İnsanlara hidayet (Kur'an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, "Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?" demeleri engel olmuştur.

وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُوا اِذْ جَاءَهُمُ الْهُدٰٓى اِلَّٓا اَنْ قَالُوا اَبَعَثَ اللّٰهُ بَشَرًا رَسُولًا

ve mā meneǎ n-nāse en yu'minū iƶ cā'ehumu l-hudā illā en ḳālū e beǎṧe (a)llahu beşeran rasūlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve
2مَنَعَmeneǎم ن عEngellemek, alıkoymak, durdurmak, önlemek, engelleyici olmak, yasaklamak, reddetmek veya geri çevirmek, aynı zamanda korumak veya savunmak veya muhafaza etmek, tartışmak veya itiraz etmek, direnmek veya dayanmak, güçlendirmek veya tahkim etmek, bir şeyi erişilemez veya yaklaşılamaz veya erişimi zor hale getirmek.alıkoyan şey
3النَّاسَn-nāseن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanları
4اَنْen
5يُؤْمِنُواyu'minūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman etmekten
6اِذْzaman
7جَاءَهُمُcā'ehumuج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakkendilerine geldiği
8الْهُدٰٓىl-hudāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.hidayet
9اِلَّٓاillāancak
10اَنْen
11قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemeleridir
12اَبَعَثَe beǎṧeب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmekmı gönderdi?
13اللّٰهُ(a)llahuAllah
14بَشَرًاbeşeranب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşbir insanı
15رَسُولًاrasūlenر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalebir elçi

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat kendilerine doğru yolu gösteren bir peygamber geldi mi insanları inanmaktan meneden şey de Allah, hiçbir insanı peygamber olarak gönderir mi demeleridir zâten.

Abdulkadir Gölpınarlı

Fakat kendilerine doğru yolu gösteren bir peygamber geldi mi insanları inanmaktan meneden şey de Allah, hiçbir insanı peygamber olarak gönderir mi demeleridir zâten.

Adem Uğur

Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların (buna) inanmalarını sırf, "Allah, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi?" demeleri engellemiştir.

Ahmed Hulusi

Kendilerine hakikat geldiğinde, insanların iman etmelerine mani olan: "Allah, rasul bir beşer ba's etti!" demeleridir.

Ahmet Tekin

Kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların buna inanmalarını sırf: 'Allah görevli Rasul olarak bir insanı mı gönderdi?' demeleri engellemiştir.

Ahmet Varol

İnsanları, kendilerine hidayet geldiğinde iman etmekten alıkoyan: 'Allah peygamber olarak bir insanı mı gönderdi?' demelerinden başka bir şey değildir.

Ali Bulaç

Kendilerine hidayet geldiği zaman, insanları inanmaktan alıkoyan şey, onların: "Allah, elçi olarak bir beşeri mi gönderdi?" demelerinden başkası değildir.

Ali Fikri Yavuz

Mekke’lilere doğru yolu gösteren peygamber, onlara Kur’an ile geldiği zaman, insanların iman etmelerine ancak şöyle demeleri engel oldu: “Allah bir insanı mı Peygamber gönderdi, (Peygamber olarak bir Melek göndermeliydi?)

Ali Rıza Safa

İnsanlara yol gösteren geldiğinde, onları inanmaktan alıkoyan, "Allah, elçi olarak, bir insanoğlunu mu gönderdi?" demelerinden başka bir şey değildir.

Bayraktar Bayraklı

Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların buna inanmalarını sırf, "Allah, peygamber olarak bir beşer mi gönderdi?" demeleri engellemiştir.

Bekir Sadak

Insanlara dogruluk rehberi geldigi zaman, inanmalarina engel olan, sadece: «Allah peygamber olarak bir insan mi gonderdi?» demis olmalaridir.

Celal Yıldırım

Doğru yolu gösteren (Kur'ân) geldiğinde insanları inanmaktan alı1 koyan şey, sadece «Allah bir insanı mı peygamber olarak göndermiş ?!» demeleridir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendilerine kurtuluş rehberi (vahiy) geldiğinde insanların inanmalarını, ancak “Allah, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi?” şeklindeki itirazları engellemiştir.

