İşte bu durumda velayet (himaye ve koruyuculuk) yalnızca hak olan Allah'a mahsustur. O'nun mükafatı da daha hayırlıdır, vereceği sonuç da daha hayırlıdır.

هُنَالِكَ الْوَلَايَةُ لِلّٰهِ الْحَقِّ هُوَ خَيْرٌ ثَوَابًا وَخَيْرٌ عُقْبًا

hunālike l-velāyetu li (a)llahi l-Haḳḳi huve ḣayrun ṧevāben ve ḣayrun ǔḳben

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1هُنَالِكَhunālikeişte o durumda
2الْوَلَايَةُl-velāyetuو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakvelilik (koruyuculuk)
3لِلّٰهِli (a)llahiyalnız Allah'a mahsustur
4الْحَقِّl-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhak olan
5هُوَhuveO'dur
6خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.en iyi olan
7ثَوَابًاṧevābenث و بGeri dönmek, geri çevirmek, eski haline getirmek/iyileştirmek, tövbe etmek, toplamak/bir araya getirmekmükafatı
8وَخَيْرٌve ḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.ve daha hayırlıdır
9عُقْبًاǔḳbenع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.akıbet

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İşte bu makamda yardım ve nusret, ancak Allah'ındır ve ona itâat, hem mükâfat bakımından daha hayılıdır, hem son bakımından daha hayırlı.

Abdulkadir Gölpınarlı

İşte bu makamda yardım ve nusret, ancak Allahʼındır ve ona itâat, hem mükâfat bakımından daha hayılıdır, hem son bakımından daha hayırlı.

Adem Uğur

İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah'a mahsustur. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel âkıbeti veren yine O'dur.

Ahmed Hulusi

İşte fark edileceği üzere, velayet (El Veliyy isminin zuhuru) yalnızca, Hak olan Allah'a aittir (velayet yaşamını yaşatan Allah'tır)! O mükafat verici olarak da hayırlıdır, sonucu yaşatıcı olarak da.

Ahmet Tekin

İşte, bu noktada, yardım ve dostluk, sığınılacak devlet, otorite, varlığında şüphe olmayan Hak ilâh Allah’a aittir. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel akıbeti sağlayan yine O’dur.

Ahmet Varol

İşte burada velayet (dostluk, yardım) Hakk olan Allah'ındır. O'nun vereceği sevap da daha hayırlı, sonuç da daha hayırlıdır.

Ali Bulaç

İşte burada (bu durumda) velayet (yardımcılık, dostluk) hak olan Allah'a aittir. O, sevap bakımından hayırlı, sonuç bakımından hayırlıdır.

Ali Fikri Yavuz

İşte bu halde, yardım ve hâkimiyyet, hak olan Allah’a mahsustur. O, mükâfatça da hayırlıdır, âkıbetçe de hayırlıdır.

Ali Rıza Safa

İşte orada yetki, Gerçek Olan Allah'a özgüdür. O, ödül yönünden daha iyidir; sonuç yönünden de daha iyidir.

Bayraktar Bayraklı

İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah'a mahsustur. Ödülü en iyi olan O, en güzel sonucu veren yine O'dur.

Bekir Sadak

Iste burada kudret ve hakimiyet, varligi gercek olan Allah'indir. Mukafatlandirma bakimindan hayirli olan da, sonuclandirma yonunden hayirli olan da O'dur. *

Celal Yıldırım

İşte burada sâhiblilik, kuvvet ve yardım Hakk olan Allah'a aittir. O sevabca da, cezaca da (en âdil) en hayırlıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah’a mahsustur. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel âkıbeti veren yine O’dur.

Diyanet İşleri

İşte bu durumda velayet (himaye ve koruyuculuk) yalnızca hak olan Allah'a mahsustur. O'nun mükafatı da daha hayırlıdır, vereceği sonuç da daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri (eski)

İşte burada kudret ve hakimiyet, varlığı gerçek olan Allah'ındır. Mükafatlandırma bakımından hayırlı olan da, sonuçlandırma yönünden hayırlı olan da O'dur.

Diyanet Vakfi

İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah'a mahsustur. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel âkıbeti veren yine O'dur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte burada yardım, yalnız hak olan Allah'a aittir. O'nun verdiği mükâfat da daha hayırlıdır, netice de daha hayırlıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte burada hakimiyet gerçekten Allah'ındır. O sevapça da daha hayırlıdır, sonuçça da daha hayırlıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte burada velayet elhak, Allahındır, o sevabca da hayır, ukbaca da hayırdır

Erhan Aktaş

İşte bu durumda velilik, gerçek olarak yalnızca Allah'a aittir. O, ödüllendirme bakımından da en hayırlı olandır. Sonuç bakımından da en hayırlı olandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte bu durumda velilik, gerçek olarak yalnızca Allah'a aittir. O, ödüllendirme bakımından da en hayırlı olandır. Sonuç bakımından da en hayırlı olandır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bu durumda velilik, gerçek olarak yalnızca Allah'a aittir. O, ödüllendirme bakımından da en hayırlı olandır. Sonuç bakımından da en hayırlı olandır.

