Yahut onlar dönüp dolaşırken Allah'ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

اَوْ يَأْخُذَهُمْ فِي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُمْ بِمُعْجِزِينَ

ev ye'ḣuƶehum fī teḳallubihim fe mā hum bi muǎ'cizīne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahut onu âciz bırakamayacaklarına göre dönüp dolaşırlarken tutup onları helâk etmeyeceğinden.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yahut onu âciz bırakamayacaklarına göre dönüp dolaşırlarken tutup onları helâk etmeyeceğinden.

Adem Uğur

Yahut onlar dönüp dolaşırlarken Allah'ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar (Allah'ı) âciz bırakacak değillerdir.

Ahmed Hulusi

Yahut onları dönüp dolaşırlarken aniden yakalamayacağından (emin mi oldular)? Onlar (Allah'ı) aciz bırakamazlar!

Ahmet Tekin

Yahut onlar, servet, kudret ve ticaret sahibi olarak refah içinde ülke ülke dolaşırlarken, Allah’ın kendilerini yakalayamayacağından, cezalandırmayacağından emin mi oldular? Onlar Allah’ı âciz bırakacak, koyduğu kanunların dışına çıkacak, yakayı kurtaracak değildirler.

Ahmet Varol

Yahut dönüp dolaşmaları esnasında kendilerini yakalamasından. Ki onlar (Allah'ı) aciz bırakacak değildirler.

Ali Bulaç

Ya da onlar, dönüp dolaşmaktalarken, onları yakalayıvermesinden (mi emindirler?) Ki onlar (bu konuda Allah'ı) aciz bırakacak değildirler.

Ali Fikri Yavuz

Yahud gezip dolaşırlarken (Allah’ın azabı) kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Üstelik onlar, azabı engelleyiciler de değillerdir.

Ali Rıza Safa

Veya dönüp dururlarken, onları yakalamayacağına ilişkin? Zaten güçsüz bırakamazlar.

Bayraktar Bayraklı

-Tuzak kuranlar, Allah'ın kendilerini yere geçirmeyeceğinden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azabın gelmeyeceğinden veya onlar dönüp dolaşırlarken Allah'ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

Bekir Sadak

(46-47) Veya hareket halindelerken (ki Allah'i aciz birakamazlar) ya da yok olmak endisesindeyken onlara azabin gelmesinden guvende midirler? Dogrusu Rabbin sefkatlidir, merhametlidir.

Celal Yıldırım

(46-47) Veya dönüp dolaşırlarken, kendilerini (ilâhî azabın) yakalayıvermesinden —ki (Allah'ı) âciz bırakacak değillerdir— veya korku ve endişe üzere eksile eksile bir durumda bulunurlarken, kendilerini tutuvermesinden emniyette midirler ? Şüphesiz ki Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(45-46) Şimdi şu kötülükleri planlayanlar, Allah’ın onları yerin dibine geçirmeyeceğinden veya hiç bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azabın gelmeyeceğinden ya da onlar işe güce dalmışken Allah’ın kendilerini kıskıvrak yakalamayacağından emin mi oldular? Onların bunu engelleme güçleri de yoktur.

Diyanet İşleri

Yahut onlar dönüp dolaşırken Allah'ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

Diyanet İşleri (eski)

(46-47) Veya hareket halindelerken -ki Allah'ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.

Diyanet Vakfi

(45-46) Kötülük tuzakları kuranlar, Allah'ın, kendilerini yere geçirmeyeceğinden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azabın gelmeyeceğinden veya onlar dönüp dolaşırlarken Allah'ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar (Allah'ı) âciz bırakacak değillerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yahut (rızık için) dolaşıp dururlarken (Allah'ın azabının) kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Üstelik onlar, azabı engelleyici de değillerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ya da dönüp dolaşırlarken kendilerini yakalayamayacağından? Onlar Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

veya dönüp dolaşırken kendilerini yakalayıvermesinden, ki onlar aciz bırakacak değillerdir

Erhan Aktaş

Veya gezinip dururlarken, onları ansızın yakalamasından. Onlar, bunu engelleyemezler de.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Veya gezinip dururlarken, onları ansızın yakalamasından. Onlar, bunu engelleyemezler de.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Veya gezinip dururlarken, onları ansızın yakalamasından. Onlar, bunu engelleyemezler de.

Fizilal-il Kuran

Ya da ilahi azabın gezilerinden biri sırasında kendilerini yakalamayacağından emin midirler? Onların Allah'ın yapacağını engellemeleri sözkonusu değildir.

