İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.

وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِهِ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ كَانَ يَؤُ۫سًا

ve iƶā en'ǎmnā ǎlā l-insāni eǎ'raDe ve neā bi cānibihi ve iƶā messehu ş-şerru kāne yeūsen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَٓاve iƶāne zaman
2اَنْعَمْنَاen'ǎmnāن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ni'met versek
3عَلَىǎlā
4الْاِنْسَانِl-insāniا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insana
5اَعْرَضَeǎ'raDeع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.yüz çevirip
6وَنَاٰve neāن ا يUzaklaştırmak, uzak olmak, uzaklaşmak, herhangi birini uzak tutmak, önlemek, geri çekilmek, geri dönmek, mesafe koymak (örn. kendini), geri çekilmek.döner
7بِجَانِبِهِbi cānibihiج ن بYan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmakyanını
8وَاِذَاve iƶāve ne zaman ki
9مَسَّهُmessehuم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.ona dokunsa
10الشَّرُّş-şerruش ر رKötülük yapmak, kötü huylu olmak, kötü olmak. Yashirru/yasharru - kusur bulmak, karalamak. Sharrun (çoğul: ashrar) - kötü, fena, şerli, zalim olanlar. Dikkat çekici olan, shurrun Arapça'da üstünlük sıfatı ölçüsü afa'la iken istisnai bir üstünlük sıfatı formudur. Shararun (çoğul: ashraar) - ateş kıvılcımları.bir zarar
11كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
12يَؤُ۫سًاyeūsenي ا سUmutsuzluğa düşmek, çaresiz olmak, umudunu yitirmek, bilmek, tanımak, farkına varmak. Bu kelime, umudu kesmek anlamına gelen qanata (Qaf-Nun-Tay) kelimesinin eş anlamlısıdır.umutsuzluğa düşer

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnsana nîmet verdik mi yüz çevirir, uzaklaşır, fakat bir şerre uğradı mı ümidini tamâmıyla keser, yeise düşer.

Abdulkadir Gölpınarlı

İnsana nîmet verdik mi yüz çevirir, uzaklaşır, fakat bir şerre uğradı mı ümidini tamâmıyla keser, yeise düşer.

Adem Uğur

İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer.

Ahmed Hulusi

İnsana in'amda bulunduğumuz vakit yüz çevirir ve yan çizer! Kendisine hoşlanmadığı şey isabet ettiğinde de umutsuzluğa düşer.

Ahmet Tekin

İnsanoğluna nimet verdiğimiz zaman, şükretmez, küstahlık yaparak bize itaatten uzaklaşır. Ona bir zarar ziyan dokunacak olursa da, iyice karamsarlığa düşer.

Ahmet Varol

İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Ona bir şer dokunduğunda da ümitsizliğe kapılır.

Ali Bulaç

İnsana bir nimet verdiğimizde sırt çevirir ve yan çizer; ona bir şer dokunduğu zaman da umutsuzluğa kapılır.

Ali Fikri Yavuz

Biz, insana (sağlık ve genişlik gibi) nimet verdiğimiz zaman, Allah’ı anmaktan yüz çevirip yan çizer. Ona fenalık dokununca da pek ümitsiz olur, (Allah’ın ihsanından ümidini keser).

Ali Rıza Safa

İnsana nimet verdiğimizde, yüz çevirir ve yan çizer. Ona bir kötülük dokunduğunda ise tüm umutlarını yitirir.

Bayraktar Bayraklı

İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirip yan çizer; ona bir zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer.

Bekir Sadak

Insana nimet verdigimiz zaman yuz cevirerek yan cizer; basina bir kotuluk gelince de yese duser.

Celal Yıldırım

İnsana nîmet verdiğimiz zaman yüzçevirir de yançizer. Kendisine kötülük dokunduğu zaman ümitsizliğe kapılır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirip yan çizer; başına bir kötülük gelince de hemen karamsarlığa düşer.

Diyanet İşleri

İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.

Diyanet İşleri (eski)

İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirerek yan çizer; başına bir kötülük gelince de yese düşer.

Diyanet Vakfi

İnsana nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlığa düşer.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz insana nimet verdiğimiz zaman, Allah'ı anmaktan yüz çevirip uzaklaşır. Ona fenalık dokununca da ümitsizliğe kapılır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Öyledir, Biz insana nimet verdiğimiz zaman aldırmaz, yan büker; kendisine kötülük dokunduğu zaman da pek umutsuz olur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Öyleya biz insana ni'met verdiğimiz zaman aldırmaz, yan büker, kendisine şer dokunduğu zaman da pek me'yus olur

Erhan Aktaş

Ve kimi insana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirerek uzaklaşır. Ve ona bir kötülük dokunduğunda umutsuzluğa düşer.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve kimi insana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirerek uzaklaşır. Ve ona bir kötülük dokunduğunda umutsuzluğa düşer.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve insana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirerek uzaklaşır. Ve ona bir kötülük dokunduğunda umutsuzluğa düşer.