Fizilal-il Kuran

İşte orada koruyuculuk ve egemenlik, varlığı «gerçek» olan Allah'ın tekelindedir. En yararlı ödül ve en hayırlı akıbet yalnız O'nun katındadır.

Gültekin Onan

İşte burada (bu durumda) velayet (yardımcılık, dostluk) hak olan Tanrı'ya aittir. O, sevap bakımından hayırlı, sonuç bakımından hayırlıdır.

Hamdi Döndüren

İşte böyle bir durumda koruyuculuk, gerçek olan Allah’a aittir. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel sonucu veren de O’dur.

Hasan Basri Çantay

İşte bu makamda (ve bu halde) nusret ve haakimiyyet, hak olan Allahındır. O, sevabca da hayırlı, aakıbetce de hayırlıdır.

Hasib Asutay

İşte burada yardım, yalnız hak olan Allah'a aittir. O sevapça da daha hayırlıdır, sonuçça da daha hayırlıdır.

Hayrat Neşriyat

İşte orada (kıyâmet gününde) yardım, ancak hak olan Allah’a mahsustur.(Mü’minlere) sevabca en hayırlı, âkıbetce de en hayırlı olan (ve kullarını en güzel ni'metlere kavuşturan) O’dur.

İbni Kesir

İşte burada velayet, yalnız hak olan Allah'ındır. Mükafatlandırma bakımından da hayırlı olan, neticelendirme bakımından da hayırlı olan O'dur.

Mehmet Okuyan

İşte burada yardım ve dostluk gerçek olan Allah’a aittir. O sevap bakımından hayırlı olandır; son bakımından da hayırlı olandır.

Muhammed Esed

İşte bunun içindir ki, koruyucu, kayırıcı güç bütünüyle, tek ve gerçek Tanrı olan Allah'a aittir. Hak edilen karşılığı vermekte de, sonucun ne olacağını belirlemekte de en iyi olan O'dur.

Mustafa İslamoğlu

İşte orada -o anda dahi,- gerçek anlamda yar ve yardımcı olma gücü, sadece mutlak gerçeğin ta kendisi olan Allah'a aittir: O, hem hak edilen karşılığı vermede hem de nihai akıbeti belirlemede rakipsizdir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Böyle bir vaziyette velâyet, ancak hak olan Allah'a mahsustur. O sevapca en hayırlıdır ve akibetce de en hayırlıdır.

Ömer Öngüt

İşte bu durumda yardım ve dostluk, hak olan Allah'a mahsustur. O'nun vereceği sevap da daha hayırlıdır, âkibet de daha hayırlıdır.

Suat Yıldırım

Öyle bir yerde himaye ve yardım, sadece hak ve hakikatin ta kendisi olan Allah’a mahsustur. En iyi mükâfatı da, en güzel âkıbeti de veren O’dur.

Süleyman Ateş

İşte o durumda velilik (koruyuculuk) yalnız hak olan Allah'a mahsustur. O'nun vereceği sevap da daha hayırlıdır, sonuç da daha hayırlıdır.

Süleymaniye Vakfı

İşte böyle bir durumda koruyup kollamak, bütünüyle gerçek olan Allah'a özgüdür. O, en hayırlı karşılığı veren ve işlerin sonunu hayırlı kılandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böyle kara bir günün dostu, gerçeğin kendisi olan Allah'tır. En hayırlı karşılığı verecek olan da işlerin sonunu hayırlı kılacak olan da odur.

Şaban Piriş

İşte burada hakimiyet, şüphesiz Allah'ındır. En iyi mükafatı O verir. En iyi cezayı da O verir.

Tefhim-ul Kuran

İşte burda (bu durumda) velayet (yardımcılık, dostluk) hak olan Allah'a aittir. O, sevap bakımından hayırlı, sonuç bakımından hayırlıdır.

Ümit Şimşek

Bundan da anlaşılıyor ki, velâyet, bütünüyle, gerçek tanrı olan Allah'ındır. Ödülün hayırlısını O verir; âkıbetin hayırlısını da O nasip eder.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte böyle bir durumda, dostluk ve koruma, hak olan Allah'tandır. O, karşılık verme bakımından da hayırlıdır, iş sonuçlandırma bakımından da hayırlıdır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Belə hallarda kömək etmək ancaq Haqq olan Allaha məxsusdur. Ən yaxşı mükafat verən və ən gözəl aqibət nəsib edən Odur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Belə bir vəziyyətdə kömək göstərmək (və ya hökm,) ancaq haqq olan Allaha məxsusdur. Mükafat verməkdə də, aqibət qismət etməkdə də ən xeyirlisi Odur.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sicheren Beistand gewährt Gott, der einzig Wahre, allein. Er ist es, Der die beste Belohnung bescheren und die beste letzte Bleibe im Jenseits sichert.