Gültekin Onan

Ya da onlar, dönüp dolaşmaktalarken (tekallübihim), onları yakalayıvermesinden (mi emindirler?) Ki onlar [bu konuda Tanrı'yı] aciz bırakacak değildirler.

Hamdi Döndüren

Yahut gezip dolaşırlarken O’nun, kendilerini yakalamayacağından güvende midirler? Üstelik onlar, bunu engelleme gücüne de sahip değildirler.

Hasan Basri Çantay

Yahud onlar dönüb dolaşırlarken (Allahın) kendilerini yakalayıvermesinden (bir eman mı aldılar) ki onlar (hiç bir suretle Allahı) aaciz bırakıcı değildirler.

Hasib Asutay

Yahut dönüp dolaşırken O'nun kendilerini yakalamayacağından (emin mi oldular?). Onlar, (Allah'ı) aciz bırakacak değillerdir.

Hayrat Neşriyat

Veya dönüp dolaşırlarken (azâbın) kendilerini yakalayıvermesinden (mi emin oldular)? Hâlbuki onlar, (Allah’ı) âciz bırakıcı kimseler değillerdir.

İbni Kesir

Yahut onlar dönüp dolaşırken kendilerini yakalamasından mı? Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

Mehmet Okuyan

Veya onlar dönüp dolaşırlarken (Allah’ın) kendilerini yakalamasından (güvende midirler)? Onlar (Allah’ı) asla aciz bırakıcı değillerdir.

Muhammed Esed

Yahut dönüp dururken hiçbir şekilde engel olamayacakları (bir azapla O'nun) kendilerini (apansız) yakalamayacağına,

Mustafa İslamoğlu

Veya (gündelik telaşeyle) dolaşıp dururken, kendilerine asla savuşturamayacakları bir (belanın) yakalamayacağından?

Ömer Nasuhi Bilmen

Veya onları dönüp dolaşırlarken yakalayıvermesinden (emin mi oldular?) Halbuki, onlar (Hak Teâlâ'yı) aciz bırakıcılar değildirler.

Ömer Öngüt

Yahut onlar dönüp dolaşırlarken kendilerini yakalamayacağından (emin midirler)? Onlar âciz bırakacak değillerdir.

Suat Yıldırım

(45-46) Şer planları hazırlayanlar, emin mi oldular: Allah’ın kendilerini yerin dibine geçirmesinden yahut hiç ummadıkları bir yerden azabın gelmesinden, yahut gezip dolaşırlarken Allah’ın kendilerini kıskıvrak yakalamasından? Çünkü onlar, kaçıp kurtulacak durumda değildirler.

Süleyman Ateş

Yahut dönüp dolaşırlarken onun, kendilerini yakalamayacağından (emin midirler)? Kendileri buna engel olacak değillerdir!

Süleymaniye Vakfı

Yahut dönüp dolaşırken onları yakalamasına karşı güvenceleri mi var? Onlar kaçıp kurtulamazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yahut dönüp dolaşırken Allah'ın onları yakalamasına karşı güvenceleri mi var? Onlar, Allah'ı çaresiz bırakamazlar.

Şaban Piriş

Veya Onlar, dolaşıp dururlarken, kaçamayacakları bir azabın kendilerine gelmesinden güvende midirler?

Tefhim-ul Kuran

Ya da onlar, dönüp dolaşmaktalarken, onları yakalayıvermesinden (mi emindirler?) Ki onlar (bu konuda Allah'ı) aciz bırakacak değildirler.

Ümit Şimşek

Yahut onlar dolaşıp dururlarken, asla kaçamayacakları bir azabın kendilerini yakalayıvermesinden mi emin oldular?

Yaşar Nuri Öztürk

Yahut dönüp dolaşmaları sırasında kendilerini yakalamayacağından... Onlar buna engel de olamazlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ya da gəzib dolaşdıqları zaman Allahın onları yaxalamayacağınımı düşünürlər? Axı onlar Allahdan yaxa qurtara bilməyəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və ya gəzib dolaşarkən (səfər əsnasında) əzabın onları yaxalamasından (Allahın onları məhv etməsindən qorxmurlarmı?) Axı onlar (Allahı) aciz edə bilməzlər (Allahın əzabından qaçıb canlarını qurtara bilməzlər!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Oder daß Gott die qualvolle Strafe schickt, während sie unterwegs sind? Sie können sich Gottes Allmacht niemals entziehen.