Diyanet İşleri

İnsanlara hidayet (Kur'an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, "Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?" demeleri engel olmuştur.

Diyanet İşleri (eski)

İnsanlara doğruluk rehberi geldiği zaman, inanmalarına engel olan, sadece: 'Allah peygamber olarak bir insan mı gönderdi?' demiş olmalarıdır.

Diyanet Vakfi

Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların (buna) inanmalarını sırf, «Allah, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi?» demeleri engellemiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendilerine doğru yolu gösteren peygamber gelince, insanların iman etmelerine engel olan sebep sadece: «Allah bir insanı mı Peygamber gönderdi?» demeleridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine doğru yolu gösteren rehber geldiğinde insanların iman etmelerine ancak şöyle demeleri engel oldu: "Allah bir insanı mı peygamber gönderdi?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerine doğru yolu gösteren hidayetci geldiğinde nasın iyman etmelerine ancak şöyle demeleri mani' oldu: Allah bir beşeri mi Resul gönderdi?

Erhan Aktaş

İnsanlara, doğru yola ileten rehber gelince, onları iman etmekten alıkoyan şey, "Allah, ölümlü bir beşeri mi resul gönderdi?" şeklindeki anlayışlarıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanlara, doğru yola ileten rehber gelince, onları iman etmekten alıkoyan şey, "Allah, ölümlü bir beşeri mi resul gönderdi?" şeklindeki anlayışlarıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanlara, doğru yola ileten rehber gelince, onları iman etmekten alıkoyan şey, "Allah, ölümlü bir beşeri mi rasul gönderdi?" diye düşünmeleridir.

Fizilal-il Kuran

İnsanlara doğru yol kılavuzu geldiğinde ona inanmamalarının tek gerekçesi, onların: «Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?» şeklindeki anlayışlarıdır.

Gültekin Onan

Kendilerine hidayet geldiği zaman insanları inanmaktan alıkoyan şey, onların: "Tanrı, elçi olarak bir beşeri mi gönderdi?" demelerinden başkası değildir.

Hamdi Döndüren

Doğru yolu gösteren peygamber geldiğinde, insanları inanmaktan alıkoyan şey, “Allah, elçi olarak bir insanı mı gönderdi!” demeleridir.

Hasan Basri Çantay

İnsanların — kendilerine hidayet (rehberi) geldiği zaman iman etmelerini "Allah bir beşeri mi peygamber gönderdi?" demelerinden başka bir şey men' etmedi.

Hasib Asutay

Zaten, kendilerine hidâyet geldiği zaman insanları doğru yola gelmekten alıkoyan şey sadece, 'Allah bir insanı mı peygamber olarak gönderdi?' demeleridir.

Hayrat Neşriyat

Kendilerine hidâyet rehberi geldiği zaman insanları îmân etmekten alıkoyan şey, ancak şöyle demeleri olmuştur: 'Allah bir insanı mı peygamber gönderdi?'

İbni Kesir

Onlara hidayet geldiği zaman; insanları inanmaktan alıkoyan, sadece: Allah peygamber olarak bir beşeri mi göndermiştir? demeleridir.

Mehmet Okuyan

Kendilerine rehber geldiğinde insanları iman etmekten alıkoyan şey, “Allah elçi olarak bir insanı mı gönderdi” demelerinden başka bir şey değildir.

Muhammed Esed

(İşte bunun gibi,) insanlara (bir peygamber eliyle) doğru yol bilgisi geldiği zaman onları (ona) inanmaktan alıkoyan, onların: "Allah ölümlü bir insanı mı elçi olarak gönderdi?" diye itiraz etmelerinden başka bir şey değildir.

Mustafa İslamoğlu

İşte, kendilerine doğru yol bilgisi geldiği zaman insanları ona inanmaktan alıkoyan şey, sadece şöyle akıl yürütmeleriydi: "Ne yani, şimdi Allah fani bir insanı mı elçi olarak gönderdi?"

Ömer Nasuhi Bilmen

Nâsı, kendilerine hidâyet geldiği vakit imân etmelerinden men eden şey, başka değil onların, «Allah bir beşeri mi resûl olarak gönderdi?» demeleri olmuştur.