Almanca — Der Edle Quran

In dem Fall gehört (all) die Schutzherrschaft Allah, dem Wahren. Er ist der Beste im Belohnen, und Er verschafft den besten Ausgang.

Almanca — M. A. Rassoul

Insofern gibt es Schutz nur bei Allah, dem Wahren. Er ist der Beste im Belohnen und der Beste, was den Ausgang (der Dinge) anbelangt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Da ist die wahre Herrschaft für ALLAH. ER gewährt eine bessere Belohnung und ein besseres Ende.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There, it becomes evident that the only indisputable help and the only indisputable protection come only from Allah, the Omnipotent Who is truth personified, and the best Purveyor of divine rewards and the only Power that commands a successful end.

Abdul Haleem

In that situation, the only protection is that of God, the True God: He gives the best rewards and the best outcome.

Abdullah Yusuf Ali

There, the (only) protection comes from Allah, the True One. He is the Best to reward, and the Best to give success.

Abul A'la Maududi

(Then he knew) that all power of protection rests with Allah, the True One. He is the best to reward, the best to determine the end of things.

Aisha Bewley

In that situation the only protection is from Allah, the Real. He gives the best reward and the best outcome.

Al-Hilali & Khan

There (on the Day of Resurrection), Al-Walâyah (protection, power, authority and kingdom) will be for Allâh (Alone), the True God. He (Allâh) is the Best for reward and the Best for the final end. (Lâ ilâha illallâh- none has the right to be worshipped but Allâh).

Ali Quli Qarai

There, all authority belongs to Allah, the Real. He is best in rewarding, and best in requiting.

Amatul Rahman Omar

At such a time (it is thus established that) protection belongs only to Allâh (and help comes from Him alone), the true (God), He is the Best in respect of rewarding and the Best in respect of bringing about good results.

Arthur John Arberry

Thereover protection belongs only to God the True; He is best rewarding, best in the issue.

Bijan Moeinian

Know that the only protection comes from God, the True One. His reward is the best and the best destiny is He Himself.

E. Henry Palmer

In such a case the patronage is God's, the true; He is best at rewarding and best at bringing to an issue.

Edip-Layth

Such is the true authority of God. He is best to reward, and best to punish.

George Sale

In such case protection belongeth of right unto God alone; He is the best rewarder, and the best giver of success.

Hamid S. Aziz

And he had no troop of men to help him against Allah, nor could he save himself.

Mahmoud Ghali

There over patronage belongs (only) to Allah, The Truth; He is The Most Charitable for requital, and The Most Charitable for consequence.

Marmaduke Pickthall

In this case is protection only from Allah, the True, He is Best for reward, and best for consequence.

Mohamed Ahmed - Samira

The jurisdiction in this province belongs to God. His is the best reward, and His the best requital.

Muhammad Asad

For thus it is: all protective power belongs to God alone, the True One. He is the best to grant recompense, and the best to determine what is to be.

Mustafa Khattab

At this time, support comes ˹only˺ from Allah—the True ˹Lord˺. He is best in reward and best in outcome.

Progressive Muslims

Such is the true authority of God. He is best to reward, and best to punish.

Sahih International

There the authority is [completely] for Allah, the Truth. He is best in reward and best in outcome.

Sam Gerrans

Thereupon protection belongs to God, the Truth! He is best in reward, and best in final outcome.

Shabbir Ahmed

Thus it is. The only invincible protection comes from Allah alone. He is the Best to grant recompense, and the Best to determine what must be.

Syed Vickar Ahamed

There, the (only) protection comes from Allah, the True One. He is the Best to reward, and the Best to give success.

Taqi Usmani

That is where the power of protection rests with Allah, the True God. He is the best in rewarding and best in requiting.

The Monotheist Group

Such is the true authority of God. He is best to reward, and best to end.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

En lʹoccurrence, la souveraine protection appartient à Allah, le Vrai. Il accorde la meilleure récompense et le meilleur résultat.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ha di wê dema zor de xwedanî û arîkarî her ên Xwedê ne, ew ê ku Heq e. Ew ê ku xelata Wî ya herî rind e û Ew ê ku encama herî rind dide bawermendan.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als het zo ver is heeft alleen de ware God nog bescherming te bieden. Hij geeft de beste beloning en het beste uiteinde.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De bescherming behoort alleen aan God; hij is de beste looner en kan alles den besten uitslag geven.

Hollandaca — Siregar

Daar, de hulp is van Allah, de Ware. Hij is beter (als gever van) een beloning en beter (als gever van) een bestemming.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Там [в случае несчастий] – помощь (и защита) (лишь) у одного Аллаха Истинного; Он – лучший (как дарующий) награду и лучший (как устраивающий) (конечный) исход (для Своих верующих рабов, которых Он берет под защиту).

Rusça — Osmanov

В таких случаях покровительство - у Аллаха истинного. Он дарует лучшее вознаграждение и лучший исход.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Här (ser man att) ingen kan ge skydd utom Gud, som är sann Gud, att ingen belönar bättre än Han och att ingen bereder (människan) en lyckligare utgång.