Fizilal-il Kuran

Biz insana nimet verdiğimiz zaman sırt çevirir, bizden uzaklaşır. Başına bir kötülük gelince de umutsuzluğa kapılır.

Gültekin Onan

İnsana bir nimet verdiğimizde sırt çevirir ve yan çizer, ona bir şer dokunduğu zaman da umutsuzluğa kapılır.

Hamdi Döndüren

İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Ona kötülük dokununca da umutsuzluğa düşer.

Hasan Basri Çantay

İnsana ni'met verdiğimiz zaman (zikrullahdan) yüz çevirip yan çizer. Ona şer dokununca da pek ümidsiz olur.

Hasib Asutay

(Kâfir) insana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirip yan çizer; ona bir zarar dokununca da pek ümitsiz olur.

Hayrat Neşriyat

İnsana ni'met verdiğimiz zaman, (şükürden) yüz çevirip yan çizer. Ona (fakirlik ve hastalık gibi) şer dokunduğu zaman da iyice ümidsiz olur.

İbni Kesir

İnsana nimet verdiğimiz vakit; yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de ümitsiz olur.

Mehmet Okuyan

Biz o (nankör) insana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine bir sıkıntı dokununca da iyice karamsarlığa düşer.

Muhammed Esed

çünkü, Biz insana ne zaman nimet bahşetsek yüz çevirir, (Bizi düşünmekten) küstahça yan çizer; ve kendisine bir kötülük, bir darlık dokunsa hemen mutsuzluğa düşer.

Mustafa İslamoğlu

Zira ne zaman Biz insana nimet ihsan etmişsek, mesafe koydu ve (sorumluluklarından) yan çizdi; ne zaman da başına bir ziyan gelse, tuttu umutsuzluğa kapıldı.

Ömer Nasuhi Bilmen

İnsana nîmet verdiğimiz zaman kaçınır, yan çizer ve ona bir şer isabet edince de pek mey'us olur.

Ömer Öngüt

İnsana bir nimet verdiğimiz zaman yüz çevirerek yan çizer. Ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa, iyice karamsarlığa düşer.

Suat Yıldırım

İnsana her ne zaman nimet versek, Allah’ı anmaktan yan çizer, umursamaz. Başına bir dert gelince de ümitsizliğe düşer.

Süleyman Ateş

İnsana ni'met verdiğimiz zaman, yüz çevirip yan çizer. Ona bir zarar dokununca da umutsuzluğa düşer.

Süleymaniye Vakfı

İnsana nimet verdiğimiz zaman (onu veren Rabbi ile) arasına mesafe koyar ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de umutsuzluğa kapılır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsana ne zaman nimet versek yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de umutsuzluğa kapılır.

Şaban Piriş

İnsana bir nimet verdiğimiz zaman yüzçevirir ve yan çizer. Başına bir bela gelince de ümitsizliğe düşer.

Tefhim-ul Kuran

İnsana bir nimet verdiğimizde sırt çevirir ve yan çizer; ona bir şer dokunduğu zaman da umutsuzluğa kapılır.

Ümit Şimşek

Biz ne zaman insana bir nimet bağışlasak, o yüz çevirir, yan çizer. Başına bir kötülük gelince de ümitsizliğe düşer.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da hemen ümitsiz oluverir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İnsana nemət verdiyimiz zaman anlamayaraq üz çevirib uzaq durar. Ona bir zərər toxunduqda isə məyus olar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İnsana bir neʼmət (sağlamlıq, var-dövlət) verdiyimiz zaman (Bizdən) üz çevirib uzaq gəzər. Ona bir pislik üz verdikdə isə məʼyus olar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Wir dem Menschen aus Unserer Gabenfülle geben, wendet er sich überheblich ab und hält sich fern. Wenn ihn Unheil heimsucht, ist er verzweifelt.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn Wir dem Menschen Gunst erweisen, wendet er sich ab und entfernt sich zur Seite. Wenn ihm aber Schlechtes widerfährt, ist er sehr verzweifelt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn Wir dem Menschen Gnade erweisen, wendet er sich ab und geht beiseite; wenn ihn aber ein Übel trifft, gibt er sich der Verzweiflung hin.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn WIR dem Menschen gute Gaben gewähren, wendet er sich ab und weicht zur Seite. Und wenn ihn das Unheil trifft, ist er äußerst verzweifelt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When We mercifully bring man in Our grace and show it in Our munificence, he feels impelled to move away and more distant from what Allah inclines him to propound, and when he is befallen with a misfortune or wedded to a calamity he nurses despair.

Abdul Haleem

When We favour man he turns arrogantly to one side, but when harm touches him, he falls into despair.