Almanca — Der Edle Quran

oder daß Er sie in ihrem Umherziehen ergreift, ohne daß sie sich (Ihm) entziehen können,

Almanca — M. A. Rassoul

Oder (sind jene sicher davor,) daß Er sie nicht in ihrem Hin und Her ergreift, so daß sie nicht imstande sein werden, dies zu vereiteln?

Almanca — Muhammad Zaidan

Oder daß ER sie zugrunde richtet, während sie (ihren Beschäftigungen) nachgehen?! Denn sie können (Ihm) nicht zu 1 schaffen machen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Or are they certain in their minds that they shall not be seized with punishment in the midst of their activities, doings or movements and they be able to escape!

Abdul Haleem

that it will not catch them suddenly in the midst of their comings and goings- for they cannot frustrate God-

Abdullah Yusuf Ali

Or that He may not call them to account in the midst of their goings to and fro, without a chance of their frustrating Him?-

Abul A'la Maududi

or that He will not suddenly seize them while they are going about to and fro and they will be unable to frustrate His design,

Aisha Bewley

Or that He will not seize them on their travels, something they are powerless to prevent?

Al-Hilali & Khan

Or that He may catch them in the midst of their going to and fro (in their jobs), so that there be no escape for them (from Allâh’s punishment)?

Ali Quli Qarai

Or that He will not seize them in the midst of their bustle, whereupon they will not be able to thwart [Him]?

Amatul Rahman Omar

Or (do they feel secure) that He will not seize them in their going to and fro so that they shall not be able to frustrate (Him in His designs and plans).

Arthur John Arberry

Or that He will not seize them in their going to and fro, and they will not be able to frustrate Him?

Bijan Moeinian

Do they not mind, if their punishment strikes them when they are sleeping and, therefore, incapable of escaping it? Know that they have no power to prevent the Lord’s punishment.

E. Henry Palmer

or seize them in their going to and fro? for they cannot make Him helpless.

Edip-Layth

Or that He will take them in their actions as they cannot escape?

George Sale

or that He will not chastise them while they are busied in travelling from one place to another, and in traffic? (for they shall not be able to elude the power of God,)

Hamid S. Aziz

Or that He may not call them to account in the midst of their going to and fro, without the possibility of frustrating Him?

Mahmoud Ghali

Or that He will not take them (away) in their moving about? Then in no way are they able to be defiant to Him.

Marmaduke Pickthall

Or that He will not seize them in their going to and fro so that there be no escape for them?

Mohamed Ahmed - Samira

Or that He will not seize them as they move about, and they will not be able to elude (His grasp);

Muhammad Asad

or that He will not take them to task [suddenly] in the midst of their comings and goings, without their being able to elude [Him],

Mustafa Khattab

Or that He will not seize them while they go about ˹their day˺, for then they will have no escape?

Progressive Muslims

Or that He will take them in their sleep, for they cannot stop it.

Sahih International

Or that He would not seize them during their [usual] activity, and they could not cause failure?

Sam Gerrans

Or that He will not seize them in their going to and fro, and they be unable to escape,

Shabbir Ahmed

Or that His Law of Requital will not take them to task suddenly in the midst of their comings and goings? Then there is no escape for them.

Syed Vickar Ahamed

Or that He may not bring them to account in the middle of their coming and going with never a chance of stopping Him?

Taqi Usmani

or that He seizes them when roaming about - while they are not able to frustrate Him -

The Monotheist Group

Or that He will take them in their sleep? For they cannot stop it.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ou bien quʹIl les saisisse en pleine activité sans quʹils puissent échapper (au châtiment dʹAllah).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Yan jî (ma ew ewle ne ku) di çûn û vegera xwe de ezab dê nehingive wan? Teqez ew dê Xwedê neçar nehêlin da ku xwe ji ezabê Wî xelas bikin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Of dat Hij hen grijpt terwijl zij rondtrekken zonder dat zij er iets aan kunnen doen?

Hollandaca — Siregar

Of dat Hij hen treft tijdens hun rondgaan, terwijl zij zich het niet van zich af kunnen houden?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Или (неужели они уверены, что Он не) схватит их (наказанием) в их оборотливости [в их торговых поездках и делах], и они не будут в состоянии ослабить (Его наказание) [не смогут избежать его]?

Rusça — Osmanov

[Неужели они рассчитывают,] что их не поразит наказание во время их хождения [по земле], когда они не в состоянии отвратить его,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

eller komma över dem när de är mitt uppe i sin (dagliga) verksamhet - de kommer inte att kunna uppresa sig emot (Hans vilja) -