in the morning he was wringing his hands for that he had expended upon it, and it was fallen down upon its trellises, and he was saying, 'Would I had not associated with my Lord any one!'
Bijan Moeinian
Eventually, when he saw the result of his efforts being turned into a useless land, he was overwhelmed with sadness and sorrow and said: "I wish I had never worshipped another god (referring to himself) beside the Lord. "
E. Henry Palmer
And his fruits were encompassed, and on the morrow he turned down the palms of his hands for what he had spent thereon, for it was fallen down upon its trellises. And he said, 'Would that I had never associated any one with my Lord!'
Edip-Layth
So his fruits were ruined, and he began turning his hands for what was destroyed upon its foundations though he has spent on it. He said, "I wish I did not make any partner with my Lord!"
George Sale
And his possessions were encompassed with destruction, as his companion had forewarned him: Wherefore he began to turn down the palms of his hands out of sorrow and regret for that which he had expended thereon; for the vines thereof were fallen down on their trails: And he said, would to God that I had not associated any other deity with my Lord!
Hamid S. Aziz
"Or some morning the water thereof will be deeply sunk in the earth so that you can not get thereat. "
Mahmoud Ghali
And his produce was (all) encompassed; so (in the morning) he became (remorseful), wringing his hands (Literally: turning his two palms about) for what he had expended upon it-and it was devastated upon its trellises- and saying, "Oh would that I had not associated with my Lord any one!"
Marmaduke Pickthall
And his fruit was beset (with destruction). Then began he to wring his hands for all that he had spent upon it, when (now) it was all ruined on its trellises, and to say: Would that I had ascribed no partner to my Lord!
Mohamed Ahmed - Samira
And his vines were overtaken (with disaster), and he began to wring his hands (at the loss) of what he had spent on them, for the vines had fallen upon their trellises; and he said: "Would to God that I had not associated any one with my Lord. "
Muhammad Asad
And [thus it happened:] his fruitful gardens were encompassed [by ruin], and there he was, wringing his hands over all that he had spent on that which now lay waste, with its trellises caved in; and he could but say, "Oh, would that I had not attributed divine powers to any but my Sustainer!"
Mustafa Khattab
And so all his produce was ˹totally˺ ruined, so he started to wring his hands for all he had spent on it, while it had collapsed on its trellises. He cried, "Alas! I wish I had never associated anyone with my Lord ˹in worship˺!"
Progressive Muslims
So his fruits were ruined, and he began turning his hands at that which he has spent on it while it remained destroyed upon its foundations. And he said: "I wish I did not make any partner with my Lord!"
Sahih International
And his fruits were encompassed [by ruin], so he began to turn his hands about [in dismay] over what he had spent on it, while it had collapsed upon its trellises, and said, "Oh, I wish I had not associated with my Lord anyone. "
Sam Gerrans
And encompassed were his fruits; and he began to wring his hands for all that he had spent therein, but it was desolate and in ruins. And he said: “Would that I had not ascribed a partnership with my Lord to anyone!”
Shabbir Ahmed
And thus it happened. One day, the arrogant man's fruitful gardens were indeed wiped out. And there he was, twisting and turning his hands in sorrow. He lost his property which was now tumbled to pieces in complete ruin. And he could only say, "Oh, I wish I never worshiped anyone (even my property) instead of my Lord!"
Syed Vickar Ahamed
So his fruit (and joy) were surrounded (by ruin) and he remained twisting and turning his hands over what he had spent for his property, which had (now) fallen to pieces to its very foundations, and he could only say, "Shame upon me! If I had never given partners to my Lord and Cherisher!"
Taqi Usmani
And its produce was overwhelmed by calamities and he stood wringing his hands (in anguish) over what he had invested in it, while it was fallen down on its trellises and he was saying, "I wish I had not ascribed any partner to my Lord!"
The Monotheist Group
So his fruits were ruined, and he began turning his hands at that which he had spent on it while it remained destroyed upon its branches. And he said: "I wish I had not set up any partner with my Lord!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et sa récolte fut détruite et il se mit alors à se tordre les deux mains à cause de ce quʹil y avait dépensé, cependant que ses treilles étaient complètement ravagées. Et il disait: ʺQue je souhaite nʹavoir associé personne à mon Seigneur!ʺ
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Fêkiyên wî hatin dorpêçkirin û tunekirin. Êdî wî ji derdê mesrefa ku li bostên kiriye destên xwe li ser hev danîn û rawestayî ma. Bostanên wan bi ser banê xwe de hilweşiyan. (Zilêm) digot: Wax, xwezî min ji Xwedayê xwe re hevpişk çênekirina!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En zijn vruchten werden volkomen verwoest. Toen begon hij zich de handen te wringen om wat hij ervoor had uitgegeven nu hij er zo geruïneerd bijlag. En hij zei: ʺAch had ik aan mijn Heer maar niemand als metgezel toegevoegd.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En zijne bezittingen werden door verwoesting omringd, nadat zijn makker hem gewaarschuwd had; hij draaide daarop de palmen zijner handen uit spijt en droefheid om, wegens hetgeen hij daaraan had besteed; want de wijnranken hingen aan de staken en waren van hare vruchten beroofd: Gave God, dat ik geene andere godheid met mijn Heer zou hebben vereenigd!
Hollandaca — Siregar
En zijn vruchten werden vernietigd. Toen begon hij zich in zijn handen te wringen, over wat hij ervoor uitgegeven had en dat zij (de tuinen) nu tot de bodem toe geruïneerd waren.ʺ En hij zei: ʺWee mij, had ik maar mijn Heer niet één deelgenoot toegekend!ʺ
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
[Случилось так, что] плоды [у владельца виноградника] погибли, и он стал ломать руки [, сожалея] о том, что потратил на виноградник, лозы которого обрушились с подпорок. И он говорил: ʺО, если бы я не поклонялся наряду с Аллахом никому!ʺ
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Då drabbades (den andres) vingårdar (av total ödeläggelse) och han vred sina händer (i förtvivlan) över vad han gett ut för det som (nu) förstörts och han utbrast: ʺOm jag ändå hade avhållit mig från att sätta någon annan vid Guds sida!ʺ