Abdullah Yusuf Ali

Yet when We bestow Our favours on man, he turns away and becomes remote on his side (instead of coming to Us), and when evil seizes him he gives himself up to despair!

Abul A'la Maududi

Whenever We bestow favours upon man, he arrogantly turns away and draws aside; and whenever evil visits him, he is in utter despair.

Aisha Bewley

When We bless man, he turns away and draws aside. When evil touches him, he despairs.

Al-Hilali & Khan

And when We bestow Our Grace on man (the disbeliever), he turns away and becomes arrogant (far away from the Right Path). And when evil touches him, he is in great despair.

Ali Quli Qarai

When We bless man, he is disregardful and turns aside; but when an ill befalls him, he is despondent.

Amatul Rahman Omar

And when We bestow favours on a human being, he turns away and withdraws himself aside, but when evil overtakes him he is given to despair.

Arthur John Arberry

And when We bless man, he turns away, and withdraws aside; but when evil visits him, he is in despair.

Bijan Moeinian

Man (is not consistent in his behavior. He) becomes proud of himself, when I shower him with my blessings (thinking he has "earned it himself), and becomes depressed in bad times (thus confessing with his behavior that his talents are good for nothing, if they are not backed by God.)

E. Henry Palmer

And when we favour man he turns away and retires aside, but when evil touches him he is ever in despair.

Edip-Layth

When We bless the human being, he turns away and turns his side. But when adversity touches him, he is ever in despair!

George Sale

When We bestow favours on man, he retireth and withdraweth himself ungratefully from Us: But when evil toucheth him, he despaireth of our mercy.

Hamid S. Aziz

And when We favour man he turns away and is averse, but when evil touches him he is in despair.

Mahmoud Ghali

And when We (confer) favors upon man, he veers away and retires aside; and when evil touches him, he has been constantly despairing.

Marmaduke Pickthall

And when We make life pleasant unto man, he turneth away and is averse; and when ill toucheth him he is in despair.

Mohamed Ahmed - Samira

When We are gracious to man he turns away and moves aside; yet when evil befalls him he begins to despair.

Muhammad Asad

for [it often happens that] when We bestow Our blessings upon man, he turns away and arrogantly keeps aloof [from any thought of Us]; and when evil fortune touches him, he abandons all hope.

Mustafa Khattab

When We grant people Our favours, they turn away, acting arrogantly. But when touched with evil, they lose all hope.

Progressive Muslims

And if We bless mankind, he turns away and turns his side. But when adversity touches him, he is ever in despair!

Sahih International

And when We bestow favor upon the disbeliever, he turns away and distances himself; and when evil touches him, he is ever despairing.

Sam Gerrans

And when We favour a man, he turns away and distances himself; and when evil touches him, he is without hope.

Shabbir Ahmed

People without higher objectives easily exult and turn away when Our Laws make life pleasant for them. And they quickly despair when a hardship touches them. (41:51).

Syed Vickar Ahamed

And when We grant Our gifts to man, he turns away and becomes far on his (own) side (instead of turning to Us), and when evil touches him, he gives himself up to sorrow!

Taqi Usmani

When We bestow Our favor upon man, he avoids (to recognize it) and keeps himself far aside (from obedience), and when some evil touches him, he is in total despair.

The Monotheist Group

And if We bless man, he turns away and turns his side. But when adversity touches him, he is despairing!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand Nous comblons lʹhomme de bienfaits, il se détourne et se replie sur lui-même; et quand un mal le touche, le voilà profondément désespéré.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi dema em qenciyê li însên dikin berê xwe vedigerîne (Xwedê di bîr nayîne û şukrê Wî nake) û çi dema musîbetek wî bihingêve ew gelekî bêhêvî dibe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer Wij de mens genade schenken, wendt hij zich af en gaat opzij. Maar wanneer hem het kwaad treft, is hij wanhopig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als wij den mensch weldaden bewijzen, verwijdert hij zich en verbergt ondankbaar zich voor ons; maar indien het kwaad hem bereikt, wanhoopt hij aan onze barmhartigheid.

Hollandaca — Siregar

En wanneer Wij de mens begunstigen wendt hij zich af en keert zijn zijde toe, maar als het kwaad hem treft wordt hij wanhopig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда Мы одариваем человека благами [здоровьем, достатком,...], он отворачивается и превозносится (от принятия Истины). А когда его коснется зло [постигнет беда], то он отчаивается (в милости Аллаха).

Rusça — Osmanov

Когда Мы даруем милость человеку, он забывает [о благодарности] и удаляется в гордыне. Если же его настигает беда, он приходит в отчаяние.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Visar Vi människan välvilja vänder hon Oss ryggen och drar sig stolt undan, och drabbas hon av ett ont blir hon ett rov för förtvivlan.