Ömer Öngüt

Kendilerine hidayet rehberi geldiği zaman, insanları iman etmekten alıkoyan şey, sadece: “Allah peygamber olarak bir insanı mı gönderdi?” demeleri oldu.

Suat Yıldırım

Zaten, insanların ekserisinin, kendilerine hidâyet geldiği halde iman etmemelerinin başlıca sebebi: "Allah bula bula bir insan mı seçip halka elçi gönderdi?" demeleridir.

Süleyman Ateş

Zaten kendilerine hidayet geldiği zaman insanları doğru yola gelmekten alıkoyan şey, hep: "Allah, bir insanı elçi mi gönderdi?" demeleridir.

Süleymaniye Vakfı

Kendilerine doğru yolu gösteren rehber /kitap gelince insanları ona inanmaktan alıkoyan şey sadece şu sözleridir: "Allah (kitap indirecek olsa) elçi olarak bir beşeri mi görevlendirir!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerine doğru yolu gösteren kişi gelince bu insanları inanmaktan alıkoyan şu sözleridir: "Allah elçi olarak bir adamı (beşer) mı gönderdi?"

Şaban Piriş

İnsanlara kılavuz geldiği halde, onların inanmasına "Allah elçi olarak bir insan mı gönderdi?" demeleri engel olmaktadır.

Tefhim-ul Kuran

Kendilerine hidayet geldiği zaman, insanları inanmaktan alıkoyan şey, onların: «Allah, elçi olarak bir beşer mi gönderdi?» demelerinden başkası değildir.

Ümit Şimşek

Kendilerine hidayet geldiği zaman insanları iman etmekten alıkoyan şey de 'Allah bir beşeri mi elçi olarak gönderdi?' demelerinden başka birşey değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine hak kılavuzcusu geldiğinde, insanların iman etmelerine, şöyle demelerinden başka bir şey engel olmadı: "Allah, bir insan mı resul gönderdi?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İnsanlara doğru yol göstəricisi gəldiyi zaman onların iman gətirməsinə ancaq: “Allah bir insanımı elçi göndərdi?”– demələri mane oldu.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Qüreyş müşrikləri kimi) insanlara doğru yolu göstərən bir rəhbər gəldiyi zaman ona iman gətirməyə mane olan şey yalnız onların: ″Allah bir insanımı peyğəmbər göndərdi?″ – demələridir. (Müşriklərin fikrincə, peyğəmbər bəşərdən deyil, mələklərdən göndərilməlidir).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Götzendiener wollten nicht glauben, als ihnen die Rechtleitung verkündet wurde, denn sie sagten: ʺHat Gott etwa einen Menschen zum Gesandten bestimmt?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und nichts anderes hielt die Menschen davon ab zu glauben, als die Rechtleitung zu ihnen kam, außer daß sie sagten: ʺHat denn Allah ein menschliches Wesen als Gesandten geschickt?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und nichts hat die Menschen abgehalten zu glauben, als die Führung zu ihnen kam; doch sie sagten nur: ʺHat Allah einen Menschen als Gesandten geschickt?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und nichts hinderte die Menschen daran, den Iman zu verinnerlichen, als zu ihnen die Rechtleitung kam, außer daß sie sagten: ʺSchickte ALLAH etwa einen Menschen als Gesandten?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

In effect nothing holds back the people and hinder them from conforming to Islam as ordained by Allah despite sending Messengers to guide them but their presumption upon Providence. "Is it conceivable", they say, "That Allah sends to the people a human Messenger!"

Abdul Haleem

The only thing that kept these people from believing, when guidance came to them, was that they said, ‘How could God have sent a human being as a messenger?’

Abdullah Yusuf Ali

What kept men back from belief when Guidance came to them, was nothing but this: they said, "Has Allah sent a man (like us) to be (His) Messenger?"

Abul A'la Maududi

Whenever Guidance came to people, nothing prevented them from believing except that they said: "Has Allah sent a human being as a Messenger?"

Aisha Bewley

Nothing prevents people from having iman when guidance comes to them but the fact that they say, ‘Has Allah sent a human being as Messenger?’

Al-Hilali & Khan

And nothing prevented men from believing when the guidance came to them, except that they said: "Has Allâh sent a man as (His) Messenger?"

Ali Quli Qarai

Nothing kept the people from believing when guidance came to them, but their saying, ‘Has Allah sent a human as an apostle?!’

Amatul Rahman Omar

And nothing has prevented the people from believing when the guidance came to them except their sayings, `Has Allâh raised a human being (like us) as a Messenger?'

Arthur John Arberry

And naught prevented men from believing when the guidance came to them, but that they said, 'Has God sent forth a mortal as Messenger?'

Bijan Moeinian

What prevented the people from believing (when the Lord’s guidance reached them) is their questioning the fact that God has chosen a human being as His Messenger.

E. Henry Palmer

Naught prohibited men from believing when the guidance came to them, save their saying, 'God has sent a mortal for an apostle. '

Edip-Layth

Nothing stopped the people from acknowledging when the guidance came to them, except they said, "Has God sent a human messenger?"

George Sale

And nothing hindreth men from believing, when a direction is come unto them, except that they say, hath God sent a man for his apostle?

Hamid S. Aziz

Naught prevents men from believing when the guidance came to them, save their saying, "Has Allah sent a mortal for a messenger?"

Mahmoud Ghali

And nothing (whatever) prevented mankind from believing (i. e., made them not to believe) as the guidance came to them, except that they said, "Has Allah sent forth a mortal as Messenger?"

Marmaduke Pickthall

And naught prevented mankind from believing when the guidance came unto them save that they said: Hath Allah sent a mortal as (His) messenger?

Mohamed Ahmed - Samira

Nothing prevented men from believing when guidance came to them, other than (what) they said: "Has God sent (only) a man as messenger?"

Muhammad Asad

Yet whenever [God's] guidance came to them [through a prophet, ] nothing has ever kept people from believing [in him] save this their objection: "Would God have sent a [mere] mortal man as His apostle?"

Mustafa Khattab

And nothing has prevented people from believing when guidance comes to them except their protest: "Has Allah sent a human as a messenger?"

Progressive Muslims

And what stopped the people from believing when the guidance came to them, except that they said: "Has God sent a human messenger"

Sahih International

And what prevented the people from believing when guidance came to them except that they said, "Has Allah sent a human messenger?"

Sam Gerrans

And there prevented men from believing when the guidance came to them only that they said: “Has God raised up a mortal as messenger?”

Shabbir Ahmed

Yet whenever Guidance came to people, nothing has ever kept them from believing as much as this objection, "Would Allah send a mortal man as His Messenger?"

Syed Vickar Ahamed

What kept men away from belief when Guidance came to them, was nothing but this: They said, "Has Allah sent (only) a man to be (His) messenger?"

Taqi Usmani

Nothing prevented people from believing, when guidance came to them, except that they said, "Has Allah sent a man as a messenger?"

The Monotheist Group

And what stopped the people from believing when the guidance came to them, except that they said: "Has God sent a human messenger?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et rien nʹempêcha les gens de croire, quand le guide leur est parvenu, si ce nʹest quʹils disaient: ʺAllah envoie-t-Il un être humain-Messager?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema hîdayet ji mirovan re hatiye, ya ku nehiştiye ew bawerî bînin bes ev gotina wan e; erê ma mimkun e ku Xwedê pêxemberên xwe ji mirovan bişîne!?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wat de mensen verhinderde te geloven toen de leidraad tot hen kwam was alleen maar dat zij zeiden: ʺHeeft God dan een mens als gezant opgeroepen?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En niets verhindert de menschen te gelooven, als eene leiding tot hen is gekomen, dan dat zij zeggen: Heeft God een mensch als zijn gezant nedergezonden?

Hollandaca — Siregar

En er was niets dat de mensen verhinderde te geloven tm de Leiding tot hen kwam, behalve dat zij zeiden: ʺHeeft Allah een menselijke Boodschapper neergezonden?ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Только мысль о том, как это Аллах мог направить посланником [обычного] человека, мешала им уверовать [в Аллаха даже] после того, как им было даровано указание на прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ingenting hindrar (människor) att tro när vägledningen når dem utom denna deras invändning: ʺInte sänder väl Gud en dödlig människa som Sitt sändebud?ʺ